Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Korkularımızdan kurtulmak

Antik Alban Devleti’nin varlığı konusundaki veriler, her geçen gün daha da artıyor. Yanı başımızdaki coğrafyada (Azerbaycan, Gürcistan, Dağıstan) yer alan bu devletin yarattığı medeniyete, bu medeniyetin varisi halklara sırtımızı dönerek mirasa sahip çıkmama ihmalinin ötesinde kayıplara yol açıyoruz. Ermenistan ile yaşadığımız güncel bir sorun olan anlaşmazlık bu kayıplardan biri…


Yazımı tarihsel çerçevede ele almak için bu konu ile ilgili olduğunu düşündüğüm bilgileri maddeler halinde paylaşıyorum:

1. Alban Devleti MÖ 4. yüzyıldan itibaren adı kayda alınan, kendilerine özgü, farklı 26 dilde konuşan, MS 1. ve sonraki yüzyıllarda Hristiyanlığın baskısı altında kalıp çok tanrılı inançlarını terk etmeye başlayan, önce Doğu Roma’ya, sonrasında sırasıyla Sasanilere, Araplara, Hazar Türkleri’ne tabi olan halkların siyasi birliğidir.

2. Hristiyanlığın ve ardından İslamiyetin baskısı sonucu bağımsızlığından yoksun kalıp Ermenilere sığınmayı tercih eden Albanlar en parlak dönemlerini Araplar bölgeye gelmeden önce, 7. yüzyılın ilk yarısında, Cavanşir’in çarlığı (636-680) sırasında yaşamışlardır.

3. Birkaç yüzyıl geriye gidersek 5. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren 52 harflik bir alfabeye sahip olan Albanlara ait kitabeler, Azerbaycan’ın Mingeçevir şehri civarında, 1948- 1952 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış, halen tam olarak okunamamıştır.

4. Alban halkı arasında taraftar bulan Hristiyanlık, 313’te Alban Çarı Umayr tarafından resmî din olarak kabul edilmiştir. Umayr, Sasani Şahı II. Şapur’un (doğumu 309- ölümü 379) kızı Asay ile evlenmiştir. Bizans İmparatoru Konstantin (306-337) ile de diplomatik ilişkiler kurulmuştur.

5. 26 kabile, 5. yüzyıldan itibaren Aran dili adı altında tek yazı dilinde birleşmiş, Kaspi’nin (Hazar) batı sahilinde tek dil kullanılmaya başlanmıştır.

6. Albanlar, Ermenilerden önce Hristiyanlığı kurumlaştırmış, Alban patrikliği, Hristiyan dünyası nezdinde bölgenin en önemli kotolikosluğu* olarak yer edinmiştir. Arapların bölgeye gelişleri sonrası mabetler tahrip edilmiş, kitaplar yakılmış, sanat eserleri parçalanmış, ana dilde konuşma yasağı getirilmiştir. Bununla da yetinmeyen Araplar, bölgede topladıkları genç kız ve erkekleri Suriye, Irak topraklarına götürerek Arap kız ve erkeklerle zorla evlendirip ırk ıslahatına girişmişlerdir.

7. Alban halkı içerisinde İslamiyeti kabul etmek istemeyerek Hristiyanlıkta direnenler, bugünkü Karabağ’a sürülmüş, Ermeniler arasında kimliklerini yitirmişlerdir. Ermeniler o günlerden başlayarak Alban medeniyetinin birikimlerini, Alban kotolikosluğunun yetkisini kendi tekellerine almış, bu tarihe sahip çıkmışlardır.

8. Çarlık Rusyası sonrası bölgedeki halklar, Hristiyanlığa ait birikimleri hatırlamayı sakıncalı bulup dışlamış, Rus işgaline karşı İslamiyet bir savunma mekanizması olarak işlev görmüş, geçmişi reddetme yolu seçilmiştir.

9. Yine de Dağıstan’da ve Azerbaycan’da Alban mitolojisi, Şarvili destanı, Nowruz geleneği, Alban folklorunun diğer unsurları, mutfak kültürü, giyim kuşam, halk dansları canlılığını korumakta, her yıl 21 Mart’ta Yâran Suvar; haziran ve temmuz aylarında Şarvili bayramları düzenlenmektedir. Alban Devleti’nin kurucusu halkların dilleri Avarca, Lezgice, Khinalugh dili, Alich dil, Cek dili, Hapıt dili ve bu satırların yazarı olarak bizim Qrız dili yaşamakta ve ilgi beklemektedir.

10. Sonuç olarak siyasi risk alacak üniversite, parti, diğer kurumlara ve kişilere ihtiyaç vardır. Böylelikle mirasa sahip çıkacak, birilerine benzemekten, düşman gördüğümüze benzetilmekten, eski inançlarımızdan korkmamalı, komşularımızla ve anlaşmazlık olan çevrelerle kalıcı barış kurmada bunlardan fırsat olarak yararlanmalıyız.

*Doğu Hristiyanlığı geleneğine bağlı bazı kiliselerde kilisenin başında bulunan kişi için kullanılan unvandır.
Not: Kalankatlı Moses’in Alban Tarihi’nden, Samur Gazetesi’nin Lezgiler adlı yazısından, Antik Dövrde Azerbaycan adlı kitaptan alınan bilgilerden yararlanılarak yazılmıştır. Öneriler tarafıma aittir.

Abdullah Kubalı
Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni

Yazarın Diğer Yazıları

Lezgilerin halk takvimiyle ilgili töreleri ve bayramları

Ahty Köyü dışında başka Lezgi köyleri de Çiçek Bayramı düzenlerlerdi; bunlar arasında eski Dokuzparinskiy ilçesindeki Filia ve Usukhçay dağ köyleri, Kurakh ve Kabir Kurakh...

Lezgilerin halk takvimiyle ilgili töreleri ve bayramları

1940’lı yıllarda “Dağıstan Seferi Güney Ekibi” tarafından yapılan saha etnografik araştırmaları sırasında, Lezgilerin halk takvimiyle ilgili defalarca materyal elde ettik. 1948 yılında Azerbaycan SSC,...

Lezgi dilinin handikapları

Abdullah Kubalı Bilindiği gibi dil, canlı bir organizmadır ve yaşaması için korunmaya muhtaçtır. Lezgi halkının yaşadığı toprakların tarih boyunca uğradığı işgaller, bu dilin üzerinde olumsuz...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img