Xuıtsaw (Хуыцау – Tanrı)

0
56

Bu sayımızda SOIGSI Kuzey Osetya Beşeri ve Sosyal Bilimler Enstitüsü ile Kuzey Osetya gazetesinin ortak projesi olan “A’dan Z’ye Alanya” dizisinden SOIGSI Folklor ve Edebiyat Bölümü Kıdemli Araştırmacısı Filolog ve Folklorist Dr. Diana Vaynerovna Sokayeva’nın (Сокаты Диана) Xuıtsaw (Хуыцау – Tanrı) başlıklı makalesinin çevirisini yayınlıyoruz. Yüzden fazla bilimsel makalesi ve derlemeleri hariç 7 kitabı basılmış olan Sokaeva, Osetlerin masalsı olan ve olmayan nesirlerini sistematikleştiren ilk kişidir; Oset folklorunun etnografik benzerleriyle kesişen motiflerini belirledi ve bunları inceledi. Her zaman olduğu gibi metinde Türkiye’de yaşayan Kafkas kökenlilerin anlamakta zorlanacakları kısımlara açıklamalar ekledim, ayrıca yazının sonunda bugüne kadar yaptığım okumalar ışığında Geleneksel Oset Dini (İrondin / Ætsægdin / Waşdin) ve Tanrısına dair genel bir değerlendirmemi de okuyabilirsiniz.
Bu çevirimi de kontrol eden Sayın Ælbortı İrmæ Akdemir’e teşekkür ederim.
Atsætı Ufuk Güneş

Oset geleneksel inançları başta ’Ştır Xuıtsaw (Ulu Tanrı) olmak üzere Zædlerle (kutsal yüksek varlıklar / güçler) beraber hiyerarşik mitolojik ve dini bir sistemdir. Her bir Zæd’in hamisi olduğu kendi etki alanı vardır; bunlar arasında önem farklılıkları olabilir. İnançlar, günlük küçük detaylardan Nart Destanı’na kadar tüm folklorik konulara nüfuz etmiştir.
Oset geleneksel inançları üzerine özel bir çalışma ilk olarak akademisyen V.F. Miller tarafından yapılmış ve Oset geleneksel inançlarında farklı derecelerde olsa da iki farklı Hıristiyan – Bizans ve Gürcü – fikir katmanının etkilerini tespit etmiştir. Araştırmacı, Zuarların (kutsal alanların / ibadet yerlerinin) çoğunun eski kiliseler ve manastırlar olduğunu düşünüyor. (Geleneksel Oset İnancının Hıristiyanlıktan çok daha eski olduğunu dikkate alırsak Hıristiyanlar tarafından “pagan” olarak kabul edilen İrondin’in bu kutsal alanlarına Hıristiyan ibadethanelerinin dikilmesinin 10. yüzyıldaki ve Rusların gelmesini takip eden iki farklı dönemdeki Hıristiyanlaştırma faaliyetlerinden saymamız gerekir. Zaten, Hıristiyan ibadethaneleri nüfusun yoğun olduğu yerlerde inşa edilir geleneksel Oset inancının kutsal alanları gibi dağ başlarında değil! U.G. ) Belki de V.F. Miller İslam’ın rolünü hafife aldı, ancak genel olarak Hıristiyan ritüelinin Osetlerin manevi kültürüne girişinin geçmiş bayramları kutlamamızı ve eski zuarları onurlandırmamızı engellemediğini tespit etmiştir. (Hıristiyanlık da ancak geleneksel Oset inancındaki figürleri, başta St. Georges ile özelleştirdiği Waştırci olmak üzere, içine alıp “melezleştikten” sonra Alanya’da tutunabilmiştir. Benzer şekilde kendini Müslüman sayanlar da -yakın zamandaki Selefi İslamın etkisiyle radikalleşenleri saymaz isek- Waştırci’ye hürmet etmekte veya şölen sofralarında Iştır Xuıtsaw’ın şerefine içmekte sakınca görmüyorlardı. UG) V.F. Miller ayrıca, tanımladığı Oset mitolojik ve dini sisteminin temel özelliklerini şu şekilde tanımladı: 1) yüksek ilahi varlıklara olan inançlar; 2) Oset zuarları; 3) bayramlar; halka açık şölenler; 4) ev törenleri; 5) Göksel varlıklar hakkındaki efsaneler.
V.F. Miller tarafından toplanan bilgilerin modern çalışmalarla karşılaştırılması, yüzyıl boyunca, değişik konuların hamileri olan Zædlerin sayısının, kendilerine adanan yerlerin sayısının ve Oset halkının ruhsal yaşamındaki önem derecelerinin değiştiğini gösteriyor. “Yüksek ruhlar” (V.F. Miller tarafından tanımlandığı şekilde) şunları içerir: Xuıtsaw (Хуыцау), Watsilla (Уацилла), Waştırci / Waskergi (Уастырджи / Уаскерги), Tutyr (Тутыр), Fælværa (Фæлвæра), Æfşati (Æфсати,), Baræştır (Барæстыр), Kurdalægon (Курдалæгон), Safa (Сафа), Donbettır (Донбеттыр), Rınıbarduag (Рыныбардуаг), Alardı (Аларды), Xuıtsawı zuar (Хуыцауы дзуар), Madı Mayræm (Мады Майрæм), Bınatı xitsaw (Бынаты хицау).
Osetlerin kutsal sözlükleri çalışmasında modern akademisyenlerin başarılarına dikkat çekmektedir, örneğin E.B. Besolova, “haç, tanrı, kutsal alan” anlamlarına gelen zuar sözcüğünün, Hıristiyan propagandası ve kültüyle ilişkili diğer bir dizi terim gibi, Gürcüce’den: cvari (джвари) “haç”tan gelmiş olsa da aslında bu sözcüğün Gürcüce ve Kafkasya’nın diğer dillerine Osetlerin İrani dilleri konuşan atalarının Hıristiyanlık öncesi inançlarındaki sözcüklerden geçtiğini (krş. – İran. Zohr (zоhr), – İran. Zaudra “kurban”,”kurban etmek”) ortaya koydu. (Besolova bu yazısında Zuar’ın anlamın zamanla “tanrı”, “kutsal alan” anlamlarını da içerecek şekilde genişlemesini “haç”’ın dini sembolizminden kaynaklanmasına bağlarken haçın Hıristiyanlık öncesi inançlarda solar ve ateş sembolizmi taşıdığının; dört yönü dolayısı ile evreni de sembolize ettiğinin altını çizmiştir. Buna bir de Bereket Tanrısı’nın erkeklik organının, dolayısı ile bolluk ve bereketin sembolü olması da eklenebilir. UG)
Ritüel yaşamda, Oset kutsal alanlarında kutlanan bayramlar ve icra edilen ritüeller Xuıtsaw, koruyucu kutsal güç veya o yer ile (sülale, köy, vadi, halk) ilişkilendirilmiştir. Bu bayramlara hazırlık çok önceden başlar ve hepsi kendinden önce ve sonra gelen bayramlarla da ilişkilidir. Sıra dışı bir neden (hastanın iyileşmesi, bir zorluktan kurtuluş, kolektif bir dua etme ihtiyacı hakkında kehanet rüyası vb.) ile düzenlenen bayramlar Cumartesi veya Pazar günü düzenlenir ve koruyucu güçlere minnettarlık duygusu ile gerçekleştirilir. Bu her iki tür bayrama (ritüele) de “kuyvd” (куывд) – “dua” denir.
Bayramın ritüel gereçlerinin bir kısmı, tüm eylemin odak noktasına dışardan getirilir (kurban hayvan getirilebilir) – toplu duaların söylendiği kutsal alan ve araç-gereçler (mutfak eşyaları – kazanlar, kaseler, kutsal zincirler) vb.) – orada sabittir. (Kutsal alanlarda bu tür araç-gerecin saklandığı yapılar da vardır, ancak bunlar sadece birer depodur, kutsal alanda bulunan her şey gibi özenle korunmaları gerekmeleri dışında, bir kutsiyetleri yoktur. UG) Dualarla kutsanmış ritüel yiyeceklerin (Oset böreği -wælibæx-, et, bira -begenı-) bir kısmı, duaların okunduğu yerde yenir ve içilir ve bir kısmı da eve geri getirilir. Kutsal alanlarda bulunan hiç bir şey, bir çakıl taşı ya da bir dal parçasının bile, hiçbir durumda, kalıcı ikamet yerlerinden yanlışlıkla dahi olsa alınmamalıdır. (Bu nedenle, kutsal alandan çıkarken ayaklar dahi çırpılır: parmak arasına kaçmış toz toprağı alandan ayırmamak için UG)
Xuıtsaw’ın imgesi, Osetlerin ibadetlerinin özü olan tüm dualarında yer alır ve geleneksel yaşamlarının odağındadır. Xuıtsaw, Osetlerin ruhani kültürünün bütününde, dünyadaki her şeyin tek ve mutlak hakimi ve yaratıcısı olarak anılır ve Oset dualarının ana muhatabıdır.
V.I. Abaev, Osetçe’nin Tarihsel ve Etimolojik Sözlüğü’nde, “Xutsaw” (Xucaw) maddesinde, bu kutsal imgenin Kafkas kökenli ve Hıristiyan temeli olduğuna dayanan Xucaw kavramının / kelimesinin kısa bir açıklamasını verir. “Tek bir tanrı fikri, Hıristiyanlıkla birlikte Alanların manevi dünyasına girdi. Hıristiyanlık öncesi Alanların panteonunda mutlak tek tanrı figürü tanınmıyordu. Jad (yazata) ve dawæg (wi-tāwaka-) isimlerini taşıyan “özgül” alanların hakimi ayrı tanrıları vardı ve bu isimler genellikle çoğul olarak kullanıldı: jædtæ, dawcıtæ (зæдтæ, дауджытæ).” Aynı zamanda Tanrı “Huitsau” adının etimolojisini analiz eden V.I. Abaev, diğer iki Ortaçağ İran dilinde – Soğdca ve Harezmce (Osetçe ile aynı Doğu İran dil grubundadırlar) – “tanrı” kelimesinin Soğdca’da “xutaw” ve Harezmce’de “xuθaw” olarak adlandırıldığını belirtir. O.N. Barabanov’un (О.Н. Барабанов) V.S. Rastorgueva (В.С. Расторгуева ) ve E.K. Molçanov’dan ( Е.К. Молчанову) aktardığı üzere Xutaw terimi, “Ortak İrani Xvatava’dan gelir ve birincil anlamları “kral, egemen, sahip”’tir. Bu kelime insanlar içinde kullanıldı ve “egemen tanrı” anlamıyla tüm tanrılar arasında en yüksek tanrı anlamıyla kullanıldı. Belki de bu terimin kullanımının en çok sayıdaki örneği Soğdca dilinde vardır ve yazımının çeşitli varyasyonları bize ulaştı: xwt’w, xt’w, xwdw, γwt’w. Soğdca xutaw teriminin esas olarak sesleniş durumunda Tanrı’ya seslenişin bir parçası olarak kullanılması karakteristiktir (krş. Rusça. “господи / lord”). Etimolojik olarak benzer ve aynı anlama sahip bir terim Batı Orta İran dillerinde de vardı. Yani, kelimeler için Geç Part dilinde “Kral”, “efendi” ve “Tanrı” anlamındaki “xwd’y” (xwaday) ve “xwd’wn” (xwadawan) kelimeleri kullanıldı.”
