Önlemler kalktı diye hemen normale dönelim mi?

0
679

Onca zaman karantinadan sonra birden normalleşmek mümkün mü? Çoğumuz işe giderken hazırlanmayı, trafik stresini unutmuştuk. Evde pijama terlik halinden, dışarıda maskeli beşler olma yolundayız, üstelik havalar da ısındı. Eldivenler atıldı şükür, maskeler çenede, toplu taşımalar mis gibi kolonya kokuyor artık. Şaka bir yana, hazır mıyız yeni normallere?
Hepimizin bildiği gibi 2020’nin pandemisi koronada, Türkiye’de ilk vaka 10 Mart’ta görüldü. Sokağa çıkma yasakları ve belli önlemlerle 2 aylık karantina döneminin sonunda 11 Mayıs’ta normalleşmenin ilk adımları atıldı. Son olarak 65 yaş üstü ve 18 yaş altının da sokağa çıkma yasağının kalkmasıyla yönetimsel anlamda önlemler kaldırılmış oldu. Peki, önlemler kalktı diye hemen normale dönelim mi? Kesinlikle HAYIR!!! Bu pandemi viral kaynaklı ve solunum yoluyla çok kolay bulaşmakta. Normalleşme süreci de direkt normale dönüş olarak algılanmamalı.

Yaz döneminde de korona vakalarının devam etmesi, güneşin virüsü yok etmediğini düşündürmekte. Bu nedenle yönetimin her şeyi yapmasını beklemeden kendi tedbirlerimizi almalı ve virüsün yayılmasını mümkün olduğunca önlemeliyiz. Nasıl mı? Tabii ki kendisinden ve çevresinden sorumlu hissedip, bilinçli davranarak. Harvard Üniversitesi’nin yayımladığı bir raporda mesafe kuralının 2022’ye kadar sürmesi önerilmekte. Yani eski normal yaşantımıza dönmemiz çok zor ve bunu ne kadar çabuk kabullenirsek “yeni normallerimize” o kadar kolay adapte oluruz. Yeni normalimiz özetle obsesif olmak (değil tabii ki), mümkün olduğunca temassız yaşamak. Örneğin selamlaşma şeklimiz değişmeli; ortak malzeme kullanımını azaltmalıyız.

Yeni normalimizde temel noktalar
1. Temizlik kuralları her zaman olduğu gibi geçerli; yani eller sık sık yıkanacak, yıkanamıyorsa dezenfektan kullanılacak (eldiven tek kullanımlık olmalı ve alışverişlerde kullanılmalı).
2. Ellerle ağız, burun, göz gibi mukozal yüzeylere dokunulmayacak.
3. Fiziksel mesafe kuralına uyulacak (en az 2m).
4. Maske kullanılacak (maske, ağız ve burnu kapatacak şekilde takılmalı, çene altınızı maskeyle korumanıza gerek yok, üstelik bu esnada çeneden kirlenen maskenizin içiyle ağzınızı ve burnunuzu kapattığınızda enfekte olma riskiniz artar (Nemlendikçe maskeler değiştirilmeli). Siperlik de bariyer oluşturarak virüsten korunmada faydalı olabilir, market-alışveriş merkezi gibi daha riskli alanlarda, 65 yaş üstü gibi riskli gruplarca maskeyle kullanılabilir.
5. Mümkün olduğunca kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulacak, bu ortamlarda minimum temas kuralına uyulacak.
6. Gerekmedikçe hastane, aile sağlık merkezi, eczane gibi sağlık kuruluşlarına gidilmeyecek.
7. Koronavirüs tanısı alan kişilerin iyileştikten sonra en az 14 gün kendini izole etmesi çok önemli. Lütfen “Zaten virüsü kaptım” diye düşünüp rahat davranmayın.
Normalleşme sürecinde evde mümkün olduğunca az misafir ağırlamak, evi sık sık havalandırmak, aile bireyleri arasında mesafeye dikkat etmek, hijyen kurallarına uymak önemli. Dışarıdan gelince kıyafetleri balkonda ayrı bir bölümde havalandırmak veya yıkamak gerekli.


Market ve alışveriş merkezleri, kapalı ortam olmaları ve içerideki kişi sayısı arttıkça bulaşma riskinin artmasından dolayı son derece dikkat edilmesi gereken yerler. Buralara mümkün olduğunca az gitmek ve kısa süre kalmak önemli. Mümkünse online alışveriş yapılmalı.
Araç içinde birkaç kişi varsa çapraz oturarak mesafeye dikkat edilmeli, maske takılmalı, camlar açılıp araç içi sürekli havalandırılmalı, kapı kolu gibi yüzeylerde virüsün 2-3 gün yaşayabildiği unutulmamalıdır.

Klimalar virüsün yayılmasını kolaylaştırabilir. Kendi aracınızda ve aile bireylerinizle seyahat ederken klima kullanılabilir. Araç klimalarında filtrelerinin bakımı, araçta kaç kişinin bulunduğu ve havanın araç içindeki sirkülasyonuna dikkat edilmeli. Toplu taşıma ve AVM’lerde klima kullanımı tehlikeli. Bu ortamlarda mutlaka maske takılmalı. Ev ve işyerlerindeki klimaların temizliği önemli. Lütfen Makina Mühendisleri Odası’nca belirlenen kurallara uyalım (linkler yazının sonunda).

Açık alanlarda da mesafe ve maske kuralına uymalıyız
Park ve açık alanlarda bulaşma riskinin daha düşük olduğu düşünülebilir. Ancak İstanbul gibi büyük şehirlerde herkesin buralara yönelmesi kalabalık ortamdan dolayı risk oluşturabilir. Yani açık alanlarda da mesafe ve maske kuralına uymalıyız. Aşırı kalabalık ortamlardan (açık alan dahi olsa), çocuklar için oyun alanlarından uzak durmalıyız (Burada önemli bir nokta; N95 gibi profesyonel kullanım gerektiren bir maskeyle spor yapmayın lütfen, soluduğunuz oksijen miktarı düşeceği için ciddi sorunlara neden olabilir).
Kafe ve restoranlarda masaların aralıklı olmasına ve içerdeki kişi sayısına dikkat edin ve gerekirse işletmeciyi uyarın. Unutmayın, temasta olduğunuz kişi sayısı ve etkileşim süreniz koronaya yakalanma riskinizi belirler. Örneğin online sipariş veya restorandan yemeğinizi alıp çıktığınızda risk daha azdır. Açık havada mesafe kuralına uygun masa düzenine sahip tenha bir mekânda risk biraz daha fazladır. Kapalı alanda, müşteri kapasitesi azaltılmamış, sürekli insan sirkülasyonu olan bir restoranda virüs kapma riskiniz maksimum olacaktır.

Tatilde nelere dikkat etmeliyiz?
Çoğumuzun tatil planları yaptığı şu yaz döneminde koronanın deniz ve havuzdan bulaşma riskiyle ilgili sorular gündeme gelmekte. Koronavirüsün deniz veya havuz suyundan nasıl etkilendiğini henüz bilemiyoruz. Ancak havuzda bulaşma riskinin daha fazla olacağını söyleyebiliriz. Denizde mümkün olduğunca daha açıklarda yüzülebilir. Ama esas sorun denizden çıkınca başlıyor; sahilde mesafe kuralına, WC ve soyunma kabinlerinde hijyen kurallarına uyulması önemli. Bunun dışında ortak kullanılan şezlong, şemsiye, masanın dezenfekte edilmesi gerekli.
Virüsün nemli ortamlarda daha uzun süre yaşadığını biliyoruz. Bu nedenle sauna-hamamlarda daha dikkatli olmak gerekiyor.
Seyahat esnasında uçak, tren gibi toplu taşıma araçlarında mesafeye dikkat etmeli ve mümkün olduğunca bu araçlar içinde az temas etmeliyiz. Koronavirüsün yüzeylerde canlı kalabildiğini ve az da olsa bulaşma riski olduğunu biliyoruz. İnternet üzerinden check-in yapmak, uçaktaki broşür yerine kendi kitabınızı okumak gibi basit önlemler alabilirsiniz. Seyahat esnasında yanınızdtttttta el dezenfektanı taşıyabilirsiniz (100 ml altına uçaklarda da izin veriliyor).

Unutmayalım, salgının bitmesi için herkesin enfekte olması gerekmiyor. Yani “Nasılsa hasta olacağım, erkenden yaz aylarında virüsü kapıp bağışıklık kazanayım” iyi bir fikir değil. Virüsü elbirliğiyle durdurmak önemli!
Hepinize sağlıklı, güzel bir tatil dönemi diliyorum.

https://www.mmo.org.tr/merkez/duyuru/coronavirus-ve-salgin-hastaliklarin-hvac-sistemleriyle-iliskisi
https://www.mmo.org.tr/antalya/haber/yaza-girerken-klima-kullanimi-ve-bakimina-dikkat-0

Önceki İçerikKelimelerin tarihinden
Sonraki İçerikİtirazımız var!
Dr. Hajbeviko Fatma Yılmaz
20 Ocak 1977’de Kayseri Pınarbaşı’nda doğdum. İlkokulu Kayseri Ahmet Paşa İlkokulu’nda, orta-lise eğitimimi Kayseri Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’nde aldım. Tıp eğitimimi 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Uzmanlık eğitimimi, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’nda 2014’te tamamladım. 2019 yılında Türk Nöroloji Derneği Nöroradyoloji Diploması’nı aldım. Türk Tabipler Birliği, Türk Nöroradyoloji Derneği ve KAHEV üyesiyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz