Süreli Yayınlarımız 12

0
279

Kafkasya Kültürel Dergi

Kafkasya Kültürel dergi, ilk altı sayısı iki ayda bir, yedinci sayı ve sonrasında üç ayda bir ve 11 yıl kesintisiz yayınlanan dergi özelliği ile Türkiye diasporasının uzun ömürlü süreli yayınlaarının öncülerindendir. Ankara’da 1964 yılında yayınlanmaya başlayan derginin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü İzzet Aydemir, aynı zamanda 1961 yılında kurulan Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneğinin kurucuları arasındaydı. Emek ve özveri ile yürüttüğü çalışmalarla Çerkes kimliğine önemli katkı yapmıştır.
Kadim anavatan topraklarında yaşayan Çerkeslerle ilk ilişkileri kuranlardandır İzzet Aydemir. Özerk Cumhuriyet statüsündeki Kabardey-Balkar’a 1969 yılında gider. Anı ve izlenimlerini dergide yayınlar. Bu ziyaret Türkiye-Kafkasya ilişkilerinde önemli bir adım, önyargıların kırılması ve anavatan algısının değişmesinde kilometre taşı özelliğindedir.
İzzet Aydemir’in 1988 yılında yayınladığı “Göç – Kuzey Kafkasyalıların Göç Tarihi” kitabı da Türkiye diasporasının ilklerindendir.
Derginin ilk sayısındaki (Mayıs-Haziran 1964) “Yayına Başlarken” yazısı “Kuzey Kafkasya’nın kültür ve folklorunu inceleyip, tanıtmak amacını güden dergimiz” diyerek amacı özetliyor. Siyasi bir yayın söz konusu değil. Dergi kapak tasarımı ile ilgi alanını netleştirmiş aslında; edebiyat, sanat, folklor, tarih, coğrafya, aktüalite.
Gerekçe şöyle ifade edilmiş: “Bizleri bu yönde çalışmaya zorlayan sebeplerin başında hiç şüphe yok ki günden güne benliğini kaybederek dejenerasyona uğrayan Kuzey Kafkasya kültürünün bugünkü durumudur… Bu konuda gerçek olan kültür alanında çok şeylerin yitirilmekte olduğudur. Öyle ki ilmi bir şekilde değerlendirilememiş olan gelenek ve göreneklerimizin etki sahası gün geçtikçe daralmakta, bunun sonucu olarak da birçok kötü davranışlar tabi alışkanlıklar halinde karşımıza çıkmaktadır. Topluluğumuzda sık sık rastlanan çeşitli saygısızlıklar hep bu kültürden yoksun kimselerin eserleridir.
İşte biz bu amaçla büyük bir kıymet taşıyan, gelenek ve göreneklerimizi okuyucularımızın istifadesine sunmak için bir çaba sarf etmek istiyoruz… Ankara’daki KKK Derneğimizin çalışmalarına yardımcı olarak yayına girişen dergimiz bu yolda karınca kararınca kendine düşen görevini yerine getirmeye çalışacaktır”.
Yazının tamamını bu sayımızda veriyoruz.
Önceki dergilerin yayın başlangıcında dikkati çeken, “Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılık ilânı”nın altının çizilmesi “zorunluluğu”na gerek görülmemiş. Yanısıra anti-Bolşevik yaklaşım sergilenmemiş.
Çerkes sorunu tespiti ve çözüm önerileri için sonraki sayılardaki yazıların da incelenmesi gerekiyor. Bunlardan biri 17. sayıdaki “Kuzey Kafkasya’yla İlişkiler Kurulmalıdır” yazısıdır.
“Yeryüzünde Kuzey Kafkasyalılardan daha çok benliklerini yitiren toplum kalmadığını, eğer bu yolda sistemli ve etkili bir çalışma yapılmazsa çok kısa bir süre sonra muhacerette bulunan Çerkeslerin asimilasyona uğramaktan kurtulamayacakları gerçeğini savunmuştuk” tespiti yapıldıktan sonra neler yapılması gerektiği konusu irdelenmektedir.
“Biz Kuzey Kafkasyalılar anavatanımızı terk edişimizin esas gayesi üzerinde durur, bunu iyice kavrarsak bu yolda nasıl çalışma gerektiğini daha iyi anlarız. Uzun süren Çerkes-Rus savaşları sonunda dedelerimiz artık kendilerinde düşmanla savaşmak gücünü bulamamış, istikbal endişesiyle; ‘Milli benliklerini muhafaza ve idame, yabancı bir milletle (Ruslarla) karışmama ve müsait şartlarda tekrar vatana dönme kaydıyla vatanı terk etmeye’ karar vermişlerdir… Bu böyle olunca da ana vatan dışında yaşamakta olan Kuzey Kafkasyalılar için yapılacak şey gayet açıktır:
