Аланты Хъæлæс – Osetlerin Sesi – Ağustos 2018

0
16

Diasporadan

Alan Vakfı’nın her yıl düzenlediği Büyük Oset Buluşması, 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde Abant’ta gerçekleştirildi. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ve yurtdışından 180’den fazla soydaşımızı bir araya getiren buluşmada hem kültürümüzü yaşatma hem de birbirimizle hasret giderme şansımız oldu.

xxx

Alan Vakfı 2. Oset Kültür Festivali’nin 4 Ağustos tarihinde yapılacağını duyurdu. Gecede dünyaca ünlü Kuzey Osetya-Alanya (KO-A) Akademik Dans Ekibi ALAN’ın yanı sıra Geleneksel Çalgılar Orkestrası, Ses Sanatçıları Hugatı İbragim ve Hatıgatı Alla ile Oset Alan Kültür Derneği’nin gençlik dans ekibi Bars sahne alacaklar. Gece öncesinde Oset Ressamlar Sergisi ve Begenı (geleneksel Oset birası) Festivali’nin Türkiye ayağı gerçekleştirilecek ve ayrıca geleneksel Oset mutfağından tadımlar yapılacak.

xxx

2015 yılından bu yana her yıl yaz aylarında KO-A’da gerçekleştirilen “Alanların İzleri” gençlik buluşmasına katılmak üzere KO-A Milliyetler Bakanlığı’nın daveti çerçevesinde Alan Vakfı YK Üyesi Şebetkoatı Can Aslan öncülüğünde Türkiye’den giden gençler yolcu edildi.
Bu yıl da RF’nin farklı yerlerinden ve Türkiye, Kazakistan, Gürcistan’daki Oset Diasporasından gençler bir araya gelip tarihlerini, kültürlerini, geleneklerini Osetya’nın önemli eğitmenleri ve tanınmış simalarından öğrenme fırsatı yakalayacaklar. Müzeler, tarihi ve turistik yerler gezilecek, hatta Oset danslarını ve yemeklerini yapmayı da öğrenecekler, bu arada yoğun bir biçimde anadilleriyle temas kurma şansları da olacak.
Bu yıl Almanya ve Fransa’dan ekiplerin de katılacağı bir buluşma daha gerçekleşeceği ve buna da Alan Vakfı’ndan gençlerin katılacağı bildirildi.

xxx

Oset Alan Kültür Derneği, 22 07 2018 tarihinde genel kurulunu yaptı ve yeni yönetimini belirledi. Yeni Yönetim Kurulu’nda görev alacak olan İlyas Aslan, Saliha Zuhal Küçükkaptan, Resmiye Baran, Murat Hoşkan ve Ebranur Eyidoğan’a başarılar dileriz.

xxx

Yaz mevsimi dolayısıyla Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yapılan festivallere Osetya’dan sanatçılar ve ekipler katıldı. 22 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde Manavgat’ta gerçekleşen Rus-Türk Dostluk Festivali “Istoki”nin onur konuğu Güney Osetya-Alanyalı opera sanatçısı Amaga Gootti idi, sanatçımız hem aryalar seslendirdi hem de çocuklar arası ses yarışmasında jüri üyesi oldu. Oset kökenli mezzo soprano Medina Tuganova da bu festivalde sahne aldı.
KO-A gençlik dans Ekibi BARS geçtiğimiz ay Yalova Uluslarası Kafkas Dans ve Müzik Festivali’ne katıldı ve beğeni topladı. KO-A’dan Arfan Ulusal Dans Stüdyosu da Bursa Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’na katıldı.

