Bıçkıdere ve Küçücek halkı, çevre katliamına karşı çıkıyor

0
357

Bıçkıdere köyü, 1864 yılında, Rus Çarlığı ve Kuzey Kafkasya halklarının eşit olmayan, tarihin tanık olduğu en vahşi şavaşları sonunda ata yurtları olan Abhazya’nın Gagra ve Psou bölgelerinin dağlık kesimlerinden, şu an Rusya Federasyonu içinde kalan Soçi, Hosta ve Adler bölgelerinden sürgün edilen, çoğunlukta Abaza ve birkaç Ubıh ve Şapsığ ailelerin, Sakarya İli, Akyazı İlçesi hudutları içinde Samanlı Dağları/Ormanları eteklerinde kurduğu bir köydür.

İki yüz üzerinde hane ile kurulan köyümüz savaşlar, hastalıklar ve dışarıya verdiği göçlerle, bugünlere 35 (otuzbeş) hane olarak gelebilmiştir.

Samanlı Dağları olarak adlandırılan bu sağ silsilesinde son altmış yıl içinde çok büyük orman, doğa kıyımı yaşamıştır. Bölgenin Bıçkıdere köyü hariç diğer köyleri hızla göç almış, çocukluğumuzda ışık görünce “yatır var” diye korkutulduğumuz o sık orman arazileri, dönemin yetkililerinin gözleri önünde içindeki börtü böcek ve canlıları ile birlikte ateşe verilmek sureti ile hızla tarım ve yerleşim alanlarına döndürülmüştür. Bugünün deyişi ile “insan vasfını yitirenlerin eli ile orman vasfını yitirmiştir.” Tüm bu talan ve yıkım döneminde, Bıçkıdere halkı bugün olduğu gibi gücü nispetince ormanını, deresini korumaya çalışmış, bu “talana ve günaha” ortak olmamıştır.

Bugün yaşanan durum her zamankinden çok daha üzüntü vericidir. Dün, iyi kötü, yeterli yetersiz “koruyan” bir yasa vardı. Yetkililer yasayı uygulamıyor, yetkisini kötüye kullanıyor yada uygula- ya-mıyordu. Siyasiler oy karşılığı her alanda olduğu gibi bu konuda da göz yumuyor, verdikleri sözlerle bu talana cesaret veriyorlardı.

Bugüne gelirsek, durum yukarıda anlattığımızdan bir yönü ile farklı iken bir yönü ile benzerlikler gösteriyor. Geçmişten farkı; artık koruyan bir yasamız yok, yerine 2007’de kabul edilen “5686 sayılı JEOTERMAL KAYNAKLAR VE DOĞAL Mİ- NERALLİ SULAR KANUNU ile bu kaynakları aramak, geliştirmek, üretmek, korumak, kaynaklar üzerinde hak sahibi olmak, hakları devretmek, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirmek ve terk etmek ile ilgili usûl ve esasları düzenleyen” bir yasa var artık.

Doğanın ve toplumun bütününü korumaya çalışan, kullanımda doğayı ve yöre insanını önceliklendiren ama uygulanamayan yasa, sermaye sahiplerinin öncelikli olduğu yasaya evrilmiş ve “paran varsa her şeyin sahibisin” anlayışının altı devlet eli ile daha belirgin çizilmiş. Benzer olan yanları ise, siyasilere ve ‘siyasi erk’e yakın olan sermaye sahiplerinin ruhsat sahibi olmaları, yasada atıfta bulunulan çevre ile uyumunu kontrol edecek olan birimlerin yetkilerini kötüye kullanmaları ya da kullan-a-mamalarıdır. Bıçkı Deresi ve ormanları olayına gelince, yaklaşık üç ay kadar önce iş makinaları Bıçkıdere Ormanları’na çıktığında bizler ne olduğunu, kimin ne yaptığını, çalışmalar köyümüz içlerine gelinceye kadar anlayamadık, farkedemedik. Gördük ki bir yıl kadar önce EMSEY firmasının sondaj ile çıkarttığı sıcak su kaynağının olduğu bölge yönünde 200’lük 2 adet boru ile boru hattı döşeme çalışmaları ilerliyor. Orman Bölge Müdürlüğü’ne, İl Özel İdaresi’ne, SASKİ’ye vb. kurumlara başvurarak, yürütülen projenin ne olduğu, kimin tarafından yürütüldüğü gibi bilgileri sorgulamaya başladık. Bizlere köy muhtarlıkları aracılığı ile ya da direk olarak hiç bir açıklama yapılmadı. Ne olduğunu anlamak için kurumlar arasında uzun bir süre dolaşmak zorunda kaldık.

Sakarya Valiliği’ne, bu kapasitede borularla taşınacak suyun deremizi yok etme noktasına getireceği endişesi ile bin üzerinde imza toplayarak, çalışmaları yapan firma, verilen izin ve firmanın yürüttüğü çalışmaların denetlenmesi talebi ile dilekçe verdik.Bunun üzerine Sakarya Valiliği 01.12.2014 Tarih, 84816520-000-10962 Sayı ile SASKİ Genel Müdürlüğü’ne, ruhsat sahibi firmanın EMSEY olduğunu belirterek, verdikleri iznin sınırlarını belirten ve EMSEY firmasının faaliyetlerini denetlemesini isteyen bir yazı gönderdi. Biz ancak bu aşamada resmi olarak alınan izni ve kapsadığı alanı öğrenebildik. • Valilik makamının verdiği 18.07.2014 tarih ve 8421 sayılı oluruna istinaden Sakarya ili, Akyazı hudutlarında bulunan 4.933,24 hektar alan için EMSEY Termal Enerji Sağlık Gıda İçecek Turizm Sanayi ve Tic A.Ş adına 16.07.2013 tarhinden başlamak üzere 30 yıl süreli 2013- R-09 ruhsat 3233191 Erişim numaralı Doğal Minarelli Su işletme ruhsatı düzenlenmiş. • Sakarya Valiliği EMSEY Termal Enerji Sağlık Gıda İçecek Turizm Sanayi ve Tic A.Ş’ye Y:292916 X : 4 494178 koordinatlarında bulunan doğal minarelli su kaynağı için 1 adet 2-3 lt /saniye debili kaynağın kiralanmasına izin verilmiş.

• Yukarıda belirtilen Doğal Minarelli Su kaynağı dışında EMSEY firmasının başka bir kaynakta çalışma yapma izni olmadığını öğrendik.

Denetim günü olarak tespit edilen 19.12.2014 tarihinde, Denetleme heyeti ile (Jeoloji Mühendisi bir memur, SASKİ Genel Müdürlüğü’nden, Orman Bölge Müdürlüğü’nden, İl Sağlık Müdürlüğü’nden birer memur), Bıçkıdere ve Küçücek köylerinden bizlerin de katıldığı bir denetim gerçekleştirdik. Hava muhalefeti ve alanın büyüklüğü nedeni ile tüm saha tespitini yapamadık. Denetleme ile;

• Bıçkı Deresi’ne katılan su kaynaklarının, kaynağından kaptaj ve borular döşenerek toparlandığını toplam 19 noktada koordinatlar alarak tutanak altına aldık.

• Emsey firmasının bu faaliyetler sırasında orman içinde yüzlerce ağacı, bitkiyi iş makinaları ile köklerinden söktüğünü,

• Emsey firmasının orman içinde açtığı yollardan çıkan topraklarla söktükleri ağaçların üzerlerini gizlemek amaçlı örttüklerini,

• Orman içinde gelişigüzel yaptıkları kaptajların üzerlerini betonlarla örterek gizlediklerini,

• Bölgedeki doğal yaşamı, canlıların içmek için bile su bulamayacak halde yok ettiklerini,

• Bölge su kaynaklarının yeryüzüne yoğun olarak çıktığı bir bölge olduğu için çok yoğun bir yaban hayatı popülasyonuna ev sahipliği yaptığını ancak artık bu canlıların bölgede yaşam şansı bulamayacaklarını, bölgeden uzaklastırıldıklarını, sürüldüklerini tespit ettik. Bunların dışında Bıçkıdere ve Küçücek köylüleri olarak aşağıdaki endişeleri taşıyor ve sorunlar yaşıyoruz:

• Bıçkı Deresi’ni besleyen kaynakların yok edilmesi ile dere yok olma noktasına gelecek.

• Dere içinde yaşayan, nadir tür olan ve on iki ay avlanma yasağı ile koruma altına alınan kırmızı benekli alabalıklar yok olacak. • Bu derenin geçtiği Bıçkıdere ve Küçücek köylülerinin 10.000 dönüm tarım arazisi ve hayatını bu tarım ile kazanan beş bin köylünün hakları gasp edilecek.

• Yine bu dere üzerinde geçimini değirmencilik yaparak kazanan insanlar mağdur olacak ve artık neredeyse kültür mirasımız olan değirmenler yok edilecek.

• EMSEY firması tüm bu faaliyetler sırasında güvenlik önlemleri almadı ve açtıkları derin çukurlar ile yaban canlılarının, hayvanlarımızın, insanların, can güvenliğini tehlikeye attı.

• EMSEY firmasına ait iş makinaları köy yollarına, bahçe çitlerine zarar verdi.

• EMSEY firmasına ait iş makinaları madeni yağ, yakıt atıklarını, iş elbisesi vb. malzemeleri çevreye atarak, çevre ve gürültü kirliliği yarattı.

Denetleme öncesi süreçte orman ve su kaynakları ile ilgili şikayetlerimizi Orman Bölge Müdürlüğü’ne bildirdiğimizde aldığımız cevap, “Tek bir ağaca zarar verilmediği ve alınan suyun kaynak olmadığı, sızıntı su olduğu” şeklinde idi.

Denetim sırasında valilikten gönderilen denetim heyeti içinde bulunan, Orman Bölge Müdürlüğü’nden gelen memur, heyet ile birlikte bölgeye gelmiş ancak sağlık nedenleri ile araziye çıkmamış ve denetlemeye katılmamıştı, yani en büyük yıkımın yaşandığı orman ve su kaynakları, ilgili kurum tarafından yine denetlenmemişti. Denetleme tutanakları hazırlandıktan bir gün sonra (20.12.2014), EMSEY firmasının köylerden traktörler toplayarak, sökülen ağaçları Orman Bölge’nin ağaç kesim izni verdiği bölgelere çekeceği yönünde duyumlar alınca, Bıçkıdere ve Küçücek köyü olarak nöbetçi savcılığa gidip suç duyurusunda bulunduk ve yönlendirildiğimiz Akyazı Jandarma Karakolu’na fotoğraf ve kamera görüntülerini ekleyerek şikayet dilekçemizi sunduk ve hukuki sürece başlamış olduk.

Bu süreçten sonra Orman Bölge Müdürlüğü’nün bölgeye denetime giderek, EMSEY firmasının ağaçları sökmek, orman içinde yollar açmak ve söktükleri ağaçların üzerlerini örtmek amaçlı kullandıkları bir adet iş makinasına el koyduğunu öğrendik.

Sesimizi duyurmak için başlattığımız hukuk sürecinin yanında Change.Org’da imza kampanyası başlattık. TEMA Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Derneği ve benzeri sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışmalar yapıyoruz. İmza kampanyamıza aktif destekleri nedeni ile Sakarya Kuzey Kafkas Derneği’ne, İstanbul Kuzey Kafkas Kültür Derneği üyelerine, Abhaz Kültür Dernekleri üyelerine, Apsuwara Grubu üyelerine ve hemşehrilerimize aracılığınız ile bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bazı milletvekillerimizin TBMM’de soru önergeleri ile destek veriyor olması, yerel ve ulusal basınında sürecin takip ediliyor olması bizleri umutlandırıyor. Bu anlamda Jıneps Gazetesi olarak sesimize kulak verdiğiniz, daha çok kitleye ulaşmamızı sağladığınız için Bıçkıdere ve Küçücek halkı olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Biz Bıçkıdere ve Küçücek köyü sakinleri, söz konusu alanda yapılan doğa katliamının bilimsel kuruluşlar tarafından tespit edilmesini, bu yıkımı yapan EMSEY Tic. A.Ş’nin cezalandırılmasını, firmanın faaliyet ruhsatının iptal edilmesini, zamanında denetimleri yapmayan kurum ve memurların soruşturulmasını istiyoruz. Kapatılan su kaynaklarının öncelikle ormana ve Bıçkı Deresi’nin doğal hayatına geri verilmesini, Bıçkıdere ve Küçücek köylülerinin haklarının korunmasını istiyoruz. Bölgenin koruma altına alınmasını, bu talanın durmasını ve bu hakaretin tekrarlanmamasını istiyoruz. Son olarak, EMSEY firması, Bıçkıdere Ormanları’nda söktüğü her bir ağaca, yaşam alanını yok ettiği her bir canlıya, borular içine hapsettiği her damla suya, Bıçkı Deresi’nin yok olma tehditi altındaki her bir balığına hesap verene ve cezasını çekene kadar mücadalemizi tüm zeminlerde sürdüreceğimize söz veriyoruz. Erhan Çolak

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here