KOÜKAF

0
96

Mehmet Taha Boyraz

 

Türkiye’deki farklı üniversitelerin Kafkas toplulukları, kendilerini anlatmaya devam ediyor.

Kocaeli Üniversitesi İnşaat mühendisliği bölümünde okuyorum. Sivas ilinin Kangal ilçesindeki Aşağıhüyük Köyü’nden Yesengullardanım. Kabardeyim. Şu anda Kocaeli’nde KOÜKAF Başkanlığını yürütmekteyim. KOÜKAF şu an resmî bir topluluk değil. Üniversitemiz bu tarz toplulukları alt topluluk altında açmamızı talep edip, yeni bir topluluk olarak var olmamızı istemiyor. Bunun sebebi ise başka kimliklerin var olmasına sebebiyet vermek istemiyorlarmış. Öncelikle kulüpler ve topluluklar olarak var olmak çok büyük bir avantajdır. Fakat bu sene bu sorunu aşabilecekken ertelemenin daha faydalı olacağı kanaatindeydim. Önümüzdeki sene tüzük çalışmasını tamamlayıp, topluluğumuzu resmileştireceğiz.

Neden bu sene değil?
Çünkü bu sene yapılması için gerekli kadar aktif kişiye sahip değildik. Aktif kişileri ve resmî işleri yönetme kapasitesine sahip bireyleri bir araya toplayınca herkes aşırı zahmet çekmeden yürütebilir hale gelecekti.

Bu sene ilk dönem neler yaptık?
İlk dönem başlangıçta yoğun tempoda iken daha sonra tempoyu düşürdük. Öncelikle biz arkadaşlarımız için Kocaeli’nde bulunan birçok imkanı seferber ettik. Bunlar Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nde Adığece, Abazaca, Rusça, Akordeon, Mızıka ve Dans kurslarına teşvik ederek arkadaşlarımızın hem kültürle hem de kendi içlerinde kaynaşmasına olanak hazırladık. Aynı zamanda Ketenciler Derneği’nin her perşembe yapmış olduğu wored çalışmaları ile müziklerimizi tanıdık. Bu çalışmalar dönem boyu devam ederken de Haluj gecesi ile ilk dönem tanışma etkinliğimizi yapmıştık. Sonrasında sinema, kan verme, sekapark gezisi ve dernekte kültürümüzü yaşayabildiğimiz ortamda büyüklerimizle bir arada bulunduk. Birçok kez etkinlik dışı buluşmalar düzenlemeye çalıştık. Samimiyeti arttırmak ve birlikte faydalanabileceğimiz kültürü yaşamak için bir arada bulunduk. Bu sene dışarıda ULUKAF ve SAUKAF’ın ayrı ayrı düzenledikleri etkinliklere katıldık.

İlk dönem hedeflerimize ulaşabildik mi?
Ben başkan olarak hedef koyarken saf hedefler koymayı severim. Saf derken benim amacım rekabet değildir veya prim kazanmak hiç değildir. Amacım bir kişi bile olsa eğer ki bu ortamda bulunmaktan hoşnut oluyorsak ve birlikte kültürümüzü yaşayacak ortam kurabiliyorsak ne mutlu bana. Hedeflerime çok yaklaşmışım demektir. Çünkü hedeflerim kültürünü merak eden ve bişeyler yapmak için çabalayan insanlardır. Küçük ve ya büyük olması hiç farketmez. Kültürünü öğrenmeyen ile bilipte öğretmeyenin benim nazarımda hiçbir farkı yoktur.

İkinci dönem hedeflerimiz nelerdir?
Birinci dönemden sonra herkes birbirine kaynaşıp daha rahat iletişim kurabiliyorlar. Kışın gelen bu ara tatil bizi birbirimize yakınlaştırıyor. Yaz tatilleri ise bizi istemsizce uzaklaştırıyor. Bu yüzden bu dönem yapılacak etkinlikler çok kıymetlidir. Öncelikle bu dönem kültürel etkinliklerle öğrenmeye başlamamız gerekiyor. Biz şu anda instagramda sorular soruyoruz. Hikaye kısmında yapılan bu sorularda yüzde yirmi oranında doğru cevap var. Hatta birçok kullanıcı cevaplamaya tenezzül bile etmiyor. Bunun ise birçok farklı sebebi var. Ama ben şuraya dikkat çekmek isterim. Biz tarihten, kültürden, yemeklerden, müziklerden ve dillerimizden soruyoruz. Bu konular bizlerin temeli olan konular. Örnek vermek gerekirse “Tevfik Esenç” beyefendiyi herkes bilmelidir. “Kafkas Kartal”ı kimdir, bunu herkes bilmelidir. Fakat halkımızın bu bilgilerde eksiği olmasını da yadırgamıyorum. Son zamanlara kadar yazılı kaynaklar oldukça azdı. Şu anda bile emin güvenilir kaynak bulmak gerçekten çok zor. Bizde strateji değiştirdik ve önce bilgi verelim sonra soru soralım dedik fakat gördük ki çoğu arkadaşımız bilgileri okuma ihtiyacı bile duymadı. Hâlâ yanlış cevaplar geldi. Ben ve konu-soru hazırlayan arkadaşlarımın harcadığı zaman günde 2 saate yakın oluyor. Biz arkadaşlarımıza sadece 2 dakikada ulaşabilecekleri kaynak teslim ediyoruz. Fakat yine de istediğimiz verimi alamıyoruz. Yani ikinci dönem hedeflerimize gelecek olursak, etkinlik olarak planımız hazır. En azından yakın zamanda huzurevi ziyareti, kamp tarzı konaklama, FK 1864 maçını izlemeye gitmek, büyük bir organizasyon hazırlayıp diğer üniversitelerdeki arkadaşlarımızla buluşmak ve trekking ile dönemi kapatmak. Bütün kültürel faaliyetler ise bu etkinliklerin içinde gerçekleşecek.

Kültürümüzü gençlere nasıl öğreteceğiz ya da nasıl sevdireceğiz?
Kültür öğrenilirken aynı dil gibidir. Eğer ki dili konuşmazsanız, kültürü de yaşamazsanız unutursunuz. Kültürde insanlar ile iletişime geçmenin bir yoludur aslında. Dildir aslında hemde en güzel dil. Siz kültürünüzle büyüğünüze veya küçüğünüze nasıl davranacağınızı gösterirsiniz. Saygı, sevgi, edep ve hal hareketler kültürle gelişir. Peki Kafkas kültürünün diğer kültürlere göre farkını mı kıyaslıyoruz, tabii ki asla. Her kültürün zenginliği vardır elbette ama Kafkas kültüründe edep ve saygı en üst noktada olmalıdır. Bizim kültürümüzde selam vermekten oturmamız gereken yere kadar her şey bellidir. Ama bu kültürü sevmek zordur. Mesela ayak ayak üstüne atamazsın öyle her yerde ki biz genciz, biz bizeyken belki. Ya da oturarak selamlaşılmaz, kimsenin sözü kesilmez, büyüğün varsa baş köşeye geçilmez. Sevmek zordur işte, çünkü rahatından oluyor insanlar. Ama böyle sevmeliyiz. Böyle sevmeli herkes. Bunu değiştirmek o ince düşünceleri bitirir. Mesela neden baş köşeye büyük oturur. Gelen misafir, thamate kimdir onu bilebilsin. Masadaki yabancılar varsa herkesi görebilsin ve gözetebilsin. Gelen misafire sırtı dönük kalmasın diye. Biz bu kadar ince düşünülmüş şeyleri kırarsak daha kötü şeyler yaparız. O yüzden kültürü öğrenmeli ve öğreterek yaşatmalıyız. Tek başımıza olmaz kültür. Ben thamateyi baş köşede ararken o yerini gözetip de oraya oturmadıysa ben bilemem thamate kimdir. Sevdirmek konusuna gelince ise gönlü olmayan sevemez ama içinde ufacık da olsa kültür sevgisi varsa o kişi ortamda bulunarak sevecektir. Yaşayanları gördükçe kültürü yaşayacaktır ve yaşatacaktır.
KOÜKAF olarak biz elimizden geleni hatta daha fazlasını yapıyoruz. Her zaman dinamik, her zaman daha dikkatli ve her zaman hedefimize gideceğiz. Çünkü “BİZ BİR AİLEYİZ, KENETLENDİKÇE BÜYÜYEN”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here