Ælæm (Alem) (1. Bölüm)

0
15

SOIGSI Enstitüsü ile Kuzey Osetya gazetesi’nin ortak projesi olan “A’dan Z’ye Alanlar” dizisindeki dördüncü yazı olan SOIGSI Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Madina Darçieva’nın (Мадина Дарчиева) makalesinin çevirisinin ilk bölümünü yayınlıyoruz. Çevirimi düzelten Ælbortı İrmæ Akdemir’e teşekkür ederim.

Ælæm, Jajbælaş (yılbaşı çamı) ritüel ağacının bir benzeridir, kendine özgünlüğü, ælæmın ritüel niteliğidir. Ritüel jajbælaş ağacından işlevsel farkı, Osetyalıların ælæmı sadece erkekler, özellikle de yaşlı olanlar, için yapıyor olmalarıdır.
V.I. Abaev’in “Oset Dilinin Tarihsel ve Etimolojik Sözlüğü”’nde, bu terim için aşağıdaki tanım verilir: “ælæm / ilæn, komaxşæn / galærgævdæn (ağzı bağlama (oruç) / öküz boğazlama – Комахсæн / Галæргæвдæн) bayramındaki anmalarla ilgili bir ritüel nesnedir” [Abaev, V.I., 1958: 125−126]. Çeşitli kaynaklar ælæmın ne olduğu, nasıl hazırlandığı hakkında açıklamalar verir. V.F Miller, ælæmı “üzerinde zencefilli kurabiye, ceviz ve şekerlerin bağlanarak tutturulmuş olduğu bir haç veya çapraz çubuklarla oluşturulmuş sancak gibi bir şey” olarak tanımlar [Miller 1992: 456]. İlgilendiğimiz bu obje, B.M. Kargiev’in “Oset gelenekleri ve ritüelleri” kitabında ise:
“Нæлгоймаджы мардæн кæнынц æлæм. Æлæм скæнынц марды хотæ кæнæ кæнгæ хотæ, чызджытæ, хаттæй-хатт хи бинонтæ дæр. Къафеттæ, æнгузтæ, æхсæртæ, фæткъуытæ æмæ æндæр ахæмтæ иу дыууæ путмæ æввахс, фидар бæхсныгыл хæлттæ-хæлттæ, кæрæдзиуыл хæстæй бафидар кæнынц роггомау хъилыл. Уый фæхуыйны æлæм.” – Ölen adam için alam hazırlanır. Ælæm, ölenlerin kardeşleri veya yeminle kız kardeş edindikleri, kızları ve bazen de kendi aile fertleri tarafından toplanır. Yarım ila bir kg kadar şeker, ceviz, fındık, elma ve benzerleri,, kuvvetli bir kalın iplik üzerinde birbirine ve hafif bir çubuğa tutturulur. Buna ælæm denir ”[Kargiev 1991: 110]. Ælæm’ın açıklaması ayrıca “Oset Gelenekleri” kitabında da bulunur: “Цыллæ бæттæнæй-иу скодтой хызы хуызæн, цыма тырыса у, афтæ. Æрцауыгътой-иу ыл адджинæгтæ æмæ дыргътæ, алыхуызон лыстæг дзаумæттæ: цъындатæ, къухмæрхæнтæ, бапъирозтæ æмæ æнд. Ныххæлар-иу æй кодтой фынджыдзагимæ æмæ-иу æй бæхыл рахастой, уынгты-иу адæм фылдæр кæм лæууыд, уым-иу æй ныууыгътой, æмæ-иу æлæм уæлмæрдмæ ахастой ” – İbrişim ipliklerle balık ağı ya da bayrak gibi bir şey yaptılar. Üzerine şekerler ve meyveler ile çorap, mendil, sigara vb. gibi çeşitli küçük eşyaları astılar. Öleni donatılmış bir masa ile birlikte takdis ettiler ve sonra dört nala koşan süvari, ælæmı pek çok insanın bulunduğu sokaklarda sallayarak dolaştırdı sonrasında da ælæm mezarlığa taşındı ”[Oset Gelenekleri 1999: 20].
F. Khoziyev kitabında başka bir seçenek de veriliyor: Jajxæşşæn ayini sırasında ælæm, ölen kişilere sunu olarak yapılırdı. Kesilmesi gereken küçük bir ağacı kestiler. Ucuna kısa bir çubuk ve askılar takıldı. Üzerlerine şeker, elma, meyveler, kabuklu yemişler ve başka şekerlemeler astılar. Bayrak taşır gibi birkaç atlı onu köylerde dolaştırdılar. Bir grup yetişkin veya çocukla karşılaştıkları yerlerde onu salladılar ve üzerindekiler insanların önünde yere düştüler. Bu, anma masasındakilerden daha fazla insanın (ölünün anısına UG) bir şeyler yiyebilmesi için yapıldı. Ölen kişinin evine döndükten sonra, sopa avluya yerleştirildi. Üzerine tırmanıp şeker alabilenlere, ölenlerin anısına giymek için bir şey verildi [Xojitı 1999: 211].
Bizim tarafımızdan toplanan metinlerde ælæmın ritüel unsurunun şu anda çok yaygın olmadığı doğrulanmaktadır. Buna ek olarak, bilgi verenler sıklıkla, ölenlerin yaşı ve cinsiyetine ve kimin için toplanması gerektiğine dair şüphelerini bildirdiler. Bir farklılaşma daha var: ælæmın Osetya’nın dışında ölen, ancak naaşı anayurduna getirilen ölen adamlar için hazırlandığını iddia edenler oldu (ласгæ мард / cenazeyi nakletme).
İşlevselliklerine göre ælæm ve jajbælaş özellikleri aynıdır. Şekerlemeler ile benzer şekilde dekore edilmişlerdir, benzer bir şekilde mezarlığa ulaştırılmıştır. Belki de bu onların kabul edilen anlamsal özdeşliklerinin sebebiydi.
Biniciler ælæmı mezarlığa getirirlerdi. Bu günde, özel bir tür yarış düzenlenirdi – ælæmxæşşæn (æлæмхæссæн / ælæm taşıma). Bu konuda bilgi verenler, birkaç onyıl önce, çocuklukları veya gençlikleri sırasında, binicinin, ölen bir kişinin evinden mezarlıklara elinde ælæm ile at sürdüğünü, insanların toplandıkları yerlerde bunu sallamak için durduklarını hatırlıyorlar, böylece şekerlemeler ælæmden düşüyordu. Çoğu zaman, çocuklar sürücünün peşinden koşar ve ælæmden düşenleri toplardı. Ölen kişinin ailesi mezarlığa ælæm taşıyan kişi ve ölünün başında bekleyen kişi için ayrıca bir “hediye” hazırlanırdı. “At yarışı çoğunlukla ölenlerin onuruna yapılırdı, ödüller genelde olduğundan daha değerli olurdu, örneğin: gümüş çerçeveli bir kemer, bir cep saati, 10-15 ruble para ve bazen ölenlerin eşyalarından bir başılıqq, bir Karakul kalpak, vb. gibi bir parça” [НА СОИГСИ. Фольклор, п. 125, д. 271, л. 4]. Halen daha, mezarlıktaki ritüel ağaç jajbælaş, araba ile teslim edilir.
Yılbaşı gecesinde kutlanan benzer bir Mingrelian ayinini biliniyor: evin büyüğü çiçilaki (чичилаки) hazırlıyor: kısa bir sopa alıyorlar; Çubuğun bir ucu çatallaştırılır ve ahşap bir haç bu yarığa yerleştirilir. Böylece hazırlanan “çiçilaki” elma, şeker, fındık, kehribar, ipek, gümüş sikkelerle süslenmiştir … Sabahları, elinde “çiçilaki” bulunan kişi bu vesile için belirlenmiş duaları okuyarak tüm bahçeyi dolaşır. [Abaev I, 1958: 126].
Abhazların cenaze ve anma törenlerinin, özellikle de kullanılan yas bayrağı Oset ælæmına benzer özellikler taşır. Özellikle, ritüel ağaç aşşamaka (ащамака) mumunun yanı sıra özel bir ritüel nesne aqanap (ахьанап), dahası, ælæm ve aqanap arasında büyük bir bağlantı izlenebilir. Aqanap ölen gencin ailesi tarafından, özellikle ataraçei (атарачеи) binicilik ritüel oyunu için yapılırdı. Aqanap, bir aşşamaka gibi çifte kıvrımlı bir mum veya çapraz şekilli ahşap bir tabana sahip kabuklu yemişlerle (kestane, fındık) süslenmiş çapraz kemerli bir ağaç şeklinde olabilir.
Ritüel binicilik yarışlarında da Ælæm ve Aqanap benzer şekilde kullanılırdı. Bir anma törenin esnasında, uzun anma masasına oturan adamlar arasından, genç erkeklere değişimli olarak binicilik oyununa katılması gerekenlerin ortaya çıkmaları bildirilirdi. Atlılar eve kadar at sürerler, orada, en becerikli ve güçlü, genellikle ölenlerin bir arkadaşı veya akrabası, olana aqanap verilirdi. Bu atlı atını belirlenen bir hedefe doğru sürer diğerleri de onun peşinden takip ederlerdi. Atlıların yolunda çit, çukur, hendek şeklinde engeller olurdu – yol ne kadar zorlu olursa, oyun da o kadar heyecan verici olurdu. Aqanapı taşıyan, hedefe ulaştığında, bahçenin etrafında dolaşarak (bizim tarafımızdan vurgulanmış – MD) geri dönmek zorundaydı. Ælæm’ı taşıyan atlı, çeşitli kaynaklara göre, bir ila üç kez mezarlığın etrafında dolaşırdı (bizim tarafımızdan vurgulanmış – MD). Aqanap’ı taşıyan atlı kendini kovalayan gençlere onu kaptırmaz ise ona kese, ev yapımı havlu veya başka bir ürün hediye edilirdi. Aksi halde, Aqanap’ı ele geçiren kişiye hediye verilirdi [Maliya 2004: 249-250]. At üstünde evin etrafında dolaşma (Abhaz örneğinde Aqanap ile) veya mezarlığın etrafında (Osetya örneğinde Ælæm ile) tarzı ritüel bir eylemi göz önüne alındığında, bu tarz çemberi tamamlamanın tılsım olarak yorumlandığı hatırlanmalıdır.
Ælæm teriminin etimolojisi hakkında, bayrakla olan benzerliğini açıklayan, Osetya Dilinin Tarihsel ve Etimolojik Sözlüğünde V.I. Abaev tarafından verilen tanımı hatırlayalım: “Ælæm kelimesi, Arapça kökenli olup diğer Kafkas halkları tarafından da bilinir; Karşılaştırın: Arap. Alam; Pers. Alam; Türk. Alem, ‘işaret’, ‘sancak’; Gürc. Alami, ‘sancak’, ‘bayrak’, ‘ikon’; İngu. Ælæm, Ælæm-beghæ, ‘beyaz bayraklı bir mezar taşı ölünün üzerindeki yaraya yerleştirildi’ ”[Abaev, 1958: 126].
V. Warjiati, ælæm ve tırışaların* semantik birliğine işaret ediyor, – bu durumda yas bayrağı – Osetlerin anma töreninde de kullanılırdı: “Dilbilim materyalleri ælæm adının temelinin Arapça-Farsça kökü “ ’LM ” olduğunu gösteriyor / işaret / alâmet / mucize. Bu kavramlar “sancak / bayrak” kavramları ile doğrudan bağlantılıdır. Gürcüce “Alai”, Svanca “Lem”, İnguşca “Ælæm Bekkha” ’yı hatırlayalım [Warjiati, 1995: 221].
E.N. Studenetskaya yas bayrağına dair şunları yazıyor: “Bazı mezarlarda, özellikle saygın insanların, azizlerin, vb. mezarların üzerine müslümanların koydukları gibi beyaz, kırmızı veya siyah bayraklar vardı. B. Kuftin 1926’da anma yarışlarında kullanılan bir sancağı getirdi. Siyah ve beyaz kumaştan dikilmişti. Beyaz yarıya iki siyah haç, siyah yarı üzerine de iki beyaz haç dikilmişti. Bayrağın ortasında ipekten pembe çiçek şeklinde figürler işlenmişti. Anma bayrağı ile mezarlardaki bayrak arasında bir bağlantı olması mümkündür ”[ НА СОИГСИ. Фонд 9. История, оп. 1, д. 10, л. 120 ].
Oset etnografik materyalleri aşağıdaki bilgileri vermektedir. Ölen genç bir adamsa, ælæm “siyah bir bayrak ile tamamlanırdı. Bezin alt köşesi yuvarlak bir şekilde kesilir ve bayrak direğine, uçları aşağıya sarkan siyah bir kurdele bağlanırdı. Yarışlar (дугъ) sırasında ælæm, en güçlü sürücüye ve bayrak ise en çevik ata binen sürücüye verilirdi. Bazı bilgilere göre, bayrakta adına bu at yarışının düzenlenmiş olduğu vefat etmiş kişilerin adı da işlenirdi. Tarihsel folklor verilerine bakıldığında, bu gelenek, Ortaçağ’daki Osetler arasında kaydedilmiştir” [Warjiata 1995: 221−222].
Jajxæşşæn anma gününde, ölen kişinin evinde hazırlanan her şey adandıktan ve ilgili dualar edildikten sonra, dost ve akrabalar mezarlıkta toplanırdı. Ælæm veya jajbælaş bütün köyün dörtnala dolaşan binicilere emanet edilirdi. Yolda insan gruplarıyla karşılaşan atlılar ælæm veya jajbælaş’ı sarsar, böylece kendilerine bağlanan şekerlemeler dökülür çocuklar da bunları hemen bağırış çağırışla kapışırlardı. Atlılar sonrasında, arta kalan armağanların yarışın katılımcıları arasında paylaşıldığı mezarlığa giderlerdi. Ælæmın ahşap tabanı mezarın üzerine bırakılırdı ve atlılar bu kez de ölen kişinin evine doğru yarışmaya başlardı. Daha sonra, ælæm, nasıl yapıldığına, kaç tane tahta çubuk takıldığına bağlı olarak, aynı anda iki kişi tarafından da taşınabilirdi.
Yas bayrağının Balkar ve Karaçay kültüründeki varlığı V. Warjiati tarafından kayıt altına alınmıştır: “Osetya ve Karaçay-Balkar’daki Taulu’daki cenaze-anma törenlerinin benzerliği de etkileyicidir.” Warjiati, bunların arasında ölen kişinin gömülmesi sırasındaki ritüel acı çekmeyi, yukarıda belirtilen zincirin çıkarılması, yas bayrakları vb. anıyor [Uarziati 1990: 95]. Ayrıca kaydettiğimiz metinler, jajxæşşæn ritüelinde yas bayrağının varlığını da doğrular: küçük bir siyah bayrak ritüel ağacına bağlanır ya da kendi başına bir sembol olarak yer alırdı. Yine bazı bilgi kaynakları, yas bayrağının ælæm’ın ritüel niteliği ile birlikte, yalnızca evden uzakta ölen ve eve götürülmesi gereken ölenler için hazırlandığını göstermektedir. Burada bölgesel (ласгæ мард / cenazeyi nakletme), yaşa ve cinsiyete bağlı olarak farklılaşan özellikler var.

*: Tırışa – gelin bayrağı; Gelin evinde hazırlanırdı ve üzerine kırmızı, pembe ya da beyaz çiçekler işlenmiş olurdu. Kumaş üzerine erkeklerin kullandığı çeşitli bakım malzemeleri tutturulurdu. Gelin alayının damat evine dönüşü (çınzæşcıtæ / Чындзхæсджытæ) sırasında tırışa merkezli bir tür oyun oynanırdı. Damat tarafı aldıkları tırışayı beraberlerinde getirmeye çalışır, gelin tarafı ise tırışayı onların elinden kapıp geri gelin evine götürmeye çalışırlardı ve bunu başarırlarsa bir ödül alırlardı. Bu durumda damadın akrabaları tırışayı bir bedel karşılığında geri alırlar ve bu sefer engellenmeden onu damadın evine götürürlerdi. Osetlerin inancına göre tırışalar doğaüstü güçlere sahipti ve bu nedenle aile ritüellerinde yaygın olarak kullanılıyordu: özellikle zor bir doğum geçiren gebe bir kadının ya da hastalanan bir çocuğun üzerine serilirdi. Tırışanın bu doğaüstü güçleri sadece onun sahibesi ve onun çocukları için geçerliydi. (Osetlerin Etnolojisi ve Mitolojisi Sözlüğü / Ирон адæмы этнографи æмæ мифологи)
(Devam edecek)

Çeviri: Ufuk Güneş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here