Troya Efsaneleri (11) – Troya Konfederasyonu

0
265

Troya kralı Priamos, Aşuva konfederasyonunun yöneticisiydi. Soy-kabile birliği temelinde örgütlenen Aşuva Konfederasyonun içerisinde Troya çevresindeki dokuz kent yer aldığı gibi, o zamanki adı Maanya (Homeros’ta Meonya) olan Lidya, daha güneydeki Karya ve Likya da yer alıyordu. Troya bölgesinde Priamos’a bağlı dokuz küçük krallık vardı:

  1. Lurnesos’ta oturanlar
  2. Thebai’da oturanlar
  3. Pedasos’ta oturanlar
  4. Dardanoslular
  5. Zelaia’da oturanlar
  6. Adrasteia, Pitya ve Apaisos ve Tereia Dağı’nın eteklerinde oturanlar
  7. Perkote, Praktios, Abydos, Sestos ve Arisbe’de oturanlar
  8. Larissa’da oturanlar
  9. Misyalılar

Lurnesos Halkı

Lesbos’un karşısındaki Lyrnessos’u, Selepios oğlu kral Euhenos’un oğulları, Mynes ile Epistrophos yönetiyordu. Savaşın dokuzuncu yılında Troya kırsalını ele geçirmek isteyen Aşil (Akhileus) Lurnessos çevresine saldırdı. İda Dağı’nda sürülerini otlatan Ayneyas, Aşil’i görünce kaçtı. Aşil kenti ve çevresini yağmaladı, Mynes ile Epistrophos’u öldürdü, Homeros’un “güzel saçlı kız” olarak tanımladığı kral Mynes’in eşi Briseis’i tutsak etti ve kendisine ganimet olarak ayırdı. (İlyada, 2. 690; Gravers, s.865)

Thebai Kenti

Eetyon’un (Eetion) yönettiği kutsal Thebai kenti, Misya sınırları içerindeki bir Kilikya yerleşimiydi (İlyada, 6. 395). Edremit ovasında olduğu biliniyorsa da tam yeri saptanamamıştır. Umar, bu kentin diğer adının Killa olduğunu ileri sürmektedir. (Umar, s.191) Bu yorum ilginç bir şekilde “Thebai” sözcüğünün Adıge, “Kila/Kila” sözcüğünün Abaza dillerindeki anlamlarına denk düşmektedir.

Hektor’un eşi Andromakhe’nin babası Eetyon ile yoldaşı Podes, Thebai kentindeki Klikyalıları yönetimleri altına almışlardı. Aşil, Troya Savaşı’nın dokuzuncu yılında Thebai kentine saldırarak yerle bir etti ve çevresini yağmaladı. Yiğit kral Eetyon’u ve yedi oğlunu öldürdü. Ama Eetyon’un yiğitliğine hayranlık duyduğundan onu silahlarıyla birlikte gömdü ve görkemli bir cenaze töreni düzenledi. (Grimal, s.63-162)

Akhalar, Thebai’da ele geçirilen ganimetleri aralarında bölüştüler ve Apollon’un rahibi Hrüses’in (Kryses) kızı Hrüseyis’i (Khryseis) Agamemnon’a ayırdılar. (İlyada, 1.365- 22.475) Hrüseyis’in diğer adı Astynome’dir ve bazı yazarlara göre kral Eetyon’un eşidir. Aşil, Thebai’yi ele geçirdiğinde çok hızlı koşan Pedasos adlı bir atı da ele geçirdi ve ölümsüz atların çektiği arabasına koştu.

Pedasos Halkı

Akhileus’un talan ettiği kentlerden biri de bir Leleg yerleşimi olan Pedasos kentidir. Karya’da da yine bir Leleg yerleşimi olan Pedasa kenti vardır (Umar, s.182). Pedasosluların kralları Altes’tir. (İlyada, 20. 90- 22.85) Priamos, Altes’in kızı Laothoe ile evliydi.

Dardanoslular

İlyada’ya göre, Zeus’un oğlu Dardanos, Troya yakınlarında Dardanie şehrini kurmuş ve bölgenin kralı olmuştur. Troyalıların atası olan Tros ve İlos Dardanos’un oğludur. Efsanelerin farklı versiyonları vardır ve Troya’da yaşayan İlia, Dardania ve Troya kökenli halklar bu efsanelerde farklı ya da aynı kökenden akraba halklar olarak anlatılmaktadır. Bu yazımızda Homeros’un İlyada’da anlattığı versiyonu temel alacağız.

