Çerkeslerin ilk web sitesi: Circassians

0
123

1990’lı yıllardı. İnternette arama motoruna ‘Circassians’ yazdığınızda çıkan sonuç sayısı sıfırdı. Facebook, Instagram ve WhatsApp hayallerde bile yoktu.
İsrail’in Reyhaniye Köyü’nden Edris Abzakh bir web sitesi hazırladı. İlk başlarda diaspora Çerkeslerini buluşturan siteye sonrasında anavatandan da katılımlar başladı. 31 Ekim 1996’dan 18 Mayıs 1999’a kadar 67 bin 890 kişinin ziyaret ettiği sitenin mimarı Edris ile o dönemi ve bugünü konuştuk.

-Çerkesler (Circassians) adlı web sitesini tasarlama ve yayına geçirme sürecini anlatır mısınız?
-Her şey internet kullanımının dünyada yayılmaya başladığı 90’lı yılların ortalarında başladı. Arama motoruna “Circassians” yazmıştım ama hiç sonuç çıkmamıştı. O anda Çerkeslerin de internet platformunda yer alması gerektiğini düşündüm ve harekete geçtim.
Web teknolojileri konusunda hiç bilgim yoktu, araştırmaya başladım ve ücretsiz hosting hizmeti veren Geocities adlı platformda ilk Çerkes sayfasını açtım.
Bugünün aksine o dönemlerde web sayfası oluşturmak için kullanılacak araçlar teknolojik bilgi gerektiriyordu ve en basit sayfa için bile çok çaba göstermek durumundaydınız.
Ağır ağır ilerliyordum ve zamanla ziyaretçilerden olumlu geridönüşler almaya başlamıştım.
Web sitesine yeni sayfalar ve bölümler ekledim. Bu sitede Çerkesler hakkında genel bilgiler yer alıyordu, diğer ülkelerdeki Çerkeslerle iletişim kuruluyor, hatta ülkeler arası canlı sohbetler gerçekleştiriliyordu.

Canlı sohbet odaları
-Sitede hangi alt bölümler vardı?
-Öncesinde tarihsel bilgi, farklı ülkelerdeki Çerkesler hakkında veriler, yemek tarifleri, fotoğraf, kitap ve müzik bölümleri vardı. Sonrasında başka web siteleri ortaya çıktı ve onları listelediğim bir bölüm ekledim.
Ardından da tüm Çerkeslerin büyük ilgi gösterdiği canlı sohbet odaları eklendi.

Düğün davetiyeleri

-O dönemlere dair bir anınızı paylaşsanız…
-Web sitem; İsrail Devlet Televizyonu ve önemli gazetelerden birinin açtığı “En İyi Web Sitesi” ödülünü kazanmıştı ama beni en heyecanlandıran anlar, farklı ülkelerde yaşayan ve kurduğum web sitesinde tanışarak evlenmeye karar veren Çerkeslerden aldığım düğün davetiyeleri oldu. Giderek sayısı artan davetiyeler bana global iletişimin gücünü ispatlıyordu.

-Web sitesinin akıbeti ne oldu?
-1996’da yayına başlamıştı. Yıllar içinde farklı arayüz tasarımlarıyla devam etti.
2003 yılında vakitsizlik nedeniyle kapattım çünkü güncelleme vb. işlemler için uzun süre gerekiyordu. Ayrıca ücretsiz olan servisler zamanla ücretli statüsüne geçmişti ve bir öğrenci olarak bu maliyetleri karşılayamazdım.

-O dönemde anavatan ve diaspora Çerkesleri arasındaki ilişki nasıldı?
– Web sitesinin ziyaretçileri ilk zamanlarda ABD, Türkiye, İsrail ve Almanya gibi ülkelerdendi.
Kafkasya’dan katılım birkaç yıl sonra başladı. Bu web sitesi o dönem için tüm dünyadaki Çerkeslerin iletişim kurmasını sağlamak anlamında bir ilkti; Facebook, Instagram ve WhatsApp henüz yoktu.
Farklı ülkelerden Çerkeslerin iletişime geçmesini gözlemlemek müthiş bir duyguydu ve sohbet odaları yoğun bir biçimde kullanılıyordu. Daha önce gerçekleşmesi imkânsız görünen yeni arkadaşlıklar, iş ilişkileri kuruluyordu.

-Siteye yükleyeceğiniz bilgilerin içeriğini nasıl topluyordunuz?
-Web sitesi ziyaretçilerinin katkısı oluyordu mesela, minik minik bilgileri toparlıyor ve sitede herkesin ulaşabileceği hale getirip paylaşıyordum. O dönem benim açımdan da bilgi anlamında çok kazançlı oldu, tarihimiz ve kültürümüz hakkında her gün yeni bir şey öğreniyordum.

-Şu anda neler yapıyorsunuz?
-Yirmi yıldır Saray ile evliyim. Nart (17 yaşında), Nadin (14 yaşında) ve Nafin (11 yaşında) adında üç çocuğumuz var.
25 yıl boyunca teknoloji alanında faaliyet gösteren Intel ve Siemens gibi farklı firmalarda mühendis olarak çalıştıktıktan sonra şu anda Western Digital Company adlı şirkette yöneticilik yapıyorum.

-Hiç Kafkasya’ya gittiniz mi?
-İlk olarak 2012 yılında kardeşim ve birkaç arkadaşımla Adigey’e gittim. İsrail’de tanıştığımız Maykoplu dostlarımız davet etmişti. Maykop’ta kaldık ve günlük turlarla Adigey’in çoğunu gezdik.
2016’da ise Adigey dağlarına gezi yapmak isteyen İsraillilerle birlikte seyahat etme önerisi gelince hemen eşimi aradım ve fırsatı kaçırmadık. Bu yolculuk öncesinde iki ay boyunca yoğun fitness çalışmaları ve rejim yaptık, sonrasında da kendimizi Adigey’in büyüleyici dağlarında bulduk.
Dağda rastladığımız Adige atlılar İsrailli turist grubunun içinde akıcı Adigece konuşan iki kişiyi görünce çok şaşırmışlardı, 1864’e geri dönmüşüz gibi özel bir duygu yaşamıştık karşılıklı olarak…

-Kaç dil biliyorsunuz?
-Dört… Adigece, İbranice, İngilizce ve Arapça…

-Bugünle geçmişi karşılaştırdığınızda internet ve iletişim konusunda neler söyleyebilirsiniz?
-İnternet çağında doğanlar, dünyanın farklı ülkelerine yayılmış Çerkesler hakkında o dönemde ne kadar az şey bildiğimize inanamayacaklardır. Herkes sadece kendi çevresinde nesilden nesile aktarılan bilgilerle besleniyordu. İnternet ile dünya küçülürken bilgiler ve farkındalıklar çoğaldı.

-Jıneps okuyucularına bir mesajınız var mı?
-Kendinize inanıp sıkı çalışırsanız dağları yerinden oynatabilirsiniz.

 

 

1971 yılında İsrail’in Reyhaniye Köyü’nde dünyaya gelen Edris Abzakh, 9 kardeşin en küçüğü… Elektroniğe ilgisi, babasının köydeki bozuk siyah-beyaz televizyonları amatör olarak tamir etmesi döneminde başlamış. Askerliğin ardından elektronik ve bilgisayar eğitimi almış ve o günden bu yana teknoloji dünyasının içinde çalışıyor.

 

İsrail Reyhaniye Köyü

-Reyhaniye Belediye Meclisi Üyesi Gış Memduh: Reyhaniye’ye yerleşim 1878’deki göç dalgasıyla birlikte olmuş. Karadeniz üzerinden gelen kafilelerle birlikte önce Anadolu’ya, ardından Osmanlı Yönetiminin uygun bulduğu şekilde deniz yoluyla önce Akka limanına gönderilip, sonra da etraftaki değişik yerleşim birimlerine dağıtılmışlar. Ancak bu dağınıklıktan rahatsızlık duydukları için, Sultan’dan kendilerine bir köy tahsis etmesini istemişler. Sultan’dan olur çıkınca da aralarından 3 atlıyı yerleşime elverişli yeni bir yer bulmak üzere bölgeyi keşfe göndermişler. Üç hafta boyunca kendilerine yeni bir yer arayan üç atlı, nihayet toprağını, havasını, suyunu Kafkasya’dakine benzer gördükleri Şeyh Dağı’nın etrafında karar kılmışlar. Sonunda 1881 yılında Osmanlı’nın da yardımıyla burada Reyhaniye’yi inşa etmişler.

Reyhaniye’nin etrafı hep Arap yerleşimiymiş ve “yabancı” ve kendilerine benzemez gördükleri Çerkesleri “Moskovalı” diye çağırırlarmış. Böylelikle güvenlik nedeniyle Reyhaniye bölgede emsali hiç görülmedik bir yerleşim planıyla inşa edilmiş. Hepsi bitişik nizam olmak üzere Batı’dan 20, Doğu’dan 20, Kuzey ve Güney’den ise 8’er evden oluşan geometrik bir plana göre kurmuşlar köyü. Evlerin ortak duvarlarına küçük pencereler açılarak, herhangi bir tehlike anında bütün köyün haberleşebileceği bir güvenlik sistemi oluşturulmuş, köyün etrafı da tek kapısı gece kapanacak şekilde duvarla çevrilmiş. Toplam 56 ev inşa edildiğine bakılırsa, 56 aileymiş Reyhaniye’ye yerleşenler. Sonradan 10 aile daha gelmiş. Ancak onlar bu mimari plan nedeniyle evlerini duvarın dışına kurabilmişler. Reyhaniye, Osmanlı yönetiminden sonra, 40 yıl İngiliz vesayetinde kalmış. 1948 yılında İsrail Devleti kurulurken ise ikiye bölünmüş. Golan Tepelerindeki diğer 12 Çerkes köyüyle birlikte Kuzeyi Suriye toprağı, Güneyi İsrail toprağı sayılmış. Böylece aileler bölünmüş, Çerkes köyleri birbirinden ayrı düşmüş. Bu arada yine 1967 yılında İsrail Golan Tepeleri’nin Suriye taraflarını ele geçirince, Çerkes köylerinin nüfusunun önemli bir kısmı Şam’a yerleşmek durumunda kalmış, sonra da bir kısmı ABD’ye göç etmiş. 1967 yılındaki bu değişiklikten sonra Reyhaniyelilerin bir kısmına da göçten pay düşmüş.

(Erol Taymaz’ın ‘İsrail Çerkesleri’ başlıklı röportajından.
Haziran 2005)
Kaynak: www.kaffed.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here