Osetya’dan Haberler

0
8

Suriye, Güney Osetya’yı tanıdı
Güney Osetya-Alanya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Suriye Arap Cumhuriyeti ile iki devlet arasında karşılıklı tanıma ve büyükelçilik düzeyinde diplomatik ilişkilerin kurulduğunu açıkladı. “Güney Osetya-Alanya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, hükümeti tarafından yetkilendirildiği görüşmelerin olumlu sonuçlandığını, Güney Osetya-Alanya Cumhuriyeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Viyana Konvansiyonu hükümleri uyarınca karar alma haklarını kullanarak, 18 Nisan 1961 tarihli diplomatik ilişkiler ve 23 Nisan 1963 tarihli konsolosluk ilişkilerine dair Viyana Konvansiyonu anlaşmalarına uyumlu olarak iki ülkenin birbirini karşılıklı olarak tanıdığını ve bu tebliğin yayınlandığı tarihten itibaren diplomatik ilişkilerin büyükelçilik seviyesinde kurulduğunu ilan etti.”
Bakanlık, iki devlet arasında halklarının yararına ve tam kapsamlı siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliği ilişkileri kurmaya ve geliştirmeye çalışacaklarını da sözlerine ekledi. Suriye’ye ilk resmi ziyaretin haziran ayı içerisinde yapılacağı duyuruldu.
Not: Suriye Arap Cumhuriyeti ve Abhazya Cumhuriyeti de benzer şekilde karşılıklı tanıma ilanı yaptılar. Bu tanımaların Güney Osetya-Alanya ve Abhazya Cumhuriyetleri için hayırlı olmasını dilerim.

Anadil tartışmaları
Rusya Federasyonu’nda (RF) zorunlu anadil eğitiminin seçmeli hale getirilmesiyle ilgili tartışmalar Kuzey Osetya-Alanya’da devam ediyor. RF’de Rusça’nın milli zamk olduğu fikriyle yerel anadillerin zorunlu olmaktan çıkarılıp eğitim dilini tamamen Rusça kılmak isteyenleri geçen temmuz ayında Putin de onaylayınca yerel dillerin seçmeli dil olarak öğretilmesini öngören kanun teklifi hazırlanmış ve kimi Cumhuriyetlere denetçiler gönderilmişti.
Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti Başkanı’nın “Oset ulusal ve kültürel kalkınma” konularında baş danışmanı olan Tamerlan Kambolov, RF Devlet Başkanı Vladimir Putin’in desteklediği Federal Eğitim Yasası’nda RF halklarının yerli dillerinin ve hatta Cumhuriyetlerin Rusça dışındaki resmi dillerinin eğitim kurumlarında seçmeli olmalarını öngören yasa tasarısına itirazlarını dile getirdi.
Kambolov’un imzaya açtığı kampanyasını destekleyenler yeni düzenlemenin hem RF hem de Cumhuriyet Anayasaları’na aykırı olup yeni yasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda Oset dilinin gelişimine ket vuracağına inanıyor. Osetler, Rusça’nın anadillerin en çok korunduğu Kafkasya ve Orta Asya’daki otonom bölgelerde yaşayan farklı etnik kökenli insanlar arasında, Rusça’yı anadilleri olarak tanımlama konusunda başı çeken bir halk oldukları için bu değişiklikten belki de en kötü etkilenecek Kafkas dili Osetçe olsa gerek.
Geçtiğimiz birkaç yıl içinde, Kambolov’un öncülüğünde, Osetçe dili okul öncesi ve okul eğitim kurumlarında kullanılmaya başlandı ve Rusça’nın yanı sıra Osetçe de eğitim verilen ilk “Alan Gymnasium”u açıldı. Bu arada, Kuzey Osetya-Alanya Devlet Başkanı Vyaçeslav Bitarov’un başkanlığında, 22 Mayıs’ta toplanan Oset Dilinin Koruma ve Geliştirilmesi Komisyonu anadilin ve milli kültürün geliştirilmesiyle ilgili gelişmeleri ele aldı ve özellikle medyada Osetçe programların çoğaltılması için uzman desteğinin sağlanacağı, Osetçe okul kitaplarının çoğaltılacağı ve artan talebe bağlı olarak Alan Gymnasium’larının yaygınlaştırılmasıyla 1 Eylül’de yeni öğrenim yılına çift dilli eğitim yapılacak 16 okul ve 22 kreş ile girileceği müjdesini verdi.
Kanun tasarısı hali hazırda Duma Eğitim Komisyonu’nda ve nihai halini bu sonbaharda alacak. RF, 1992 yılında yayınlanan, azınlık dillerinin korunması ve desteklenmesini ve bunların eğitim kurumları ve mahkemeler de dahil olmak üzere daha yaygın kullanılmasını öngören Avrupa Konseyi Bölgesel veya Azınlık Dilleri için Avrupa Şartı’nı 2001 yılında imzalamış ancak onaylamamış durumda. Türkiye ise bu şartı imzalamadı. (https://m.business-gazeta.ru/article/381875)

Khoşta heykeli
Vladikafkas’ın sembolü olan Barış Parkı’nın Mira Caddesi’ndeki ana girişinin önünde bulunan ünlü heykeltıraş Vladimir Şoşkiev’in Khoşta heykelinin bulunduğu yerden kaldırılması isteniyor. Oset milliyetçileri, özellikle gençlerin Khoşta’nın kucağına otururken, öpüşürken vb. pozlar çekip sosyal medyada paylaşmalarının, milli şairimizin aziz hatırasını zedelediği iddiasıyla heykelin bir müzeye alınmasını istiyorlardı, hatta şairimizin sülalesinden kimileri heykelin Khoşta’nın edebi heybetini yansıtmaktan uzak olduğundan dolayı tamamen kaldırılmasını bile istiyor.
Bu kampanya başarıya ulaşıp heykelin kapalı bir yere alınması kararı alındıktan sonra bu kez karşı bir kampanya başladı ve pek çok kişi kendilerinin ve çocuklarının Khoşta heykeli ile güzel pozlarını yayınlayıp heykelin olduğu yerde korunmasını talep ederken, heykelin fiziksel handikaplarına karşın yazarın heybetli insancıl ruhunu yansıttığını ve heykel ile ilgili nihai kararı sülalesinden bir takım kimseler ya da bürokratlar tarafından değil, sanatçılar ya da bir referandum ile halk tarafından alınması gerektiğini savunuyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here