Bir Lügatın Düşündürdükleri

0
13

Babam Azerbaycan sınırları içerisinde Kuba reyonu Qrız köyünde doğup büyümüş, biri dört, diğeri üç yaşında iki erkek çocuk sahibi iken 1942’de askere alınmış, Alman cephesinde esir düşmüş, esaret sonrası yurduna dönememiştir. (Teslim olmak yasaktı ve dönenler kurşuna dizilebiliyordu), İsviçre mülteciliği sonrasında Türkiye’yi tercih eden muhacirler arasında yer almış, Kars’ta annemle ikinci evliliğinde ablam ve ben dünyaya gelmişiz.
Kuruşçev’in iktidara gelmesinden sonra başlayan yumuşama sürecinden yararlanarak 1964’te ilk mektubumuzu gönderdik. Yazışmalarla, fotoğraflarla tanışabildiğimiz Azerbaycan’daki diğer ailemiz ile görüşmek bizim için henüz uzak bir hayaldi. 1981’de önce babam ve onun vefat etmesinden sonra ben 1994’te (42 yaşına girdiğimde) Qrız’daki akrabalarımla yüz yüze tanışma fırsatı buldum.
Qrız, hem bir köyün, hem köyde yaşayan halkın, hem de bir dilin adıydı. Defter kalem çıkarıp notlar alarak mini bir sözlük derledim. Sonra bu dil ile alakalı bazı materyallere ulaştım. Qrızcanın çatı dili olan Lezgice sözlükler buldum. Fakat bunlar hem Lezgiceyi hem de Rusça bilmeyi gerektiriyordu.
.Benim anlayabileceğim tek dil Türkçeydi. Türkçe-Lezgice bir sözlüğün hazırlanması beklentisine girdim. Ancak bunun için birkaç yıl öncesine kadar sabretmem gerekiyordu. Sonunda Bakü’de yayımlanan Samur Gazetesinin yöneticilerinden Sedaget Kerimova ve Muzaffer Melikmemedov Lezgice-Azerice Lügat yayımladılar. O kitabı incelediğimde bu dilin ne Arapça-Farsçadan ne de Rusça veya Türkçeden ödünç almadan birçok alanda kendi kendine yeterlilik gösterdiğini fark ettim. Bu beni şaşırttı. Bilindiği gibi Türkiye Türkçesinde “Hak, hukuk, adalet” kelimeleri başta olmak üzere “dua, ayet, zekât, günah” sözcükleri Arapçadan alınmadır. Haftanın günleri “char şenbe, pencşenbe, bazar” Farsçadan, “cuma” Arapçadan devşirmedir. Türkçedeki şubat (Arapça), mart (Latince), nisan (Arapça), mayıs (Rumca), haziran (Arapça), temmuz (Arapça), ağustos (Latince), eylül (Arapça), Kasım (Arapça) diğer dillerden alınmadır.
Azerbaycan’da gün adları: “Heftenin birinci günü, ikinci gün, üçüncü gün” vb. diye verilmektedir. Qrız köyünde ise gün adları “itney, taletey, erba, eneg cif, eneg, şenbe ve bazar” olarak sıralanır.(Çatı dili Lezgicede gün ve ay adları aşağıda verilmiştir.)
Yine Qrız dilinde ekmek “fu”, Allah “guts”, kedi “gəch” sözcükleri bir süredir Jıneps gazetesinde yayımlanan Akdeniz ulusu tezini güçlendirmektedir. Bilindiği gibi İngilizcede besin “food”, Allah “god”, kedi “cat”tir.
Qrız dilinde Tip-cat (cirit) sopası Kənzhel, uzunluk ölçüsü (jug), uzak (jugta) kavramlarının bulunması dikkat çekicidir. İngilizcede “cubit” diye uzunluk ölçüsü vardır.
