Karakuyu Ortaokulu Zamanında gelen kurtarıcı

0
12

Jıneps gazetesinin 14. yaşını kutladığımız gece, gazetenin Karakuyu’ya gittiğini öğrenince beni bir heyecan sardı. Jıneps köye gidiyorsa bir şekilde ortaokula da ulaşıyor olabilirdi. Mezun olduğum Karakuyu Ortaokulu’na gidip öğrencilerle sohbet etme hayalim vardı yıllardır, bir türlü gerçekleştiremediğim bu hayali biraz daha erteleyip belki Jıneps aracılığıyla okulumun öğretmenleri ve öğrencileriyle anılarımı paylaşabilirim diye düşündüm.
Birkaç ay önceydi, Gül mesaj atmış ‘’Bağlarbaşı Kafkas Kültür Derneği, Karakuyu Ortaokulu’nu kardeş okul ilan etmiş, yardım kampanyası başlatmış’’ diye. 1 numaralı öğrencisi olmakla gurur duyduğum ve her yakaladığım fırsatta anlattığım benim sevgili okulum! Ne kadar orijinal bir okulda okuduğumu, eğitim hayatım ilerledikçe, sonraki yıllarda fark ettim. Hemen herkesin okul yıllarına ait anıları vardır gülümseten, hüzünlendiren… Karakuyu Ortaokulu benim için bir dönüm noktasıydı. Anadolu’nun ortasında, Uzunyayla’nın bir köyünde okumak isteyip de nerede nasıl okuyacağımı kara kara düşündüğüm, tam da ihtiyaç duyduğum yıl köyüme açılan sevgili okulum… O yıl açılmasaydı köye ortaokul, belki yaşamım çok daha farklı gelişecekti. Ondan sonra gittiğim okulların hiçbiri işte bu nedenle Karakuyu Ortaokulu kadar hayati olmadı.

Fısıltı gazetesi: Karakuyu’ya ortaokul açılıyor
Karakuyu’ya ortaokul açılacağını ilk duyduğumda Karakuyu İlkokulu’nun beşinci sınıfında kim bilir belki nöbete kalmış, okulumuzu bir sonraki güne hazırlamak için çalı süpürgesini sallıyor, teneke sobamızın bütün gün biriktirdiği tezeklerin külünü boşaltıyordum nöbetçi arkadaşlarımla. Arada bir 15-20 kitaptan oluşan, duvara asılı cam kapaklı kitaplığımızdan o gün hangi kitabı seçeceğimi düşünerek…
O yıl ilkokul bitecekti. Ev kızı olmakla okula kapağı atmak arasındaki o ince çizginin ne tarafına düşeceğim merakıyla geçiyordu günler. Annem ev işlerinin ağır sorumluluğunu paylaşmak üzere hazırlanırken, evin büyük kızı okuma sevdasına kapılmış, üstelik Kayseri’deki amcasını, Şarkışla’daki teyzesini harekete geçirmişti. İki seçeneğim olmasına rağmen 12 yaşın çocuksuluğuyla sevgili annemden ve ailemden günlerce, gecelerce nasıl uzak kalacağımı, o çok sevdiğim köyümü, dönmek üzere bile olsa, nasıl bırakacağımı kara kara düşünüp, ‘Aman duygularımı çok dile getirmeyeyim, neme lazım, okutmaktan vazgeçerler’ diye düşündüğüm bir zamanda duymuştum müjdeli haberi.
‘’Karakuyu’ya ortaokul açılacakmış’’ haberi kulaktan kulağa yayılmış, ikinci gün tüm ilkokul çalkalanmaya başlamıştı. Biz okulun mezuniyete hazırlananları ayrı bir heyecana kapılmıştık. Bu haberi doğrulatmak için okuldan sonra soluğu muhtar amcamızın evinde aldık, ama hâlâ kesin haber gelmemişti. Köye elektrik geleli daha bir yılı yeni geçmişti ki, ortaokul haberleri yayılınca, Karakuyu Uzunyayla’da en çok konuşulan köy unvanını almıştı. Pınarbaşı ilçesinin kazası Viranşehir dururken Karakuyu’ya ortaokul açılacak olması köy halkını ayrıca gururlandırmış, Viranşehirliler ise bu duruma oldukça içerlemişti.

Yaşasın, haber doğruymuş!
Söylentiler kısa süre içinde doğrulandı ve ortaokulun açılacağı kesinleşti. Uzunyayla’nın en büyük köylerinden biri olması -120 hane, 600’ün üzerindeki nüfusuyla- ve belki de muhtarımızın çabalarıyla tam da benim ilkokul diplomamı alıp ortaokula başlayacağım yıl, şu şansa bakın ki, burnumun dibine ortaokul açılıyordu. Annem ve ağabeylerimden oluşan aile meclisi tekrar konuyu değerlendirdi ve ortaokula başlayacağım kesinleşti. Ağabeyler zaten kız kardeşleri okusun taraftarıydı, uzaklara gönderme seçeneği ortadan kalkınca hele bir hevesini alsın diye annem de olur verdi. “Evin çalışkanı büyük kız okusun, küçük kız da olmadı anneye yardımcı olur” kararı çıktı. Bu, ağabeylerin anneyi birkaç yıllığına yumuşatmasıydı tabii, evin küçük kızı da zamanı gelince Karakuyu Ortaokulu’nun yolunu tutacaktı. Bu arada okumak isteyip de kalacak yer bulamamış 18 yaş altı pek çok Karakuyulu kız çocuğu da tekrar okula başlamak üzere kalemleri kâğıtları hazırlamış, kayıt gününü bekliyordu.

Halkevi okul oluyor
Okulun açılacağı kesinleşmesine kesinleşmişti ama nereye, hangi döküntü binaya? Yeni bir okul binası yapmak için bir girişim yoktu, ilkokul çok küçüktü, ortaokul için alan ayrılamazdı derken iki odalı yıkık dökük Halkevi’nin ortaokula çevrilmesine karar verildi. Biz okul olsun da açık alanda bile okumaya razıydık. Köyün büyüklerinin bir araya gelip pişti oynadığı, zaman zaman Kuran kurslarının düzenlendiği Halkevi, artık bilim yuvası olacaktı. Yazın köy halkının hummalı çalışmasıyla toprak damı aktarıldı, içi dışı boyandı. Tahta sıralar çakıldı. Giriş holü hariç iki odasından biri sınıf, biri de öğretmenler odası olarak düzenlendi.
(Devam edecek)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here