Laz tarihinin ortaçağından: Lazia Metropolitliği

0
153

Lazlar 1461’de Fatih’in Trabzon’u zaptından sonra 17. yüzyıl ortalarında Müslümanlaştılar. Bu İslamlaşma, dahil oldukları grupların renklerine boyanmayı seven Lazlar için çok zorlu bir süreç olmamış gibi görünüyor.

Ortaçağ boyunca devlet örgütlenmesi, kilisenin çıkarları da gözetilerek kurulmuş, kilise ve saray birbirine göbekten bağlı iki yapı olarak kurgulanmıştı. Ancak Osmanlıların eski Bizans topraklarına hâkim olmasıyla bu sistemden devleti temsil eden saray çekilmiş oldu. Artık kilise cemaati ile devlet arasında bir arabulucu rolü üstlenmek durumundaydı. Cemaat ise gittikçe azalıyor, bazen “gizleniyor” ama kilisenin elinden bir şey gelmiyordu.
İşte, Doğu Karadeniz’de kilisenin çöküşünden önce Lazia Metropolitliği’nden bahsetmek istiyorum bu yazımda.

Ama öncelikle kısaca kilise tarihinden bahsedeyim.

Konstantinopolis Patrikliği’nin kendisine bağlı kilise birimlerini içeren Notitiae adı verilen ve en eskisi 7. yüzyıla, en yenisi 16. yüzyıla ait 21 adet liste vardır. Bu listelerden anlaşıldığı kadarıyla Metropolitlik merkezi Fasis (şimdiki Poti şehri) olan Lazika Eparklığı; 7. yüzyılda Rodopolis (şimdi Gürcistan’da Vardtsixe), Saisinon (şimdi Tsaişi), Petron (şimdi Tsixisdziri), Ziganeon (şimdi Gudakva) episkoposluklarından oluşuyordu. 8-9. yüzyıla tarihlenen 3. notitiae’de bu 4 episkoposluğa Rizos (şimdi Rize) de eklenir, ancak 4. notitiae’de Rize listeden çıkarılmıştır.

Bu dönemde Trabzon, merkezi Niksar olan Pontos Polemoniakos epraklığına bağlı bir episkoposluk merkeziydi. 9. yüzyıla doğru avtokefal bir episkoposluk olmuştu.


9. yüzyılda Arap istilası ve Bizans’la duygusal bağlarını koparak Abhaz Krallığı’nın yükselişi ile birlikte Fasis merkezli Lazika Eparklığı’na bağlı episkoposluklar Antakya Eparklığı’na bağlandılar.

Ancak Konstantinopolis Patrikliği fiilen kaybettiği bu bölgeye olan sahipliğini Trabzon merkezli olarak kurduğu yeni bir eparklıkla devam ettirdi ve bu yeni birimi “Trabzon ya da Lazika Eparklığı” olarak isimlendirdi. Bu yeni eparklık Bayburt, Gümüşhane, Muş, Eleşkirt, Erzurum ve Bingöl’e kadar uzanan Doğu Anadolu’daki episkoposluklardan oluşuyordu. Karadeniz sahilindeki kiliseler ise Niksar, Tokat, Bolaman ve Giresun’u içeren, eskiden Trabzon’un da bağlı olduğu Pontos Polemoniakos Eparklığı’na bağlıydı.
15. yüzyıldan sonra Anadolu’da kiliseye bağlı birimler yükselen İslam’la birlikte silindiler. Bunlardan biri de Lazia Metropolitliği’dir.

Lazia Metropolitliği hakkında günümüze ulaşmış üç kaynak vardır. İlki 16. yüzyıla tarihlenen 21. Notitiae’dir. Burada Konstantinopolis Patrikhanesi’ne bağlı metropolitlikler içerisinde Lazia Metropolitliği de anılır. İkinci kaynak, aynı yüzyıla ait tapu tahrir defteri kayıtlarıdır. Burada da merkezi muhtemelen Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Sap̆u (Ocak) Köyü’ndeki Sotira “kutsal kurtarıcı” manastırı olan Lazia Metropolitliği’nin Arhavi ve Makriali’deki (şimdi Kemalpaşa) mülklerinden bahsedilir. Üçüncü kaynak ise 1615 yılına ait Fransız misyoner Gangier’in tanıklığıdır. Gangier, Lazia Metropoliti ile Satrapela yani muhtemelen şimdiki Gürcistan sahilindeki Şekvetili kasabasında görüşmüş ve onun evinde bir gece misafir kalmıştır.

Muhtemelen cemaati iyice azalan Metropolit, doğunun son Ortodoks kalesi Gürcü ve Megrel beylerinin ülkesine sığınmıştı.
Ne yazık ki 1615 sonrasına ait elimizde başka bir kayıt yok, ama bu yüzyılın ortalarında metropolitliğin lağvedildiğini söyleyebiliriz.

İşte, Laz tarihinin farklı ve bilinmeyen bir kesiti!

Sayı:2020 09

Yayınlanma Tarihi:2020-09-01 00:00:00

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here