Türk dünyasında kullanılan 10 yıllık takvim; it yılı, domuz yılı vb. Çinlilerden aktarılmıştır. “Saat, saniye, salise” Arapça, “hafta” Farsçadır. “Pencere” Gürcüce, “ lahana” Yunancadır. Daha böyle birçok kelime başka dillerden alınmıştır.
Lezgicede ise durum şöyledir:
Din ve ahlak kavramları: Бaдapa (badara gibi okunur) ahlak, Гьyнкıвaл (hunkval gibi okunur) cennet, Гьyц (huts gibi okunur) Allah, Epecь (eres gibi okunur) günah, Жин (jin gibi okunur) ve Зerьлe (zehle gibi okunur) ruh, Зaмap (zamar gibi okunur) cemaat, Зaлaб (zalab diye okunur) dua, Kъyъrь (qüh gibi okunur) ve Kъyфapaи (qufaraı gibi okunur) beddua, Зeзp (zezr gibi okunur) zekât, Гьaлaй (halay gibi okunur) tavaf, Зaт (zat gibi okunur) vicdan, Биcтaн (bistan gibi okunur) şeytan, Жинэзyн-кaчэзyн (jınezun-kaçezun diye okunur) sorgu-sual, Kьинep-arьтep (q’iner-ahter gibi okunur) yemin, Гьaкь (haki gibi okunur) namuslu, Пaквилeлди (pakvileldi gibi okunur) namusla, şerefle.
Hukuk kavramları: Bepдикт (verdikt gibi okunur) hüküm, Kъaл (qal gibi okunur) hak, Зикиб (zıkıb) hukuk, Гиpa (gira) adalet, Бяrьceбвaл (byahsebval gibi okunur) haksızlık, Kьaтı (q’at gibi okunur) pay, hisse, Зeк (zek gibi okunur) hapis, Bиpияaн (viriyan gibi okunur) kamusal, Зaлyк (zaluk) rehin, Kьилдинвaл (q’ildinval gibi okunur) istiklâl.
Zamanla ilgili kavramlar: Иcлeн (ıslen) pazartesi, Apбe (arbe gibi okunur) çarşamba, Kилиc (kılıs gibi okunur) perşembe, Cилиc (sılıs gibi okunur) cuma, Kищ (kış gibi okunur) cumartesi, Arъeд (ahed gibi okunur) pazar. Kyьлerь (kuleh gibi okunur) ocak, Cyъл (sül gibi okunur) mart, Tyълeн (tülen gibi okunur) mayıs, Бyклaн (buklan gibi okunur) temmuz, Бypeм (burem gibi okunur) aralık.
Sanatla ilgili kavramlar: Зapият (zariyat gibi okunur) edebiyat, Зapи (zari gibi okunur) şair, Гьaлarь (halah gibi okunur) eser.
Psikoloji alanındaki kavramlar: Kapaй (karay gibi okunur) sabır, Гьaщep (haşer gibi okunur) ihtiras, Гeвил (gevil gibi okunur) ruhbilim.
Binlerce sözcükten bir çırpıda yaptığım bu tarama başka yazılarımda tekrar inceleme konusu yapılacaktır.
Bütün bunlar dil sosyolojisi ve dil felsefesi alanlarında ciddi araştırmalar yapmayı gerektirmektedir. Ancak bu kadarıyla bile bu belirlemeler günlük hayattaki anlaşmazlıklarımız konusunda ipucu vermektedir. Toplumumuz henüz kendi dilinde “hak, hukuk, adalet” kavramlarını üretememiş, Arapçadan ithal yoluna gitmiştir. Niçin hukuka yabancı bir toplumda yaşadığımızın, niçin birbirimizin hakkına riayet etmediğimizin sebebi ortadadır. Kadına yönelik şiddetten, trafikteki sorunlardan çatışma kültürüne kadar her şey yansımasını dilde göstermektedir. Zaman kavramları, takvim alanlarında orijinal sözcük üretmemek balık belleğine sahip olmamızı açıklayabilir.

Abdullah Kubalı
Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here