Kalem Ocak 2018

0
115

Sevgili dostlarım; bilinebilen tarihten bu yana, gezegenimizde yaşayan ve adına “İNSAN” dediğimiz canlı varlıklar arasında mücadele ve kavga devam ediyor. Bunun böyle olduğunu, elde mevcut yazıtlardan anlıyoruz. Peki nedir paylaşamadığımız? Varsa bilen, somut bilgi ve belgelerle sunabilir. Ama bana paylaşımdan, inançtan, aidiyetten ve hatta ezen ve ezilen ikilisinden, dem vurup işin içinden sıyrılınmasın! O halde tekrar soruyorum; neden?

Sevgili dostlarım, yine çokbilmişliğimi göstermek için bu soruya yanıt vermek istiyorum.

Önce hatırlayalım; insanı diğer canlılardan ayıran, en önemli özellik ve farklılık nedir? Normalde bunun yanıtını bilmeyen ve bilemeyecek olan insan yoktur. Peki nedir o? Yanıt;

1- İnsan dili

2- İnsan aklı

3- Utanma duygusu (insana özgü)

Sevgili dostlarım, bu üç ana başlık kendi içinde, kendine özgü, tarihsel bir başlangıcı, yolculuğu ve bu yolculukta edindiği alışkanlıkları, birikimleri ve oluşturduğu kültürel değerler manzumesi vardır. Bulunduğu coğrafi koşullara bağlı oluşan yaşam ve davranış biçimleri vardır. Ne var ki, bu farklı ayrılıklara ve aykırılıklara rağmen, ‘insan’ denilen bu canlı türünün tümünde ortak bir payda vardır. İnsan aklı! Şimdi bu kavramın içeriğine bir göz atalım; yaratan, üreten, yaşama yeni şeyler katan, bu kavram. Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı faydasızdan ayırt eden bu kavram. Neden ıslah ve iflah olmaz. Var mı yanıtı?

Var arkadaş!

Sevgili dostlarım, beşeri ilişkilerde üç ana ocak vardır;

1- Aile (Унагъуэ)

2- Okul (ЕджапӀэ)

3- Toplum (Жылэ – жылагъуэ)

Sevgili dostlarım, her birimiz bu üç ana ocağın ayrılmaz ve ayrılamaz parçalarıyız.

Şimdi, her kişi kendisini bu üçgende tahlil ederse, neden ve niçin yeterince ıslah ve iflah olamadığımızın yanıtını bulacaktır. Eğitim, Eğitim, Öğretim, Öğretim. Görev ve görevlendirmelerde Liyakat, Liyakat yine Liyakat!

Sevgili dostlarım, bilgilerinizin tazelenmesi için aşağıdaki tabloyu sunuyorum.

Dünyadaki Dinlerin Dağılımı

1- Müslümanlar : % 18,73

2- Hristiyanlar : % 38,45

a- Ortodokslar : % 14,87

b- Katolikler : % 61,54

c- Protestanlar : % 23,59

3- Museviler : % 0,51

4- Çin inançlarına bağlı olanlar : % 16,54

5- Lamanizm : % 16,36

6- Budistler : % 6,70

7- Şintoizm : % 2,68

(Kaynakça: Ata Yayıncılık – Büyük Atlas – 17 Temmuz2007)

Not 1: Çağımızda akıl, bilim ve bilgi öncelikli toplumlar, dogmaların öncelikli olduğu toplumlara egemen olurlar. Sayısal çoğunluklu anlayış ise, sadece karşıtların hedef tahtası ve beslenme alanlarını genişletir. Bunun canlı örneklerini doğada, canlılar arası mücadelede görmek mümkündür.

Not 2: Yukarıdaki rakamlarda, ateistler ve deistler gösterilmemiştir.

Not 3: Eksik, yanlış ve hatalı kısımlarımın düzeltilmesi dileğiyle…


Sevgili Dostlarım, hepinizin çok iyi bildiği üç kavram sözcük.

1-Tesbit (хэха – убзыхун), 2-Tebliğ (гъэӀун), 3-Temsil (хуэфащэ)

Bunlara, “Teşhis” ve “Tedavi” sözcüklerini de ekleyebilirsiniz.

1- TESBİT sözcüğünün iyi anlaşılabilmesi için, günümüzde konuşulması, yazılması ve sınırsız atmasyon içinde moda olan “İNANÇ!” içerikli bir kaç kelam etmek istiyorum. Nedir o? Şudur, dostlarım;

Hz. MUSA’nın on (10) emri bir tespittir. (Elbette ki Tanrısal buyruk). Ne olursunuz, hemen reddetmeden, bu on emrin ne olduğunu lütfen okuyunuz.

Şimdi, söz konusu bu on emrin tebliği meselesi nasıl çözülecekti? Yani kim, nasıl, nerede ve kimlere tebliğ edilecekti? Dahası, devrin koşullarına, yani bu yeni söylemlere karşı olanlar nasıl aşılacaktı? Bu arada Hz Musa’nın kardeşi Hz. Harun’u da unutmadan.

2- TEBLİĞ; tekrar hatırlatıyorum, lütfen hemen karar vermeden “Bu da nereden çıktı?” demeden sükûnet içinde düşünüp, bilgilerinizin tazelenmesi için birazcık sabredin! Kısaca kendinize birkaç dakikalık zaman tanıyınız. Ve hemen Hz. İsa’yı hatırlayınız. (Hoş biz Müslümanlar, Peygamberleri hiçbir zaman unutmayız!). Ama yine de Hafıza-i beşer, nisyan ile şaşar? Ne demekse? Ben şahsen şu tümceyi daha çok severim. “Hafıza nankördür. Not almak esastır”. Yine “Alsan da yaz, versen de yaz, alim unutur, kalem unutmaz!” diyelim. Ve de üçüncü maddeye geçelim;

3- TEMSİL; valla işte tam burada tüm bildiklerim kördüğüm! Neden mi? Yalan, çalma, öldürme, komşuyu sevmeme, doğaya sonsuz zarar verme, zina (zaniye etmek, zan altında bırakmak) ve hile egemen! Bilim, Akıl, Bilgi ve Belge, kullanılan insan dili ve eylemleri ile devre dışı edilmiş.

Sevgili dostlarım, sanki bunları yazan Ali Çurey, her şeyi biliyor da, bilmeyenlere anlatıyor. Yok öyle bir şey. Hiç birimiz uzaydan gelmediğimize ve başka bir coğrafyada yaşamadığımıza göre, herkes her şeyi görüyor ve biliyor. Burada tek sorun, biz yazan ve konuşanların, şikâyet ettiğimiz konuların oluşmasında hiçbir günahımız ve suçumuz yokmuş gibi davranıyor olmamızın ikiyüzlülüğü. Bir boy aynasında, kendi iç fotoğrafımızı yansıtıp, bir de oradan okuyalım kendimizi.

Sevgi ve Saygılarımla!


Not: 1A-) Adıgeler tarihte yazı kullandı mı?, B-) Adıgeler devletleşti mi? (O tarih içinde), C-) Adıgelerin, insanlığın yararlanacağı bir uygarlık yaratıları var mı?, D-) Adıge-lerin gerçek ana vatanı sadece Kuzey Kafkasya coğrafyası ile sınırlı mı?

Not 2: Тхьэ – Тхьэмадэ – Хабзэ kavramlarının etimolojik açınımı ve tarihsel yolculuğu, Adıgelerin kadim inançları hakkında bize bir şeyler hatırlatıyor mu? Çünkü Adıge dilinde “Тхьэхэр” (Tanrılar) sözcüğü yok. Sadece “Тхьэ” ve “Тхьэщхуэ” kavramları mevcut. O da soyut anlamda. Şayet ilgili, bilgili, yetkili, yetenekli ve de şahadetnameli hemşerilerim, bu sorulara ‘EVET ve ‘HAYIR’ veya FAKAT, ANCAK ve LAKİN sözcüklerinin dışında somut, inandırıcı ve en azından ikna edici belgeler sunarlarsa, çok ama çok mutlu oluruz!

Not 3: Üç sözcüğün, “Tespit – Tebliğ – Temsil” Türkçe karşılığında Sn. Kuşha Doğan ile antant kaldık. Ama eksiğimiz varsa düzeltmenizi istirham ediyorum. 16.12.2017


Saygıdeğer, büyüklerim, arkadaşlarım, yaşdaşlarım, yoldaşlarım ve sevgili küçüklerim, 2018 yılının hepiniz için, ailenizle birlikte mutluluk ve barış dolu bir yıl olmasını, kadim adıyla Тхьэ ‘dan diliyorum. Hepinizi çok seviyorum.

Ayrıca, tüm kültür ve kol emekçilerinin, yeni yılını da kutluyor, daha sağlıklı ve daha mutlu bir gelecek arzusu ile saygılar sunuyorum.

Başta, ülkemiz olmak üzere, tüm dünyada, birlik, kardeşlik ve barışın, egemen olması dileğiyle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here