Troya Savaşı sırasında Dardanosluların yöneticisi olan Ayneyas (Aineias), Ankhies’in Aphodite’den doğma oğluydu. Başka deyişle Ayneyas, Tros’un torunudur yani Troya krallarıyla aynı soydandır. (İlyada, 20. 215- 2. 820) Beş yaşına kadar dağda büyütülen Ayneyas, Hektor’dan sonra Troyalıların en yiğitleridir. Troya çevresindeki birçok çarpışmada rol almıştır.

Homeros sonrası şairler, Ayneyas’ı Hektor’un ölümünden sonra Hektor’un görevini üstlenmiş olarak anlatırlar. Fakat Ayneyas, asıl Troya’nın düşüşünden sonra önemli görevler üstlenir. Bir efsaneye göre Ayneyas, sağ kalan Troyalıları topladı. İda’ya çekildi ve bir kent kurarak hüküm sürdü.

Daha sonra Ayneyas batıya doğru yolculuğa çıktı. Makedonya, Trakya, Girit de dahil pek çok ülkeyi gezdi. Sonunda İtalya’ya yerleşti ve Romalıların atası oldu. Ayneyas’ın yolculuğu, Romalı şair Vergilius’un “Aineias” adlı eserinde, Roma efsanelerine göre yorumlanarak anlatılmıştır. Efsaneye göre, Roma’yı kuran Romulus ve Remus Ayneyas’ın oğludur. Hatta Ayneyas’ı Roma’nın kurucusu olarak görenler de vardır (Grimal, s.26). Roma kralları Julius Caesar ile Augustus kendilerini Ayneyas soyundan sayıyorlardı. (Gravers, s.921)

Zelaia (Zelaya) Halkı

Troya yakınlarındaki Zelaya kenti bir Lykia yerleşimiydi. Troyalı Lykialıları, yöneten Lykaon’un oğlu Pandaros, Apollon’un yetiştirdiği ünlü bir okçuydu Pandoros, çok cimri olduğundan babasının öğütlerine rağmen arabaya binmeyi reddederek Troya’ya yaya olarak gelmişti. (İlyada, 2. 825- 5.193) Troya’ya düşmanlık eden tanrıların elinde oyuncak olan Pandaros’u Anadolulu tanrı Apollon kolluyordu. Bir karşılaşmada Diomedes tarafından öldürüldü. (Grimal, s.586; Erhat, s. 257)

Adrasteia, Pitya ve Apaisos Kentleri

Adrasteia, Pitya ve Apaisos ülkesinde Tereia Dağı’nın eteklerinde oturan halkları, Kerkoteli bilici Mereops’un iki oğlu Adrastos ve Amphios yönetiyordu (İlyada, 2.830). İki kahraman da Diomedes tarafından öldürülmüştür. “Apaisos” kentinin adı, yine bir Anadolu kenti “Apasa/Ephesos” adıyla adaştır (Umar, s.83). Abaza ve Aphaz adlarıyla bu kentlerin adları çakışır. Abydos, Sestos ve Arisbe’de Oturanlar Perkote, Praktios, Abydos, Sestos ve Arisbe’de oturan Troyalı halkları Hürtakos (Hyrtakos) oğlu Asyos (Asios) yönetiyordu. (İlyada, 2.835) Sestos ve abydos şehirleri Çanakkale boğazı geçişlerinin en kolay yapılacağı yerde (Nara burnu ucunda Abydos, Akbaş burnu üzerinde Sestos) kurulmuşlardı. Troyalıların Trakya ile bağlarını sağlıyorlardı. Bu nedenle stratejik önemleri çoktu.

Arisbe, Çanakkale-Lapseki yolu üzerindeydi. Perkote Şimdiki bucak merkezi Umurbey’in 10 km. kadar doğusundaydı. (Umar, s.415)

Larissa Halkı

Larissa’da oturan Pelasgları Hippothoos ve Pylaios yönetiyordu. İkisi de Teutamos oğlu Lethos’un oğluydu. (İlyada, 2.840) Larissa kenti, Ayvacık ilçesine bağlı bucak merkezi Gülpınar’ın kuzey yakınındaydı.

Misyalılar (Mysialılar)

Klasik dönemde Misya (Mysia) ülkesi, Edremit körfezi kıyısındaki bölüm hariç Balıkesir ilinin tamamını, güneyde Bergama çevresini, Soma ve Kırkağaç dolaylarını içine alıyordu. Troya Savaşı döneminde de aşağı yukarı aynı bölgeleri kapsamış olmalıdır. Hitit belgelerinde Kadeş Savaşı’na katılan halklar arasında gösterilen Masa halkıyla Misyalıların aynı halk olduğu sanılmaktadır. (Umar, s. 176) Herodotos’a göre Karya, Misya ve Lidya (Maanya) halkları aynı soydandır.

