Oset cenaze ve başsağlığı kültürü

0
8

Alan Kültür ve Yardım Vakfı, Oset cenaze ve başsağlığı kültürünün yozlaşması üzerine bir takım önerilerde bulundu

Alan Kültür ve Yardım Vakfı Oset soydaşlarımızın cenazelerinde yaşanan ve tüm Kafkasya’dakilere benzer olan Oset adetlerine uymayan uygulamaların çoğalması üzerine cenaze ve başsağlığı kültürümüzü hatırlatıcı kimi uyarılarda bulundu.

Cenaze kültürümüz ve yapmamız gerekenler
Bizim kültürümüzde cenazenin büyük önemi bulunmaktadır. Bu doğrultuda Alan Vakfı olarak yıllardır cenazelerimizi sizlere sms mesajı yoluyla duyurmaktayız. Son yıllarda bu geleneğimizin gittikçe bozulmaya başladığını ve tam bir karmaşanın yaşandığını görmekteyiz. Artık cenaze evinde “Hoşgeldin” ile karşılanıyor, tokalaşılıyor, kucaklaşılıyor, rastgelen yere oturuluyor, hızlı bir biçimde ayran pide, lahmacun ikram ediliyor ve siyasi veya dini konuların tartışıldığı, vefat edenin ve acılı ailesinin ikinci plana atıldığı bir dönem yaşamaya başladık. Bir başka acı boyutu ise, bizlerin pasif kalmasına bağlı olarak, cenazede bulunan üst kattaki veya karşı komşu insiyatif alarak bizim cenazemizde bizleri yönetmeye başlamaktadır. Bu kötü gidişatı acilen el birliği ile düzeltmemiz gerekiyor. Aksi durumda bu güzel geleneğimizi kaybedeceğiz ve bizim cenazelerimiz de 8-10 kişi ile kaldırılan cenazelere dönüşecektir. Başka toplumlarca imrenilerek bakılan bu kültürümüzü tekrar canlandırmak için hep birlikte çaba göstermeliyiz. Özellikle de gençlerimizin bu kültürü öğrenmesi ve yaşatması için vakıf olarak harekete geçme kararı aldık. Konuya duyarlı kişileri vakfımıza davet ederek bir toplantı yapıp, yapılabilecekleri konuştuk. Önümüzdeki ay ikinci bir toplantı yaparak bu kültürümüzü yaşatmak için harekete geçeceğiz. Elbirliği ile çözmemiz gereken bu konuyla ilgili kısa bir bilgilendirme aşağıda:
1- Önümüzdeki günlerde cep telefonlarınıza sms mesajı atarak, cenazelerimizde uymamız gereken temel kuralları göndereceğiz.
2- Vakıfta başlattığımız çalışmaya katılanlar, bir cenaze olduğunda, gönüllü olarak sorumluluk üstlenecek ve taziyeye gelenlerin camide, cenaze evinde ve mezarlıkta yapılması gerekenlerin tekrar aslına uygun hale gelmesi için çalışacaktır. Örneğin, mezarlıkta, defin sonrasında hişterlerden “arfe” için izin alarak ve hişter adına konuştuğunu belirterek bize uygun cenaze düzeni sağlayarak, kaybolmakta olan “Arfe”mizi önce anadilde söyleyecek, sonrasında ise anlamayanlar için Türkçe yapma görevini de üstlenecektir.

Cenaze evine gidildiğinde uyulması gereken temel kurallar (Hezarı Iğdav)
1- Başsağlığına gelene “Hoşgeldin“ denmez.
2- Cenaze evinde, bir oda dolusu insanla, bir bayram günüymüş gibi, sırayla kucaklaşılmaz, tokalaşılmaz.
3- Hişter (Büyük) başköşede oturur ve başsağlığına gelen kişi (yaşca küçükse) büyüğün karşısında durur, kendini tanıtır, kısaca Allah rahmet eylesin der. Buna karşılık, büyük kendisine kısa bir arfe yapar, hep birlikte ölen kişi için bir dua okunur.
4- Görevini yerine getiren kişi, kimseyle tokalaşmadan, kucaklaşmadan, odada yaşına uygun bir yere geçer ve oturur. Cenaze evinde, siyasi veya dini konuların tartışılması, espriler yapılması, gereksiz tartışmalara girilmesi hiç bir şekilde doğru olmadığı gibi, her şeyden önce rahmetli olmuş kişiye ve orada bulunan acılı ailesine yapılabilecek büyük bir saygısızlıktır.

Camide uyulması gereken temel kurallar
(Mejcıtı Iğdav)
Günümüzde, bir vefat olduğunda, camide musalla taşındaki tabutun yanında genellikle bir genç durmakta ve camiye gidenler aile büyüğü olarak kime başsağlığı dileyeceğini bilememektedir. Yapılması gereken ise, başsağlığı dilenecek aile büyüğünün tabutun yakınında ayakta veya oturarak durması ve gelenlerin onun yanına giderek üç adım mesafede karşısında durması, kendisini tanıtması ve sadece kısaca başsağlığı dilenmesidir. Aile büyüğü de kendisine kısa bir arfe yapar ve gelen kişi geri geri yerine çekilir. Burada da tokalaşılması, kucaklaşılması doğru değildir.

Mezarlıkta uyulması gereken kurallar
(Velmerttı Iğdav)
Defin işlemi sonrasında, cenaze sahipleri bir sıra halinde dizilirler. Başsağlığına gelen kişilerde karşılarında yarım ay şeklinde dizilirler ve baş sağlığına gelenlerin “hişter”i üç adım öne çıkarak cenaze sahiplerine hitaben bir “Arfe” yapar. Cenaze sahiplerinin hişteri de aynı şekilde bir kaç adım öne çıkarak gelenlere “Arfe” yapar ve gene tokalaşılmadan, kucaklaşılmadan oradan ayrılınır.
Gerek başsağlığı dileklerinin, gerekse “arfe”nin anadilde yapılması çok daha doğru olacaktır. Önümüzdeki dönemde yapmayı düşündüğümüz bu çalışmada görev alacak kişiler bunu anadilde yapacak, sonrasında herkesin anlaması için çevrilecektir. Yukarıda sıralananlar, temel ilkelerimiz olup, kültürün orjinalinde var olan ama, günümüzde uygulanması mümkün olmayanlar dikkate alınmamıştır. Yazılanların dışında, eksik kalan daha detay kısımları da ayrıca daha sonra hep birlikte değerlendiririz.
Başkalarının bize imrendiği bu cenaze kültürümüzü (ığdavu) kaybetmememiz gerekiyor. Sadece şikayet edilerek bir yere varılamadığı için, harekete geçme kararı aldık. Bunu başarmak, ancak hep birlikte çalışmamız ile mümkün olacaktır. Desteklerinizi bekliyoruz.

Alan Kültür ve Yardım Vakfı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here