Çeçenlerin çocuk oyunları

0
10

Hollandalı filozof ve tarihçi Johan Huizinga, Batı uygarlığının Homo faber (yapan insan) – Homo sapiens (düşünen insan) ikilisine bir üçüncü insanı, Homo ludens´i (oynayan insan) ekleyerek o güne kadar iş ve din gibi önemli olguların karşıtı gibi görülen oyunun, aslında hayatı var eden önemli bir yerde konumlandığını göstermiş oldu.
Huizinga´ya göre aslında tüm insanlık oyun üzerine temellenmişti.
Ancak tarihsel süreçte insan, -endüstrileşme ve sanayileşme neticesinde- giderek dayatılan ilişkiler ağı içinde yaşamaya başlamış ve oyun oynama karakterinden uzaklaşmıştır.
Çeçenler kadim zamanlardan itibaren tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştı. Yaşadıkları toprakların iklim şartları ve zengin bitki örtüsü bu uğraşlarını kolaylaştırıyordu.
Nesilden nesile aktarılan oyunlar da bu uğraşlarıyla ilgiliydi doğal olarak… Çocuklar ve gençler, kendilerini geleceğe hazırlayan fiziksel aktiviteleri içeren oyunlar oynuyordu.

Bir ayağı sürükleyerek koşma
(Kog teqabeş vadar)

Çeçenlerin hem dağlarda hem de ormanda mesafe alabilmek için yürüyüş tarzının ve dayanıklılığının çok iyi olması gerekir. Bu dayanıklılık, herhangi bir mevsimde hayvanları otlatmaya götürürken ya da sürüleri bir yerden bir yere taşırken büyük fayda sağlar. Bir ayağı sürükleyerek koşma oyunu da bu nedenle çok önemlidir. Sayıları 6-40 arasında değişen okul çağındaki çocukların oynadığı bir oyundur.

Nasıl oynanır?
Oyuncular iki takıma ayrılır: “Avcılar” ve “Hayvanlar”. Her ‘avcı’ kendisine karşı takımdan bir ‘av’ seçer ve oyun sonuna kadar ikisi eş olur. Yere üç paralel çizgi çizilir. İlk çizgi avcıların, ikinci çizgi ise hayvanların başlangıç noktasıdır. Sonuncusu ise oyunun bitiş çizgisidir. Çizgiler arasındaki mesafe alanın büyüklüğüne göre değişir. Oyuncular başlangıç noktalarına dizilir: Elleri yerde, bir bacakları ise sürüklenecek şekilde arkaya atılmış olarak çömelirler. Başlama sinyaliyle avcılar, “Yetiş, yakala” diye bağırarak ellerinin üzerinde avının peşine düşer. Amacı bitiş çizgisinden önce avını yakalamaktır. Avını yakalayan avcı ve yakalanan av birlikte oyunu kazanmış olur. Kaybedenler, sonraki oyunda belli bir mesafe geriden başlar.

Kurallar
Başlama sinyalinden önce hareket eden avcı ya da av eşiyle birlikte oyundan elenir.
Bitiş çizgisinden sonraki yakalamalar geçersizdir.
Oyun sırasında pozisyonunu değiştirenler kaybeder.

Çivileme oyunu
(Xlastamax lovzar)

Bu oyun çok eski zamanlardan beri oynanır. Toprağın nemli olması gerekir. Yaşları 6-13 arasında değişen çocuklar tarafından oynanır. Daha büyük yaşta olanlar hakemlik yapar. Oyuncu sayısı 20’yi geçemez.
Her oyuncunun 5-10 tahta çubuğu vardır. Akasya, gürgen, kızılcık, elma gibi ağaçların dallarından hazırlanan çubukların uzunlukları, oyuncuların yaşlarına göre 40-75 cm, kalınlıkları ise 3-5 cm olmalıdır. Çubukların bir ucu yontularak sivriltilir ve ateşle dağlanır.

