Аланты Хъæлæс – Osetlerin Sesi – Ocak 2019

0
497

Oset Gelenekleri Okulu 

Iştır Nıxaş (Yüsek Oset Konseyi) Başkanı Kuçitı Ruslan, Oset Gelenekleri Okulu’nun açıldığını duyurdu.

İrışton Yüksek Konseyi yönetimindeki sosyal kulüpte gençler atalarının geleneklerini ve inançlarını öğrenip geleneksel şan, şeref ilkeleri doğrultusunda eğitilecekler.

Gençler burada geleneklere uygun sofra hazırlama, misafir ağırlama, büyüklere davranış biçimleri konularının yanı sıra geleneksel Oset birası beğeni hazırlama, kurban kesimi, gömme ve başsağlığı dileme ile geleneksel şarkı, müzik ve dans konularında da eğitilecekler ve atalarının kültürüne yakınlaşacaklar.

Okul, devamlı programlar sunacak ve yaşlı büyüklerin yanı sıra konusunda uzman tarihçi, sosyolog ve kültür emekçileri de eğitim verecek.


“Alanlar: Atayurdu Yolunda”

“Alanlar: Atayurdu Yolunda” adlı belgesel filmin galası Vladikafkas Grand Hotel Aleksandrovsky’de yapıldı.

Kuzey Osetya-Alanya (KO-A) Milletlerarası İlişkiler (Mİ) Bakanlığı ve Alan Kültür ve Yardım Vakfı’mızın işbirliği ile çekilen film, İstanbul’daki vakfımız ile Yozgat’ın Oset Köyleri olan Boyalık, Karabacak ve Poyrazlı’da yapılan çekimlerle hazırlandı. Film, Türkiye’deki Oset Diasporası’nın oluşumunu ve kimliğini ve dilini koruma konusunda 150 yıllık çabasını anlatıyor.

Filmi, geçtiğimiz yıl KO-A Mİ Bakanlığı’nın “KO-A ile Yurtdışındaki Soydaşlarla İşbirliği ve İnsani İlişkilerin Geliştirilmesi Programı” dahilinde bu tür bir belgeseli yapma hakkı için açtığı yarışmayı sundukları proje ile kazanan yönetmen Roman Baranov öncülüğündeki Chelyabinskli dört kişilik bir ekip gerçekleştirdi.

Film Osetçe ancak farklı dillerdeki konuşmaları da alt-yazı ile vermişler. Film galasında KO-A Başbakanı Taymuraz Tuskayev ile Milletlerarası İlişkiler Bakanı Aslan Tsutsiev ile filmde başrolü oynayan, ülkemize gelerek Poyrazlı Köyü’ndeki Beslan Anıt-Ormanı’na bir heykel inşa eden Portal Sanat Çevresi’nden sanatçılar da bulundular. Filmin gösterimi İstanbul’daki Alan Vakfı Genel Merkezi’nde canlı olarak izlendi ve gösterim sonrasında Vakıf’takilerle galaya katılanlar arasında bir telekonferans da gerçekleştirildi.

Belgesel, OStv’de yayınlandıktan sonra alanvakfi.org.tr internet sitemize de yüklenecek, biz de sizlerle bilgileri burada paylaşacağız ve sizler de yeryüzündeki en yaşlı ikinci Oset olan ve çocukluğunda bir süre Osetya’da da yaşamış olan 107 yaşındaki Hoşontı Hatice Kayaş’ın konuşmalarına hayran kalacaksınız.


Tsallagatı Sülalesi’nin kulesi Etnografya Müzesi olarak açıldı

Alagir’in Unal Köyü’nde KO-A onur sanatçısı Tsallagatı Viktor’un fikir babalığını yaptığı proje ile Tsallagatı’ların Sülale Kuleleri restore edildi ve etnografya müzesi olarak hizmete girdi.
Viktor 50 yıl önce çocukken kulenin birinci kata kadar ayakta olduğunu, daha sonra tamamen yıkıldığını söyleyip hep burayı restore etme hayaliyle yaşadığını belirtti. Osetya’da 300 kadar sülale kulesi var. 3-4 bin yıllık tarihi olan ve Moğol saldırıları sırasında çoğalan bu kuleler zamanında hem düşman saldırısını çevre yerleşim yerlerine haber vermek için hem de erkekler savaş için gittiklerinde sülalenin kadın, çocuk ve yaşlılarının sığınağı olarak kullanılıyordu ve içeriye stoklanan yiyeceklerle çok uzun süre kuşatmalara direnebiliyorlardı.
Sülaleler bunları inşa hakkını genel toplantılarda (Iştır Nıxaş) çıkan kararlar doğrultusunda kazanabiliyorlardı ve bunun için de sülalenin köklü bir sülale olması ve hiçbir kötü şöhrete sahip olmaması gerekiyordu.

Unal köyüne taşınan son Alan kralının torunu olan Tsallag ve oğulları da 16. yüzyılda 15 metrelik bir savunma kulesi inşa etmişlerdi burada.

Sülale büyüğü Tsallatı Fidar öncülüğünde müze olacak kulelerini restore etme kararı alırken sadece orijinal malzemeleri kullanmak ve yeni eklentileri de benzer kesme taşlardan atalarının yaptığı teknikle inşa etmeye karar verdiler.

Kuyum ve restorasyon ustası Batraz Tsogoev liderliğinde titiz bir araştırma sonucu başlatılan projede, girişi ikinci katta olan 5 katlı kulenin yanı sıra 200 kişilik bir toplantı alanı ve beş ailenin kalabileceği bir misafir evi de inşa edildi.
Eski geleneklere göre ziyaretçiler kapıya isimlerini kazırlardı, buradaki kapıya ilk ismini kazıyan da Maşuk Festivali’nde projeyi görüp şahsen ilgilenen, Rusya Federasyonu (RF) Devlet Başkanı Putin oldu.

Restorasyon projesini, Viktor’un oğlu olan sülalenin gençlerinden 25 yaşındaki Zaurbek Tsallagov, 2018 RF Gönüllüler Yarışması’na sundu ve 1.200 yarışmacı arasında birinci seçilerek yarışmayı kazanıp büyük bir maddi destek de sağladı.

Zaurbek 12 kulenin kalıntılarının bulunduğu Unal’ın bir Ortaçağ Alanya köyü olarak restore edilmesiyle ilgili büyük projenin bir parçası olarak bu kulenin restore edildiğini ve Unal’ın diğer yerlere kültür-tarih turizmi konusunda öncü olacağını söyleyerek projede sadece sülalenin değil tüm bölge halkının desteğini aldıklarını ifade etti.

Kulenin açılışına KO-A Başbakanı Taimuraz Tuskayev’in yanı sıra pek çok davetli katıldı ve etkinlik bir bayram havasında geçti. Müzede pek çok etnografik eserin arasında İskit zamanından kalan aile yadigarı savaş baltaları dikkat çekti.


Osetya’nın Sembolü Kafkas Parslarını Koruma Programı

Osetya’nın Sembolü Kafkas Parslarını Koruma Programı için doğaya salınan Volna ve Elbruz’dan haberler var.

Kafkas Parsı (Iştır Ghædı- Фæранк/ Büyük Kedi – Panthera pardus ciscaucasica), Osetya’nın sembolüdür ve her iki Osetya’nın Devlet Armalarında da yerini almıştır.

Geçtiğimiz Temmuz sonunda uzun süren testler sonucunda seçilen bir dişi bir de erkek iki Kafkas parsı Volna ve Elbruz Kabardey-Balkar Cumhuriyeti sınırındaki Dıgor Kom’daki Alanya Milli Parkı’nda doğaya salınmışlar ve bulundukları bölge koruma amacıyla ziyarete kapanmıştı.

İki yıllık eğitimleri süresince insanlardan uzak otomatik makinelerle beslenen ve eğitilen parsların boyunlarındaki vericiler on gün içerisinde 1500’ü aşkın farklı yerden sinyal vermişti ve etraflarını hızlıca tanımaya başladıkları anlaşılmıştı.

Dişi Volna daha aktifti, 3.500 m’lik zirvelerde dolaşıp etrafı kolaçan ediyordu ve ilk avı yakalayan da o olmuştu.

Daha önceleri 1949’da Sunza Irmağı’nda son görülen üyesi avlanan Kafkas panterinin RF’de soyunun tükendiği düşünülüyordu ancak kapan-kameralarda yakalanan görüntüler, İran’dan geldikleri düşünülen bireylerin varlığını ispat etmişti.

Rus Hydro’nun sponsorluğunda Sochi Leopar Kurtarma Merkezi’nde üretilip doğaya salınan 4 parsla beraber (diğer ikisi de Abhazya sınırındaki Kafkas Biosfer Rezervi’nde doğaya salınan Bagheera ve Artek) Kafkasya dağlarındaki popülasyonun en azından 50’ye ulaşması gerekiyor ki Kafkas Parsının Kafkas dağlarında soyunun tükenme tehlikesi atlatılabilsin.
İnsanlara ve sürülere kendinden çok daha fazla zararı dokunan kurt, ayı, çakal gibi avcı hayvanların da nüfuslarını kontrol altında tutarak insanlara yardımcı olacağı açıklanan Osetya’nın bu en değerli canllarının korunması amacıyla bir de acil yardım telefon hattı oluşturuldu.

Volna halen Kuzey Osetya’da ve düzenli aralarla avlanmakta ancak Elbruz’un sinyalleri Kasım sonundan beri geçtiği Güney Osetya-Alanya’daki Urs Zuar yakınlarındaki sabit bir noktadan geliyor iki haftadır; uzmanlar bunun Elbruz’un öldüğü ya da tasmasından kurtulduğu anlamına geldiğini belirtseler de çığ tehlikesi olan bu yüksek dağlara gidip bakılamıyor. Umarız Elbruz’umuz sağdır.


“Kahramanlık Zamanı Değil”

Birleşik Rusya Genç Öncüler merkezi görevlisi gazeteci Alana Tskhovrebova’nın yönettiği belgesel film “Kahramanlık Zamanı Değil” (Не время для героизма), Başkanlık Büyük Destek Ödülü’nden sonra şimdi de 600 filmin katıldığı Ulusal Gençler Film Festivali’nde ikincilik kazandı.

Aynı zamanda Alan Ekibi dansçısı ve 2017 yılında yapılan “Kafkasya Güzeli 2017” yarışmasının galibi olan Tskhovrebova’nın filmi ayrıca bu yıl Cannes Film Festivali’nde gösterilen birkaç Rus filminden biri olmuş ve beğeni toplamıştı.

Belgeselde en küçüğü beş yaşındaki Yevgenia Tabakov olan ve küçük yaşlarında üstün cesaret madalyası kazanmış RF çocuklarından yedisinin hikayesi anlatılıyor. Bunlardan biri de, büyüyünce insanlara iyilik yapabilmek için cankurtaran olmak isteyen, buzlu Terek nehrine düşen arkadaşını kendini riske atarak kurtaran 11 yaşındaki Vladikafkas’lı Sarmat Dulaev.

Film herkesin içinde uyuyan kahramanı bu örnek kişiler vasıtasıyla uyandırmayı amaçlıyormuş.

Filmi https://www.youtube.com/watch?v=XEIKluR9iTk adresinde izleyebilirsiniz.


3. Uluslararası Bulæmærğ Edebiyat Ödülleri

Güney Osetya-Alanya Rusya Federasyonu (RF) Elçiliği’nin Stroytsentr firması ve STK’ların işbirliği ile düzenlediği, Osetçenin kullanımını özendirmeyi ve yazarları tanıtmayı amaçlayan 3. Uluslararası Bulæmærğ (Булæмæргъ/Bülbül) Edebiyat Ödülleri yarışmasında ödüller sahibini buldu.

Yarışmanın büyük ödülü şiirleri pek çok sanatçı tarafından bestelenen Zalina Basieva’nın “Osetçe Şiirler Külliyatı”na verildi.

İkinciliği “Osetçe Şiirsel Etütlerin Derlemesi “çalışması ile Zaurbek Gabolaev, üçüncülüğü ise “Hikaye ve Masallar”ın yazarı Tskhinval Sanat Lisesi öğrencisi Soslan Gubiyev kazandı. Yarışmada “Osetçe-Türkçe Büyük Sözlük” derleyicileri Mamşıratı Özkan ve kızı İrmæ’ye de özel bir ödül verildi.

lçilikteki törende konuşan GO-A Devlet Başkanı Anatoly Bibilov anadilinde yazan soydaşlarımızın dilimizin gelişimindeki öneminden ve bu ödülün farklı edebiyat alanlarında Osetçenin kullanımını yaygınlaştırmaya olan etkilerinden bahsedip destekleyicilere, katılımcılara ve yarışmanın fikir babası Znayura Gassiev’e teşekkür etti.

Alan Dans Ekibi ve ses sanatçılarının da sahne aldığı törende Moskova Oset Diasporası ve RF’den yetkililerin yanı sıra Küba, Nikaragua ve Suriye temsilcileri de bulundu. Etkinlik kapsamında fuayede resim sergisi de sunuldu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz