Аланты Хъæлæс – Osetlerin Sesi – Temmuz 2018

0
17

Diasporadan

Alan Vakfı’mızdan gençlerimize müjdeli bir haber var. Daha önce Kuzey Osetya-Alanya’daki iki üniversite ile görüşmeler yapılıp Türkiye Oset Diasporası’ndan gençlerin bu üniversitelerde ücretsiz eğitim alabilmeleri konusunda protokoller imzalanmıştı. Rusya Federasyonu’ndaki kimi üniversitelerin Türkiye’de resmen tanınmıyor olmaları sorunu da Yükseköğretim Kurulu ile yapılan görüşmeler sonucunda aşılmış ve bu iki üniversitenin denklikleri tanınmıştır. 
Umarım gençlerimiz bu fırsatı değerlendirir ve hem ücretsiz kaliteli bir eğitim alıp hem de Rusçanın yanı sıra Osetçe de öğrenerek hayata atılma fırsatları olur. 
Vakfımızın bu konudaki açıklaması aşağıdadır, Vakfımıza ve başkanımız Sadrettin Kuşoğlu’na camiamız adına teşekkür ederiz.

“Üniversite Çağındaki Gençlerimize Güzel Haberlerimiz Var!..”
Bir süre önce, Alan Vakfı olarak Kuzey Osetya-Alanya’daki iki üniversite ile protokol imzaladığımızı ve bizim çocuklarımızın oradaki fakültelerde, lisans veya yüksek lisans eğitim görüp, Türkiye’ye döndüğünde, bu mesleklerini yapabileceklerini söylemiştik.
Tek endişemiz bu üniversitelerin Türkiye’deki, Yükseköğretim Kurulu’nca verilen, denklik sorunuydu. Geçen hafta YÖK nezdinde bu konuda üst düzeyde temaslarımız oldu. Aldığımız güzel haberi sizlerle paylaşıyoruz. Her iki üniversite, denk eğitim konusunda, YÖK tarafından tanınıyor. Yani, YÖK bu üniversitelerin Türkiye’deki eğitime denkliğini kabul ediyor. Kısacası, denklik konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Bu üniversitelerin eğitim kalitelerini yerinde görüp incelemiş ve etkilenmiştik. Eğitim kaliteleri konusunda bizim bir kuşkumuz yoktu. YÖK denklik durumu ile bu düşüncemiz teyit edilmiş oldu. 
Çocuklarımız, Osetya’da çok iyi eğitim veren fakültelerde, sadece ilk yıl düşük bir bedel ödeyerek, üniversite eğitimi alacaklar ve Türkiye’ye döndüklerinde, YÖK’ten alacakları denklik belgesi ile mesleklerini rahatlıkla yapabilecekler. Peki, hangi fakültelerde okuyabilecekler?

Kuzey Kafkas Maden Ve Metalurji Üniversitesi (Gımı Üniversitesi)

Elektronik Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Fakültesi, Jeoloji Fakültesi, Elektro Mekanik Fakültesi, Gastronomi Fakültesi, Bilgi Teknolojileri Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi.

Kuzey Osetya Devlet Üniversitesi
(Kosta Üniversitesi)
Biyoloji ve Biyoteknoloji Fakültesi, Fizik Mühendisliği Fakültesi, Matematik ve Bilgisayar Teknoloji Mühendisliği Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Psikoloji Fakültesi, Spor Fakültesi, Kimya Mühendisliği Fakültesi.
Eğitim dili Rusça olduğu için, ilk yıl görecekleri Rusça hazırlık eğitimi ile ayrıca bir dil öğrenecek olmaları da gençlerimiz için ikinci bir kazanç olacaktır. Bir başka güzel haber ise, üniversitelerle yaptığımız görüşmelerde, Osetçe bilmeyen dileyen gençlerimize, ücretsiz kurs ile, altı ayda anadillerini de öğreteceklerini söylediler.
Gençlerimizin daha iyi bir geleceğe sahip olması için bu projeyi çok önemsiyoruz. Daha detaylı bilgi almak isteyenler info@alanvakfi.org.tr
adresine yazabilirler.

Sadrettin Kuşoğlu, Alan Kültür ve Yardım Vakfı Başkanı

Kuzey Osetya Akademik Dans Ekibi “Alan” Türkiye’ye geliyor
Alan Kültür ve Yardım Vakfı Oset Kültür Festivali’nin ikincisinin 4 Ağustos’ta İstanbul’un en güzel salonu olan Cemal Reşit Rey’de gerçekleştirileceğini duyurdu. Dört yıl önce de ülkemize gelen, Kafkasya’nın en prestijli ekiplerinden biri olan, ALAN’ı bir kez daha İstanbul’da izleyebileceğiz. Kültür Festivali kapsamında ayrıca geleneksel Oset müziklerini icra eden “İrişton Flarmoni” grubu ve ses sanatçıları da gelecekler.
Müzik ve dans gösterilerinin yanı sıra Oset Ressamlar grubu “Şændizæn”in de sergisi açılacak. Geleneksel Oset Birası olan Bægænı Festivali’nde de Bægænı yarışmasının yanı sıra geleneksel Oset mutfağından Wælibæx, Fıccın, Cıgga, Kaşdon, Ixşırı Çımgæ, Hæmpalı ve Dongoccul ile Ghumæl gibi yemek ve içeceklerin de sunumu olacak.
Festival biletlerini Alan Kültür ve Yardım Vakfı’ndan edinebilirsiniz. Adres: Merkez Mahallesi, Oktay Cebeci Sk. No:9 Kat: 2 34381 Şişli. Tel: 0 212 234 58 57. E-posta: info@alanvakfi.org.tr.

***

Osetya’dan Haberler

REKOM kutlandı!
Geleneksel inançlarını koruyan Osetler en önemli günlerden olan Rækomı Waştırci Bayramı’nı 16 Haziran’da kutladılar. Osetler Tanrı’nın Nartı Batraz’ın ölümüne çok üzülüp üç damla gözyaşı döktüğüne inanırlar ve bu göz yaşlarının düştüğü yerleri kutsal saymışlardır. Bunlar arasında belki de en kutsal kabul edileni Yukarı Tsæy’deki Rekom’dur. Bayram için bu tepeye yalınayak tırmanan Osetler burada kurbanlarını kesip dualarını ederler ve geleneksel şarkılar, danslar ve yarışmalarla kutlarlar bayramlarını. Kadınlar ise biraz daha aşağıdaki Maryæm kutsal alanında kutlarlar bu kutsal günü, bekar olanlar geleneksel ip dokuma tekniği aldımbıd’larla yaptıkları kurdelaları kutsal ağacın etrafında üç tur attıktan sonra ağaca bağlar ve dileklerini dilerler. Kutsal alanda yapılan arkeolojik kazılar buranın tarihinin MÖ 1000 yıllarına gittiğini ve Kuban Kültürü’ne ait olduğunu göstermişti.
(https://region15.ru/news/2018/06/17/10-28/ )

“Köşedeki Trajedi” Sergisi
Moskova Müzesi’ndeki artist-eleştirmen Diana Machulin’in küratörlüğünü yaptığı sergide Vladikafkas’tan dört farklı sanatçının sergisi vardı: Alisa Gokoeva “Yiğidin Deliliği: Şarkı söylüyorum”, Stas Kharin “Ordzhonikidze – Yıldızım”, Yevgeny İvanov “Turizmin Acısı” ve Anna Kabisova “Dün Bugünden Sıcaktı” adlı çalışmaları ile sergide yer aldılar. Hepsi 90 kuşağından olan sanatçılarımız trajediler ve bunları aşmak temasını işlediler. İki sanatçımız 2002 yılındaki Karmadon’daki Kolka Buzulu Felaketini ele aldılar. Alisa Gokoeva buzulun yarattığı toprak kayması ve selin altında kalan 125 insanımızı arama çalışmalarını fotoğraflamış. Bir buçuk yıl boyunca onlarca gönüllü ve kaybolanların akrabaları onları umutsuzca aramışlardı: Önce kurtarmak sonra da cenazelerini bulmak umuduyla. Anna Kabisova’nın sergisi ise Güney Osetya ile Gürcistan arasındaki karmaşık aşk ve nefret ilişkilerini ele almış ve insanlara bu konudaki duygularını dile getirme fırsatı vermiş: Sovyet zamanı hatıraları ile sonrasındakiler arasındaki tezat ortaya çıkmış böylece. Vladikafkaslı sanatçıların yanı sıra RF’nin 14 farklı şehrinden sanatçı gruplarını bir araya getiren bu dev sergide Babil tarzı birçok dilliliğin sergilenmesi amaçlanmış.
(https://m.sputnik-ossetia.ru/columnists/20180428/6297287.html )

***

Osetlerde Davet Yemeği Gelenek ve Kuralları(4. Bölüm)

Kurallar

Osetlerin geleneğinde evlerine giren her konuk “Tanrı tarafından gönderilmiş” kabul edilir. Osetya’yı ziyaret eden yabancılar genellikle Oset misafirperverliğine çok şaşırır ve etkilenirler. Osetler “Evinize düşmanınız bile gelse ona iyi niyetle ve onurlu bir konuk olarak davranmalısınız” derler. Oset Sofrasında uyulması gereken katı kurallar vardır, bunların arasında en temel olanları şunlardır.
• Her medeni sofrada da kabul gören evrensel adap kuralları Oset sofrası için de geçerlidir. Bunlara ek olarak, bir Oseti bağlayan kurallar şunlardır:
• Sofra kutsal bir yerdir. Sofranın başındayken dedikodu yapmak, tartışmak ve bağırarak konuşmak yasaktır. Ayrıca köpek, eşek, domuz, sürüngenler veya diğer “kirli” sayılan hayvanlardan bahsetmek uygun değildir. Yanlışlıkla bunlardan bahseden kişi “sofra beni affet” ya da “sofranın huzurunu kaçırdığım için özür dilerim” (tabu fıncı farnæn) diyerek içtenlikle özür diler.
• Oset sofrasında ailenin büyükleri ve küçükleri beraber oturamazlar: torunlar dedeleri ya da onların kardeşleriyle, baba ve oğlu, amcası ve yeğeni, kayınbaba ve damadı, kardeşler (eğer yaş farkı çok ise) bir masada bir araya gelemezler. Kızı istenmeye gelinen baba da kız istemeye gelenlerle oturamaz. Evlenmemiş yeni yetme erkeklerin sofraya oturması da kesinlikle yasaktı. Bu kuralları çiğneyen gençler büyüklerine hakaret etmiş sayılırlardı.
• Eğer davet özel bir nedenle verilmiş değilse, ailenin başı (en yaşlı erkek) misafirlerin yaşlarına bakılmaksızın sofranın başında oturur. Eğer büyük bir kutlama, bayram veya bir düğün yemeği söz konusu ise, ev sahibi masada oturmaz. O, devamlı etrafı gözler, davetin başarısı için tüm konukların ihtiyaçlarını davetten sorumlu kişiye ileterek bunların karşılanmalarını sağlar.
• Sarhoş olmak büyük bir ayıptır. Tüm konukların kendi içki sınırlarını ve zamanında durmayı bilmesi gerekir. Sarhoş olunca “Oset geleneklerine uymak istediğimden dolayı sarhoş oldum” diyen kişi tam da bu esas adeti çiğnemiş olur. Osetya’da içki içmeyen bir kişi asla eleştirilmemiş, ancak alkol bağımlısı olmak ya da sarhoş olmak her zaman büyük bir utanç olmuştur.

