“Mutlu zamanlar olmuştu”

0
434

Bir şeylere kızdığımda bağırıp çağırmaz hiddetimi içime gömüp otururdum. Annem hemen anlardı kızgınlığımı ve sorardı: “Lxo yıgi yuris şıgh ğepqa xhodey yuper şıpptar? (Ne oldu şimdi, burnu kalkık Rus arabası gibi burnunu kaldırmışsın) seni kim kızdırdı manasına, bu sözün beni güldüreceğini bilerek.
Feodor Feodoroviç Tornau’nun “Bir Rus Subayının Kafkasya Anıları”nı okurken annemin bu sözü geldi aklıma. Bir keresinde Rusların kuyruğu olduğunu da söylemişti de çocuk aklımla kuyruklu bir insan hayal etmeye çalışmıştım. Benzer bir şeyi yıllar sonra Gabriel Garcia Marquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık” kitabında okumuştum. Roman kahramanlarından Ursula’nın kuyruklu bir çocuğu oluyordu. O zaman da annemin anlattıkları aklıma gelmişti. Doğumsal bir anomaliye benzetilmiş olabilir elbette ama annemin bütün Rusların kuyruklu olduğunu söylemesinin altında yatan, Çerkes halkının katline neden olan Ruslara duyulan öfke olmalı.
Kafkasyalıların arasına bir Rus casusu olarak girip iki yıl, iki ayını esir olmak üzere dört yılını burada geçiren Tornau görevinin çok dışına çıkarak bekli de bu ilginç insanlara duyduğu hayranlık nedeniyle Kafkas halklarını bu kadar ayrıntılı anlatmıştır. O kadar ki bazı şeyleri yeterince dikkatle dinlemediği için yazarken kendine kızıyor. Aşağıdaki alıntılar onun kitabından.
“… Abhaz Müslümanlar ve Hristiyanlar Noel bayramını birlikte kutluyorlardı. Paskalya, Cuma ve bayram günlerini Müslüman ve Hristiyan oruçlarını birlikte yapıyorlardı. Her ikisi de kutsal ormanlara saygı duyuyorlardı. Ormanların, dağların ruhlarından korkuyorlardı.”
“… Kafkas misafirperverliğinin iyi bir yanı var ki, gelen misafir kendisi açıklamadan ev sahibi neden geldiğini sormaz.” Yazar bu gelenekten yararlanarak uzun süre casusluğunu gizleyebiliyor.
“… Senin sofrana iyi yemekler koyamadığım için özür diliyorum, böyle olmasına sebep olan siz Ruslarsınız. Hiçbir şeyim kalmadı.”
“… Misafire gösterilecek olan ilgi geleneği kanun gibiydi. Ben bu misafir ağırlama işini Abhazlar’ı perişan eden bir gelenek olarak görüyorum.”
“… Abhazya’da adam dövmek yasaktı. Görevini yerine getirmez ya da efendisine karşı çıkarsa demire bağlanırlardı. Efendisi köylüye haksızlık yaptıysa, köylünün efendisini mahkemeye verme özgürlüğü vardı.”
“… Köleleri dövmek yasak değildi fakat dağlılar insan dövmeyi onurlarına yakıştırmazlardı.”
“… Dağlıların dillerini bilmesem de onların adetlerini bilmem tanınmadan aralarında olmam için faydalı oldu.”
Abzehler Rus subayından Sibirya hakkında bilgi almak istiyor: “Orman var mı? Generaller çok mu?” cevabını aldıktan sonra çok ciddi olarak “Ne kadar çok yanılmışız. Generaller az, ormanları çok. Bu demektir ki mükemmel bir yer.”
“… Gürcüler ve Abazinler kızı on iki yaşında evlendiriyorlardı. Çerkeslerde bu tam tersidir, yaşı dolmadan evlendirmezler. Genellikle yirmi yaş ve üzerinde evlenir ve kadınlık estetiğini daha fazla koruyabilirler.”
“… Bizi kandırdın ama ne yapalım söz verdik. Üzerine kimse gelmeyecek.”
Arkadaşına yardıma gelen bir Çerkes, kaçışına yardım ettiği kişinin Tornau olduğunu görüp şaşkınlık içinde kalır ancak sesini çıkarmaz. Tornau bunu: “… Çerkeslerin adetleri böyledir. Arkadaşa ne için olduğu sorulmadan yardım ederler” diye anlatıyor.
“…İlk defa bir kadının nasıl satıldığına şahit oldum. Karadeniz sahilinde her gün olan bir şeydi. Bu iş için Çerkesleri doğrulamıyorum ama suçlamayı da uygun bulmuyorum. Müslümanlar evlenirken satılan kadınlar gibidir. Babası, kardeşi veya akrabası onun için para alıyorlar. Çerkesler kızlarını satmazlardı. Türklere sattıkları ya kölelerdi ya da esir alınanlardı.
… Satılanlar arasında çok ünlü olanlar da vardı. Türklerin haremlerinde çok rastlanırdı. Çerkesler kadın ticaretine çok ihtiyaç duyuyorlardı. Türkler için de kolay zengin olmanın yoluydu.”
Tornau Çerkeslerin şarkılarından da söz ediyor. Ruslarla savaşmadıkları mutlu zamanları anlatan şarkılardan: “Mutlu zamanlar olmuştu. Ruslar kalın duvarlarla çevrili kalenin içindeydiler. Geniş ovalarda da Çerkesler geziyorlardı. Bu ovalardaki her şey onlarındı.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz