Ulusal Egemenlik Haftası Anma Toplantısı

0
52

26 Nisan 1999
Saat 10.00
Yer: Marmara Ünv. Dr. İbrahim Üzümcü Kültür Merkezi.
Göztepe-İstanbul

Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açıldı. Açılış konuşması Marmara Ünv. Rektörü Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel tarafından yapıldı. Bu panelin düzenlenmesi için tertip komitesinde görev alan ve aynı zamanda oturum başkanı olan Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cevdet Küçük, konuşmacıları tanıttıktan sonra günün önemini belirten kısa bir konuşma ile oturumu başlattı.
İlk konuşmayı M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof Dr. Cengiz Okman yaptı. “Ulusal Egemenliğe Organik Yaklaşım” adlı konuyu her nedense çok anlaşılmaz bir biçimde anlattıktan sonra, “Hukuki Çerçevede Ulusal Egemenlik” adlı konuşmayı da Hukuk Fakültesinden Doç. Dr. Hakan Baykal yaptı. Biraz kapitülasyonlardan, biraz da diğer hukuksal yönlerden bahsederek konuşmasını bitirdi. Sıra son konuşmacı Avukat ve araştırmacı yazar Sefer Berzeg’e gelmişti.
Sefer Berzeg’in konuşması “Kafkasyalı Göçmenlerin Türkiye’de Demokratikleşme Mücadelesine ve Kurtuluş Savaşına Katkıları” olarak belirlenmişti. Ancak konuşmasına başlayalı daha birkaç dakika olmuştu ki M.Ü. Atatürk Eğitim Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Birol Emil ve Güzel Sanatlar Bölüm Başkanı Prof. Bünyamin Özgültekin, oturum başkanına çeşitli el işaretleri ile konuşmanın kesilmesini istediklerini belirttiler. Oturum Başkanı Prof. Dr. Cevdet Küçük son konuşmacı Sefer Berzeg’e konuşmasını bitirmesine dair uyarılarda bulundu. Sefer Berzeg ırkçılık ve de ayrımcılık içermeyen, “sadece insanlara bu ülkenin kurulmasında Kafkasyalıların ne denli emeğinin geçtiğini anlatmaya çalıştığı” cümlesini güçlükle tamamladı. Prof. Dr. Birol Emil, “Bugün öğrencilerimi de buraya getirdim. Bu konuşmalarınız Ulusal Egemenliğe aykırıdır” diye Sefer Berzeg’e son derece sert bir şekilde (adeta saldırırcasına) karşı çıktı. Oysa öğrencileri, asistanlar ve diğer öğretim üyeleri Sefer Berzeg’e haksızlık yapıldığını, takınılan tavrın yanlış olduğunu her şekilde belirttiler.
Oturum başkanının, Sefer Berzeg’in anlattığı konunun üniversite çatısı altında konuşulmaması gerektiğini, konuşmalarının son derece yanlış olduğunu söyleyince Sefer Berzeg, “Ben buraya, ‘bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan’ demek için gelmedim” diyerek, bu kadar antidemokratik ortamda zaten daha fazla konuşmanın bir anlamı olmadığını söyledi. Güzel Sanatlar Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Bünyamin Özgültekin’in yorumlaması ise çok ilginçti: “Diğer iki konuşmacının günün anlamına uygun ve anlaşılabilir ve çok güzel konuştuklarını ama Sayın Sefer Berzeg’in son derece yanlı, sadece Çerkes ırkını adeta üstün ırk olarak gören, ayrımcı bir konuşma” yaptığını belirtti. Tüm bu saldırılar sürerken Sefer Berzeg Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin çok önemli bir yarasına parmak basarak, “Türkiye’de Çerkeslerin yanlızca ‘Vatan Haini’ Çerkes Ethem ile tanındıklarını ve bu olgunun yıllardır, ilkokul birinci sınıftan bu yana çocuklarımızın utancı olarak yaşandığını” belirtti. Ve “Bu çocukların etnik kimliklerinden ötürü kendilerini yaşam boyu vatan haini hissetmeleri sağlanmıştır” dedi. “Oysa Ethem benim dedelerimden birini asan kişi olarak önce benim yadsıdığım bir insandır. Ethem bu ülkeye yararlı olabilmek için kendi soydaşlarına kıymıştır. Artık bu tür yanlışlıklara son vermek gerekliliği ile böyle bir konu seçilmiştir” dedi.
Oturum başkanı Prof. Dr. Cengiz Küçük, “Çok eski tarihlere kadar varan örnekler verdiğini, bu örnekleri de sadece o kimselerin Çerkes olduğunu vurgulayarak anlattığını” söyleyince, konuk Doç. Dr. Süreyya Ülker söz istedi ve oturum başkanına “Bütün Kafkasyalılar Çerkes midir?” diye sordu. “Hayır” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Doç. Dr. Süreyya Ülker “Konuşmacı konuşmasının hiç bir yerinde Çerkesler sözcüğünü kullanmadı, Kafkasyalılar sözcüğünü kullandı” diye hatırlattı. Prof. Dr. Cengiz Küçük, “Bugün yapılan son konuşmanın içeriğinden haberleri olmadığını” belirtince, izleyicilerden Sayın Çiçek Kurmel söz istedi ve “Davetiyede konu başlığının yeterince açık olduğunu, bunun daha önceden tertip komitesine iletilmiş olması gerektiğini, Sayın Başkanın da bu komitede görevli olduğunu” hatırlatması üzerine verilen yanıt çok daha ilginçdi. “Aslında bugün burada başka bir konuşmacı olacaktı ama o gelmeyince Sefer Bey’e haber verdik.”
Oysa panel başvurusunu Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı olarak konu başlığını ve konuşmacıyı yazılı olarak belirterek (sonradan kendileri davetiye üzerindeki şekilde değişmesini istediler ve Vakıf da kabul etti) resmi olarak yapmış, kabul edilmiş, davetiye de bunun üzerine kendileri tarafından bastırılmıştı.
Güçlükle tamamlanan bu son konuşmanın ardından öğrenci ve konuk dinleyicilerin de arzusuna karşın programın soru-cevap kısmı yapılmadan Kafkas Halk Oyunları gösterisi ile kapatılırken Prof. Dr. Cengiz Küçük’ün bunu sunuş tarzı çok daha ilginçti. “Şimdi bir de halk oyunları gösterimiz olacak. Çerkes danslarını çok severek izliyor ve Çerkes tavuğunu da çok severek yiyoruz” deyince Sefer Berzeg haklı olarak itiraz etti. “Hocam tavuk Çerkes oluyor da ben olamıyorum, öyle mi? Bizi kızlarımız ve tavuğumuzdan başka yönlerimizle de biraz tanıyın lütfen” dedi. Prof. Dr. Cengiz Küçük, Sefer Berzeg’in kendilerinin dostu olduğunu, ama bu konunun bu gün burada konuşulmaması gerektiğini tekrarlayarak konuyu ve oturumu kapattı
Daha sonra kısa bir Kafkas Halk Dansları gösterisi yapıldı ve en çok itiraz eden Hocalar, en çok alkışlayan ve keyif alan izleyiciler oldular.

Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here