Proto Meot döneminde Çerkes tanrıları

0
5

Proto Meot inançları, daha MÖ 4. binyılın ortalarında başlayarak, 3. bin yılının sonlarına kadar, kendi izlerini sürdürmüştü. Kafkasya’nın en gözde dönemi bu dönem olmuştu. Maykop kültür şekillenmeleri bu süreçte başlamıştı. Coğrafyada 4. ve 3. bin yıllar Tunç Çağı’nın en güçlü olduğu dönemdi. Maykop kurganlarındaki kazılarda Tunç Çağı’nın en gözde eşyaları Maykop Oşad adıyla ortaya çıkartılmıştı. Maykop Oşad kurganı, MÖ 3. binyılın ortalarına tarihlenmiştir. Maykop Oşad adıyla nitelendirilen bu kurgan; üç odalı bir mezardır.
Odaların birinde açığa çıkartılan üç iskeletin birinin Maykop kralına, diğer ikisinin ise kadınlara ait iskeletler olduğu ileri sürülmüştür. Maykop Oşad mezarı, Maykop kültürüne adını veren bir etnografya müzesi olarak kabul edilmiştir. Mezarda renkli metal örneklerine ait sanatsal alanda değeri olan kuyumculuk, çömlekçilik ile resim yazı örneklerine rastlanılmıştır. Bu eşyalar üzerindeki bezeme ve işlemeler, Maykop kültürünün sanatsal özelliklerinin en gelişmiş halidir.
Arkeologlar Maykop Oşad mezarını: “Yapısal olarak krepida işlevi gören kurganın temelindeki kalker levhalarında yapılmış olan kromlek, kuşkusuz Kafkasya’nın dağlı Atıhlarının güneş kültünü yansıtmaktadır” şeklinde tanımlamışlar. Mezar odalarının içlerinde erkek ve kadın iskeletlerinin gömülmesi, ataerkil Kafkas kabile birliğinin anaerkil süreci geride bıraktığının izleri olarak yorumlamışlar. Kadın mezarlarındaki ölülerin kralın eşi veya köle kadın olup olmadığı anlaşılmamıştır. Mezarlardaki iskeletlerin gömülüş şekilleri farklı biçimlerdedir. İskeletlerin bu durumu nedeniyle Proto Abazalarına ait olduğu kabul edilmiştir. M.Ö 3. bin yıllara ait bu kurgan mezarlarda iskeletlerin yanında; inci benzeri, kırmızı akik, firuzeden oluşmuş boncuklar, altın ve gümüş boncuklar gibi türlü nesneler bulunmuştur. Uzmanlar, bu nesnelerin bazılarının uzak Asya’dan bazılarının Mezopotamya’dan ve Anadolu’dan buralara ticari nesneler olarak getirilmiş değerlendirmeleri yapmışlar. Bu da Maykop kabile birliği içerisindekilerin değiş-tokuş yoluyla da olsa erken dönemlerde ticaret yaptıklarının bir göstergesidir.
Maykop Oşad mezar kurganında çıkartılan en değerli nesneleri şöyle anlatılmaktadır: “İki gümüş kadeh üzerinde epigrafik stilde birçok vahşi hayvan tasviri çizilmiştir. Bir kabın üzerinde tüm yüzey boyunca, yuvarlak dağ gibi üç sıralı, üst çerçeve kabın boğaz kısmına çizilmiştir. Bu üç sıra dağ, iki ağaç ve bu ağaçların arasında arka ayakları üzerinde duran ayı figürü süs kuşağı (firiz), ikinci boğazın sağında solunda aslan resmedilmişti.” Bunların dışında daha farklı bezemelerle süslü eşyalara da rastlanılmıştır. Keçi, yaban domuzu, aslan, koyun, başak bütün bunlar; bir göl olduğu kabul edilen güneşe karşı yürüyen daire biçiminde görülmüştür. O binyıllarda Kuzey Kafkasya’da Güneş kültü inancı içerisinde hayvan biçiminde tasvirlere sıklıkla rastlanılmıştır. Çerkes toplulukları Güneşi yüzyıllar boyu “Tığa” Baştanrı olarak kabul etmiş, Güneşe tapınırlılıklarını sürdürmüşler. Çerkes topluluklarının dillerinde “Tanrı” anlamına gelen “Tha” Adığe dilinde Baştanrı olan “Tığa”, “Güneş” kelimesinden gelmektedir.

Çerkeslerde Güneş kültü inancı erken dönemlerde ortaya çıkmıştı. Proto Meotlara ait Güneş kültü inançları içerisinde henüz bütün tanrılar farklı hayvanlar biçiminde resmedilmiştir. Hayvan şeklinde sembolize edilmiş nesneler Maykop kültürünün belirgin özellikleridir. Mezarlarda elde edilen nesneler üzerinde ki hayvanların Kuzey Kafkasyalılara ait tüm tanrıların figürleri en baştan beri hayvan sembolleriyle betimlenmişti. Kafkas kabilelerinin tanrıları eski Anadolu, eski Mısır, Mezopotamya inançlarında olduğu gibi hayvan sembolleriyle resmedilmişti. Çerkes tanrıları o süreçte insan biçimli değillerdi. Dönemin Çerkes tanrılarına baktığımızda yaygın tanrı inançları arasında şunlar yer almaktadır:
Gökyüzüyle sembolize edilen bir büyük tanrı olan Thaşa, boğa ile resmedilmiştir. Yıldırım Tanrısı Şıble, gökyüzünde altın tüylü yaban domuzu olarak temsil edilmiştir. Şıble at ve yılanla özdeşleştirilmiştir. Şı at-ble yılan, şıble şimşek olarak resmedilmiştir. Orman tanrısı Mezitha, hem geyik boynuzları olan, fil gövdeli bir şekilde sembolize edilmiştir. Değişik biçimlidir, tabiatın tanrısı, avcıların tanrısı olarak da sembolize edilmiştir. Çayır çekirgesi şeklinde sembolize edilen Thağleç ise bereketin tanrısı olarak kabul edilmiştir. Çok dallı akdiken biçiminde sembolize edilen Sozerisa ise Axın, büyük baş hayvanların koruyucu tanrısı, inek şeklide betimlenmiştir. Axın ineği kurban töreni yakın döneme kadar yaşatılmıştır. Küçükbaş hayvanların tanrısı olarak kabul edilen Amış ise kuş şeklinde resmedilmiştir. Tanrı Oşten’in ise Güneş tanrısı olarak Oşamafe’ye (Kafkas sıradağlarına-Elbruz) atfedilmiş olduğu ileri sürülmüştür. Psatha ise ruh tanrısı olarak sembolize edilmiştir. Evlerdeki ocağın koruyucusu kabul edilmiş ve koyun şeklinde sembolize edilmiştir. Psaheh ise dağların ruhu olarak görülmüş, daha ziyade atmaca, kartal kuş şeklinde sembolize edilmiştir.
Maykop kültürüne ait kurganlarda elde edilen nesnelerin üzerlerinde sitilize edilmiş hayvanlar dairesi, daha MÖ 4 binle, 3 binli yıllara ait Maykop kültürünün en parlak dönemlerinin ürünleridir. O dönemler Çerkeslerin tanrıları doğada hayvanlar biçiminde resmedilmiştir.
Bütün bu hayvan tasvirli süsleme sanatı Tunç Çağın’a ait dönemin Çerkes tanrı inançları panteonu (bütünü) içerisinde yer edinmiştir. Maykop Oşad mezarlarında elde edilen materyallerin hayvan biçimlerinde sembolize edilmeleri; Proto Meot, Sind, Kasoğ, Zih inançlarını sembolize eden Gümüş Kupa Maykop kültürünün en parlak dönemiydi.
(*) Nurbiy; Lovpaçev, Çerkes Arkeolojisi ve Sanatı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Çev., Kayhan Yükseler. 2013. İst.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here