Flavius Ardaburius Aspar (2. Bölüm)

0
19

“A’dan Z’ye Alanlar” dizisindeki üçüncü yazı olan SOIGSI Tarih Bölümü’nden Tsıbırtı Aleksiy’in (Цыбырты Алексей) ASPAR isimli makalesinin çevirisinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz. Çevirimi düzelten Ælbortı İrmæ Akdemir’e teşekkür ederim. 

Roma’nın hizmetinde olan Flavius Ardaburius ve daha sonra oğlu Aspar kendilerini yalnızca cesur savaşçılar olarak değil, aynı zamanda askeri stratejistler olarak da kanıtladılar. 425’te birlikte, Batı Roma İmparatorluğu’nda iktidara el koyan John’a başarıyla karşı çıktılar. Flavius Ardaburius’un kariyerinin doruk noktası 427’de konsül ilan edilmesiydi. Flavius Ardaburius’un oğlu Flavius Ardaburius Aspar, Kuzey Afrika’daki Alan-Vandal Krallığı’nı bastırmak için 433’te gönderilen büyük orduda süvarilerin komutanı olarak görev aldı. Aspar, imparatorluğun sınırlarına yakın yaşayan Alanları da bu büyük sefere dahil etti. Meydan savaşında Gaiseric’in önderlik ettiği Alan-Vandallar Aspar’ın ordusunu yendi. Aspar, sonraki üç yılını Vandalların ihtiyaç duydukları imparatorluk ile anlaşmayı sağlamaya çalışarak Kuzey Afrika’da geçirdi. Anlaşma imzalandı ve 434’te Batı Roma İmparatoru III. Valentinian, bu anlaşmaya varılmasındaki özel rolünden dolayı Aspar’a konsül unvanı verdi.
Aspar hayattayken, uzun bir süre boyunca hem her iki Roma imparatorlukları hem de Kuzey Afrika’daki Alan-Vandallar arasındaki zımni saldırganlık sözleşmesine sıkı bir şekilde bağlı kalındı ki bunun nihayetinde imparatorlukların çıkarlarına zarar verdiğine inanılır. B.S. Bachrach, bu anlaşmanın etnik bir temele sahip olabileceğini ileri sürüyor. Diğer bir deyişle, Kuzey Afrika’nın Alanları, soydaşları olan Doğu Roma İmparatorluğu’nun birliklerinin komutanı ile ortak bir dil buldular.
Aspar Afrika’da savaşırken, imparatorluk Attila Hunlarının işgaline karşı savunmasızdı. Bizans, Hunlar tarafından 441, 443 ve 447’de yenilgiye uğratıldı ve Attila’ya karşı sağlam bir direniş sağlayamadı.
Askeri başarısızlıklar birçok askeri liderin kariyerine de yansıyordu, ancak Trakya’da Hunlara karşı iki başarılı sefer yapmış olan Aspar etkisini korumayı başardı. Doğu Roma İmparatorluğu’ndaki tartışmasız otoritesi devam etti. İmparator II. Theodosius’un 450’deki ölümünden sonra Konstantinopolis Senatosu Aspar’a imparatorluk teklif etti. Aspar bu teklifi “imparatorluğun kaderini olumsuz yönde etkileyebilecek bir emsal oluşturabileceği” gerekçesiyle reddetti. Araştırmacılar, Aspar’ın imparator olmak için Roma vatandaşı olma geleneğini ihlal etmek istemediğine inanıyorlar, “barbarlar” bu mevkiye uygun kabul edilmezlerdi. B.S. Bachrach, bu reddin temeli olmadığını düşünüyordu, çünkü Roma tarihinde zaten benzer bir emsal vardı.
Bu tarihten yaklaşık iki yüzyıl önce, babası bir Got (ya da yine “barbar” bir kavim olan Trakyalı Gatae – UG) ve annesi bir Alan olan I. Maximinus, İmparator Severus Alexander’ın yerini almıştı [Ayrıca, Roma İmparatoru Caracalla (Marcus Aurelius Antoninus), 212 yılında, Constitutio Antoniniana olarak da bilinen Caracalla Fermanı ile Roma vatandaşlığını Roma İmparatorluğu topraklarında hür doğmuş tüm erkeklere genişletti ve imparatorluktaki tüm özgür kadınlara, Roman kadınlarıyla aynı hakları vermişti. Yine de, Senato’dakiler Roma kökenlilerin ayrıcalıklı olduklarına inanıyorlardı – UG].
Bilim insanlarına göre daha önemli olan bir başka neden de Aspar’ın dini idi. Gerçek şu ki, tüm barbarlar gibi Aspar da Ariyan dinine mensuptu, yani kurucusu İskenderiyeli rahip Arius olan erken Hıristiyanlık akımlarından birine bağlıydı. (Ariyanizm’i Alanların ata dini olan İrano-Aryan diniyle karıştırmamak gerekir. Ariyanizm 256–336 yılları arasında yaşayan İskenderiyeli papaz Arius’un fikirlerini takip eden bir Hristolojik doktrin olup İsa’nın sonradan yüceltildiğine inandıkları için 325 ve 381’deki Ekümenik Konsiller tarafından aforoz edilmişlerdi. Gotlar ve Vandalların en başta Ariyanizm mezhebini kabul etmeleri Ariyanizmin 7. yy’a kadar Roma İmparatorluğu’ndaki çeşitli savaşlarda dini bir faktör olmasına yol açtı. – UG)
Dini tartışmalar, Aspar’ın tamamen meşru bir imparator olmasına izin vermezdi. Bir Roma imparatoru olarak özellikle de barbar olan bir Ariyani seçilseydi bu karar o dönemde Romalılar arasında destek bulamayacaktı ve hem Konstantinopolis’te hem de imparatorluk genelinde büyük öfkelere neden olacaktı. Bununla birlikte, başkomutan Aspar siyaseti etkilemeye devam etti ve onun doğrudan yardımıyla Marcian imparator oldu. Tahta olan yakınlığı, Aspar-Ardaurius’un imparatorluktaki en yüksek pozisyona ulaşmasına izin verdi. 453 yılında İmparator Marcian, Flavius Ardaburius Aspar’ın, 447 yılında konsül olan oğlu Flavius Ardaburius Junior’ı Doğu’daki bütün birliklerin komutanı olarak atadı: Doğu Ordusu Başkomutanı unvanını aldı. Marcian’ın talimatlarıyla Aspar 434’te konsül ve daha sonra da patricius (ya da patrician) oldu. İmparator Marcian’ın saltanatının sonuna gelinceye değin Aspar-Ardabur ailesi üyeleri iki kez patricius’luk, üç kez de konsüllüklerle onurlandırıldılar. Aspar’ın gücünün bir başka kaynağı ise, teyzesi Aspar ile evli olan Ostrogoth Kralı Theodoric Strabo idi. (Devam edecek)

Çeviri: Ufuk Güneş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here