“Halklar Savaş İstemiyor” ve Ortak Mücadeleye Çağırıyor

0
18

Ankara’da “Halklar Savaş İstemiyor” Sempozyumu sonuç bildirgesi açıklandı. 18 Ağustos’ta Ankara’da gerçekleştirilen sempozyumda halkların ortak mücadelesini yükseltmek ve ortak eylemleri geliştirmek vurgusu öne çıkarken, Barış Bloku’nun talepleri de sahiplenildi

Kurd-Der, JINEPS, ADAD, İHD-“ Halklar Komisyonu”, Göleler Platformu, PSAKD Genel Merkezi, Dersimliler Derneği, Artvin Kültür Derneği, Barış Anneleri, Aka-Der Halklar Çalışması, Divriği Kültür Derneği, HDK Ankara Halklar ve İnançlar Meclisi, Nor Zartonk katılımı ile gerçekleştirilen sempozyumda halkların ortak mücadelesini yükseltmek vurgulandı.

Moderatörlüğünü TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı’nın yaptığı, Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Haluk Gerger, Dr. Mustafa Pekgöz, Dr. İsmail Beşikçi ve Asuri halkına ilişkin araştırmalarıyla tanınan Erkan Metin ve HDP milletvekilleri Erol Dora ve Müslüm Doğan’ın da konuşmacı olarak katıldığı panelin sonuç bildirgesi, Mülkiyeler Birliğinde HDK Halklar ve İnançlar Meclisi üyesi Hatice Çevik tarafından okundu. İnsan odaklı, özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratik bir  “Yeni yaşam” dan yana olduklarını belirten Çevik, bir halkın kendi varlığını sürdürmesinin yolunun diğer halkların sorunları içinde mücadele etmekten geçtiğine dikkat çekti.

Barış Bloku’nun taleplerinin sahiplenildiği sonuç bildirgesinde yerel örgütlülüklerin güçlendirilmesi ve ortak eylemlere vurgu yapıldı. “Halklar Savaş İstemiyor” Sempozyumunda ortaklaşılarak deklare edilen talepler şöyle:

 

HALKLAR SAVAŞ İSTEMİYOR SEMPOZYUM SONUÇ BİLDİRGESİ

Biz Anadolu ve Mezopotamya halklari, farklılıklarıyla yan yana, eşit, özgür, kardeşçe ve barış içinde yaşamak isteyen; bugüne kadar resmi ideoloji tarafından yok sayılan, asimilasyon, aşağılama, inkâr ve imhaya uğrayan halklarız.

Onurumuzu, dilimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, inançlarımızı özgürce geliştirebileceğimiz koşulları yaratmak, halklar arası kardeşlik ve dostluğu bugünden topraklarımıza egemen kılmak, gelecek nesillere tarihi ve kültürüyle barışık bir ülke bırakmak sorumluluğuyla, “topraklarımızdaki tüm kültür, kimlik, dil, din ve inançların varlığını kabul eden, halkların demokratik ve kültürel haklarını güvence altına alan, insan odaklı, özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir “yeni yaşam”dan yana olduğumuzu ve taleplerimizin / haklarımızın takipçisi olacağımızı beyan ederiz.

Halklar Savaş İstemiyor sempozyumuna katılan kişi ve kurumlar olarak, aşağıdaki talepler/ haklar üzerinde ortaklaşmış bulunmaktayız. Yanı sıra her halkın kendi özelinde ifade ettiği ve genel talepler sonrasında ifadesini bulan talepler de ortak talebimizdir. Bu anlamda her halk bir başka halkın taleplerini sahiplenir ve mücadelesini ortaklaştırır. Bizler Kendi varlığımızı sürdürülebilmenin diğer halkların sorunları için de mücadele etmekten geçtiğini düşünüyor ve tüm talepleri sahipleniyoruz.

Burada kurumların adına konuşan, halkların ortak ve özgün taleplerini ifade eden kurum ve kişiler olarak taleplerimiz etrafında halkların ortak mücadelesini yükseltmek, taleplerimizin takipçisi olmak üzere bir Halklar Meclisinin kurulmasını hedefliyoruz. Bu talepler doğrultusun da savaş politikalarına karşı bir imza kampanyası başlatıyoruz.

 

deklare edilen talepler :

* -Bu coğrafya da çoğulcu, eşitlikçi, demokratik anlayışın egemen olması için halkların ortak cephesini oluşturulmalıdır.

*Doğa kültürel kimliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğal yaşam alanları, halkların kültürel ve tarihsel  mirasının bir parçası olarak koruma ve güvence altına alınmalıdır. Piyasa temelli hidroelektrik-termik-nükleer santral, baraj, maden, yol vb. inşaat vb. projelerle halkın doğal yaşam alanları tahrip edilemez.

* Operasyonlar durdurulsun, hızla çatışmasızlık durumuna geri dönülsün. NATO’dan çıkılsın ve savaş üsleri kapatılsın. Barış müzakereleri süreci yasal bir çerçeveye oturtularak başlatılsın. IŞİD’e ve diğer cihatçı çetelere verilen desteklere ve ABD öncülüğünde başlatılan “eğit-donat” çalışmalarına son verilsin. İŞİD’ le mücadele maskesi altında devrimci, demokratlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara son verilip, tutuklananlar serbest bırakılsın. Parlamento acil olarak açılarak çalışmalara başlansın; içeride ve dışarıda savaşa imkân veren yasal düzenlemeler kaldırılsın.

*  Tüm halklar üzerindeki asimilasyon politikalarına karşı birlikte durulmalı, tüm halkların uğradığı baskı ve şiddete karşı birlikte eylemlik geliştirilmelidir.

* Anadilde eğitim hakkı kabul edilmeli, kamusal hizmetler anadilde sağlanmalı, anadilde basın/yayın faaliyetlerinin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, yer isimleri iade edilmeli ve yok olma tehdidi altındaki diller koruma altına alınmalıdır.

*Kültür ve inançlar üzerindeki tüm yasaklar kaldırılmalı, ibadethaneler üzerindeki devlet egemenliği kaldırılmalı, her inancın kendi mabedinde ibadet etme özgürlüğü sağlanmalıdır. Her türlü ayrımcı ve ırkçı söylemler nefret suçları kapsamında cezalandırılmalıdır.

*Tarihle yüzleşmeli, tarih boyunca yaşanan tüm soykırım ve katliamlar açığa çıkarılmalı, mağdurlarının hakları iade edilmelidir. Geçmişle yüzleşmek için ‘Yüzleşme Komisyonu’ kurulmalıdır.

*Asimilasyon ve katliam politikaları kapsamında el konulan tüm gayrimenkuller iade edilmelidir.

*Bu taleplerin takipçisi olmak ve halkların ortak mücadelesini yürütmek için halk örgütlerinin yan yana, omuz omuza durmasını sağlayacak. Ortaklaşa kararların alındığı çalışmalarımızı ortaklaştırdığımız halklar meclisleri kurulsun. Mahalleler, köyler, ilçelerden başlayarak oluşturulacak örgütlenmeler ile halkın bütün kimlikleriyle etkin katılımının önü açılmalı toplumsal-kamusal yaşam üzerinde söz sahibi kılınmalıdır.

* Yerel örgütlenmeler daha çok ciddiye alınmalı, eylem şekillerini yerele doğru kaydırmalıyız.

* Savaş mekanizmasının şiddetli bir şekilde halkların üzerine boca eden bu sisteme karşı ortak mücadele büyütülmelidir.

* Barış Bloku’nun talepleri bizim de taleplerimizdir

 

 

Sayı :

Yayınlanma Tarihi: 2015-08-21 00:00:00