Osetlerde Davet Yemeği Gelenek ve Kuralları

0
8

Kurallar
Osetlerin geleneğinde evlerine giren her konuk “Tanrı tarafından gönderilmiş” kabul edilir. Osetya’yı ziyaret eden yabancılar genellikle Oset misafirperverliğine çok şaşırır ve etkilenirler. Osetler “Evinize düşmanınız bile gelse ona iyi niyetle ve onurlu bir konuk olarak davranmalısınız” derler. Oset Sofrasında uyulması gereken katı kurallar vardır, bunların arasında en temel olanları şunlardır.
• Her medeni sofrada da kabul gören evrensel adap kuralları Oset sofrası için de geçerlidir. Bunlara ek olarak, bir Oseti bağlayan kurallar şunlardır:
• Sofra kutsal bir yerdir. Sofranın başındayken dedikodu yapmak, tartışmak ve bağırarak konuşmak yasaktır. Ayrıca köpek, eşek, domuz, sürüngenler veya diğer “kirli” sayılan hayvanlardan bahsetmek uygun değildir. Yanlışlıkla bunlardan bahseden kişi “sofra beni affet” ya da “sofranın huzurunu kaçırdığım için özür dilerim” (tabu fıncı farnæn) diyerek içtenlikle özür diler.
• Oset sofrasında ailenin büyükleri ve küçükleri beraber oturamazlar: torunlar dedeleri ya da onların kardeşleriyle, baba ve oğlu, amcası ve yeğeni, kayınbaba ve damadı, kardeşler (eğer yaş farkı çok ise) bir masada bir araya gelemezler. Kızı istenmeye gelinen baba da kız istemeye gelenlerle oturamaz. Evlenmemiş yeni yetme erkeklerin sofraya oturması da kesinlikle yasaktı. Bu kuralları çiğneyen gençler büyüklerine hakaret etmiş sayılırlardı.
• Eğer davet özel bir nedenle verilmiş değilse, ailenin başı (en yaşlı erkek) misafirlerin yaşlarına bakılmaksızın sofranın başında oturur. Eğer büyük bir kutlama, bayram veya bir düğün yemeği söz konusu ise, ev sahibi masada oturmaz. O, devamlı etrafı gözler, davetin başarısı için tüm konukların ihtiyaçlarını davetten sorumlu kişiye ileterek bunların karşılanmalarını sağlar.
• Sarhoş olmak büyük bir ayıptır. Tüm konukların kendi içki sınırlarını ve zamanında durmayı bilmesi gerekir. Sarhoş olunca “Oset geleneklerine uymak istediğimden dolayı sarhoş oldum” diyen kişi tam da bu esas adeti çiğnemiş olur. Osetya’da içki içmeyen bir kişi asla eleştirilmemiş, ancak alkol bağımlısı olmak ya da sarhoş olmak her zaman büyük bir utanç olmuştur.
• Zaten davete sarhoş gelmek de uygun değildir. Sarhoş kişi kendisini kontrol etmekte güçlük çeker. Sofradan sorumlu olanlar, böyle insanları masadan uzak tutmak için gerekli iradeyi göstermek zorundadır. Sarhoş kişi bütün bir daveti mahvedebilir ve misafirlerin huzurunu, neşesini kaçırır.
• Sofrada sigara içmek de yasaktır. Sofrada sigara içen herkese saygısızlık etmiş sayılır. Iki-üç saat sigara içmemeye dayanamayacak müptelalar sofraya da oturmasınlar. Görüyoruz ki sigara içmek için biri ayağa kalkınca herkesi de yerinden oynatıyor, sofranın düzeni bozuluyor. Burada sofranın başına bir görev düşüyor. Davetin sonuna kadar dayanamayacaklar var ise sigara içenler için ara(lar) vermek görevidir bu. Ancak her halükarda ilk üç dua faslı bitmeden bu tür bir ara istenemez ve verilemez.
• Oset sofrasından büyüklerden izin almaksızın oturup kalkmak yasaktır. Bu tür davranış büyüklere ve masadaki diğer kişilere saygısızlık sayılır.
• Bir kimse davetin başlangıcına geç kalmışsa, yaşına bakmaksızın sofradakilere selam verir ve masanın sonuna oturmalıdır. Misafir uzaktan geliyorsa, onu büyüklerin yanına çağırırlar. Büyükler onlara geç kalan misafire sunulan hoşgeldin kadehini “æmbælæg” verirler. Misafir de onlara “gelen misafirleriniz hep iyilikler getirsinler” diye “arfæ” eder. Sonra içkisini içer ve onun için baştan ayrılan yere oturur.
• Oset davetlerine temiz ve uygun bir kıyafetle gelmek gerekir. Eski püskü kıyafetle, şortla, karnı açık bırakan kıyafetle, sporcu kıyafetleriyle ve benzeri ile sofraya oturulmaz. Aynı zamanda, bir Oset toplantısında uygun görülmeyen davranışlar sofrada da uygun görülmezler: başkasına bağırmak, başkasını rencide etmek, büyüklerle iddialaşmak, ya da erkeklerin masasında otururken çocuklarla ilgilenmek, kucağına almak ya da yanına oturtmak gibi şeyler uygun değildir.
• Büyüklerin yaptığı dualar arasında diğerlerinin ayrı dualar yapıp içmeleri de yasaktır. Sofrada özel bardaklarla içki de dağıtılamaz büyüğün talebi dışında. Yine dualarda içilenin dışında içki içilmesine de izin verilmiyor ancak su ve tatlı içecekler içilebilir aralarda. Bu kural içkiye düşkün insanların keyiflerine göre davranmalarına ve sarhoş olmalarına engel olmak içindir. Bu şekilde Oset geleneklerinin çiğnenmesine engel olunmuş olunur. Sofrada fazla içmeye çalışan kişilerin çabaları hemen durdurulmalıdır.
• Yaşlılar başka bir dua için ayağa kalkarsa herkesin de ayağa kalkması gerekir. Son zamanlarda Kuzey Osetya’da dışardan gelme bir adet çıktı. Herkes ayağa kalktığında gençlerden bir tanesi oturmaya devam ediyor ve xiştær duasını bitirip oturunca O da ayağa kalkıyor. Bu doğru değildir. Osetliğe yakışan sofrada büyük dua için ayağa kalktığında istisnasız herkesin ayağa kalkmasıdır. Bu kişiye sofranın bekçisi “fıng ghaghghænæg” diyorlar, sofranın beklenmeye ihtiyacı yoktur, bir yere kaçmaz.

• Oset sofra geleneklerine göre içki bardağını / kadehini her zaman sağ elde tutmak ve elden ele geçiriliyorsa da bunu sağ el ile yapmak gerekir. İçki doldururken de bardak sağ elde şişe sol elde olur.
• Sofrada bir kişiden daha yüksekte oturan kişiler dua edip içkilerini içmedikçe aşağıda oturan birisi bunları yapamaz. Önceki duala canı gönülden dinlenilmelidir, söylenen sözleri tamamen anlamak için gereklidir bu.
• Büyüklerin dikkatini bir şeylere çekmeye veya onlara bir şeyler önermeye müsaade edilmez. Sofra adetleri değişmezdir bunlardan dolayı sitemde bulunmak da yakışık almaz, içine sinmese bile. Özellikle bir başkasını gereğinden fazla içmeye zorlamaya çalışan kişi Oset sofra geleneklerini bozan bir kişi sayılır.
• Sofrada büyüklük sırasına göre oturmak da çok önemlidir. Masanın başında en büyük oturur, ikinci sırada ev sahibi sülalenin büyüğü sonrada misafirlerin büyüğü gelir, daha sonra diğer büyükler masaya yaşlarına göre zikzak şeklinde oturur, bu düzen masanın sonuna kadar devam eder. Bu hiyerarşi dua edilme sırasını da belirler. Dua ettikten sonra içki içerken de önce karşısındaki sonra da yanındaki ile tokuşturur kadehini. Bardaklarını kaldıran kişi sayısı da tek olmalıdır (3 ya da 5). Sadece cenaze yemeklerinde çift olarak içilir: 2 ya da 4 kişi olarak.
• Büyüklerden birisi bir dua yaparken, gençler cümlelerin bitiminde hep beraber ”Amen Huıtsaw!” Ya da “Amen wæd!” diye yüksek ses ile ünlerler. Bununla birlikte, cenaze törenlerinde sadece dua dinlenir, bir cevap verilmez.
• Sofranın büyüğü oturanlardan birine birtakım minnettar sözler söylemeye başlarsa o kişi ayağa kalkmalı ve bu sözleri sonuna kadar ayakta dinlemelidir. Büyüğün sözü bittiğinde genç olan asilce teşekkür edebilir ya da Huıtsaw hepimize nasip etsin diyebilir.
• Osetya’da dini bayramlar (Waştırciyı Bon, Hetacı Bon, Rekom, Watsilla vb.) için hazırlanan sofralara kanatlı hayvanların eti veya yumurta konmaz. Bayram kutlamalarında bunlar yenmez. Etli olan tüm yemekler sığır eti veya koyun etinden hazırlanmalıdır.