Akurgal, Eski İzmir adlı kitabında ilkçağda Avrupa’da Moesia bölgesinde yaşayan halk, Makedonya’daki Mysi halkı ve Anadolu’daki ön Frig (Phryg) Muşki halkı ile Misya halkı arasında bir ilişki olduğunu belirtir. Akurgal’a göre, bu adlar arasındaki bağlantının tesadüf olduğunu kabul etmek güçtür.

Troya’ya sefere hazırlanan Akhalar, ilk önce Misya’ya saldırdılar. Bazı yazarlar Troya yerine yanlışlıkla Misya’ya saldırıldığını iddia etseler de bu pek inandırıcı değildir. Çünkü Akhalar, Amazonlar ülkesine ve Kolkhis’e sefer düzenleyecek kadar bu sahilleri tanıyorlardı. Menelaos, 3-4 yıl önce Troya’yı ziyaret etmişti. Herakles’in düzenlediği Troya seferine katılan krallar ve askerler de halen yaşıyordu.

Diğer taraftan Priamos’un kızı Laodike (Hiere ya da Astyokhe) ile evli olan Misya kralı Troya’nın en yakın ve en güçlü müttefiklerinden biriydi. Bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen saldırının asıl amacı, Troya’nın çevreyle ilişkisini bozmak, Aşuva Konfederasyonunu dağıtmak ya da zayıflatmak, böylelikle asıl hedef olan Troya’ya saldırıldığında, ona yapılacak yardımları engellemekti. Misya’da güçlü bir üs kurulduğunda, güneyden kara yoluyla Troya’ya yapılacak askeri yardımlar da zorlaşacak, yine güneyden Troya’ya ulaşacak ticaret gemilerinin de yolu kesilmiş olacaktı.

Efsaneye göre, Tegea kralı Aleos’un kızı Auge’nin Herakles’ten bir çocuğu oldu. Aleos, çocuğu ve annesini bir sandığa koyarak denize bıraktı. Sandık Misya kıyılarına ulaştı. Misya ülkesinin kralı olan Teutras’ın hiç çocuğu yoktu. Çocuğu ve kadını sarayına aldı. Çocuk bu sarayda büyüdü. Teutras ölünce de Misya’ya kral oldu. Bu kralın adı Telephos’tur.

Telephos’un efsanesi başka versiyonlarla da anlatılır.

Akhalar Misya’ya saldırdıklarında Telephos Misya kralıydı ve Akhaları ağır bir yenilgiye uğrattı. Birçok Akha komutanını öldürdü. Akhalar daha fazla dayanamayarak geri çekildiler. Akhaların Misya’da aldıkları yenilgi çok ağırdı. Toparlanmaları da kolay olmadı. Aulis’te tam sekiz yıl hazırlık yaptıktan sonra Troya Savaşına çıkabilecek gücü bulabildiler.

Ancak, Akhalar çekilirken Misya kralı Telephos da Aşil tarafından yaralanmıştı. Kalçasındaki yara her geçen gün kötüye gidiyordu. Apollon, yaranın yaralayan kişi tarafından tedavi edilebileceğini bildirdi. O zaman Telephos bir dilenci kılığına girerek Agamemnon’un sarayına gitti. Kralın beşikteki çocuğu Oretes’i kaçırdı. Yaraları tedavi edilmezse, çocuğu öldüreceğini söyleyerek Agamemnon’u tehdit etti.

Telephos’un öğütleri olmadan Troya’nın alınamayacağı kehanetinde bulunulmuştu. Bu nedenle Agamemnon, Telephos’a Troya’ya gidecek gemilere kılavuzluk ederse yaranın iyileştirilmesine yardımcı olacağını söyledi. Telephos kılavuzluk yapmayı reddetti ancak yolu tarif etmeyi kabul etti. Bunun üzerine Aşil, mızrağındaki pası kazıyarak yaraya bastı ve yarayı iyileştirdi. Misya kralı Telephos Akhalara verdiği söze uyarak, Troya savaşına katılmamıştı, ama oğlu Eurypylos, Misyalı askerlerle savaşta yerini almıştı. Troya’da savaşan Misyalıların diğer komutanları, Hromis’le (Khromis) bilici Ennomos’tu. (İlyada, 2.860)

Kaynakça

Bilge Umar, İlkçağda Türkiye Halkı, İst.

Ekrem Akurgal, Eski İzmir-1, Ank.

Homeros, İlyada, İst. Pierre Grimal, Mitoloji S

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz