Çerkes ve Abazaların Düzce’de iskânı ve kurulan yeni yerleşimler* (4. Bölüm)

0
366

Muncurlu Köyü, 1860’lı yıllarda, Kafkasya’nın aynı bölgesinden gelen Besleney kabilesine mensup Çerkesler tarafından kurulmuştur

1861 yılında kayda geçen bir arşiv vesikasında; Kafkasya’dan hicret eden Besni kabilesine mensup Çerkes muhacirlerinden Düzce’ye gelenlerden Develikırı isimli mevkide 32 hane ve 88 oda ve Muncurlu isimli köyde ise 17 hanede 44 oda yapılması uygun görülmüş olup bu hanelerin yapım masraflarının bir kısmının da 1277 senesi aşar gelirinden karşılanması uygun görülmüştür. Düzce’de iskân edilmek üzere bulunan üç yüz kişinin bir aylık süreyi kapsayan ve gecikmiş yevmiyeleri Besni kabilesinin reisi Pışmahu Bey, imamı İshak Efendi ve tercümanı Mirza Bey’in ortak senetleri ile 15.810 kuruş olarak kaza mal sandığından ödenmiştir.36

Fransız Arkeolog Georges Perrot, 21 Temmuz 1861 tarihinde uğradığı Düzce Beyköy’de yörenin en nüfuzlu kişisi olan Osman Ağa ile sohbet eder. Osman Ağa Beyköy’e 15 dakikalık bir mesafede yerleşmiş olan Tatarlardan37 şikâyet eder. Hükümetin onlara arazi, toprak verdiğini ama onların bununla yetinmediğini ve dört yüz dönüm arazisine el koyduklarını Müdür ve Kaymakama yapılan tüm şikâyet ve taleplerin sonuçsuz kaldığını söyler. Perrot, Osman Ağa’yı teselli edip Beyköy’den ayrılarak yeni kurulan bu Çerkes Köyüne ulaşır. Komşularının onlar hakkında bütün söylediklerinin doğru olup olmadığını bilmediğini ama köylerinin çok hoş göründüğünü belirtir. Her evin yakınında etrafı ince dallardan örülü çitlerle çevrilmiş geniş balkon ve bahçenin olduğundan bahseder. İşte Perrot’un uğradığı bu köy Develibesni Köyüdür.38 Develibesni köyünün kuruluşuna dair elimizdeki bilgilere göre; 1 Eylül 1860 tarihli arşiv belgesinin kapsamı Muhacirinden Düzce kazasında iskân olunan Han ve Besni kabilelerinin münazaalarına binaen Han Kabilesi’nin Üskübü’ye nakli ile sızıltılarına son verdirilmesine ilişkindir. Bu belgenin içeriğinde Han ve Besni kabileleri arasında iskân edilecekleri mahallerle ilgili çıkan itilaftan dolayı 63 haneden ibaret olan Besni kabilesinin yerleşimi için Develi Kırı arazisi gündeme gelmiştir.39 Anlaşılacağı üzere kabile reisleri gösterilen yerlere yerleşmeye razı olmuş ve Deveci Kırı ile Muncur Altı mahallerine iskân edilmişler ve Develibesni köyü kurulmuştur.40 Düzce şehir merkezinin doğusunda 10 km uzaklıkta bulunan Muncurlu Köyü de yukarıdaki belgeden anlaşılacağı üzere (Azobekey-Muncurlu Maa Çerkes) 1860’lı yıllarda, Kafkasya’nın aynı bölgesinden gelen Besleney kabilesine mensup Çerkesler tarafından kurulmuştur. Georges Perrot 23 Temmuz 1861 tarihinde sabah Üskübü’den ayrılıp Bakraz, Muncurlu, Üçköprü boğazı ve Darıyeri istikametinde Bolu’ya hareket eder ve yolda karşılaştığı bir Kürt aileye misafir olur. Aile reisi Göçebe hayatından nihai olarak nasıl vazgeçtiklerini, insanın toprakla olan güçlü bağını; evini inşa edişini, doğaya egemen insanın kiriş vazifesi gören ağaçları nasıl dize getirdiğini, hemen bitişiğindeki, çayın öte tarafında Çerkes köyünün olduğunu bir bir Perrot’a anlatır. İşte bahse konu olan bu köy geçmişte belgelere Bakraz Divanına bağlı Mıcırlı köyü olarak geçen ve bir Çerkes yerleşimi olan Muncurlu’dur.41 1860 ve 1861 yıllarında yoğun olarak gözlenen Besleney kabilesine mensup Çerkeslerin göçü 1863 yılında da devam etmiş ve Haziran ayında daha önce Çorum’a iskân edilmiş olan 320 nüfus Besni Düzce’deki akrabalarının yanına iskân edilmişlerdir.42

Düzce şehir merkezinin güneybatısında 18 km uzaklıkta bulunan Sarıdere Köyünün (Aşebey, Sarıdere Kabardey) kuruluşu da Kafkasya’nın aynı bölgesinden göç eden Kabardey kabilesine mensup Çerkesler tarafından 1860’lı yıllarda gerçekleştirilmiştir. Kabardey kabilesine mensup Çerkeslerin Düzce’de iskânına ilişkin ulaştığımız belgeler şöyledir; 20 Ağustos 1860 tarihli belge başlığı: Çerkes ve Kabardey kabilesi muhacirlerinden on beş hanenin Bolu’da iskânı.43 11 Eylül 1860 tarihli belge başlığı: Kabardey muhacirlerinden Hacı İsmail Bey takımının Bolu’ya iskânları.44 17 Ekim 1860 tarihli belge başlığı: Çerkes ve Kabardey kabilesinden iskân için Bolu’ya gönderilenlerin yerleştirilmesi.45 18 Ekim 1860 tarihli belge başlığı: Çerkes muhacirlerinden olup Kabardey kabilesi ve Sultan Efendi takımından bir miktar nüfusun Bolu’da iskânları.46 23 Mayıs 1861 tarihli diğer bir belgede Kabardey kabilesinden olup önce İzmir’e gönderilen oradan Manisa Sancağı ve son olarak da İstanbul’a sevk edilen 25 hanenin daha önceden Bolu Sancağında iskân ettirilen Talustan Efendi takımından akrabalarının yanına gönderilmeleri konu edilmektedir. Yukarıdaki belgelerden anlaşılacağı üzere Düzce’de bir Kabardey yerleşimi olmuştur ve muhtemelen bu ilk yerleşim 1860 yılının sonlarına doğru gerçekleşmiştir.47 29 Temmuz 1861 tarihli arşiv belgesi; Gümüşâbâd kazasında kendilerine kulübe inşa ederek yerleşen ve İsmail Bey takımından olan muhacirlerin yeni usule göre iskânlarının sağlanması hakkındadır. Buradan anlaşılan 1860 yılı sonlarına doğru bu bölgeye gelen İsmail Bey takımı ilk etapta sıradan kulübeler inşa etmişler ve 1861 yılının Temmuzunda yeni usule göre iskânları sağlanarak Sarıdere köyünü kurmuşlardır.48 25 Mayıs 1860 tarihinde 80 Kabardey ailesi Malka’dan Osmanlı’ya geçti. Bunlardan 66 aile Kuban bölgesi Taman’dan deniz yoluyla; kalan 14 aile ise Gürcistan askeri karayoluyla gitti.49 Düzce’deki tek Kabardey köyü olan ve 1864 yılından önce kurulan Çerkes Sarıdere’nin yukarıdaki vesikada bahsedilen Kabardey ailelerle ilgili olduğu düşünülmektedir. Bugün Kabardey Balkar Cumhuriyeti Başkenti Nalçık’ın Kuzey batısında kalan Aşabey (Malka) adlı bir Adige köyü bulunmaktadır.

1869 yılına ait (Hicri 1286) Kastamonu Vilayeti Salnamesinde Düzce için: “Kasaba-ı mezkûre, Akçaşehir’in müdüriyet merkezi olup, Vilayetin cihet-i garbisinde, 69 saat mesafede düz bir ovada vaki bir muntazam kasaba olarak, oralarda külliyetli muhacirin-i Çerakese iskân olunmak hesabıyla Kasaba-ı mezkûre günden güne imar olunmakta ve kesb-i cesamet eylemektedir” denmektedir.50 Anlaşıldığı üzere 1864 Çerkes sürgününden sonra Anavatanlarından sürülen Çerkesler bu yıllarda Düzce ovasında iskân edilmeye devam ediyordu.

12 Temmuz 1864 tarihli belgede de Düzce ve havalisinde muhacir iskân edilecek boş arazi kalmadığı oraya gitmek isteyenlere muvafakat verilmemesi belirtilmektedir.51 Her ne kadar belgede Düzce’de muhacir iskân edecek arazi kalmadığı belirtilmiş olsa da bu tarihten sonra ve özellikle 1877–1878 Osmanlı Rus harbi sonrası, Haziran 1864 tarihine kadar yerleştirilen Çerkes nüfusu kadar hatta daha fazla Çerkes ve Abaza muhacir yerleştirilmiştir. Bu şu anlama gelmektedir; Düzce ovasındaki bataklık araziler gelen muhacirlerin fazlalığı göz önüne alınarak ve bu arazilerin tarıma kazandırılması gözetilerek iskâna açılmıştır.
Ovada kurulan Çerkes köylerinin kuruluş hikâyelerinden ve arşiv belgelerinden yola çıkarak yaptığımız tahmine göre 1866’ya kadar olan dönemde ovada 30’un üzerinde Çerkes yerleşim birimi kurulduğu düşünülmektedir. Düzce, Gümüşâbâd ve Üskübü kazalarında bulunan Çerkes muhacirlere ilişkin 09 Mart 1866 tarihli muhacir cetveli ve 24 Ekim 1864 tarihli arşiv belgesindeki kayıtlar bunu desteklemektedir.52 Bu ilk dönemde Düzce’de Abaza yerleşimi olmamıştır.

 

1869 yılında Batum’da iskân edilen Çerkes Hacı Bata Bey’in arazisinin verimsizliği yüzünden Düzce’nin Gümüşova denilen mahallinde iskân edilmeyi istediği görülmektedir.53 Anlaşılacağı üzere bugün Hendek ilçesine bağlı Beylice Köyü (Hacıbatbey) o yıllarda kurulan bir Abaza köyüdür.

Düzce’de Nüfren ve Efteniye hattındaki Abaza köylerinde (Efteniye Aksu köyü hariç) yaşayanlar 1864 yılının Nisan ve Mayıs aylarında sürgün olan Abazalardır (Ahçıpsılar, Pshular, Aibgalar). Bu üç etnografik grup iç içe ve birbirlerine çok yakın yerlerde yaşıyorlardı. Kafkasya’dan çıkışları 1864’lü yıllar olmakla birlikte Düzce bölgesine yerleşmeden önce Batum, Balkanlar ve Anadolu’nun diğer yerlerinde yerleşik düzen kurdukları ve 1877-78 Osmanlı – Rus savaşı öncesi ve sonrasındaki tarihlerde Düzce’ye geldikleri düşünülmektedir.54 Yukarıdaki 1869 tarihli belgenin ayrıntısı Nüfren hattı için bu düşüncemizi doğrulamaktadır.

Resmi verilere göre 1863-1864 yıllarında Osmanlı’ya göç eden Sadz, Ahçıpsı, Pshu ve Aibgaların toplam sayısı 19515’dir.55 Bu grupların son yerleşim alanları Kocaeli, Sakarya ve Düzce bölgesi olmuştur.

(Devam edecek)

*Bu makale, “Düzce: Sefine-i Nuh’un Çerkes ve Abazaları” adlı çalışma kapsamında hazırlanmıştır. **Makine Müh., Araştırmacı, e-mail: gutej@yahoo.com

36İbrahim Bozbıyık, a.g.e, s. 120. – BOA., ML.MSF.d.., Gömlek no: 15497
37Georges Perrot, “Souvenirs d’un Voyage en Asie Mineure”, Paris, 1864, s. 164. – Osman Ağa Perrot’a Tatarlardan şikâyet eder fakat yerleşimciler Tatar değil Çerkesdir ve köyde bugünkü adı ile Develibesni köyüdür. Perrot seyahat anılarında sık sık düştüğü bu karışık durumu şöyle açıklamaktadır. “…Niye olduğunu bilmiyorum ama bütün Anadolu’da bu Tatarları Çerkeslerle karıştırıyorlar. Hâlbuki ne gelenekleri ne de dilleri hiçbir şekilde birbirlerine benzemiyor…”
38Georges Perrot, a.g.e, s. 254, 255.
Osmanlı Belgelerinde Kafkas Göçleri II, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın No:122, İstanbul 2012, s. 206. – (BOA., A.MKT.MHM., 14/S/1277 Hicri, Dosya No:193, Gömlek No:58)
39İsmail Yaşayanlar, a.g.e, s. 103.
40(BOA., A.MKT.UM., 21/R/1277 Hicri, Dosya No:435, Gömlek No:83 Leff 2, Aynı Belge 27/R/1277 Hicri, Leff 3.)
41Georges Perrot, a.g.e, s. 262, 263.
İsmail Yaşayanlar, a.g.e, s. 106.
42(BOA., A.MKT.MHM., 25/Z/1279 Hicri, Dosya No:266, Gömlek No:1)
43BOA., A.MKT.NZD., 02/S/1277 Hicri, Dosya No:322, Gömlek No:3.
44BOA., A.MKT.NZD., 24/S/1277 Hicri, Dosya No:324, Gömlek No:8.
45BOA., A.MKT.MHM., 01/R/1277 Hicri, Dosya No:198, Gömlek No:9.
46BOA., A.MKT.NZD., 02/R/1277 Hicri, Dosya No:327, Gömlek No:81.
47BOA., A.MKT.NZD., 13/Za/1277 Hicri, Dosya No:355, Gömlek No:19
48Osmanlı Belgelerinde Kafkas Göçleri II, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın No:122, İstanbul 2012, s. 66.
49BOA., A.MKT. MHM., 21/M /1278 Hicrî, Dosya No:228 Gömlek No:28.
50Bezhan Khorava, “Çerkezler”, Tiflis 2011, s. 99.
51Güray Önal, “Osmanlı Devri Kastamonu Vilayet Salnamelerinde Bolu Sancağı 1. Cilt”, s.36.
52BOA., A.MKT.MHM., 07/S /1281 Hicrî, 12 Temmuz 1864, Dosya No:305 Gömlek No:65.
53BOA., A.MVL., 15/Z/1281 Hicri, Dosya no: 711, Gömlek no: 2. – 54BOA., A.MVL., 23/Ca/1281 Hicri, Dosya no: 686, Gömlek no: 72
55Abdullah Saydam, “Kırım ve Kafkas Göçleri (1856–1876)”, Ankara, 1997, s. 171 – 172.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here