• Osetya’da dini bayramlar için hazırlanan sofralarda domuz eti veya onunla hazırlanan yemekler masanın üzerinde olmamalıdır. Pikniklerde, doğum günlerinde ve diğer yemeklerde konulabilir. Ancak burada bile, domuz eti ürünleri xiştær Tanrı’ya dua ederek üç wælibæxı kutsadıktan ya da ilk üç duayı bitirdikten sonra masaya konur.
• Eğer yemek mutlu bir nedenden dolayı veriliyor ise her zaman şarkılar, espriler eşlik eder. Bunu sağlamak da çoğu zaman gençlerin sorumluluğundadır. Ancak, yaşlılardan önce bir şarkıyı başlatmamaları gerekir. Çok zaman büyükler bu haklarını küçüklere bırakır ve gençlerden müzik yapmalarını şarkı söylemelerini isterler.
Evde ya da bahçede kurulan kutlama yemeklerinde neşe doruğa çıktığında, 3 ya da 5 kuıwd’dan sonra gençler xiştærden dans faslını başlatmasını isteyebilirler. Büyük de sağında ve solunda oturanlara danışıp bu izni verir.

Yemek sorumlusunun (Wırdıglæwwæg) görevleri
Osetya’daki kutlama davetlerine genellikle birçok kişi katılır. Belirli bir grup gencin, komşunun ve yakınlarının (özellikle oğulların ve ailenin damatlarının) yardımı olmadan olayı organize etmek neredeyse imkansızdır. Sofrayı kendi aralarında paylaştırır ve herkes kendi bölümüne hizmet eder. Bu gençler sofranın sağ tarafında, içki şişeleri sol ellerinde olacak şekilde, kendi bölümlerinin hizasında sıralanıp ayakta dikilirler. Bunlara “wırdıglæwwæg” denir ki bu sözlük anlamıyla “ayakta dikilen” demektir. Cenaze yemeklerinde ise bu kez xiştærin sol tarafına gelecek şekilde sıralanırlar.
Dualar büyükten küçüğe sofrada ilerlerken, her bir wırdıglæwwæg kendinin sorumlu olduğu kişilerin bardaklarını sırası geldikçe doldurur. Her bir seferinde yalnızca üç ya da beş kişinin bardağını doldurular, çift sayıda değil. İçki kabı şişesi boşalırsa wırdıglæwwæg hızlıca kilere gider ve kabını doldurur. Her zaman sofraya bakar ve bir eksiklik olursa gidip kilerden alıp tamamlamaya hakkı vardır. Yemekte sıcak sunulması gereken eti, fıdcınları, et suyunu da istenildiğinde sofraya getirip oturanlara sırasıyla dağıtmak da onun görevidir.
“Wırdıglæwwæg” eskiden her bir davettin olmazsa olmaz bir parçasıydı. Çoğu zaman, erkekler yalnızca bir tür içki içerlerdi: İron Araqq (viski tarzı sert bir Oset içkisi). Bira kapları da genellikle sofraya konurdu. Günümüzde zenginleşmeye paralel olarak artık sofralarda pek çok çeşit içki olabiliyor. Wırdıglæwwæg ile araqq sunumu ilişkisi de eskisi gibi değil doğal olarak. Çok zaman üç-beş duadan sonra büyükler insanları serbest bırakıyor ve herkes sofrada gönlünce içebiliyor. Bu yüzden Wırdıglæwwæg’leri de salıyorlar, dikilmelerine gerek yok diye. Ancak bu doğru değildir: çünkü onların içki servis etmeleri kadar büyüklerin konuşmalarını dinleyip akıllarına kazımaları da önemlidir. Bu bir bilgelik okuluydu: wırdıglæwwæg’ler sofranın başında kendilerini eğitir, konuşma yapmayı ve sofra adetlerini öğrenirlerdi.
Oset sofrasında insanlar kendi bardaklarını dolduramazlar. Eğer wırdıglæwwæg yok ise, bunu ancak yanınızda oturan sizin küçüğünüz bir kişi yapabilir. Yine de 2-3 genç yemeden sofranın etrafında dolaşıyor ve masayı kolaçan ediyorlar.
Bu şekilde wırdıglæwwæg’lerin görevlerini üstlenmiş oluyorlar. Sofrada dünyanın her yerinden çeşit çeşit sert içkiler yine de dursun ancak wırdıglæwwæg’ler de eksilmeseydi iyi olurdu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here