• Zaten davete sarhoş gelmek de uygun değildir. Sarhoş kişi kendisini kontrol etmekte güçlük çeker. Sofradan sorumlu olanlar, böyle insanları masadan uzak tutmak için gerekli iradeyi göstermek zorundadır. Sarhoş kişi bütün bir daveti mahvedebilir ve misafirlerin huzurunu, neşesini kaçırır.
• Sofrada sigara içmek de yasaktır. Sofrada sigara içen herkese saygısızlık etmiş sayılır. Iki-üç saat sigara içmemeye dayanamayacak müptelalar sofraya da oturmasınlar. Görüyoruz ki sigara içmek için biri ayağa kalkınca herkesi de yerinden oynatıyor, sofranın düzeni bozuluyor. Burada sofranın başına bir görev düşüyor. Davetin sonuna kadar dayanamayacaklar var ise sigara içenler için ara(lar) vermek görevidir bu. Ancak her halükarda ilk üç dua faslı bitmeden bu tür bir ara istenemez ve verilemez.
• Oset sofrasından büyüklerden izin almaksızın oturup kalkmak yasaktır. Bu tür davranış büyüklere ve masadaki diğer kişilere saygısızlık sayılır.
• Bir kimse davetin başlangıcına geç kalmışsa, yaşına bakmaksızın sofradakilere selam verir ve masanın sonuna oturmalıdır. Misafir uzaktan geliyorsa, onu büyüklerin yanına çağırırlar. Büyükler onlara geç kalan misafire sunulan hoşgeldin kadehini “æmbælæg” verirler. Misafir de onlara “gelen misafirleriniz hep iyilikler getirsinler” diye “arfæ” eder. Sonra içkisini içer ve onun için baştan ayrılan yere oturur.
• Oset davetlerine temiz ve uygun bir kıyafetle gelmek gerekir. Eski püskü kıyafetle, şortla, karnı açık bırakan kıyafetle, sporcu kıyafetleriyle ve benzeri ile sofraya oturulmaz. Aynı zamanda, bir Oset toplantısında uygun görülmeyen davranışlar sofrada da uygun görülmezler: başkasına bağırmak, başkasını rencide etmek, büyüklerle iddialaşmak, ya da erkeklerin masasında otururken çocuklarla ilgilenmek, kucağına almak ya da yanına oturtmak gibi şeyler uygun değildir.
• Büyüklerin yaptığı dualar arasında diğerlerinin ayrı dualar yapıp içmeleri de yasaktır. Sofrada özel bardaklarla içki de dağıtılamaz büyüğün talebi dışında. Yine dualarda içilenin dışında içki içilmesine de izin verilmiyor ancak su ve tatlı içecekler içilebilir aralarda. Bu kural içkiye düşkün insanların keyiflerine göre davranmalarına ve sarhoş olmalarına engel olmak içindir. Bu şekilde Oset geleneklerinin çiğnenmesine engel olunmuş olunur. Sofrada fazla içmeye çalışan kişilerin çabaları hemen durdurulmalıdır.
• Yaşlılar başka bir dua için ayağa kalkarsa herkesin de ayağa kalkması gerekir. Son zamanlarda Kuzey Osetya’da dışardan gelme bir adet çıktı. Herkes ayağa kalktığında gençlerden bir tanesi oturmaya devam ediyor ve xiştær duasını bitirip oturunca O da ayağa kalkıyor. Bu doğru değildir. Osetliğe yakışan sofrada büyük dua için ayağa kalktığında istisnasız herkesin ayağa kalkmasıdır. Bu kişiye sofranın bekçisi “fıng ghaghghænæg” diyorlar, sofranın beklenmeye ihtiyacı yoktur, bir yere kaçmaz.

• Oset sofra geleneklerine göre içki bardağını / kadehini her zaman sağ elde tutmak ve elden ele geçiriliyorsa da bunu sağ el ile yapmak gerekir. İçki doldururken de bardak sağ elde şişe sol elde olur.
• Sofrada bir kişiden daha yüksekte oturan kişiler dua edip içkilerini içmedikçe aşağıda oturan birisi bunları yapamaz. Önceki duala canı gönülden dinlenilmelidir, söylenen sözleri tamamen anlamak için gereklidir bu.
• Büyüklerin dikkatini bir şeylere çekmeye veya onlara bir şeyler önermeye müsaade edilmez. Sofra adetleri değişmezdir bunlardan dolayı sitemde bulunmak da yakışık almaz, içine sinmese bile. Özellikle bir başkasını gereğinden fazla içmeye zorlamaya çalışan kişi Oset sofra geleneklerini bozan bir kişi sayılır.
• Sofrada büyüklük sırasına göre oturmak da çok önemlidir. Masanın başında en büyük oturur, ikinci sırada ev sahibi sülalenin büyüğü sonrada misafirlerin büyüğü gelir, daha sonra diğer büyükler masaya yaşlarına göre zikzak şeklinde oturur, bu düzen masanın sonuna kadar devam eder. Bu hiyerarşi dua edilme sırasını da belirler. Dua ettikten sonra içki içerken de önce karşısındaki sonra da yanındaki ile tokuşturur kadehini. Bardaklarını kaldıran kişi sayısı da tek olmalıdır (3 ya da 5). Sadece cenaze yemeklerinde çift olarak içilir: 2 ya da 4 kişi olarak.
• Büyüklerden birisi bir dua yaparken, gençler cümlelerin bitiminde hep beraber ”Amen Huıtsaw!” Ya da “Amen wæd!” diye yüksek ses ile ünlerler. Bununla birlikte, cenaze törenlerinde sadece dua dinlenir, bir cevap verilmez.
• Sofranın büyüğü oturanlardan birine birtakım minnettar sözler söylemeye başlarsa o kişi ayağa kalkmalı ve bu sözleri sonuna kadar ayakta dinlemelidir. Büyüğün sözü bittiğinde genç olan asilce teşekkür edebilir ya da Huıtsaw hepimize nasip etsin diyebilir.
• Osetya’da dini bayramlar (Waştırciyı Bon, Hetacı Bon, Rekom, Watsilla vb.) için hazırlanan sofralara kanatlı hayvanların eti veya yumurta konmaz. Bayram kutlamalarında bunlar yenmez. Etli olan tüm yemekler sığır eti veya koyun etinden hazırlanmalıdır.
• Osetya’da dini bayramlar için hazırlanan sofralarda domuz eti veya onunla hazırlanan yemekler masanın üzerinde olmamalıdır. Pikniklerde, doğum günlerinde ve diğer yemeklerde konulabilir. Ancak burada bile, domuz eti ürünleri xiştær Tanrı’ya dua ederek üç wælibæxı kutsadıktan ya da ilk üç duayı bitirdikten sonra masaya konur.
• Eğer yemek mutlu bir nedenden dolayı veriliyor ise her zaman şarkılar, espriler eşlik eder. Bunu sağlamak da çoğu zaman gençlerin sorumluluğundadır. Ancak, yaşlılardan önce bir şarkıyı başlatmamaları gerekir. Çok zaman büyükler bu haklarını küçüklere bırakır ve gençlerden müzik yapmalarını şarkı söylemelerini isterler.
Evde ya da bahçede kurulan kutlama yemeklerinde neşe doruğa çıktığında, 3 ya da 5 kuıwd’dan sonra gençler xiştærden dans faslını başlatmasını isteyebilirler. Büyük de sağında ve solunda oturanlara danışıp bu izni verir.

