Kitap: Kuzey Kafkasya Dağlılarının Özgürlük Uğrunda Mücadelesi

0
379

Altay Göyüşov

Çeviri: Sefer Ersin Berzeg

Kuzey Kafkasya’nın XXI. yüzyılın başında hala dünyanın sıcak ve hareketli noktalarından biri olarak kalması, bu bölgedeki süreçlere merak duyulmasının nedenlerinden biridir. Kuzey Kafkasya ve Dağıstan halklarının 1917-1920 yıllarındaki bağımsızlık hareketleri tarihinin öğrenilmesi de her şeyden önce bu bakımdan güncellik arz etmektedir. Çünkü bu dönem, adı geçen halkların 400 yıldan beri sürmekte olan özgürlük mücadelelerinin bir bölümü ve belli bir aşamasıdır. Kuzey Kafkasya’da oluşan siyasal olayların doğru bir şekilde kavranabilmesi için, Dağlı halklarının özgürlük mücadeleleri tarihinin araştırılması ve onun 400 yılı içine alan bir süreç olduğunun anlaşılması son derece gereklidir.
Tarihin derslerinden sonuç çıkarılmasının insanlık için yaşamsal önem taşıdığı, yadsınamaz bir gerçektir. Bu anlamda, adı geçen incelemelerin pratikteki önemi de, kuşkusuz, onların sonuçlarının dikkate alınması olacaktır. 1917-1920 yılları arasındaki dönem, tarihsel benzerlikler bakımından birçok özellikleriyle günümüze benzemektedir. Rusya’da Çarlığın iflasından sonra ortaya çıkan süreçlerin, SSCB’nin sarsılma döneminde oluşan olaylarla karşılaştırılması olasıdır. Rusya’nın, bizim veya diğer dünya devletlerinin stratejik ilgi ve ilişkilerinde de pek ciddi değişiklikler meydana gelmemiştir. Bu nedenle de 1920 yılı olaylarının yinelenmesine yol açmamak için o dönemde yapılmış olan hataların saptanarak bunlardan doğru sonuçlar çıkarılması ve siyasal geleceğimizin mutlaka tarihten ders alınarak düzenlenmesi oldukça gereklidir. Tarih, Rusya’nın Kafkaslar’ın kuzeyini ele geçirdikten sonra güneyine de el uzattığına iki kez tanık olmuştur. Tarih ayrıca Kafkasyalılar’ın düşünce ve fikir birliğinin, bu halkların kaderi için yaşamsal önem taşıdığını da kanıtlamıştır. Biz, 1917-1920 yıllarındaki olaylar örneğinde, Kafkasya halklarının bağımsızlık mücadelelerindeki güçlü ve zayıf yönlerini, olanaklarımız ölçüsünde aydınlatmaya çalıştık. Güçlü yönlerimizin daha da geliştirilmesi ve zaaflarımızın giderilmesi zorunluluğu ise, bu gerçeklerin bir kez daha gözden geçirilmesini ve önlemler alınmasını gerektirmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz