Üç Dilde Üçer Kelimenin Adigece Tahlili (2)

0
348

Bir önceki yazımda etimolojisi Arapça olarak bilinen “nisa, makam (müzikal), ve meş’ale kelimelerini Adigece düşünmüş ve düşüncemizdeki doğruluğumuzu göstermiştik. Bunun sadece üç kelimeden ibaret olmadığını amacımın sadece bu konuya dikkat çekmek olduğunu belirtmek isterim.
Bu yazımızda da önceden söylediğimiz gibi İngilizceden de üç ayrı kelime üzerinde duracağım. Bu dil içinde yukarıda söylediğim ifadelerim aynen geçerli olduğunu tekrar söylememe bilmem gerek var mı?
İlginç bulduğum ve ilkin kim bilir inanmakta zorlanacağınız kökeni Fransızca olarak inanılan ve hemen bütün Avrupa dillerinde kullanılan ve Türkçeye de sirayet etmiş olan Estetik (Aesthetic) kelimesini ele alalım.
Estetik (Aesthetic)
Duruş biçimi. Bir şeyin görünüş biçimidir. Ancak bu sıradan bir duruş biçimi değil bir şeye özgü bir duruş söz konusudur. Mesela adigabze’de bir kimsenin yaşama ya da geçim şekli için “psewuch’e/псэук1э” ifadesi kullanılır. Ya da dünyada var olma biçimi, yaşam tarzı için de “duneye tetıch’e” deyimi kullanılır. “es” hecesinde kaynaşmış bir yapı vardır. “e” ya da “a” sesi abhazcada daha çok korunmuş bir belirlilik ekidir. “sı” 1.tekil kişi zamiridir. Kelimenin sonundaki “c” (k) hecesi ise kelimeye biçim anlamını katmaktadır. Bu eki Shapsığ’lar -qe Hatıkhoy’lar ise -ch’e şeklinde telaffuz etmektedirler. Si-Quach’e/cик1уак1э: yürüyüş biçimi-m/tarzım, sh’ach’e/ш1фк1э: yapış biçimi yani ustalık tarzı…
Ancak burada ek gibi kullanılan “ch’e” aslında taze, yeni, kuyruk anlamlarına gelen ayrı bir kelimedir. Zaten hangi kelimenin sonuna gelmişse hep o anlamın yeni bir tarzı, yeni bir üslübu diyebileceğimiz bir anlam katmaktadır. Geriye kalan “thet” (tet) kelimenin köküdür ve üstünde durmak demektir.
Adigecede mekân ve pozisyon bildiren kelimeler oldukça önemlidir. Tet/Тет: Bir şeyin üstünde durmak. Ch’et/к1эт: Bir şeyin altında durmak (Çet yapmaktaki chat kelimesi bunun ta kendisidir.) Ut/1ут: Dışarıda durmak. Xet/хэт: Su, ekin vb. yayvan, sayılamayan şeylerin içinde durmak… Dikkat edilirse kelime sonundaki “t” sesi kelimeye hep, durma ya da dikilme anlamı katmaktadır. Üste doğru bir varoluşu yada mecazi anlamda da iktidar olmayı ifade etmektedir. Bu, geniş gramer çalışması gerektiren ayrı bir konudur.
Demek ki estetik kelimesi Adigece düşündüğümüz zaman bir şeyin kendine özgü duruşu anlamını içermektedir. Burada Adigecenin tüm diyalektlerine dikkat etmek gerekir, özellikle de kıyı boyu Şapsığ Diyalektiğini…
Tax: Vergi
Kelime İngilizcede vergi anlamına gelmektedir. Bugün tax kelimesinin Adygabzede vergiyle bir alakası yoktur. Aslında böyle söyleyenleri yadırgamamak gerekir. Çünkü modern anlamdaki terminolojiler oluşurken Adygelerin otokton yapısını sürdürerek bugüne kadar getiren Kafkasya Adygeleri bugünkü anlamda sistematik bir vergi düzeni kurmuş olup olmamaları ayrı bir çalışma konusu. Bu bir. Bir diğeri, aynı dili kullanan farklı coğrafyalara geçmiş kardeş topluluklar aynı şeye farklı isimler koyabildiklerini görebiliyoruz, biliyoruz. Nesne alan, terminolojisi için nesın zie/lhıes zie vb. Bir üçüncü husus ise aynı coğrafyayı paylaşan aynı topluluğun bölgesel toplulukları aynı şeye yine farklı adlar koyduklarına şahit olabiliyoruz. Uçak için ğuc1bzyw/khohlhate, köy kelimesi için; khuace/khoy vb. Kaldı ki bu durum sadece Adygeceye özgü bir durum değil, hemen her dil için de geçerli bir olgudur. Elbette bu konuyu daha çok örneklerle desteklemek mümkündür. Ancak konumuzun daha fazla uzamasını da istemiyorum.
Otokton bölgesinden herhangi bir nedenle ayrılıp blok halinde başka yerlere yerleşmiş topluluklarla sözcüklerin izini takip edebilmek daha kolaydır. Başka topluluklarla birlikte hareket eden toplumların karşılıklı etkileşim içinde olduklarını da biliyoruz. Bunların dışında mucit topluluklar başlangıçta icat ettikleri şeye kendi dillerinde isimler vermiş olmalarına rağmen zamanla o şeyi kullanan farklı topluluklarda eşyanın adını değiştirmişler, başkalaştırmışlar ve hatta tanınmaz hale de getirilmiş olabilir. Hastahane kelimesinin hastane olması gibi. Dahası hasta kelimesinin kökeninin de ha + stı (insan + yanıyor) (Ha kelimesinin yaratılmış insan olduğunu da bilmek gerekir. “Adige Adı’nın Kadim Kuşatıcılığı” yazımızda değinmiştim). Köşe kelimesi de öyledir. Gûşe kelimesinden gelmektir. Ne var ki onun da ötesinde bir Khuşe kelimesi vardır. Peki, Farsçadaki bu kelimeler mi eski yani kök kelime olan yoksa Adygecedeki mi? Adygecedeki kelimeleri bir kez daha ayırabiliyoruz ama diğer dillerdekileri ise asla. Çünkü artık orada sözcük başkalaşmış ve dahası kökleşmiştir. İstemeyerek de olsa Farsça diline de girmiş ve Adygeceyle az da olsa bir mukayeseyle dikkatleri çekmiş olduk.
Aslında tarihi sıralama da aynı. Anadolu’da önce Adygelerin bir kolu olan Hattiler, sonra Persler, sonra Rim (Roma) ve sonra da Türkler. Sözcükleri de baştan sona doğru aynı sıralamayla etimolojik olarak inceleyebiliyoruz.
Şimdi kendi kelimemize dönelim ve TEX kelimesini dillerin anası olan Adygece düşünerek tahlil edelim:
Tax (ing.)/тэх (Ad.)
Biz bugün biliyoruz ki TE kelimesi Adygabzede Mekân ve Pozisyon Bildiren Sözcükler’de başa geldiği zaman üst anlamı katar; sona geldiği zaman da dikilme anlamı kazandırır. Üst kavramı, yatma ve oturma pozisyonlarına göre dikilme kavramları daha yakın benzerlikleri olan sözcüklerdir.
Kelimenin sonundaki X sesi Adygecede kelime sonlarında çoğulluk kavramından başka, sözcüğe alt, aşağı, dip, dışsallık gibi anlamlar katmaktadır. Dolayısıyla Tax: Üstünden almak demektir.
Zamanla kurumsallaşan toplumlar kullandıkları dilde mevcut olan sözcüklerle yeni kavramlara da yeni adlar takmışlardır. Bu bazan tamamen yepyeni bir sözcük olurken bazen de mevcut kelimelerin anlam genişlemesine uğramasıyla sağlanmıştır. Kimi zaman da sözcük bir başka dilden ödünçte alınmış olmaktadır. Bu konuya zaten değinmiştik.
Öyleyse TAX kelimesi, bireyin kazancında, payına düşen ve ödemesi gerekenin alınması demektir. Günümüzde de buna vergi denmektedir ki TAX kelimesi de zaten VERGİ demektir.
Shop/Shap’ (щап1э)
Kelime şe (щэ) ve p’e (п1э) kelimelerinden oluşmaktadır. Şe kelimesi 1. Satmak, 2. Götürmek, anlamlarına gelmektedir.
P’e kelimesinin 1. Yatak. 2. Yer, mekân anlamları taşımaktadır. Shop/Shap’e (sondaki sesli harfi okumadan cezimli şekliyle söyleyebiliyoruz) satış yeri anlamına gelmektedir. Kelimeyi bugün İngilizcede ayrıştırarak tahlil etmek mümkün müdür? Bilen varsa izah etsin.
Birkaç Adygece örnek verelim. Şap’e: dükkân. Şhap’e: yemek yeme yeri. Yani lokanta. Wuçup’e: bekleme yeri. Wunap’e: kuş yatağı. Yani kuş yuvası anlamlarına gelmektedir.
Bunca izahat ve gelecekteki açıklamaları da düşünerek şu soruyu sormak istiyorum bilimadamlarına: Hami-Sami dil aileleri ile Hint-Avrupa dil aileleri nasıl ne zaman ve hangi dilden ayrışmışlardır?
Bir sonraki yazımızda Sümerceden üç ayrı kelimeyi irdelemeye çalışacağım. Sh1uc1e…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz