Çerkes Sürgün ve Soykırımı (Tsitsekun) için ne dediler?

0
2

Abhazya Devlet Başkanı Raul Hacimba

Abhazya Devlet Başkanı RaulHacimba, Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından Kefken’de düzenlenen 21 Mayıs Anma Etkinliği’ne bir video mesajı ile katıldı. Etkinlik kapsamında video olarak yayınlanan mesajı okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.

Değerli soydaşlarımız, can kardeşlerimiz, kız kardeşlerimiz;
19. yüzyıldaki büyük Kafkas savaşları sonucunda Abhaz, Adige ve diğer Kafkas toplumlarından çok sayıda insanımız vatanlarından ayrılmak zorunda bırakıldı.
O dönemde yaşanan trajediler, birçok Abhaz köyünün, kasabasının ve bölgesinin tamamen boşalmasına neden oldu. Ulusumuz ikiye bölündü. Sürgün yollarında ise halkımızı açlık, yokluk ve benzeri görülmemiş zorluklar beklemekteydi.
Ancak her şeye rağmen Abhaz kimliğimizi, binlerce yıllık bir sürecin içerisinden geçirerek getirdiğimiz örfümüzü, dilimizi ve kültürümüzü günümüze dek korumayı başarabildik.
Bugün Türkiye, Suriye ve Ürdün’de yaşayan soydaşlarımız bulundukları ülkelerin onurlu birer vatandaşı olup, oradaki sosyal yaşamın da ayrılmaz bir parçası konumundalar.
Diasporalarımız oluşturdukları kurumlar sayesinde Abhaz geleneklerini günümüzde de yaşatmaktalar. Ayrıca her şeyden önemlisi, bağımsız Abhazya Devleti’ni gündemlerinde tutma, onunla dayanışma içerisinde olma ve anavatanlarına geri dönüş konularında da ellerinden geleni esirgememeleridir.
Abhazya yönetimi olarak bizler de bu alanda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirme gayreti içerisindeyiz. Bu çabamız önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir. Kanımca bugün çeşitli uluslararası sorunlardan kaynaklanan bazı sıkıntıları da zamanla aşmayı başarabileceğiz.
Bu yıl, manevi değerleri bizce son derece büyük olan Ömer Beyguaa ve Orhan Aşamba ile ilgili Abhazya ve Türkiye’de düzenlenen etkinlikler de bizleri gelecek adına oldukça umutlandırıyor.
Hepinize bundan sonrası için sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kafkas Savaşları’nın yol açtığı trajedilerde yaşamlarını yitiren ve o kötü kaderi yaşamak zorunda kalan soydaşlarımızın anıları sonsuza dek unutulmasın!
Yüce Tanrım bundan böyle benzeri felaketleri yaşamaktan hepimizi korusun!
Yaşasın Abhazyamız!
Yaşasın aynı kanı taşıyan Abhaz-Adige halkının birliği ve kardeşliği…

Raul Hacimba
Abhazya Cumhuriyei Devlet Başkanı

Halkların Demokratik Partisi

Çerkesya halklarını selamlıyoruz…
Çerkesya halklarının, Türkiye’de insan hakları ve demokrasi mücadelesine sundukları katkıların artması ve bu dönemde geniş bir demokrasi cephesinin gelişmesi dileğiyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyoruz. Çerkesya halklarının sürgün ve soykırımlara rağmen, kendi kimliklerine, dillerine ve kültürlerine sahip çıkmakta gösterdikleri büyük direnci saygıyla takip ediyoruz.
‘Yok sayılmamak ve eşit olmak’; bu ifadelerin anlamını Çerkesya halkları bilirler ve en derinden hissederler. Çünkü Çerkesya halkları, 152 yıl önce büyük bir trajedi yaşadılar. 21 Mayıs 1864 günü tarihe Çerkes soykırımının simgesi olarak kazındı. Bu tarifsiz acıyı daima yüreklerinde taşıdılar ve ağıtlarını kuşaktan kuşağa aktardılar. Sömürgeciliğe karşı bağımsızlık için direnen Çerkesler dünyanın dört bir yanına dağıtıldılar. Çerkesler şimdi dünyanın 40 civarındaki ülkesinde yaşamlarını sürdürüyor. Bugün Çerkeslerin en büyük bölümü Türkiye’de yaşıyor.
Bu trajediyi yaşamış olan halklar, bugün Türkiye’de ve Ortadoğu’da, Suriye ve Irak’ta yaşananları, o coğrafyadaki Kürt, Arap, Türkmen, Süryani, Ezidi, Hıristiyan ve diğer farklı halkların ve inanç gruplarının gördükleri zulmü çok daha iyi anlayabilirler.
Bizlerin demokrasi mücadelesinin temelini, Türkiye’deki bütün halkların ve inançların birlikte, birbirine benzemek zorunda bırakılmadan, özgür ve eşit bir yaşam inşa etmeleri anlayışı oluşturuyor. Farklı halkların, dillerin, inançların ve kültürlerin yok sayılmadığı, Türkiye’nin çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı ve çok kimlikli gerçekliğini temel alan bu yaklaşımımız demokratik Türkiye, demokratik Cumhuriyet mücadelemizin de temelidir.
Bugün Türkler, Kürtler, Aleviler, Çerkesler, Ermeniler, Rumlar, Ezidiler, Süryaniler, Keldaniler, Araplar, Lazlar, Pomaklar, Romanlar hep birlikte demokratik bir ulusu oluşturup, her türlü ‘tek’çiliğe hayır diyerek yeni bir yaşamı inşa edebiliriz.
Çerkesya halklarının anadili, kültür ve inançlarıyla özgür, eşit ve demokratik yaşam mücadelesini mücadelemiz kabul ediyoruz. Hepinizi tekrardan sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.

Selahattin Demirtaş
Figen Yüksekdağ

HDP Eş Genel Başkanları

Halkların Demokratik Kongresi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 152 yıl önce Çarlık Rusyası tarafından Çerkes halkına karşı yapılan soykırım ve katliamın yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı.
HDK’nin açıklamasında, Kafkasya işgalinden sonra Çarlık Rusyası’nın aldığı etnik temizlik kararı ile bir buçuk milyon civarında Çerkes’in Osmanlı topraklarına gönderildiği belirtilerek, bunların çoğunun da yollarda yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Sürgün edilen tüm halkaların başına gelenlerin Çerkeslerin de peşini bırakmadığı ve asimilasyon politikaları ile bugüne gelindiği aktarılan açıklamada, “Çerkes halkının hem Osmanlı hem Cumhuriyet döneminde dil, kimlik, kültür ve anadilde eğitim haklarından mahrum bırakılarak kültürel soykırımı ile yüz yüze kalmıştır” denildi.
HDK, toplumsal barışın inşası için Türkiye’de yaşayan tüm farklı kimliklerle Çerkes halkının hakları için mücadele etmeye ve taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
HDK’nin açıklamasında, Çerkeslere ilişkin talepler ise şöyle sıralandı:
*Rusya Federasyonu Çerkeslerden özür dilemeli, Çerkes halkına yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığını da içeren çifte vatandaşlık hakkını vermeli, Çerkes halkının tarihsel anayurduna dönebilmesi için yasal ve sosyal zemini sağlamalıdır.
* Türkiye’deki diğer halklar gibi Çerkeslere yönelik inkar ve asimilasyon politikalarına son verilmeli, Çerkeslerin dillerini, kültürlerini, kimliklerini yaşayabilme ve yaşatabilmesi adına tüm hakları tanınmalı, bu konuda var olan yasal engeller kaldırılmalıdır. Çerkeslerin, başta anadilinde eğitim hakları olmak üzere kültürel hakları tanınmalıdır.
* Tarihi bilgi ve belgelerin gelecek nesillere aktarılabilmesi ve korunabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması amacıyla yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* Değiştirilmiş olan yer isimleri iade edilmelidir.
* Okul kitaplarındaki Anadolu’da yaşayan tüm halklarla ilgili ayrımcı ve ırkçı ifadeler temizlenmelidir.

Halkların Demokratik Kongresi

Dışişleri Bakanlığı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Çerkes sürgününün yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 152 yıl önce, Rus ordularının Kafkasya halkına karşı sürgün zulmünü uyguladığını, bu sürgünde yaklaşık 1,5 milyon Çerkes’in vatanlarından koparıldığını belirtti.
Özdağ, açıklamasında şunları kaydetti: “Soykırımların, sürgünlerin ve katliamların yaraladığı vicdanlar, kurtuluş olarak milletimizi ve vatan topraklarımızı rota ediniyor. Hamd olsun. Kafkasya sürgününe şahit olan ünlü yazar Tolstoy, o günleri, ‘köylere gece karanlığında dalmak adet haline gelmişti. Rus askerlerinin ikişer, üçer evlere girmesini izleyen dehşet sahneleri öylesineydi ki, bunları hiçbir rapor görevlisi aktarmaya cesaret edemezdi’ ifadeleriyle tarihe not düşmüştü. Evet, Çerkes sürgünü ne yazık ki uluslararası zeminde hak ettiği yansımayı henüz bulamadı. Uluslararası kuruluşların tarih boyunca işlenmiş soykırım ve sürgün olaylarını tespit ederek, mazlumlara itibarlarını iade etmesini, bir daha benzer acıların yaşanmamasını temenni ederek, bu trajedide hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, dünyanın dört bir yanında yaşayan torunlarına da başsağlığı diliyorum.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here