2015’te ne demiştik?

0
7

Bu seçimler Çerkesler için ‘milat’ olmalı!

Yeni Türkiye’nin yeni güvenlik yasalarıyla, herkesin ‘olağan şüpheli’ haline geldiği, bireysel hak ve hürriyetlerin tehdit altına girdiği, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün neredeyse darbe dönemlerine eşdeğer oranda baskı altına alındığı bir siyasi iklimde, yeni bir seçim dönemine giriyoruz.
Eğer öne alınmazsa 2015 yılı Haziran ayında önümüze bir sandık konarak, dayatılan aday ve partileri seçmemiz istenecek.
12 Eylül askeri cuntasının mirası %10 seçim barajı ile temsiliyette adaletin tırpanlandığı; parti liderinin milletvekili adaylarını belirlemede tek seçici olduğu, halkın kendi temsilcilerini aday gösteremediği, anti-demokratik bir seçim ve partiler yasasının gölgesinde oy kullanacağız.
Ve bir kez daha kimi kanaat önderlerimiz, kimi örgütlenmelerimiz ilkeler ve talepler çerçevesinde değil; siyasi eğilimlerine, yakınlık derecelerine, politik hesaplarına ya da çıkar ilişkilerine göre, açıktan ya da dolaylı bazı adaylara destek isteyecekler. Veya, yine ilkeler toptan çöpe gönderilip “Bütün Çerkes adaylara destek verelim” demeye devam edecekler.
Tam da bu noktada, Türkiye’de 17 kez genel seçim yapıldığını, bütün seçimlerde bir veya daha fazla sayıda seçilmiş Çerkes adayın olduğunu ve bu adayların kendi kimlik ve kültürleriyle, ulusal sorunlarıyla ilgili nasıl bir performans gösterdiklerini hatırlamakta yarar var.
Oysa artık, kimliğiyle, kültürüyle ve diliyle varlık-yokluk savaşı veren Çerkeslerin, Meclis’te Çerkes kimliği ile kendisini temsil edecek vekillere, siyasi denklem içinde es geçilemeyecek bir baskı unsuru olabilmek için güçlü bir toplumsal ses olmaya ihtiyacı var.
Açık ki; kendi içine kapanmış, erimekte olan kimlik bilincini ‘denge’ politikalarıyla tehlikeye atmış ve başarısız olmuş yöntemler yerine, demokratik taleplerimizi ancak benzer kimlik sorunları yaşayan halklarla dayanışma ve işbirliği içinde yükseltebilir, güçlü bir ses çıkarabiliriz.
Peki bu koşullar altında sandık başına giderken, Çerkeslerin ölçütü ne olacak, ne olmalı?
Dolayısıyla, icazetsiz, minnetsiz ve diyet borcu olmayan bağımsız bir duruşla; kimlik mücadelesinin gereklerini yerine getirebilecek adaylarda ısrarlı olmalı, hatta bu seçimleri kendimiz için bir ‘milat’ sayarak kendi adayımızı çıkartmak için mücadele etmeliyiz.
Yani bu kritik soruya yanıtın; Çerkes halkının kimlik ve kültürüne sahip çıkmadaki kararlılığı kadar, bu kararlılık çerçevesinde oluşmuş “İlkeler ve Talepler Manifestosu”yla verilebileceğini düşünüyoruz.
Biz aşağıda imzası olanlar, tüm Çerkesleri ekteki ilke ve talepler ışığında ortaklaşılan adaylar etrafında toplanmaya, ilke ve taleplerimizi kabul eden siyasi partileri desteklemeye davet ediyoruz.
Ek.1. Taleplerimiz
Ek.2. Milletvekilliği adaylığı için ilkelerimiz

Milletvekili adaylığı için ilkelerimiz

1. Demokrasiye, insan haklarına ve çok kültürlülüğe saygılı,
2. İnsanlığa karşı, nefret, ırkçılık, ayrımcılık, şiddet suçu işlememiş olmak,
3. Çerkes kimliği ve kültürüne dair talepleri öne çıkaracak ve her zeminde savunacak,
4. Hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine saygılı,
5. Diğer halklara saygılı: Halkların eşitlik, özgürlük ve dostluğu için çalışan,
6. Ezilen, ötekileştirilen bütün kimliklerle dayanışma gerekliliğini savunan,
7. Eşitlik, özgürlük ve adaleti temel alan demokratik anayasa yapılmasını savunan,
8. Devletin laikliğini savunan ve bütün inançlara eşit mesafede duran,
9. Çağdaş, laik eğitim politikalarını savunan, sınavsız, parasız, eşitlikçi eğitime evet diyen.

Taleplerimiz

1. Çerkes olarak, varlığımızın ve kültürümüzün resmi düzeyde tanınması,
2. Dilimizin ve kültürümüzün asimilasyona karşı korunması için başta anadilde eğitim hakkı olmak üzere kültürel ve demokratik haklarımızın verilmesi,
3. Mevcut kültürel değerlerimizin kayıt altına alınabilmesi, korunabilmesi ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için gerekli bilimsel çalışmaların yapılması, bunun için ilgili bakanlıklarca bütçelerin ayrılması,
4. Anavatan Kafkasya ile sürgün dolayısıyla kopartılan tarihsel bağlarımızın daha güçlü kurulabilmesi için çifte vatandaşlığımızın önündeki engellerin kaldırılması,
5. Çerkesler’in 19. yüzyılda yaşadıkları soykırım ve sürgünün TBMM’ce tanınması,
6. Abhazya’ya doğrudan ulaşımın sağlanması,
7. Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması,
8. Güney Osetya’nın bağımsızlığının tanınması.
9. 1994 ve 1999 savaşları sonrası Türkiye’ye gelen Çeçenlere mülteci statüsü verilmeli, insanca yaşam koşulları sağlanmalı, faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here