Nasıl oynanır?
Kura ile oyuncu sırası belirlenir. İlk oyuncu elindeki çubuğu toprağa saplanacak şekilde fırlatır. Sırayla çubuklar fırlatılır. Her oyuncunun amacı hem diğer çubuklardan birini düşürmek hem de kendi çubuğunun saplı kalmasını sağlamaktır.
İlk oyuncunun çubuğu saplanmazsa elenir ve puan kaybeder. Oyun ilerledikçe çubuğu düşürülen oyuncular da puan kaybederek çubuklarını kazanana verir ve yeni oyun, çubuğu düşüren kişinin atışıyla başlar. Oyun başında belirledikleri çubuk sayısına göre tüm çubukları elenenler kaybeder. Elinde en çok çubuk kalan birinci olur.

Kurallar
Kurayla belirlenen atış sırasına uymak zorunludur.
Atış sırası gelen oyuncunun tek atış hakkı vardır ve saplı duran çubuklardan sadece birini hedef alır.
Hedef alınan çubuk düşmez ama atıcının çubuğu da yere saplanırsa ölçüm yapılır, toprak altında kalan kısmı fazla olan çubuğun sahibi kazanır. Eğer atıcı aynı anda birkaç çubuk düşürür ve attığı çubuk da saplanırsa düşen çubukların hepsini alır.

Çember yuvarlama oyunu
(Çarqaq lovzar)

İlkokul ve ortaokul çağındaki en fazla 10 oyuncunun katıldığı bu oyun 30-35 metre uzunluğunda, 10-15 metre genişliğindeki bir arazide oynanır. Her oyuncunun elinde yaklaşık 1 metre uzunluğunda eğimli bir sopa vardır, ayrıca 10-15 cm çapında ahşap bir çember gerekir.

Nasıl oynanır?
Oyun sahası iki eşit parçaya bölünür. Eşit sayılarda iki takım oluşturulur ve kendilerine ayrılan sahaya geçerler. Takımlar kendi sahalarına rastgele dağılır. Kura sonucu belirlenen oyuncu elindeki sopayla çemberi çevirmeye başlar. Aynı takımdan arkadaşlarının da yardımıyla çemberi düşürmeden yuvarlayarak karşı takımın sahasına geçirmeye çalışır. Rakip takım da çemberi yere düşürmeden karşı sahaya geri göndermek durumundadır. Çemberi düşüren takım puan kaybeder.
Takımlardan biri 30 puana ulaştığında sahalar değiştirilir. 2 oyun alan takım karşılaşmanın galibi olur.

Kurallar
Karşı takımın sahasına girmek yasaktır.
Çembere el ya da ayakla müdahale edilemez.
Çember düşerse karşı takım oyunu başlatır.

Güvercin oyunu
(Qoqex lovzar)

Bu oyuna en fazla 20 genç katılır. Her oyuncunun elinde yaklaşık 1 metre uzunluğunda bir çubuk olur.

Nasıl oynanır?
Bir başlangıç çizgisi ve alanın büyüklüğü doğrultusunda 30-60 metre ilerisine de bitiş çizgisi çizilir. Oyuncular başlangıç çizgisinde dizilir. Bacaklar dizlerden bitişik, dizlerin arkasına çubuk yerleştirilmiş olarak çömelmiş durumdadırlar. Oyuncular zıplayarak bitiş noktasına ilerler. Bitiş noktasına ilk varan kazanmış olur.

Kurallar
Oyun esnasında çubuğa elle temas etmemek gerekir.
Yarış sırasında diğer oyuncuları itmek yasaktır.

Peynir oyunu
(Nexçi-qhovsar)

Günümüz “rugby”sine (Amerikan futbolu) benzeyen bu oyuna iki takım katılır. Katılımcılarda farklı renklerdeki torbalara konulmuş peynirler olur. Yarışmacılar ellerindeki peyniri rakibe kaptırmadan saha kenarında yüksek bir platformda bekleyen büyüklerine ulaştırmaya çalışır. Çeşitli aldatmacalarla dolu bu coşkulu oyunda rakibin vücuduna zarar vermek yasaktır.
Dayanıklılık gerektiren bu müsabaka saatlerce sürerdi. Bu oyunun at üzerinde oynanan bir versiyonu da vardı.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here