***

İlk Oset Operası Khoşta

Osetçe ve Rusça dillerindeki Librettosunu M. Tsagaraev ve I. Şaroev’in yazdığı, Oset besteci Plitı Kristofer’in milli şairimiz Xetægkatı Khoşta’nın (Хетæгкаты Къоста) 100. yaşgünü dolayısıyla 1960 yılında bestelediği ve o zaman Moskova’da sahnelenen ilk Oset operası olan Khoşta’nın prömiyeri bu yıl 26 Mayıs’ta Vladikafkas’taki yeni Mariinsky Sahnesinde yapılmıştı. Bu kez Petersburg’taki tarihi Mariinsky Tiyatrosu’nda, “26. Uluslararası Beyaz Gecelerin Yıldızları Festivali” bünyesinde sahnelendi ve canlı olarak yayınlandı.
Eser, Khoşta’nın siyasi sürgünden dönmesiyle başlayıp aktivist şairimizin Çar yönetiminin ve Aldarlar’ın baskısı altında ezilmiş Oset ve Kafkas Halkları için mücadelesi ve Anna Tsaligova’ya olan ümitsiz aşkı üzerine yoğunlaşmış.
Orkestra şefliğini Gugkati Zaurbeg’in, kareografisini ise Timur Sikoyev’in yaptığı, Larisa Gergieva’nın da müzikal yönetmeni olduğu operanın KO-A Halk Sanatçısı Anatoly Galaov hem yönetmeni hem de Khoşta’nın şiirlerini Osetçe okuyan başrollerden birini üstlenmiş.
İki perdelik operada KO-A Devlet Opera Balesi Mariinsky Tiyatrosu’ndan solistlerle St. Petersburg Mariinsky Tiyatrosu ve Digorya Devlet Drama Tiyatrosu’ndan sanatçılar ve solist olarak Khoşta’yı canlandıran Dzambolat Dulaev’in yanı sıra Irina Gagite, Anna Kiknadze, Larisa Gergieva, Oleg Taisaev, Emilia Tsallagova, İnara Kozlovskaya, Vyacheslav Kozlovsky, Elena Skaldina, Vadim Fedotov ve Gevorg Grigoryan yer aldı.
Khoşta’nın hayatından sahnelerin aktarıldığı bu temsili aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:
www.youtube.com/watch?v=lBx0Ae0qYYU

***

Osetya’dan Haberler

Osetya’nın en önemli milli bayramlarından “Hetæcı Waştırciyı Bærægbon”, 8 Temmuz’da kutlandı. Her yıl, Temmuz’un ikinci Pazar günü, Osetlerce kutsal sayılan Hetæg Korusu’nda (Xetæcı Ghoh / Tımbıl Ghoh) Hetecı Waştırci Günü kutlanmaktadır. Efsaneye göre, bugün Kabarda bölgesinde kalan, zamanında Kuban Alanlarının yaşadığı, Zelançuk ırmağı kıyısındaki Kuban Hanı’nın vasalı bir beyin üç oğlundan en gencidir Hetæg. Yanına ilk gençliğinde atalık olarak yollandığı Kırım Bey’inin İsevi inancını kabul etmiş olarak döner Hetæg ve döndüğü yerde rahat bırakılmaz inancı yüzünden ve ailesinden ya da (Hetæg’in soyundan gelen Hetægatı Kosta’nın şiirindeki versiyona göre) savaştığı Çeçenlerin pususundan (bir versiyona göre yanında kaçırdığı sevdiğiyle) Kurtatı Kom’a kaçarken, bugünkü Suadag Köyü yakınlarında takati kesilir ve yere yıkılır. Bir ses duyar “Hetæg, ormana!” diye lakin yakınındaki tepedeki ormana gidecek gücü kalmamıştır. Bunu gören, dara düşenlerin koruyucusu, Waştırci yeniden seslenir “Orman, Hetæg’e!” diye. Bunun üzerine tepedeki ormandan bir koruluk ayaklanır ve ovaya iner, Hetæg’in etrafını sarıp gizlenmesine yardım eder. Bunu gören takipçiler korkar ve kaçarlar. Bugün bile ovadaki koruluğun şeklinde bir boşluk vardır tepedeki ormanda ve orada artık ağaç bitmez. Aşağıdaki koruluk ise, Kafkasya’da pek çok örneği olduğu üzere, kutsal sayılır oradan tek bir dal bile çıkarılamaz dışarıya, burada hiçbir hayvan da avlanamaz. Ve bu korulukta Osetlerin en kutsal yerlerinden biri vardır: Hetæcı / Tımbılghædı Dzuar! Kuzey Osetya – Alanya Devlet Başkanı Vyacheslav Bitarov ve kutlamalar için kutsal koruluğa gelen Güney Osetya – Alanya Devlet Başkanı Anatoly Bibilov da tüm Osetlerin Xetæcı Waştırci Bayramını kutladı ve tüm dünya Osetlerinin refahı (farn) için dua ettiler.

xxx

Güney Osetya – Alanya Devlet Başkanı Anatoly Bibilov 29 Mayıs’taki karşılıklı tanıma sonrası Suriye Arap Cumhuriyeti’ne ilk resmi ziyaretini Temmuz sonunda yaptı. Gürcistan’ın NATO’ya alınacağının duyurulmasıyla eş zamanlı bu ziyarete Bibilov kalabalık bir bakanlar heyeti ile katıldı ve 2008 Gürcü saldırıları sırasındaki destekleri için teşekkür edip en yüksek Devlet Askeri Nişan’ı olan Watsamonga’yı sunduğu Devlet Başkanı Beşar Esad’ın yanı sıra Başbakan, Meclis Başkanı ve iş çevreleriyle de görüştü. Ziyaretin sonunda bir Ekonomik İşbirliği ve Dostluk Anlaşması imzalandı. Esad toplantıda Suriye’nin yeniden inşaasına sadece dost ülkelerin katılacağını ve RF ve İran gibi GO-A’nın da bunların arasında olacağını belirtti. Suriye Oset diasporasının ileri gelenleriyle de bir araya gelen Bibilov onların başarılarını ve toplumda gördükleri saygıyı memnuniyetle gözlemlediğini, açılacak Büyükelçilik ile onların anavatan ile bağlarının her anlamda sağlamlaşacağını söyledi ve onları Ağustos’ta Tsinval’de gerçekleşecek Dünya Oset Halk Kongresi’ne davet etti. Talepler üzerine üniversite öğrenimi görmek isteyenleri ülkesine kabul edeceği müjdesini verdi.

xxx

Geçtiğimiz yıl içlerinden bir grubun bisikletlerle Oset köyü Poyrazlı’ya gelip Beslan Melekleri anısına inşaa ettikleri anıt-çeşme ile tüm Osetlerin kalbine taht kuran Portal Yaratıcı Sanat Çevresi devlet yardımıyla kendilerine tahsis eden binaları restore ederek buraya taşındılar ve yeni yerlerinde ilk Nikond zanaatkarlar fuar-sergilerini gerçekleştirdiler. Alanın ortasında geleneksel biçimde inşaa ettikleri ocak etrafında katılımcılar ve ülke çapında meşhur sanatçı ve gruplarca geleneksel danslar edilip şarkılar söylendi.
xxx

Yeni tesis edilen “Kuzey Osetya Emek Kahramanı” nişanının verildiği ilk kişi RF Halk Sanatçısı, KO-A Geleneksel Çalgılar Orkestrası’nın artistik şefi garmonist ve eğitmen Bulat Gazdanov oldu. Devlet başkanı Vyaçeslav Bitarov’un elinden ödülünü 82. yaşgününde aldı.
xxx

Namağlup iki süper şampiyon boksörün, 26 maçın 19’unu knock-out ile kazanmış Oset boksörümüz Gassitı Georgiyı Fırt Murat (Гасситы Георгийы фырт Мурат) ile 14 maçın 11’ini knock-out ile kazanmış olimpiyat şampiyonu Ukrayna’lı Aleksandr Usyk (31) Hafif-Ağır Siklet (Cruiserweight) Worldboxing Super Series, Muhammet Ali Ödülü için karşılaştığı maçı böksörümüz sayıyla kaybetti ve 10 milyon dolarlık ödülü ve dünya boks tarihinde ilk kez 4 cruiserweight dünya şampiyonu ünvanına ( IBF, WBA, WBO ve WBC ) aynı anda sahip olan ilk boksör olma şansını yitirdi. Gerçek bir dağlı (xoxag) olarak Murat maç boyunca rakibiyle yumruk yumruğa bir mücadeleye girmeye çalıştı ancak müthiş hızlı ve tekniği çok iyi bir boksör olan Usık bu tür bir güç yarışına girmeyip puan toplama yoluna gitti. Moskova Olimpiyat stadında yapılan maçta 200 milyon rubleden fazla bilet hasılatı gerçekleşti. Maçtan sonra memleketi Osetya’ya gelen Gassiev, gelenekler uyarınca danslarla, dualarla karşılandı ve kaybettiği bu maçtan çok önemli dersler çıkardığını ve kariyeri için bu mağlubiyetin faydası olacağını söyledi.
xxx

FIFA Dünya Kupası’nda gruplardan ikinci olarak çıkan ve turnuvanın en iyi defansı seçilen RF takımını, turnuvanın favorilerinden İspanya’yı eleyip, çeyrek finale taşıyan ve penaltılarla elenip bugüne kadar RF ulusal takımının aldığı en iyi dereceyi sağlayan takımın teknik direktörü, eski milli kaleci, Stanislav Çerçesov Fifa tarafından “Yılın Koçu” ödülüne aday gösterildi. Oset teknik direktör otoriteler tarafından eldeki kaliteye oranla en iyi sonucu alan koç diye nitelendi. Bu arada takım yıldızı da her zamanki gibi Oset Alan Zagoev idi.

***

Osetlerde Davet Yemeği Gelenek ve Kuralları(5. Bölüm)

Ölü için verilen yemeklerin bazı özellikleri
Osetya’da bir kimsenin cenaze töreninden senesi doluncaya kadar farklı zamanlarda ölü için yemekler verilir. Ölü için hazırlanan sofralar kutlama sofralarından oldukça farklıdır.
Ölü için hazırlanan sofralar hem yemek hem de içecekler bakımından sade olurlar. Cenaze yemeğinde İron Arakh, şerbetler, büyük parçalar halinde haşlanmış et, wælibæxler, ekmek ve doğranmadan konulmuş sebzeler olur. Bu sofralarda vodka, konyak, şarap, hazırlanmış sıcak yemekler, tatlılar ve diğer farklı yemeklerin olması adete terstir. Bu sofralar insanlar mükellef yemekler yesinler içsinler diye hazırlanmaz ölüye iyi temenniler “ruxş zæğın” dilemek içindir. Kişi öldükten sonra seneyi-devriye yemeği yemeği verilir (plæw) tek bir sıcak yemek (pilav) ile olur bu. Pilav, sene yemeği yani, büyüklerin yanına konur başsağlığı dileği için. Bundan sonra pek çok sözler edilir pilav’ı kutsamak amacıyla. Bu konuda ne yol tutmamız gerektiğini söylemek çok zordur. Pilav, Oset ölü sofrasında bir fazlalık olsa da, artık o kadar yerleşmiştir ki bugün bunu değiştirmeye artık imkan yoktur.
Kişinin ailesi, akrabaları ve yakınlarından başka farklı yiyecek ve içecek getirenler de olur. Çokluk şunlar getirilir: wælibæxler, kekler (çift sayıda), farklı meyveler, et, mümkünse balık, tavuk, şekerlemeler ve diğer tatlılar. Ölenin sevdiği yemekler de özel olarak konulur. İçki ve içecekler de sofraya çift sayılarda konur (2 şişe vodka, 2 şişe şarap, 2 şişe su vb.). Bu günlerde bir buzağı ya da dana kesilir. Baş ve boyun bölgesi de masaya konur ki sofra kutsansın (başın sağına konur boyun). Bu masada tuz, bıçak ve temiz suyla dolu bir bardak olmalıdır. Bu sofra da fıdcın, şiş kebap, hayvanın kürek kemiği, omuzu ve üst üç kaburgası da yer almaz. Bunlar mutlu sofraların yemekleri ve sunularıdır.
Cenaze töreni için hazırlanan her şey ayrı bir masaya konmalıdır. İki ya da dört erkek masaya gelip bunları ölen kişiye helal ederler. Bu, sağ elinde bir bardak araqq tutan bir xiştær tarafından yapılır. Bu kişi sözlerini eder en sonunda da ölenin aydınlıklar içinde olmasını diler. Bu işlem tamamlandıktan sonra, gençlerden biri masadaki her şeye sembolik olarak küçük bir miktar tuz serpip bir bıçak ile her şeye dokunuyor. Kadınlardan birisi (genellikle bir dul) su dolu bardağı bahçeye, aile üyeleri tarafından kullanılan yolun kenarına döker. Bu şekilde helal etme faslı tamamlanmış olur. Bu masadakiler de davetlilerin masasına konulur. Önce tuz, bıçak, baş ile boyun, iki wælibæx ve daha sonra da diğer yemekler.
Erkekler ve kadınlar farklı masalara otururlar. Çok yerde cenazenin mezara konulacağı günün sabahında üç wælibæx üzerine dualar edilir ve ev halkı Huıtsaw’a emanet edilir. (Ölü henüz toprağa gömülmediğinden daha üzerine güneş değmektedir diğer iki kutsal katman (Huıtsaw ve toprak) da zaten hem ölüler hem de diriler için her zaman mevcuttur.)
Şimdiki zamanlarda ölü sofrasında büyüklerin önce oturması gerekir ama bu konuda farklı adetler vardır. Çok yerde kutlama ve cenaze sofralarında oturma düzeni aynıdır: En büyük en başta ve sonrakiler sırayla… Cizæl ve Dıgor köylerinde sofranın başında kimse oturmuyor. Xiştær sofranın sol başında oturuyor, ikinci büyük de sağ başında oturuyor, üçüncü sol tarafta en büyüğün aşağısında. Sofrada, büyükten başlayarak, içerken kadehini sadece yanındakiyle beraber kaldırarak içerler. Bence eskiden de şimdi de doğru olan bu şekildir. Ölü sofrasının görünüşü de içeriği de kutlama sofralarınkinden farklıdır.
Sofranın büyüğünün ilk duası Huıtsaw içindir. Ancak eskilerin düşüncesine göre Huıtsaw’a iki wælibæx ile dua edilemeyeceğinden büyüklerin önünde yine de üç wælibæx olur. Büyük bu şekilde duasını edip içkisini içtikten sonra bu wælibæxlerden birini kaldırıp gençlere verir ve xiştærin önünde de iki wælibæx kalmış olur. Ölünün ışıklar içinde yaşaması dileklerini bu iki wælibæx üzerine eder xiştær. Ancak Osetya’da pek çok yerde büyüğün önüne iki ya da dört wælibæx koyuyorlar. Osetler birbirlerine “hep üç wælibæx’in başında buluşmayı dilerim: diye boş yere dua etmezler. Bence bu yüzden ölü sofrasına iki wælibæx’ın konulması bana daha doğru geliyor.
İkinci dua masasının büyüğü tarafından, ölenin ruhunun huzuru için yapılır. Herkes aya kalkmalı ve “ruxşag u” diyerek, eskiden yapıldığı gibi, masanın üstüne, tabağa veya daha önce yapıldığı gibi wælibæx ya da ekmek diliminin üzerine bardaklarından bir miktar içki dökmelidirler. Duaların ve temennilerin kısa tutulması ve alçak sesle söylenmesi gerekir. Yine de bu sözleri yanındakiler açıkça duyabilmelidirler. Sözleri bittikten sonra oturur ve içkisini oturarak içer. Kimse cenaze töreninde ayakta içemez, ayrıca, bardaklar tokuşturulmaz, veya “Amen!” / “Amen Huıtsaw!” denmez. Bunlar bayram ve neşeli sofraların yakışanıdır. Yine bu sofralarda farklı olarak ikişer ikişer içilir. Bu yüzden ya iki ya da dört kişi bardaklarını kaldırırlar.
Xiştær, üçüncü duayı ölünün yakınlarının sağlığına ve refahına: ölen kişinin ailesi ve yakın akrabalarına eder. Dördüncü sıradaki dua ölünün ev ahalisinin, akrabalarının, ondan önce gidenlere, kendisi kimlere ruxş dediyse onların adına edilir. Bu seferde sofraya biraz damlatmak gerekir, ”ruxşag” ya da “ölüler” denmez tek tek isimleri saymak gerekir. Oset topluluklarındaki pek çok temsilcinin bakış açısı budur. Osetya ‘Ştır Nıxaş’ının görüşü de bu doğrultudadır.
Bir sonraki dua ölü evine yardım edenlere, zahmetli işleri paylaşanlara, onların yanında olanların ömürleri için edilir. Bu dua sırasında ölü evinin ev sahibi (ya da ailenin en büyük temsilcisi) herkese ayrı ayrı teşekkür eder. Kendisi sofrada oturmaz. Akrabalarından ve komşularından iki erkeğe ( yani kendisiyle, sofranın ikinci büyüğü olan akrabası ile birlikte toplam dört kişi olarak) söyler sofraya geçin diye. Tabaksız olarak (ellerinde tutarak ) iki kaburga ile büyüğün sol tarafına geçerler. Gelenlerden biri büyüklere geliş sebeplerini anlatır: ev sahibi baş sağlığına gelen misafirlere arfæ eder. Bundan sonra dua için hazırlanan bardaklardaki içkinin içilmesini ister. Üç büyük içerler. Bu adetten sonra ölü sofrasında bir daha içki içilmez. Sofranın büyüğü dört bardak doldurtur: birini sofrada oturan ölü sahibi sülalenin büyüğüne verir, diğerlerini de arfæ edenlere verir. Bunlar bir kez daha dua / arfæ ederler: bugün kimler geldiyse, kimler sofrada dikilip hizmet ettiyse, komşulara, kim hizmet ettiyse onlara içerler içkilerini.
Osetya’da birçok yerde ölü sofrasında otururken aşağıda oturan büyük önüne kökünden kestirdiği sol kulağı koydurur. Kulağı tam koparmadan bıçakla ikiye böler, üzerine biraz tuz serper ve kesilmiş tarafı büyüklere doğru gelecek şekilde geri kafanın üzerine koyar.
Ölü için son dua Ölülerin Mıkalgabır’ı adına içilir ve evin ekmeği tuzu için ve bu evin ahalisine iyilikler diler. Bu son içkiden sonra artık geri sofraya oturulmaz. Bundan sonra birisi yeniden içmek isterse bu kişi sertçe uyarılır.
Pek çok köyde, ölümün seneyi devriye yemeğinde xiştær ölülerin Mıkalgabır’ı için dua ettikten sonra ev halkı büyüğün önüne üç wælibæx getirirler büyük de bunların önünde Huıtsaw’a dua eder. Ev halkına dua eder ve bundan sonra evlerine konukların sadece kutlamalar ve keyifli vakitler için gelmesini diler.
Gençler de Mıkalgabır için içtikten hemen sonra oturan herkes ayağa kalkar, ve bahçeye çıkıp iki sıra halinde dizilirler. Ev sahipleri eve yakın tarafta eve yemeğe gelen akrabalar ve komşular da kapıya yakın tarafta dururlar. Misafirlerden büyük yerinde oturan bir adım öne çıkar. Kısa bir şekilde üç-beş kelime ile ev halkına, sülaleye, o mahalleye, köye, ölüye gösterilmesi gereken saygıyı hakkıyla gösterdikleri için arfæ eder ve bundan sonra uzun yıllar bir acı daha yaşamamalarını ve ölü sofraları yerine bayram ve kutlama sofralarında buluşmalarını dileyerek arfæsini tamamlar.
Sofranın büyüğü olan ailenin temsilcisi de misafirlere zor zamanlarında yanlarında olup acılarını paylaştıkları için teşekkür eder. Onlara yolculuklarının iyi geçmesi, sağlıkla evlerine varmaları ve ailelerini sağlık ve mutluluk içinde bulmaları icin arfæ eder.
Bundan sonra herkes evlerine gider.

Yazan: KUÇİTI RUSLAN
(Bitti)

www.ossetians.com web sitesinin genç ziyaretçilerinden gelen istekler üzerine yazılmıştır. İngilizce’ye çeviren: Anastassia Grankina
Bu materyali kullanırken veya bastırırken lütfen yazının kaynağını belirtiniz.
http://ossetians.com/eng/news.php?newsid=597&f=29
2007, 25.04.2015 tarihinde kimi değişiklikler yapıldı.
Not: Ossetians internet sitesinde yayınlanan ‘Ştır Nıhaş Başkanı Kuçitı Ruslan’ın (Руслан Кучиты) kaleme aldığı “İron Fıncı Æğdaw” (Osetlerde Davet Yemeği Gelenek ve Kuralları)-(ИРОН ФЫНДЖЫ ÆГЪДАУ http://ossetians.com/iron/news.php?newsid=152) yazısının çevirisidir.
Yazıyı Aguzatı Elmas Güneş ile beraber Osetçe aslından, İngilizce çevirisi ile kıyaslanarak, Atsætı Ufuk Güneş çevirmişlerdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here