1— Bulundukları memlekette milli benliklerini koruma,
2— Anavatanda yaşamakta olan kardeşleriyle sıkı ilişkiler kurmaya çalışarak dünyanın neresinde olursa olsun bir araya gelme çarelerini arama.
Milli benliğin muhafazası için tutulacak yol bellidir. Dil, gelenek, görenek ve milli tarihimizin iyi bilinmesi, bunların yaşatılmasına gayret edilmesidir”.
Çerkes sorununda bir döneme damgasını vuran “Dönüş” ve “Kalış” ikilemini anımsamalı bu noktada. Anavatana dönüş yapıp orada kendi kaderini tayin etmek ile Anadolu’da ya da yaşanan coğrafyalarda kendi kaderini tayin etmek. Bıçakla ayrılmış gibiydi, gerçekte birbirini tamamlaması gerekenler. İzzet Aydemir iki anlayışı bir arada değerlendirmiş, ayırmamış. “Dünyanın neresinde olursa olsun bir araya gelmek” derken altını çizerek anavatan dememiş ama işaret ettiği yorumu yapılabilir. “Başka neresi olabilir ki” diye düşünülebilir.
Bu yorumu doğrulayan yaklaşımı derginin 2. sayısında “Esir Milletler Haftası ve Kuzey Kafkasya” yazısında bulmak olası. “Temmuz ayının üçüncü haftası ‘Esir Milletler’ Haftasıdır. Esir Milletler Haftası ilk defa 1959 yılında Amerika Cumhurbaşkanı Eisenhower’in Amerikan senatosuna sunduğu bir karar sureti ile kabul edilmiştir… Gerekçesi şöyle izah olunmuştur: ‘Yeryüzünde tek bir esir millet kalmayıncaya kadar onların hakların savunmak için temmuz ayının üçüncü haftası esir milletler haftası olarak kutlanacaktır.’
… Esir milletler gurubuna Kuzey Kafkasya da dâhildir… Bütün esir milletler gibi Kuzey Kafkasyamızın da bir gün bağımsızlığına kavuşacağına inancımız sarsılmamalıdır…
Türkiye’deki Kuzey Kafkasyalı yazar ve bunların mensup oldukları yayın organlarının da, çeşitli cereyanlar dışında ve şahsi çıkarlarını düşünen kimselerden uzak, milli dâvaya sarılmaları gerekir. Bugün Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlık davasının ana hatları artık bellidir”.
Derginin 17. sayısındaki yazıdan 1964 yılı koşullarında Sovyet coğrafyası ve Kafkasya konusundaki bilgi seviyesini de anlamak olası. Bir kısım Çerkes arasındaki anti-Bolşevik propagandaya da değiniliyor. “Bugün Kuzey Kafkasya’da yaşayan kardeşlerimizin dışında dünyanın hiçbir yerinde yaşayan Kuzey Kafkasyalılar milli dilleri ile öğrenim yapamamaktadırlar… Artık aramızda çeşitli ideolojileri ön planda tutan kimselerin propagandalarına kapılmamak gerekir…
Yapılan bütün propagandalara rağmen bugün şu gerçeği öğrenmiş bulunuyoruz: Halen Kuzey Kafkasya’da Kabartay-Balkar Cumhuriyeti, Adige Muhtar Bölgesi, Dağıstan Cumhuriyeti ve Kuzey Osetya Cumhuriyeti ile Abhazya Muhtar Bölgesinde yaşayan kardeşlerimiz milli benliklerini yitirmemişlerdir… Kuzey Kafkasya’da yaşayan kardeşlerimiz kendi dilleriyle öğrenim yapmakta, milli okul ve hatta üniversiteleri bulunmakta, aralarında pek çok şair ve yazarlar milli eserler vermektedirler…”
Ve İzzet Aydemir anavatana ilk ziyareti öncesi öngörüde de bulunuyor: “Artık bütün dünya milletleri birbirleriyle sıkı ilişkiler kurmak yolunda yoğun bir çaba sarf etmektedirler. Biz bu çalışmaların dışında kalmamalıyız. Önümüzdeki yıllarda Kuzey Kafkasya ile ilişkiler daha da gelişecek, bu arada Türkiye’den Kafkasya’ya, Kafkasya’dan da Türkiye’ye turistik geziler düzenlenecektir”.
Aydemir, 1969 yılında Nalçik’tedir.
Derginin sayfalarını Ahmet Özkan Melaşvili ve Hayri Hayrioğlu gibi Gürcü yazarlara da açtığını not edip Süleyman Yançatoral’ın 1987 yılında Kafdağı dergisinde yazdıklarına bakalım:

