Yayınlardan Seçmeler- Süreli Yayınlarımız – 31-1

0
17

Türkiye diasporası süreli yayınları içinde derneklerin birlik oluşturma sürecine tanıklık eden, oluşturulan birliklerin yayın organı olarak bültenle başlayıp dergiye dönüşen, dergi olarak en uzun yayın yaşamı olan Nart dergisi konumuz.
Süreli yayınlarımızdan bültenler, bu çalışma kapsamı dışında olmakla birlikte, Birleşik Kafkasya dergisinde olduğu gibi Nart dergisinde de bültenle başlamak, süreci tam anlamıyla aktarabilmek açısından doğru olacak.
Nart dergisinden önce yayınlanan Kaf-Der Bülten’in ilk sayısı Eylül 1993’te yayınlandı. “Sunuş” yazısını veriyoruz. Sunuş yazısından; “Bu bültende bir yandan Kaf-Kur’dan Kaf-Der’e Türkiye’deki Çerkeslerin örgütlenme sürecini izleme ve tanıma olanağı bulacak…”, “Kaf-Der Bülten, bir yandan Kaf-Der’in ve diğer derneklerimizin sözcüsü ve aynası olurken…”.
Öncelikle kısaca Kaf-Kur ve Kaf-Der yani derneklerin federasyonlaşmaya varan sürecini, Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaf-Fed) sitesinden alıntılayarak aktarmaya çalışarak konuyu bilenlere hatırlatmış, bilmeyenlere bilgi aktarmış olalım.

FARKLI ZEMİN – aşağıdaki kısım
Türkiye’de Kafkas Derneklerini merkezi bir örgütte toplama çalışmalarına 1975 yılında Ankara’da yapılan bir toplantıyla başlanıldı. Çerkesler’in çok dağınık olması nedeniyle demografik durumun tespiti, ulusal bilinç düzeyinin belirlenmesi, siyasi haklar ve dönüş olayı o tarihlerdeki toplantıların asıl konularıydı.
5 Kasım 1977 tarihinde yapılan toplantıda, o tarihteki ‘Federasyon Yasası’nın elverişli olması nedeniyle önemli bir adım atılma aşamasındayken toplantı sonrası otobüs durağında beklenirken bilinmeyen kişilerce Çerkes gençlerinin taranması sonucunda Tsey Mahmut Özden hayatını kaybetti ve böylece çok önemli bir çalışma yarıda kaldı. Ardından 12 Eylül dönemi yaşandı… 1977’de yarıda kalan toplantılara 90’lı yılların hemen başında yeniden başlandı.
İlk toplantı 26 Mayıs 1990’da Ankara’da (10 dernek), ikincisi 28 Ekim 1990’da Kayseri’de (11 dernek) gerçekleştirildi. Kafkas Dernekleri Koordinasyon Kurulu (Kaf-Kur) oluşturulması kararı ile Düzce’de yapılan üçüncü toplantıda (14 dernek) Kaf-Kur Yürütme Komitesi seçildi.
Dördüncü toplantı 16 Haziran 1991’de Yalova’da (17 dernek), beşinci toplantı 18-19 Ocak 1992’de İstanbul’da (26 dernek, 49 temsilci, 35 gözlemci) gerçekleştirildi ve 7 kişilik yeni Kaf-Kur Yönetim Kurulu oluşturuldu.
Altıncı toplantı, 30-31 Mayıs 1992’de İzmir’de (17 dernek) gerçekleştirildi ve Kaf-Kur yönetimine Merkez-Şube yapılanması için tüzük taslağının hazırlanması yetkisi verildi.
14 Ağustos 1992’de Gürcistan’ın Abhazya’yı işgal girişimi sonucu yedinci toplantı İstanbul Kafkas-Abhaz Derneği salonunda 22 Ağustos 1992’de 28 derneğin katılımı ile gerçekleştirilmiş ve Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi oluşturulmuştur.
10-11 Ekim 1992’de Ankara’da gerçekleştirilen sekizinci toplantıya 41 dernek ve vakıf çağrılı olmasına karşın 23 derneğin temsilcileri katıldı. Bu toplantıda merkezi Ankara’da olmak üzere Kafkas Derneği (Kaf-Der)’nin kurulmasına karar verildi.
4 Nisan 1993’te Ankara’da yapılan toplantı sonucu; 21 dernek çevresinden 104 kurucu üyenin imzasıyla Kaf-Der’in kuruluş beyannamesi 5 Nisan 1993’te Ankara Valiliği’ne teslim edildi. Kaf-Kur dönemi tamamlanmış, Kaf-Der dönemi başlamış oldu ve geçici yönetim kurulu seçildi.
FARKLI ZEMİN BİTSİN
İşte Kaf-Der Bülten, bu merkez-şube örgütlenmesinde merkez olan Kafkas Derneği’nin yayın organı idi. Aylık periyotta yayınlandı, 1996 yılı Aralık ayında birleşik sayı 39-40 ile yayınını bitirdi.
“İki aylık düşün ve sanat dergisi” Nart’ın ilk sayısı Mart-Nisan 1997’de yayınlandı. İlk sayıdan “Yeni bir biçim, yeni bir içerik” ve “Dergimiz çıkarken” başlıklı yazıları, yazıların özüne dokunmadan kısaltarak veriyoruz.
Nart dergisine devam edeceğiz.

***

Kaf-Der / Bülten
Sayı: 1

Eylül 1993

Kaf-Der / Bülten
Kafkas Derneği Genel Merkezi adına
Sahibi: Genel Başkan Aslan Arı
Sorumlu Müdürü: İbrahim Kızılırmak
Genel Yayın Yönetmeni: Erol Taymaz

Sunuş

21. yüzyıla yedi yıldan az bir zaman kala, dünyada birbirine karşıt gibi görünen iki yaklaşım dikkat çekiyor. Bir yanda “temel değer” olarak insanın bireyselleşmesi, birey olarak alabildiğine özgürleşmesi idealize edilirken, bir yandan da, bir bakıma bu özgürlüğün sınırlanması, kısıtlanması anlamına gelebilecek olan, bireyin birtakım toplumsal yapılar içinde yer alma gereği, başka deyişle örgütlenme gereksinmesi hızla yükseliyor.

Çağımız insanı, “temel değer” olmanın bilinci içinde kendi özgür istemiyle toplumsal yapılar içinde yerini alabilen örgütlü insandır. Çağdaş toplum da örgütlü toplumdur.
Örgütlülüğün temel göstergeleri ise, haklar ve görevler dengesi ile iletişim ve etkileşim ortamıdır. Haklar ve görevler dengesine dayanmayan, hakların kullanılıp görevlerin yerine getirilmediği bir örgütlülük düşünülemeyeceği gibi, sağlıklı bir iletişim ortamı içinde bulunmayan bir örgütlülük de kalıcı ve verimli olamaz.
Kaf-Der, Türkiye’deki Kafkas Derneklerinin iş ve güç birliği arayışlarının, birleşip bütünleşme gereksinmelerinin bir sonucu olarak oluşturulmuş merkezi bir karar ve koordinasyon kurumudur.
… Kaf-Der’in üyeleriyle ve varlık nedeni olan diğer derneklerle düzenli ve periyodik bir iletişim organı henüz olmamıştır. Kaf-Der oluşumuna engel olmak isteyen … bazı odaklar, bu boşluktan yararlanmakta, … birleşip bütünleşme sürecine zarar verebilmektedirler.
Öte yandan Kaf-Der oluşumu, potansiyel dernek konumundaki yerlerden başlamak üzere diğer derneklerimizin hızla şubeler halinde merkezi organizasyona entegre olmalarını gerektirmektedir. Bu ise yine hızlı bir iletişim ve etkileşim ortamını gerekli kılmaktadır.
Kısaca KAF-DER/BÜLTEN, böyle bir gereksinmeden doğmuştur…
Bu bültende bir yandan Kaf-Kur’dan Kaf-Der’e Türkiye’deki Çerkeslerin örgütlenme sürecini izleme ve tanıma olanağı bulacak, bir yandan da bu süreç içinde yaşanan sorunlara tanık olacak, yapılan ve yapılması gereken çalışmalara doğrudan veya dolaylı biçimde katılma ve katkıda bulunma fırsatı bulacaksınız.
… Bülten Anayurt ile ilişkilerimizde bir köprü görevi görmeye çalışacak…
… Bülten bir yandan Kaf-Der’in ve diğer derneklerimizin sözcüsü ve aynası olurken, bir yandan da dernek üyelerimizin ve halkımızın gözü-kulağı olmaya çalışacak, örgütlenmemize ve her bakımdan birbirimizi tanıyıp etkileşmemize, sorunlarımıza elbirliğiyle çözümler aramamıza, bulduğumuz çözümleri yine elbirliğiyle gerçekleştirmemize hizmet edecektir.
İçinde bulunduğumuz dönem, … insanlarımıza; aydınlarımıza, yöneticilerimize büyük sorumluluklar yüklüyor… Sorumluluğumuzun bilinci içerisinde, demokratik etkileşim ortamında disiplinli bir çalışma düzeni içinde bulunabilirsek, sahip olduğumuz güç ve olanakları birleştirebilir, tarihte bize kaybettirilmiş olan pek çok şeye yeniden kavuşabiliriz.
Halkımızın layık olduğu yarınlara taşınmasında gücü ve olanakları ölçüsünde görev ve sorumluluk taşıyan herkesin yapması gereken bir şeyler mutlaka vardır. Yeter ki tanışalım, birbirimize inanalım, güvenelim ve örgütlenelim.

***

Nart
Sayı: 1

Mart- Nisan 1977

Dergimiz Çıkarken

Muhittin Ünal
Kafkas Birliği Derneği Genel Başkanı

22 Aralık 1996 tarihinde yapılan genel kurulumuzda dile getirmiş olduğumuz … hususlardan bir tanesi de kapsamlı, kaliteli ve uzun ömürlü bir dergiye sizleri kavuşturmaktı. Başlangıçta istenilen kalitede olmasa bile zamanla çok kaliteli bir hale gelebileceğine yürekten inandığımız dergimiz NART’ın ilk sayısına, Yayın Kurulu’nun isteğine binaen bu satırları yazmaktan çok mutluyum.
Kuzey Kafkas kökenli Türk vatandaşı olarak çok sayıda bilim adamı, yazar, gazeteci, ressam, karikatürist ve yayıncıya sahip bulunmaktayız. Görüşleri, düşünce tarzları, Kafkas kültürüne ilgileri farklı farklı da olsa, bu hemşerilerimizin demokrat düşünceyi rehber edinen dergimizde imzalarını görmek istiyoruz. Dergimiz, sadece hemşerilerimize değil Kuzey Kafkas tarihine, kültürüne ve Kafkasya’nın geleceğine ilgi duyan bilim adamı, yazar, çizer ve düşünen herkese sayfalarını açık tutacaktır.

Derneğimize bağlı olsun olmasın Türkiye’deki bazı dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlarımız çalışanlarının çıkartmakta oldukları çok sayıda bülten mevcuttur. Bir taraftan bu bültenler yaşatılırken, diğer taraftan da dergimize gerek yazı yazarak, gerekse abone kaydederek yardımcı olunacağına inanıyorum. Özellikle de Yayın Kurulu’nca derginin belirli bir bölümünün tahsisi düşünülen, Türkiye genelinde ve kendi aralarında iletişim kurarak güzel şeyler üretebileceklerine inandığım ve geleceğimiz olan gençlerimize güveniyorum.

Batılı seyyahların Kuzey Kafkasya’daki halklarımız arasında uzunca süre kalıp, onları tüm yönleriyle tanıdıktan sonra yazmış oldukları seyahatnamelerinde, Kafkas halklarının batılılardan ileride sayılabilecek medeni bir yaşayışa ve doğal parlamentoya sahip bulunduklarını büyük bir hayranlık içerisinde anlattıklarını biliyoruz. Bu seyyahların … söylediği bir başka acı gerçek de Kafkas halkları arasında birlik ve beraberlik mefhumunun istenilen seviyede olmadığı hususudur. Bu tespit bugüne kadar da maalesef geçerli olmuştur ama artık geçerli olmamalıdır. Olmayabilir de…
Türkiye’nin muhtelif kentlerindeki 60’dan fazla sayıya ulaşan derneğin 39 tanesi, Kafkas Birliği Derneği çatısında bir araya gelmişlerdir…
… Neden hala bireyci ve küçük meselelerle uğraşıyoruz? Neden kendimizi aşamıyoruz? Gelin hep birlikte el ele verelim. Önce küçük meselelerle, kısa vadeli hedeflerle ve kendi hesaplarımızla uğraşmayalım.

Dünyanın en medeni toplumlarından biri olarak, Batılı seyyahların da açıkça ifade ettikleri üzere cennet gibi bir vatanda, medeni kanunların bugün bile henüz ulaşamadıkları güzellikte gelenek ve göreneklere dayalı toplumsal bir yaşamın sahibi iken dünyanın dört bir tarafında saçılmış olan Kuzey Kafkasyalıların torunları olarak bu topraklara dört neslimizi gömdük. Bu toprakların vatan olmasında atalarımızın kanı vardır. Bu itibarla Türkiye de, Kuzey Kafkasya da bizim vatanımızdır… İnsanlarımızın ve vatanlarımızın çok büyük sorunları vardır. Bu sorunları yakın gelecekte çok daha büyük boyutlara ulaştıracak tehlikelerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla sen-ben zamanı değildir… Zaman birlik ve beraberlik zamanıdır.
Bizlerden hizmet, yardım, rehberlik ve katkı bekleyen sayısız hemşerimiz, geri dönüş ve bireysel veya ortak yatırımlar bekleyen Anavatanımız=Atavatanımız birçok riziko ile karşı karşıya kalırken daha fazla parçalanmanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Düşüncelerimiz ve yapılanmalarımız farklı farklı olsa bile gelin birlikteliği seçelim. Düşünce ve yapı farklılıklarımızı demokratik yollardan yönetimlere taşımaya çalışalım. Ne olur etrafımıza ve yakın tarihe bir bakalım. Bizden başka bu tür bir dağınıklık içinde olan başkaları var mı?

***

Nart
Sayı: 1

Mart-Nisan 1977

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here