Yemek sorumlusunun (Wırdıglæwwæg) görevleri
Osetya’daki kutlama davetlerine genellikle birçok kişi katılır. Belirli bir grup gencin, komşunun ve yakınlarının (özellikle oğulların ve ailenin damatlarının) yardımı olmadan olayı organize etmek neredeyse imkansızdır. Sofrayı kendi aralarında paylaştırır ve herkes kendi bölümüne hizmet eder. Bu gençler sofranın sağ tarafında, içki şişeleri sol ellerinde olacak şekilde, kendi bölümlerinin hizasında sıralanıp ayakta dikilirler. Bunlara “wırdıglæwwæg” denir ki bu sözlük anlamıyla “ayakta dikilen” demektir. Cenaze yemeklerinde ise bu kez xiştærin sol tarafına gelecek şekilde sıralanırlar.
Dualar büyükten küçüğe sofrada ilerlerken, her bir wırdıglæwwæg kendinin sorumlu olduğu kişilerin bardaklarını sırası geldikçe doldurur. Her bir seferinde yalnızca üç ya da beş kişinin bardağını doldurular, çift sayıda değil. İçki kabı şişesi boşalırsa wırdıglæwwæg hızlıca kilere gider ve kabını doldurur. Her zaman sofraya bakar ve bir eksiklik olursa gidip kilerden alıp tamamlamaya hakkı vardır. Yemekte sıcak sunulması gereken eti, fıdcınları, et suyunu da istenildiğinde sofraya getirip oturanlara sırasıyla dağıtmak da onun görevidir.
“Wırdıglæwwæg” eskiden her bir davettin olmazsa olmaz bir parçasıydı. Çoğu zaman, erkekler yalnızca bir tür içki içerlerdi: İron Araqq (viski tarzı sert bir Oset içkisi). Bira kapları da genellikle sofraya konurdu. Günümüzde zenginleşmeye paralel olarak artık sofralarda pek çok çeşit içki olabiliyor. Wırdıglæwwæg ile araqq sunumu ilişkisi de eskisi gibi değil doğal olarak. Çok zaman üç-beş duadan sonra büyükler insanları serbest bırakıyor ve herkes sofrada gönlünce içebiliyor. Bu yüzden Wırdıglæwwæg’leri de salıyorlar, dikilmelerine gerek yok diye. Ancak bu doğru değildir: çünkü onların içki servis etmeleri kadar büyüklerin konuşmalarını dinleyip akıllarına kazımaları da önemlidir. Bu bir bilgelik okuluydu: wırdıglæwwæg’ler sofranın başında kendilerini eğitir, konuşma yapmayı ve sofra adetlerini öğrenirlerdi.
Oset sofrasında insanlar kendi bardaklarını dolduramazlar. Eğer wırdıglæwwæg yok ise, bunu ancak yanınızda oturan sizin küçüğünüz bir kişi yapabilir. Yine de 2-3 genç yemeden sofranın etrafında dolaşıyor ve masayı kolaçan ediyorlar.
Bu şekilde wırdıglæwwæg’lerin görevlerini üstlenmiş oluyorlar. Sofrada dünyanın her yerinden çeşit çeşit sert içkiler yine de dursun ancak wırdıglæwwæg’ler de eksilmeseydi iyi olurdu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here