Osetlerde Davet Yemeği Gelenek ve Kuralları (2. Bölüm)

0
5

Yemek resmi olarak başlıyor
Xiştær, Huıtsaw’a (Tanrı) ve Osetler tarafından inanılan kutsal yardımcılarına (“Zuar”lara/“Jæt”lere) sesli olarak dua eder ve üç wælibæx’ı kutsar. (“Ærtæ kærzını barştkuıvd wæt!” diyerek) Yaşlı tarafından söylenen her cümleden sonra konuklar “Amen Huıtsaw!” (Amin Tanrım) ünlemi ile eşlik ederler, dua bitene kadar. Daha sonra, genç konuklardan biri üstteki wælibæx’in ucundan bir parça ağzına alır simgesel olarak, (“atsahodın”) ve bira kabı ile “bajıg”’ı büyüğün elinden alır. Osetya’nın birçok köyünde, önce biraz bira içmek ve daha sonra wælibæx’ten bir parça almak önemlidir. Hayvanın “bajıg” (omuz eklemi) güç, güven ve dayanıklılığı simgelediğinden, genç misafirlere “bajıg” ın verilmesi sembolik bir jesttir. Üstteki wælibæx’ın da gençlere verilmesi adettendir bunu eleştirmek bize düşmez. Dolayısıyla büyüğün önünde iki wælibæx kaldığından ve duaların üç wælibæx üzerine yapılması gerektiğinden, mutfaktan bir wælibæx daha istenip alınan wælibæx’ın yerine konulur ki yeniden üçe tamamlanmış olsun. Bu şekilde duanın gereklerinin bozulmaması sağlanmış olur. Büyük duasını tamamlayıncaya kadar önünde bozulmamış üç wælibæx olması sağlanmış olur. Büyük, Huıtsaw’a duasını tamamlamadan, O’nun şerefine “kadeh kaldırmadan” ve Huıtsaw’ın adıyla bu wælibæx’leri kesmezden evvel önündeki wælibæxler değiştirilemez ve alınamaz.
Sonra Tanrı adına dua sırası ikinci xiştære geçer. Bu kişinin duası, İlkinden daha uzun olamaz. Bu kişinin duasındaki ve ardından gelecek dualarda her cümleye masadakiler “Amen Huıtsaw!” ile cavap verirler. Duasının sonunda O da elindeki kadehi ve üç kaburgayı sağındaki daha genç bir konuğa ya da ayakta duran gençlerden birine verir. Üçüncü xiştær de benzer şekilde Tanrı’ya dualarını dile getirir ve elindeki kadehi ve şişi solundaki daha genç birine ya da ayakta duran gençlerden birine verir. Büyüklerden bu yiyecek ve içecekleri “Kuvinægtæ”leri alanlar, birkaç kelimeyle teşekkür ederler, Huıtsaw’ı över ve kadehi içerler ya da birer yudum alırlar. Bundan sonra, hizmet edenlerden “wırdıglæwwæg” bardakları tekrar doldurmalarını isterler ve onları sırasıyla üç büyüğe geri verirler. Gençlere kadeh yerine waşamonga verilmişse, elden ele geçirilerek bu kap boşalana kadar hepsi birer yudum alırlar.
Gençler kemiği etten ayırarak “bajıg”’ı alırlar. Kesilen hayvan bir koç ise, kemik elden ele gençlere geçer ta ki birisi herhangi bir alet yardımı olmaksızın çıplak elle bunu kırana kadar. Nadiren hiçbiri onu kıracak kadar güçlü olmadığında büyükler genç nesile nazikçe ve dostça takılırlar. Bununla birlikte, “bajıg’ı kıracak olan kişi, yaşlılardan bir onurlandırma kadehi kazanır. Bu gencin güç kazanmaya devam etmesini ve her zaman sadece ailesi için değil bütün Osetya’ya yardım etmek için her durumda birinci olmasını diler xiştær. Fakat bütün bunlar daha sonra,”xiştær” ilk birkaç dua ve temennisini yaptıktan sonra gerçekleşir.
Xiştærlerin bardakları tekrar doldurdurulduktan sonra “xiştær” Tek, Kutsal ve Büyük Tanrı için (“Yunæg Kadcın ‘Ştır Huıtsaw”) bir dua edip, bardağını önce ikinci, daha sonra da üçüncü yaşlıyla tokuşturur ve içkisini içip oturur. Daha sonra, sofradakiler büyükten küçüğe, dualarını edip, iki bardakla tokuşturup içer ve oturlar. Osetya’da dua edilmeden içki içilmesi normal değildir. Herkes sıradaki dua/temenni üzerine, uzun bir konuşmadan bir iki kelimeye kadar ama mutlaka bir şeyler söyleyecek ve biri karşısındaki biri de yanındaki (toplam ÜÇ kişi olarak) iki kişiyle de tokuşturduktan sonra içkisini içip oturacaktır. Genellikle elinde kadehi tutan sadece üç kişi ya da nadiren beş kişi olur. Sadece cenaze törenlerinde, insanlar çift sayılarda tokuştururlar kadehlerini: sadece karşında oturanla yani, yine de yanlarında onlarla beraber kadehini kaldırmış biri daha vardır ve toplamda yine üç kişidirler. Bu şekilde dua/temenni ve içki içmeler sofranın sonuna kadar devam eder. Sofranın diğer ucuna doğru kadehlerdeki içki giderek azalır: gençlerin kadehlerine büyüklerden daha az içki konulur.
