Sosyo Kültürel Değişim*

0
357

Sosyo Kültürel Değişim ve Kuzey Kafkasyalılar adlı bu çalışma Cahit Aslan tarafından kitaplaştırılmıştır. Bu çalışma, Kafkas-Rus savaşlarının dayattığı savaş ve işgal politikalarıyla, yurtlarından, topraklarından çıkartılmış Kafkas toplumunun; kültürel değişimlerini ele alan bir çalışmadır. Çerkesler, diaspora edildikleri 1864 sürgünden sonra, yerleştikleri topraklarda aradan geçen yaklaşık 150 yılda ne tür kültürel değişiklikler yaşadılar? Uğradıkları asimilasyonu ve sosyo kültürel değişimleri ele alan ve bütünü anket çalışmalarının analizlerine dayanan bir çalışmadır.
Sürgünle Anadolu’ya yerleştirilen Çerkes kökenli insanların yaşadıkları bölgelerde Çerkesler arasında yapılan alan çalışması sonuçlarından oluşmuş, kısa ama bilimsel bir değerlendirmedir bu çalışma. Kitabın ilk başta daha giriş bölümünde gözlemlerini ve sonuçlarını şu şekilde açıklamaktadır: “Zaten sosyo kültürel bütünleşme ve uyum (entegrasyon) gerek etnik zümreler, gerekse içinde bulunulan toplum açısından, gerekse kendi sosyo-kültürel bütünlük yönünden sürekli bir problem niteliği taşımaktadır. (…) Araştırma sahalarında elde edilen verilerle, farklı kültürlerin bir araya geldiğinde devre devre nasıl davranış modellerini geliştirdiklerini açıklayan, çember modellerine değinilmiştir. Sosyo-kültürel değişme üzerine gidilmiş, ne olduğu, nelerden meydana geldiği ve onu belirleyen unsurların açıklanmasına (…) konuya açıklık getirmesi bakımından gelecek toplumsal değişme kuramlarının sınıflanması yapılarak (…) incelenen sosyo-kültürel tarihine bırakılmıştır.”
Çerkesler 1864 Kafkas-Rus savaşları bitiminde yaşadıkları topraklardan sürgün edildiler. Sürgünle yerleştirildikleri topraklarda yaşarlarken, süreçle çok ciddi sosyo-kültürel değişmeler yaşadılar. Bu değişimleri ele alınan ve farklı analizler yapan Sımha Cahit Aslan; “İnsanları bir araya getiren motivasyonlar, bireysellikten çoğulculuğa zemin hazırlarlar” demektedir. Sosyo-kültürel ilişkilerdeki gurupların, zümrelerin azınlıkların, azınlık milliyetlerin, egemen kültür içerisinde yaşadıkları toplumdaki insan ilişkilerine şu değerlendirmeyi getirmiş; “İnsanın kullandıkları araçlar ile değerleri, kuralları ve anlamlardan oluşan bütündür.”
Çerkesler ülkelerinden çıkartıldıktan sonra sürgünle gittikleri yabancı topraklarda, azınlık milliyet olarak yaşamaya mecbur tutulmuşlardı. Onların sahip oldukları ilişkiler içerisinde, en demokratik ya da anti-demokratik toplumlarda kendilerini ifade edebilme ya da ifade edememeleri konusu belirginlik taşımıştır hep. O azınlığın, o gurubun, o zümrenin, kendi kültürlerini yaşaması, kendi değerlerini hayata geçirmesi anlatılmıştır. Çerkeslerin yaşadığı ortamların sosyo-kültürel değişmelerini belirlemeye çalışmıştır. Bu çalışmada; “sosyo-kültürel değişme, sosyo-kültürel yapıda meydana gelen farklılıklardır” tanımlamasını yapan Sımha Cahit Aslan; “Toplumun yapısını oluşturan ilişkiler ağının ve bunları belirleyen toplumsal kurumların değişmesi” şeklindeki alıntısının devamında o toplumun ya da o azınlık gurubun çoğunluk gurup içerisindeki değişmesinin uygun koşullarını, pek çok farklı nedenlere bağlamaktadır. Bu farklılıklar, pek çok değişik başlıklar altında sıralamaktadır.
İnsan ihtiyaçlarının, değişmeye karşı isteklerini, değişmenin toplum için kabul edilmesini, sosyo-kültürel yapının karmaşıklığını, sosyo-kültürel değişmenin bütününün göz önünde tutulmasından hareketle, toplum içerisinde kendini, değerlerini, kültürünü ifade edebilmesi ya da ifade edememesi, kimliğini ifade edebilmesi, savunması, ya da savunamaması ve daha pek çok nedenlerdir ondaki sosyo-kültürel değişimler.
Alan çalışmasında bilimsel metodolojiyi ele almış, bilimin toplumsal yönteminin “tekliği” ile yön verilmiş değerlendirmelerinde Çerkes tarihi üzerine kısa ama isabetli tanımlamalarla, Kuzey Kafkasyalıların tarihsel süreçlerinin mücadelelerle dolu bir tarih olduğu vurgusuyla; “Diller ülkesi olan Kafkasya, tarihin her kesitinde dünyanın dikkatlerini üzerine toplamıştır. Geçmişten günümüze uzanan Kuzey Kafkasya tarihi neden-sonuç ilişkisinin oluşturulduğu bir öykü gibidir.”
Sımha Cahit Aslan, Adıge, Abaza ve yaygın olarak Çerkes adıyla bilinen Kuzey Kafkasyalılar üzerine bu çalışmada; aile ilişkilerini, aile içi ilişkilerini, dini inançlarını, aile yapısını, düğünlerini, kültürel gelenekleri, yaşadıkları bölgedeki demografik yapıları, eski toplumsal gelenek içerisindeki eğitim kurumları olan ebeveynlerinin konumlarını ve daha pek çok konuyu ele alan anket soruları ve analizleri üzerine değişik bir çalışama sunmuştur okuyucuya. Anket analizlerinin çarpıcı sonuçları: “Her etnik gurup gibi Kuzey Kafkasyalılar da göç (sürgün T.S.) ettikleri bölgelerdeki diğer guruplarla karşılıklı bir ilişkiye girmiş ve değişmeyen bir yarış izlenmiştir. Daha sonra farklı bir biçimde yerleşmeye başlamış ve sonunda benzeşme ve kaynaşma olmuştur. Bu benzeşme ve kaynaşma bazı bölgeler de çok uç noktaya kadar ulaştığı gözlemlenmiştir.”
Sürgün kimlikler aradan geçen yaklaşık 150 yılda kendi kültürlerini, dillerini, geleneklerini, toplumsal değerlerini, kültürel-siyasi kimliklerini yaşatmada oldukça zorlandılar ve egemen kültür altında değerlerini yaşatamadılar. Asimilasyon sürgün Çerkes kimliğinin önünde en büyük ve hala en ciddi temel baş sorundur.
*Sosyo Kültürel Değişim ve Kuzey Kafkasyalılar. Sımha Cahit Aslan. Özden Matbaası, 1992 Adana

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz