Аланты Хъæлæс – Osetlerin Sesi – Kasım 2019

0
41

Alanika Sanat Sempozyumu

11 yıldır kesintisiz gerçekleştirilen çağdaş sanatın Kafkasya’daki amiral gemisi Alanika Uluslararası Sanat Sempozyumu, 2018 yılında finansal zorluklar nedeniyle iptal edilmişti. Bu yıl eylül ayı boyunca süren 12. sempozyumda Vladikafkas, Nalçik, Mahaçkale, Grozni, Moskova, Novosibirsk, Voronej, Perm, Azerbaycan, Ukrayna ve Litvanya’dan 30’dan fazla sanatçının eserleri yer aldı.

“Geriye, Geleceğe Bak!” başlıklı sempozyumun küratörü Rusya Federasyonu Ulusal Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde (UÇSM) deneysel programlar bölümünü yöneten ve 2007’deki “Visual Acoustics” sergisi ile yaratıcı küratörlük ödülünü kazanmış olan Vitaly Patsyukov idi.

Alanika Projesi’nin yöneticisi ve UÇSM’nin Kuzey Kafkasya şubesi başkanı olan Galina Tebieva, halk geleneklerinin imgeleri ve maddi biçimlerinin modern sanat süreciyle ilişkilerini ele alan “Geriye, Geleceğe Bak!” temasını şöyle açıklıyor: “Asıl sorun geleneklerin korunmasıdır. Gelenek, Kafkas ulusları arasındaki ilişkilerin, bütün kültürünün temelini oluşturan esastır. Gelenek, çoğu zaman muhafazakar ve çağın gerçeklerine uygun olmayan bazı yasalara dönüşüyor. Geleneklerin korunması da gerekiyor öte yandan. Yeni teknolojilerle, yeni bir etikle, yeni bir ekolojiyle tamamlanan realitemizin yeni koşullarında yaşamaya devam etmesi için, bu gelenekleri gelecekte kurmak istiyoruz.”

Tsmiti köyünün kule kompleksinde Çeçen sanatçı Zaur Tsugaev’in ışık performansı ile açılan sempozyumda, Kuzey Osetya Ulusal Müzesi ve UÇSM’nin Kuzey Kafkasya Şubesinin sergi salonlarında yer alan geniş çaplı sergilerin yanı sıra izleyiciyle sempozyuma katılan sanatçıların geleneksel yaratıcı buluşmaları, ustalık sınıfları, Dmitry Tsvetkov’un “Hasat Festivali” adlı bir kostüm gösterisi ve Alanika deneyimini “Alanika’ya ilk defa katıldım, çok ilginçti. Yüzlerce yaratıcı, yetenekli, duyarlı insanın halkının kültürü ve kaderine olan ilgisine şahit oldum ve ben Alanya halkından çok etkilendim” şeklinde aktaran Rusya Yeni Caz akımının öncülerinden ünlü ritm sazcı Vladimir Tarasov’un akustik performansı gibi özel etkinlikler yer aldı. Artık bir Alanika klasiği olan bölgenin geleneksel ve bağımsız müziklerinin sunulduğu akustik konser de bu yıl Bulat Halilov liderliğinde organize edildi ve Jrpjej (Post-geleneksel Çerkes müzigi), Hava Khamzatova (Çeçen indie folk), Bzu (elektronik neoklasik) ve Tamu Berozty (geleneksel Oset müziği) sahne aldılar.

Farid Rasulov’un tahta oymaları, Moskova’dan Alla Urban’ın metal panelleri üzerinde çapraz dikişlerle oluşturduğu eserler bir yana Khoşta’nın ünlü “Deli Çoban” şiirine atıfta bulun Leonid Tishkov’un bir eseri dikkat çekiyor. Şiirde çoban buluta ayak basar ve “uçup gider”. Sanatçı için, bulut yaşamın matrisi olur, göbek kordonu gibi dünyayı ve havayı birbirine bağlayabilir. Şiir bulutu bir tür uçan makineye dönüşür ve ona giren kahraman artık düşemez, sadece yükselir. Tishkov bu eseri Beslan anmalarında göğe salınan “ince bir hafıza bağı ile sonsuza kadar bizi o meleklere bağlayan” beyaz balonlardan esinle yaptığını belirtmiş bir söyleşisinde.Sempozyuma Kafkasyalı sanatçılar da katılıyor. Geleneklerin yaşatılıp yine de taze bir geleceğe duyulan özlem Çeçen sanatçı Zaur Tsugaev’in kadim sülale kulelerini aydınlattığı enstalasyonun ana temasıydı. Modern ışık sistemleri eskinin kültürel kodlarının altını çizmede kullanılmış.
Nalçikli Milana Khalilova da çağdaş sanat dilini geleneksel keçe üretimiyle birleştiren eserler üretmiş. Seramik eserlerini müzede yeniden kurduğu atölyesi içinde sergileyen Oset Valery Baytsaev, eserlerini atölyesinin içinden nesnelerle birlikte sunarak atölyesini ve onu dolduran nesneleri bir natürmorta dönüştürüyor ve sanatçının hayatının kendisi bir eser haline geliyor. Osetyalı heykeltraş Kazbek Tedeev de ünlü heykeltıraş Alexei Tsoraev’in atından düşen binici temalı eserini yeniden yorumlayarak sanat alanında da geçmişe selam duran bir eser yaratmış. Marina Fomenko’nun içgüdülerimize seslenen ekoloji temalı eserleri de oldukça dikkat çekici ve yenilikçi eserler.

***

Alanika Sanat Sempozyumu

4 Ekim tarihinde Valdikafkas’ta yapılan Uluslararası BEGENI Finali’ni Güney Osetya-Alanya’dan (GO-A) Rita Kozayeva kazandı. 3. Oset Kültür Günleri kapsamında Uluslararası Oset Birası BEGENI Yarışması Türkiye seçmesini kazanarak Türkiye Osetlerini temsil eden katılan Khudakatı Nihal ile GO-A, Fransa, Belçika, Samara, St. Petersburg birincileri olmak üzere toplam 21 bölge/ülke birincisi yarıştılar.

 

Bavaria Biracılık ile Kuzey Osetya Kültür Bakanlığı ve FARN Geleneksel Milli Kültür Merkezi sponsorluğunda düzenlenen Oset Yüksek Konseyi Başkanı Kuçitı Ruslan, KO-A Devlet Başkanı Bitardı Vyacheslav ile bakanlarında bulunduğu yarışmanın birincisi GO-A’lı Rita Kozaeva oldu. İkincilik Karina Bolotaeva (Kirovsky Bölgesi) ve Zina Tsomaeva (CBD) tarafından paylaşılırken üçüncülük ise üç yarışmacı tarafından paylaşıldı: Irina Tebieva (Belçika), Inna Dzukaeva Kapandı (Vladikafkas Banliyö Bölgesi) ve Lyudmila Godzoeva (Mozdok Bölgesi).
Nart Destanlarının sadece Oset versiyonunda da anlatıldığı üzere Nartı Şatana’nın Xuımællæg (şerbetçi otu) ve Jad (malt) tanelerini yiyip kendinden geçen bir kuşu gözlemleyip icat ettiği ve sonrasında Nartların ve Osetlerin tüm şölenlerin ve duaların eşlikçisi olan ulusal içkimiz Begenı yapma becerilerinin yanı sıra yarışmacılar ulusal yemeklerimizi hazırlama yeteneklerini de gösterdiler. Yarışmanın yapıldığı Kuzey Osetya Devlet Akademik Tiyatrosu meydanında yöresel çiftçi ve zanaatkarların sergileri de açıldı ve türlü konserler ve dans gösterileri sunuldu izleyicilere…

***

Bütün Dünya Khoşta Okuyoruz! “Кæсæм Къостайы”

Diller ve halklar bir araya geldi: Yaşasın Halkların Kardeşliği!..

Bildiğiniz gibi 2019 OSETYA’da milli şairimiz, oyun yazarı, yayıncı ve ressam Xetægkatı Lavanı Fırt Khoşta’nın (Хетӕгкаты Леуаны фырт Къоста) doğumunun 160. yıldönümü dolayısı ile Khoşta Yılı olarak ilan edilmişti. On yıl önce Khoşta’nın 150. Yaş günü dolayısı ile Ulusal Bilimsel Kütüphane Yöneticisi Irina Biboeva’nın fikir annesi olduğu ve basıma hazırladığı bir kitap basılmıştı. Kitabın ilk baskısı, o zamanki Kültür Bakanı, Fatima Khabalova’nın desteğiyle Anzhela Dzhenikaeva tarafından “Перо&Кисть” yayınevi tarafından 5×5 cm boyutunda 1000 adet basılmıştı ve içerisinde sadece Khoşta’nın tek bir şiiri vardı: Khoşta’nın, Oset Edebiyatının ilk kitabı olan İron Fændır kitabındaki ilk şiiri yani Nıştuan (Aht).

“Dünya benim tapınağım,
Aşk benim türbem,
Evren ise vatanımdır,” şiarını benimsemiş Osetya’nın bu değerli aydın evladının tüm Kafkas halklarına, giderek Rusya halklarına mal olmuş Nıştuan şiiri RF’de kullanılan diller arasındaki 22 farklı dilde yayınlanmıştı ve içerisinde Khoşta’nın çizimleri, ondan ve onun hakkındaki alıntılar da vardı. 155. yaş günü dolayısı ile hazırlanan ikinci baskıdaki dil sayısı 35 idi. Bu yıl 160. yaş günü ve 2019 Khoşta Yılı dolayısı ile hazırlanan, “Dünya Halklarına Hediye” alt başlığı ile yayınlanıp 5000 adet basılan yine küçük boyutlu ama bu kez oldukça kalın olan üçüncü baskıda ise, sadece 500 kişinin konuştuğu Eskimo dili de dahil olmak üzere pek çok yaygın dünya dillerini içererek 105’e ulaştı bu sayı. Daha sonra Sosyal medyada kampanyaların yaygınlaşması ile bu sayı 138’e çıktı. Çevirileri yapanları aşağıdaki linkteki haritaya tıklayarak görebilirsiniz: http://nslib.tmweb.ru/zav/geographi.html
8 Ekim’de RF’nin farklı yerlerindeki binden fazla kişi aynı anda Bütün Dünya Khoşta şiirlerini okuyup paylaştılar. Bu yıl internette de bir mobilizasyon (flash mob) düzenlenmekte: İnsanlar Khoşta’nın evrensel aydın sorumluluğunun yansıması olan Nıştuan şiirini kendi dillerinde ve ülkelerinde okuyup paylaşıyorlar, şimdiden elliden fazla dilde yüzlerce yayın yapılmış durumda. Bu şiirler de bir ‘video-kitap’ta derlenecekmiş.

Khoşta’nın Nıştuan Şiiri:
НЫСТУАН
Ныббар мын, кæд-иу дæм мæ зарæг,
Кæуæгау фæкæса, мыййаг, –
Кæй зæрдæ нæ агуры хъарæг,
Уый зарæд йæхи фæндиаг!..
Æз дзыллæйæ къаддæр куы дарин,
Куы бафидин искуы мæ хæс,
ысид мæ кæуын хъæлæс…

Türkçe okunuşu -Yaklaşık transliterasyonu:
NIŞTUAN
Nıbbar mın, kæd-yu dæm mæ jaræg,
Kæwægaw fækæşa, mıyyag, -
Kæy jærdæ næ agurı qaræg,
Wıy jaræd yæxi fændiag! ..
Æj zıllæyæ khaddær kuı darin,
Kuı bafidin işkuı mæ xæş,
Wæd aftæ ænkhardæy næ jarin,
Næ quışid mæ kæwın qælæş…
Kitapta yer alan Badtı Muammer Tekin’in çevirisi:

ÖĞÜT
Affet beni! Şarkım sana,
Ağıt gibi geliyorsa,
Kimin içinden feryat etmek gelmiyorsa,
O, şarkısını kendi gönlünce söylesin!..
Halka borcum daha az olsa,
Bir an borcumu ödesem,
o zaman böyle acı şarkılar haykırmam,
Kimse duymaz feryadımı…

Sizler de Nıştuan şiirini isterseniz orijinal İroncasını veya Türkçe çevirilerini, dilerseniz de başka Khoşta şiirlerini okurken çekeceğiniz videoları aşağıdaki hashtag’leri kullanarak instagram’da paylaşabilir ve bu coşkuya ortak olabilirsiniz.
#читаемкоста #коста160 #КостаХетагуров #readKosta #коста160 @irinabiboeva

www.youtube.com/channel/UCU-YfpXGqPbSryBLv-32DsA/videos adresinde bu şiirin pek çok dünya dillerinde okunuşunu dinleyebilirsiniz.
Osetçe: https://youtu.be/dg0_1WbHG_w

Adigece (Batı): https://youtu.be/qT1hdI7ONFU
Adigece (Batı): https://youtu.be/2axYAyX4rJo
İnguşca: https://youtu.be/TTr8RKHvyKY
Çeçence: https://youtu.be/BUJqRaLxSTo
Lezgice: https://youtu.be/036TLyeYMLM
Azerice: https://youtu.be/WCQ12F4W–w
Gürcüce: https://youtu.be/CwmS0mMSIjs
Rusça: https://youtu.be/4ml9F9GoKis

***

Bægænı – Бæгæны (1. Bölüm)

Bu sayımızda, SOIGSI Enstitüsü ile Kuzey Osetya gazetesinin ortak projesi olan “A’dan Z’ye Alanlar” dizisinden beşinci makalemiz olan SOIGSI, Tarihi Bilimler Bölümü’nden Ludwig Alekseevich Chibirov (Л.А. Чибиров) ve İrina Alesheevna Bedoeva’nın (И.А. Бедоева) BEGENI // БÆГÆНЫ başlıklı makalesinin çevirisinin ilk bölümünü yayınlıyoruz. Çevirimi düzelten Sayın Ælbortı İrmæ Akdemir’e teşekkür ederim.

BÆGÆNI, Oset Birası – Alan-Osetler için en eski ve en popüler içkilerden biri olup, lezzeti ile ünlüdür. Bira ritüel bir içkidir: Bu amaçla özel olarak yapılmış bira olmadan hiçbir ziyafet başlayamaz. Osetlerin doğumdan cenazeye kadar tüm ritüellerinde saygı, öncelik ve seçkinlik belirtisi olarak bira dolu bir kap (waşamonga UG) bulunur. Kan-kardeşi olma ve kan davalarının sonlandırılması ritüelleri, ortak bir kaptan içki içmekle taçlandırılır; bira ayrıca ilaç olarak da kullanıldı.

Bira hakkında konuşurken, Oset birasının kökenini İskit-Saka kabilelerinin “ölümsüzlük içkisi” Xaomı (Khaoma) ile ilintilendiren (Orta Doğu Mitolojilerindeki Ab-ı Hayat ve Yunan mitolojisindeki Ambrosia gibi UG)” yetenekli etnolog Warjiatı Vilena’nın çalışmasından uzunca bir alıntı yapmalıyız: “Kültür tarihine yaptığımız gezide, Sakalar – Saka-haumavarga aşiret isminin eski İran yazılı kaynaklarında yapılan atıflarla karşılaşırız. (Orta-Batı Afganistan’dan doğup Türmenistan’daki Kara Kum Çöllerinde yok olan, Heredot ve çağdaşları tarafından Amurghii adıyla bilinen, Murgab Nehri boyunca uzanan vadide yaşayan bu halk “Haomavarga (Haoma mayalayan) Sakalar” adıyla anılıyorlardı. Diğer Orta Asya halkları da Haoma’yı, esriten bu içkiyi, biliyor ve ritüellerinde kullanıyorlardı. UG)… Bu Sakalar hakkında, Ahâmenişler (Birinci Pers İmparatorluğu: MÖ 550 – 330) döneminden övgü dolu yazıtlardan bilgiler ediniyoruz. Bu kabileyi Herodot da Orta Asya Saka kabilelerinden biri, “ Ἀμυργίους Σάκκας // Amyrgian Scythians ” olarak belirtmiştir (VII, 64). Burada, Eski Farsça’daki haumavarga (ritüel haomaları) Yunanca’ya çok doğru bir şekilde çevrilmemiştir, ancak onları güvenilir bir şekilde tanımlamak için yeterlidir … Soma // Haoma, bu isim altında bilinen esriklik veren bir içkiye Doğu İranlıların büyük kısmı müptela idi. Bu içeceğin hazırlanması ve tüketimi, Zerdüşt ayinlerinin temel bir parçasıydı. Bu kült içkiyi içmek kişi üzerinde heyecan verici bir etkiye sahipti, şairlere ve kâhinlere ilham verdi, savaşçıları korkusuz kılardı … Şerbetçiotunun Osetçe ismi olan Xuım-ællæg’in (хуымæллæг)kökeni (Х) hauma aryaka ile ilintilendirilir: yani Aryan (-ların) Xauma (-sı) ile. İran çalışmalarından da anlaşıldığı gibi, hauma ismi Hint Somasına tekabül ediyor ve bu kelimelerin her ikisi de kadim Aryanların Sauma’sından geliyor. Bu, Hint-İran halklarının, Hauma ismi, Avesta’da anlatıldığına göre Haoma, kutsal ölümsüzlük içkisinin canlandırıcı, iyileştirici, adil, asil, altın-gözlü Tanrısının ve onun için yapılan ritüeller için hazırlanan esritici içkinin hazırlandığı bitkinin adıdır. (10. Yaşt, “Mihr-yasht.” Mehr Yaşt (Mitra Antlaşması XXIII, 88-90).”

Oset folklorunda, Oset Birası Begenı’nın bahsi geçmeyen tek bir konu bile yoktur. Örneğin, halk şarkılarında, kuzey yamaçlarında yetişen arpaların uçlarından yapılan Begeni sunulur suçiçeği hastalığının hâmisi Alardı’ya (Аларды ); malt için çift-sıra arpaların ağır taneleri kullanılırdı. Geçmişte dağ sıraların boyunca birçok köyde ekili Alardı – Alardı xuım (Алардыйы хуым) arazileri vardı. Bu ekilebilir alanlardaki hasatın tamamı, özellikle bira yapmak amacıyla, halka açık ritüel-ziyafetlerde kullanılırdı. Bu gün dahi kadınlar, Alardı’nın kutsal alanına genç gelinlerini getirirler ve elinde bir kap begenı bulunan en yaşlısı O’nu Madı Mayram’ın (Мады Майрам) himayesine emanet edici ritüeli icra eder.

Beğeni kutsal bir içki olduğundan, toprağa arpa ekiminden başlayarak, tüm hazırlıkların atmosferi ciddi ve ritüeldi. Örneğin, Arxon köyündeki Naf (Наф) sülalesinin koruyucusu için köy sakinleri arpa için belirli bir alan tahsis etmiş ve bu alandan gelen hasattan O’nun kutsal günü için bira hazırlarlardı. Popüler inanışlara göre, sülalenin refahı Nafa’ya (Нафа) bağlıydı ve bayramda bira içtikleri kutsal alanda Nafı Khoppa’yı (Нафы Къоппа ), büyük tahta bir kepçeyi tutarlardı. Osetler ayrıca bira için arpanın kurutulduğu veya yıkandığı yerleri de kutsarlar.

Oset Kutsal Takvim’deki en önemli bayramlardan biri Waştırciyı Bontæ’dır (Уастырджийы бонтæ ). Bayramda büyük bir şölen yemeği de verilir. Önceleri, bu şölenler her birinde iki farklı toprak sahibi olan ayrı köyler tarafından sırayla düzenleniyordu. Her biri birkaç koyun ya da öküz, ekmek pişirmek için belirli miktarda buğday unu ve iki ya da üç büyük bakır kazanda hazırlanan bira için de bir hayli arpa tahsis ederlerdi. Bu bayramlarda Begenı’yı genellikle erkekler hazırlarlar. Birayı hazırlamak ve saklamak için, özel bir oda inşa edilirdi – Bӕgӕnışton (Бӕгӕныстон)

Oset Birası komşu halklar tarafından fazlasıyla beğenilirdi: Gamba’nın (19. yüzyılın başlarında) bildirdiği gibi, Osetler biralarını Tiflis’e getirip satarlar veya aynı miktarda şarapla değiştirirlerdi.

Bira büyük bakır kazanlarda hazırlanıp mayalanır. Bira yapma süreci oldukça karmaşık ve çeşitli kademelerden oluşur. Dağlık bölgede yetişen iyi arpadan (bir kova bira başına – 20-24 kg’a kadar arpa) malt hazırlanır. Bunun için arpaların üzerlerini kapanır ve çimlenmeye başladıklarında, özel widug (уидуг) raflarında kuruturlar ve sonra da kaba bir şekilde öğüterek jadı læxurd’u (зады лӕхурд)hazırlarlar. Taze malt, bir mayalanma kabında iki ila üç saat boyunca ılık suya batırılır, daha sonra bunlar saman serilmiş hasır sepetlerden süzülür. Sepetler büyük çukurların üzerine yerleştirilir ve buradan süzülen çökeltilmiş sıvı variller (kazanlar) içine dolar. Bu sıvı tekrar bir elek içinden süzülür, daha sonra kazan iyice yıkanır ve berrak malt suyu içine dökülür ve şerbetçiotu (25 kova sıvı için yaklaşık bir elek dolusu şerbetçi otu) ilave edilip, pişirmeye başlanır. Bira ustası tarafından istenilen kıvama ve homojenliğe ulaşıncaya kadar kaynatılır. Pişirme işlemi sona erdiğinde, soğutulan sıvı süzülüp ılık bir odada büyük bir fıçı içerisinde yerleştirilir ve bira mayası ile mayalanır. Fıçı bir battaniyeyle örtülür ve etrafı ısı yalıtımı için samanla örtülür. Fermantasyon sonrasında içmeye hazır olan bira elekten geçirilerek özel kaplara doldurulur. Daha önceleri, begenı ustaları genellikle erkeklerdi (bazıları oldukça meşhurdular); şimdilerde ise begenı hazırlanmasını genellikle kadınlar üstleniyorlar. (Devam edecek)

Çeviri: Ufuk Güneş

***

“Diasporadan Haberler”

Osetçe kursu
Ankara Çerkes Derneği bünyesinde Osetçe dil kursu verilecek. 9 Kasım tarihinde başlayacak kursun hocası, daha önce de, yine dernek tesislerinde OsetAnkara girişiminin düzenlediği Osetçe dil kursunun hocası olan İkatı Karina Düzçimen olacak. Hocamız hâlihazırda Slav Dilleri Eğitimcileri ve Tercümanlar Derneği Başkanı ve Rusya Bilim ve Kültür Merkezi’nde Rusça kurs müdürü olarak görevine devam etmektedir.Ankara Çerkes Derneği’ne bu girişimi için teşekkür ederiz.

Dostluk Festivali
TÜRK-RUS Dostluk Festivali İstoki Antalya’da gerçekleşti. 2019 Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı kapsamında gerçekleştirilen İkinci Uluslararası Rus-Türk Dostluğu “İstoki” Festivali 18-26 Ekim tarihlerinde Antalya’da yapıldı. Dostluk ilişkilerinin pekiştirilmesi, halk diplomasinin gelişmesi ile Türk ve Rus kültürünü yakından tanımaları amaçlarıyla düzenlenen Festival’deki konserde sahne alan Güney Osetya-Alanya’lı sanatçılarımız Amaga GOTTİ, Marta XAREBOVA, Alana TSXOVREBOVA ile Antalya Operası solisti Oset kökenli Medine TUGANOVA büyük beğeni topladılar. Haber için Puxatı Jale’ye teşekkür ederim.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here