Benim fikrime göre bu kadeh tokuşturma nispeten yeni bir adettir ve muhtemelen Çarlık ordusunda görev alan subaylar tarafından bize aktarılmıştır. Atalarımız sofrada otururken dua ederler ve içkilerini boğa boynuzundan içerlerdi. Bu şekilde üç boynuz sofranın başından sonuna elden ele geçerdi bunların tokuşturulmaları da zor olsa gerek.
Xiştær, üç geleneksel wælibæx’ı kutsadıktan (Şidt) sonra sunucu veya gençlerden birisi, wælibæxleri masanın ortasına getirir ve onları merkezden sekiz parçaya keser. Bunu yaparken tabağı çeviremez. Gençin ısırdığı üst pastanın parçası şimdi ona aittir.
Sadece Huıtsaw adına yapılan ilk dualar bittikten sonra yemek yemeye izin verilir, bundan önce içki içilmez veya yemek yenmez. Xiştær Tanrı’ya dua edip üç wælibæx’in kutsanması bitene kadar çocuklar bile yiyeceklere dokunamaz. Bir xiştær kadeh kaldırıp konuşmaya başlarsa, yemek yemeyi durdurmanın yanısıra konuşmayı durdurmak ve büyüğü dikkatle dinlemek şarttır. Her zaman Osetler, ziyafetlerde ve diğer yemekler sırasında çok mütevazıydılar. Bir deyim vardır: “Ziyafete giderken tok, ayrıldığınızda aç olun”. Bu atasözü oburluğun çok utanç verici olduğu gerçeğini vurgular ve son derece acıkmış olsanız bile (eski zamanlarda yeterince yiyecek olmadığı da göz önüne alınırsa), iştahınızı göstermeden yavaş yavaş yemeniz gerektiğini belirtir. Bu kural sadece misafirlikte değil kendi evinizde yemek yerken de geçerliydi.
Osetya’da xiştærlerin her bir dua/söylevinden herhangi bir şeyin atılmasına izin verilmiyor, ancak duanın anlamını gereği bazı şeyleri eklemelerine izin veriliyor. Dua masadaki son kişiye ulaştığında ayağa kalkıp yüksek sesle: “Sevgili Xiştærler! dua’nız bize kadar ulaştı” der. Bu, Xiştære artık bir sonraki duaya uygun gördüğü bir zaman geçebileceğini belirtir.
Oset geleneksel masasındaki ikinci dua her zaman erkeklerin, savaşçıların, gezginlerin ve eşiklerin koruyucusu olan Waştırci’nin onuruna yapılır. Osetya’da Hıristiyanlığın gelişiyle birlikte, Hristiyanlığı benimseyen Osetler Waştırci’yi Aziz George’un görüntüsüne benzer bir şekilde resmetmeye başladılarsa da esasen Waştırci Geleneksel Oset Dininin (İrondin/Ætsægdin/Waşdin) bir figürüdür. Waştırci, tüm Oset kutsal varlıklarının en saygın üyesidir. Onun için de yapılan dualar ve içilen içkilerin ayakta yapılması gerekir. İnsanlar, Waştırci’den Osetya’nın şanslı, mutlu ve sadık arkadaşları olan gerçek erkeklerle dolu olmasını; Osetya’nın barış ve bolluk içinde zorluklardan azade bir biçimde var olmasını; ve, vatanlarını koruma konusunda genç nesile güç, cesaret ve kararlılık gücü vermesini dilerler. Bu dua da, bundan sonrakiler de aynen ilk dua gibi xiştær tarafından telaffuz edildikten sonra masada başından ucuna doğru ilerler.
Üçüncü dua bu kutlama yemeği sebebiyle (kutlamanın yapıldığı Zuar için, genç çiftin mutlu evliliği için, askerlik hizmetinden sağlıkla dönüş için, yeni doğan oğullar için vb.) yapılır. Bu dua da ayakta iken söylenir (aileye, yaşlılara ve vesilenin kaynağına duyulan saygı gereği). Herhangi bir kutlamada, dua ayakta iken yapılırsa, içkiyi de ayakta dururken içmek gerekir. Bununla birlikte, cenaze töreninde, kişi ayakta dururken bir dua yapmış olsa bile, önce oturup sonra içkiyi içmelidir.
Üçüncü duadan sonra xiştær, demokratik ilkeler ya da katılımcılara saygı gereği, ilk konuşmayı ikinci xiştærin yapmasına izin verebilir. Birçok durumda genellikle bu kişi etkinliğe ev sahipliği yapan ailenin temsilcisidir ve bu nedenle çoğunluk bu konuşma misafirler hakkında olur ve kutlamalarında onları varlıklarıyla onurlandırdıkları için misafirlere teşekkür edilir. Ev sahibinin veya yaşlıların adına, tüm konuklara özel bardak veya kadehlerle içki verebilir. Osetya’daki bu kadeh, özel saygı ve saymanın bir işaretidir. Bu teklifi reddetmek gerçekten alınganlık yaratabilir. Çok içtiğini ve artık içmek istemediğini söylemek adet ve görenekleri saymamak anlamına gelir. Bununla birlikte, bu bir bardak dolusu votka içmek zorunda olduğunuz anlamına da gelmez.
Öncelikle, iyi konaklar misafirleri sarhoş olmaktan korurlar ve onların işini kolaylaştırmaya çalışırlar. İkincisi, bu özel bardakların sunulmasıyla, bu güzel geleneğin saygı ve şükran sözlerinin edilmesi geleneğinin devamına verilen önem gösterilir yoksa sarhoş olunması veya içeceğin miktarı önemli değildir. Bunu anlamayanlar Oset sosyal hayatının kurallar bütünü olan “Æğdaw”’a şiddetle ters düşen insanlar oluyor. Daha az alkollü bir içki içmek veya daha az miktarda içki içmek sorun değil. Kişi gerçekten iyi nedenlerden dolayı içki alamazsa ya da hiç içmiyorsa, sadece simgesel küçük bir yudum alıp, mazeretini bildirip içmeyebilir de, doğru olmak kaydıyla, hiç içki içmediğini ya da araba kullanacağını söylemesi yeterlidir. * Bu özel kadehleri alan herkes, onurlandırma amaçlı şükran sözlerini “arfæ” telaffuz ederek ev sahiplerine mutluluk, şans ve refah diler ve aynı zamanda bu gibi pek çok kutlama vesilesi olup bu özel kadehleri sunmalarını diler. İnsanlar masada en son kişiye ulaşıncaya kadar yine üçlü düzende içerler.
Bu özel kadehleri / bardakları sunan ikinci xiştær, en genç konuk içkisini bitirene kadar ayakta beklemelidir. Bundan sonra, temennilerini daha kısa bir şekilde tekrarlar ve ilk xiştære konuşma sırasını verir, çünkü ondan önce içmesine izin yoktur. Xiştær ayağa kalkıp bu iyi ve güzel arfesi için ikinci xiştære teşekkür eder. Kutlamanın konuklara da teşekkür eder ve kendi iyi dileklerini söyleyip içkisini içer. Daha sonra bu temenniler masanın ucuna doğru yeniden aynı şekilde ilerler, ancak bu kez misafirler sadece ev sahiplerinin ve tüm katılımcıların sağlığı için içki içerler.
Erkekler ve kadınlar aynı masada oturmadığında, yalnızca bir standart kurallar seti vardı. Zamanla, gençler kendi demokratik ve özgür standartlarını oluşturdu. Genellikle iki kısma ayrılır: zorunlu ve daha serbest kısımlar. Törenin başındaki ilk 3-5 dua / temenni ve sonundaki 2-3’ü zorunlu kısmı oluşturuyor. Bunların arasında, masadaki insanlar genel konuşma yeteneklerine ve dünya görüşlerine dayanarak, genellikle doğaçlamalı temennilerini dile getiriyorlar.
Tören, orta yaşlı insanlardan oluşuyorsa, yemek organizasyonu yüz yıl öncesi ile hemen hemen aynıdır. İlk 3-4 duadan sonra, xiştær arka-arkaya şu şekilde “arfe”ler yapar:
– “Binati hitsau” (Evin koruyucusu), böylece ev sahibinin evini ve ahalisini her türlü sıkıntıdan korur. Katılanların evlerinin de kötülükten uzak olmasına dua edilir.
– Ev halkının sağlığı ve bolluğu refahı “farn” için.
– “Horı Watsilla”, “Fosı Fælværa” (Hasatların Koruyucusu Watsilla’nın ve Evcil Hayvanların Koruyucusu Fælværa), “Madı Mæyræm”’a ise genellikle kadınların masalarında dua edilir ve kadınların sağlığı ve mutluluğu ile çocuklarını sağlık, mutluluk içinde büyütebilmelerini sağlaması dilenir.
Osetya’nın değişik yerlerinde insanlar o bölgenin yerel “Zuar”larını da içtenlikle hatırlarlar: Xætæcı Waştırci, Tutır, Rekomı Zuar, Nışanı Waştırci, Tarancelos, Şærı Zuar, Alardi, Zıvğişı Zuar, Mıkalgabırtæ ve diğer Zuarlar için. Eskiden, bayramlar ve kutlamalar uzun sürerdi, genellikle birkaç gün sürerdi ve masada birçok dua / Temenni edilirdi. Bununla birlikte, bu kutlamalarda kimse sarhoş olmazdı, çünkü sarhoş bir kişi kendisine unutulmayacak bir utanç verebilir. Bu ayıp ölmekten bile kötü sayılırdı. (Devam edecek)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here