Kuzey Kafkasya’ya İlişkin Süreli Yayınlar (1950-1980)

Süleyman Yançatoral

1964 Mayısında Ankara’da yayın yaşamına başlayan “KAFKASYA” Kültürel Dergi’nin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü İzzet Aydemir’dir. Teknik işler bir süre Bayram Hergüner tarafından yürütülmüştür. İki ayda bir çıkan dergi, kültürel amaçlıdır. Başlıca yazarları; İzzet Aydemir, Dr. Vasfi Güsar, BA-TA, İsmet Kalgay, Alhas Fidarok, Kadir Natho, B. Batırhan, Seteney, Mahmut Kusko, Yıldız Okay Tlifıj, Ömer Beygua, Hapi C., Afeşij Emin, Dr. M. Ali Pçıhaluk’tur. Sürekli yazı yazan bu yazarların dışında, çeviri ve özgün yazılarıyla birçok kişinin katkısı da söz konusudur.
Derginin çıkış amacı “Yayına Başlarken” başlıklı yazıda şöyle açıklanmıştır… (Geniş alıntıyı vermedik).
Derginin başlangıç sayılarında çeviri yazılar çoğunlukta iken, daha sonraki sayılarında özgün araştırma, inceleme, derleme ve düşün yazıları yoğunlaşmıştır. Başlangıçtaki yazılarda K. Kafkasya hakkında İngilizce kaynaklar temel alınırken, daha sonraki sayılarda Çerkesçeden çeviriler temel olarak alınmıştır.
Başlangıçta belirlenen amaç ve yayın ilkeleri doğrultusunda uzun yıllar yayın yaşamını sürdüren dergi, toplumsal sorunları geçmiş yıllardaki süreli yayınlara nazaran daha geniş bir açıdan irdelemiştir. 1961 Anayasasının getirdiği demokratik ortamda, çeşitli illerde kurulan kültür dernekleri, yaygınlaşan kültürel çalışmalar, dernekler arasında ilişki ve dayanışmanın yoğunlaşmasının, derginin yayın yaşamına bir hareketlilik getirdiği gözlenmiştir. Ayrıca ülkenin sosyo-ekonomik ve politik nedenlerle Sovyetler Birliği’ne yakınlaşması, birçok kişinin K. Kafkasya kültürel ilişkilerine yoğunlaşmasına yol açması, derginin yayınlarını etkilemiştir. K. Kafkasya’daki akraba, dost ve arkadaşlarla mektuplaşmalar, yapılan geziler, gezi izlenimlerinin dergide yayınlanması, toplumda bir hareketliliğin yaratılmasına neden olmuştur. Uzun süren yayın yaşamında kültürel çizgideki amaç ve hedeflerine ulaşan ve birçok aydın için bir okul niteliği taşıyan derginin, getirmiş olduğu ılımlı, demokratik yaklaşım nedeniyle K. Kafkasyalı aydınlar arasında etkisini uzun yıllar sürdürmüş olduğunu görmekteyiz.
KAFKASYA Kültürel Dergi, Kafkas kültürüne ilişkin geniş çaplı derleme, çeviri, inceleme, şiir, masal, özgün düşün yazılarına yer verirken, daha önceki süreli yayınların yapamadığı bir konuyu ele alarak, Türkiye’de yaşayan K. Kafkasyalılara ilişkin demografik (Nüfus ve yerleşim birimleri) üzerinde geniş çaplı bir araştırma yaparak yayınlamıştır.
Ayrıca K. Kafkasya’da yaşayan halk birimlerine ilişkin müzik derlemeleri yapılarak kasetler şeklinde dağıtımı yapılmış ve kültürel içerikli kitap yayınlarında bulunulmuştur.
KAFKASYA Kültürel Derginin genel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:
a) Kafkasya’nın tarihi, toplumsal yapısı, coğrafyası, günümüzdeki idari yapısı yoğun bir şekilde incelenmiştir.
b) K. Kafkasya’da yayınlanan kültürel yayınlar çevrilerek, muhaceret kesimiyle bir kültür ilişkisinin sağlanmasına yardımcı olunmuştur.
c) Diğer süreli yayınlardan farklı bir şekilde, K. Kafkasyalıların çeşitli ülkelerin sınırları içindeki toplumsal konumları gerçekçi ve önyargılı bir şekilde ele alınmıştır.
d) Toplum haberleri yoğun bir şekilde verilerek, çeşitli devlet birimlerinde yaşayan K. Kafkasyalılar arasında bir fikir alışverişinin oluşmasına yardımcı olunmuştur.
e) K. Kafkasya’da kendi dillerinde yayınlarda bulunan yazar ve çizerleri, muhaceret kesiminde tanıtıcı çalışmalar yapılmıştır.
f) K. Kafkasya’nın Sovyetler Birliği’ndeki yeni idari yapısı çeşitli yönleriyle değerlendirilerek, K. Kafkasya’ya olan ilişkilerde daha ılımlı ve demokratik bir yaklaşım benimsenmiştir.
g) K. Kafkasya’ya yapılan gezilerdeki izlenimlerin yayınlanmasıyla daha önceki süreli yayınlarda oluşturulan önyargılı ve ilişki koparıcı ortamın, belirli ölçülerde yumuşamasına yardımcı olunmuştur.
h) Geçmişle, bugün ve gelecek arasında bir köprü görevini görebilecek yayınlarla birleştirici ve bütünleştirici bir yaklaşım getirilmiştir.
KAFKASYA Kültürel Dergi günlük politik çekişmelerin dışında kalarak, K. Kafkasyalıların kültürel ve toplumsal sorunlarını, daha önceki süreli yayınlardan farklı olarak, geniş bir açıdan ele alarak, K. Kafkasya ile muhaceret kesimlerinin yakınlaşmasına yardımcı olmuştur.

 

Kafkasya Kültürel Dergi
Sayı: 1 Mayıs-Haziran 1964

Yayına Başlarken

Kuzey Kafkasya’nın kültür ve folklorunu inceleyip, tanıtmak amacını güden dergimiz bugünden itibaren yayımına girmiş bulunuyor. Bizleri bu yönde çalışmaya zorlayan sebeplerin başında hiç şüphe yok ki günden güne benliğini kaybederek dejenerasyona uğrayan Kuzey Kafkasya kültürünün bugünkü durumudur. Dün herkesin hayranlığını kazanıp, ilgisini çeken bir Kuzey Kafkasya kültürü vardı. Acaba bugün de aynı durum mevcut mudur? Bu soruya olumlu bir cevap vermek mümkün değildir. Bu konuda gerçek olan kültür alanında çok şeylerin yitirilmekte olduğudur. Öyle ki ilmi bir şekilde değerlendirilememiş olan gelenek ve göreneklerimizin etki sahası gün geçtikçe daralmakta, bunun sonucu olarak da birçok kötü davranışlar tabi alışkanlıklar halinde karşımıza çıkmaktadır. Topluluğumuzda sık sık rastlanan çeşitli saygısızlıklar hep bu kültürden yoksun kimselerin eserleridir.
İşte biz bu amaçla büyük bir kıymet taşıyan, gelenek ve göreneklerimizi okuyucularımızın istifadesine sunmak için bir çaba sarf etmek istiyoruz. Bunu yaparken de hiçbir zaman çok az olan imkânlarımızla bu davanın altından kalkacağımız iddiasında değiliz. Ankara’daki Kuzey Kafkasya Kültür Derneğimizin çalışmalarına yardımcı olarak yayına girişen dergimiz bu yolda karınca kararınca kendine düşen görevini yerine getirmeye çalışacaktır.
Dergimiz genel olarak kültür ve folklor konularında yayın yapacak ve bu amaçla Kuzey Kafkasya’nın:
A) Tarih, Coğrafya, Edebiyat, Sanat, Dil, Sosyal hayat ve Mitolojisi,
B) Çeşitli memleketlerde yaşamış ve halen hayatta olan devlet adamı, şair, ressam ve bilim adamlarının hayat ve eserleri,
C) Dünyanın çeşitli bölgelerindeki Kuzey Kafkasyalı toplumlarla, bunların dernek çalışmaları,
D) Yabancı dillerde Kuzey Kafkasya hakkında yayımlanmış olan dergi ve kitapların tanıtılmasıyla bunların imkân nispetinde Türkçeye çevrilmesi ele alınacaktır.
Bugün en ilkel toplumların dahi sosyal hayat, tarih, dil vs. çok külfetli çalışma ve incelemeler pahasına ele alınmaktadır. Bu konularda Kuzey Kafkasyalılar hakkındaki çalışmalar ise çok eski devir-lerde başlamış bulunmaktadır. Öyle ki Kuzey Kafkasya hakkında çeşitli memleketlerde ve bilhassa Avrupa’da yayınlanan eserler “Bir dağ” büyüklüğündedir.

Fakat ne yazık ki bugün Türkiye’deki Kuzey Kafkasyalıla da dâhil pek az kimse bu gerçeği bilmekte, bunun dışında büyük bir çoğunluk Kuzey Kafkasya medeniyeti hakkında kulaktan dolma ve hiçbir ilmi esasa dayanmayan söylentilerle yetinmektedir.

Yayın hayatına atılışımızın sebeplerini okuyucularımıza kısaca açıkladıktan sonra biraz da dergide takip edilecek sistemden bahsedeceğiz: İki ayda bir yayınlanacak olan dergimizde tarihi olaylar bir bir sıraya konulacak, geçmiş yıllardaki olaylar önem derecesine göre öncelikle ele alınacaktır. Meselâ; Mayıs- Haziran ayına ait sayımızda geçmişte Mayıs-Haziran aylarında cereyan etmiş olaylara yer verilecektir. Bundan maksat da Kuzey Kafkasya’nın tarihini bir aktüalite halinde okuyucularımızın gözü önüne sermektir. Ayrıca her sayımızda mümkün olduğu kadar çeşitli konular işlenecek, bunu yapmakla da Kuzey Kafkasya bir bütün halinde ele alınmış olacaktır. Türkiye’de ve yabancı ülkelerde cereyan eden yayın ve dernek çalışmaları da imkân nispetinde okuyucularımıza zamanında duyurulacaktır.
Bizi destekleyecekleri vadinde bulunan hemşerilerimizden kuvvet alarak giriştiğimiz bu teşebbüsün başarıya ulaşacağına inanıyoruz. Bütün sayfaları sizlere açık olan dergimiz kıymetli yardımlarınızı bekleyecektir.

KAFKASYA

Önceki İçerikSeferler başlıyor
Sonraki İçerikEfsane lider Fidel Castro
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz