21 Mayıs 1864 Büyük Kafkas Sürgünü

0
7

Tam 156 yıl önce başladı sürgün çocuklarının hikâyesi. Hüzünlü ve çilekeş hikâyesi. 300 yıl sürdü Kafkas-Rus Savaşları. Varoluş Savaşı 300 yıl sürdü. Savaşın kaybedeni ise ne yazık ki insanlık oldu.
Dünyada eşi benzeri olmayan nadide Kafkas Kültürü, gücünü toprağından, vatanından alan Kafkas Kültürü, toprağından, vatanından sökülüp alındı. Tanımadığı, bilmediği, dilini belki de ilk kez duyduğu topraklara itiklendi. Abhazların ve diğer kardeşlerimizin bu sürgünü hiç ama hiç kolay olmadı. Sürgün yıllarca süren çileli bir yolculuğa dönüştü. Asil bir millet, dağ gibi dik ve gururlu bu millet; açlık, sefalet ve hastalıklarla imtihan edildi. Acılarını yüreklerine dağlayan Kafkas Halkları; geldikleri ülkede tutunmaya, var olmaya, yaşamaya, Apsuvara’yı yaşatmaya çabaladılar. Ve başardılar.
Bugün Türkiye’de 3. nesil torunlar olan bizler; sürgünde vatanını ve canını kaybetmiş dedelerimizin o günkü acılarını taptaze olarak hissediyoruz.
Acılarını hissederken, diğer taraftan göstermiş oldukları dirayeti de örnek alıyoruz. Bizler; Abhaz Milletinin varlığını ve kültürünün devamını sağlayamaz isek atalarımızın hakkının üzerimizde kalacağını biliyoruz. O zor şartlarda gösterdikleri dirayeti bilirken, tüm çileleri gelecek nesiller için çektiklerini bilirken, bıraktıkları mirasa sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
Hem Abhaz Ulusu hem de kardeş Kafkas Halklarımız haksızlık nedir bilmeden, tarihleri boyunca onurlu yaşadılar. Tarihi ile her zaman gurur duyan Abhazlar; bugün vatan bildiğimiz Türkiye’de, acı sürgüne maruz kalmış ataların torunları olarak, her yıl 21 Mayıs tarihinde, atalarımızın karaya ilk çıktığı yerlerden biri olan Kefken Babalı Sahili’nde toplanarak sürgünde kaybettiğimiz atalarımızı anıyoruz. Çekilen acıları, çileleri, yitip giden hayatları…
Allah böylesine acıları hiçbir millete göstermesin. Ketspha Elif’in ağıtları bir kez daha yakılmasın.
Biz; dünya döndükçe tüm 21 Mayıs’larda, soyumuzun yaşadığı trajediyi dünyaya hatırlatmaya devam edeceğiz. Edeceğiz ki bir daha insanlık dışı sürgünler olmasın, insan onuru ayaklar altına alınmasın.
Bugün hem Abhazya’da hem de Türkiye’de yaşayan Abhazlar olarak tüm dünyaya bir kez daha haykırıyoruz; biz Abhazlar insan olmanın onuruyla birlikte, kültürüne bağlı, her iki anavatanında da vatansever bir şekilde yaşayan, geçmişine gururla, geleceğine umutla bakan bireyler olarak yaşamımızı sürdüreceğiz. Bu eşsiz kültürü sonsuza dek yaşatacağız.
156 yıl önce Karadeniz’in soğuk ve karanlık sularında kaybettiğimiz atalarımızın ruhları şad olsun. Allah bizlere ve bizden sonra gelecek olan nesillere, atalarımıza layık olmayı nasip etsin.

Abhaz Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı
Atanur Aksoy

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here