Xuıtsaw’nun ayrıntılı bir açıklaması F.M. Takazov’un (Ф.М. Таказов) çalışmasında verilmiştir. Örneğin, bu kutsal imgeyi diğer dinlerin tanrılarının imgeleriyle karşılaştırarak şöyle yazıyor: “Oset bilincindeki Tanrı fikri … büyük ölçüde O’nun ortodoks dini ve teolojik anlayışındaki algılanması ile çelişiyor. Zerdüştlük, Hıristiyanlık ve İslam inancında, taşıyıcıları Ahura-Mazda ve Anhra-Mainyu, Tanrı ve Lusifer, Allah ve İblis (Deccal) olan ışık ile karanlığın, “saf” ile “kirli” olanın, iyi ile kötü olanın çekişmesi vardır. Oset Xuıtsaw anlayışında Tanrı’nın açık bir muhalifi / rakibi oluşmadı. Oset dini mito-mantıksal anlayışındaki -“Iştır Huıtsaw dışındaki- tüm tanrılar ve kutsal güçler sadece kendi özgül etki alanlarında hüküm sürerler.” F.M. Takazov ayrıca “Xuıtsaw” kelimesine ilişkin kendi yorumunu sunar, “Xuıtsaw”’ı “harekete geçiren bir güç” olarak açıklar ve eski İran kökenini onaylar. Bu, V.I. Abaev’in yorumundan farklıdır: Abaev, Xuıtsaw’ı Kafkas dillerinden ödünç alınmış olarak görür, Kafkas “xuca”’ın İrani xutaw veya Osetçe xicaw ile bozulmuş olduğunu unutmamak şartıyla. F.M. Takazov ayrıca, alıntı yaptığı etimolojinin, Huytsau mitolojisinin anlamını ortaya çıkardığına ve imgenin mitolojik arketipini yeniden üreten Xuıtsaw efsanevi adlandırmasının (mythonym) önemini ortaya çıkardığına inanıyor.
Osetlerin geleneksel inançlarının mitolojik ve dini imgelerine ve özellikle Huıtsaw imgesini inceleyen T.K. Salbiev (Т.К. Салбиев) “Gerçekten, yaratma fikri, bildiğiniz gibi, tüm geleneksel kültüre nüfuz ediyor. Osetlerin dini pratiğinin merkezinde, her şeyin Yaratıcısı’nın imgesi vardır – Дуне скæнæг кадджын Хуыцау (Evrenin Yaratıcısı, Ulu Tanrı), yaratılış fikrinin somutlaşmışı ve taşıyıcısıdır – Evren (дуне), göksel kuvvetlerin (зæдтæ æмæ дауджытæ) ve insanın (адæймаг) yaratıcısıdır.” sonucuna varıyor. Bazı dilbilimciler, bu simgenin Yaratıcı olarak orijinal anlamını ima eden bir etimolojiye bağlı kalmaktadır. Önde gelen İngiliz oryantalist H. Bailey bu görüşe her zaman sadık kalmıştır. Son zamanlarda, tanınmış İranist Rus bilim adamları V.S. Rastorgueva ve D.I. Edelman da, çok temkinle de olsa, bu pozisyonu desteklediklerini söylediler ve Osetçe sözcükte iki Proto-İran türevinin karışımından kaynaklanan kirlenmeye dikkat çektiler. Bunlardan ilki * xvata (h) -dāta- ve * xva-dāta- (kendi kendine oluşmuş, kurulmuş) → “Lord, tanrı” – Proto-İrani kökünden türetilmiş * hua + dā- “(sizin) eviniz, (sizin) konutunuz” Hint-Avrupa sva’ya karşılık gelir- “kendi” ve dhā- “koymak, kurmak”. İkinci türevleri “sahip, lord, efendi”, “Rab, tanrı” “yapabilmek, yapabilen” kökünden * tau – türeyen fiilimsi adlardır. Böylece, yaratma fikri, “kendisi tarafından kurulmuş” ve “kendi içinde güçlü” olarak, Yaradan’ın adında somutlaştırıldı. T.K. Salbiev, Osetlerin Ana Tanrısı’nın soyut karakterini vurgular ve onu meşhur “deus otiosus” türüne (yarattıktan sonra bir kenara çekilen ve/veya yerini başka tanrıların aldığı Tanrı anlayışı UG) atıfta bulunur: “Tanrı dinleniyor, uzak duruyor.”
Oset Xuıtsaw kültü ve geleneksel Oset inançlarının mitolojik ve dini sistemindeki Koruyucu Güçleri’nin varlığı özellikle folklor metinlerinde (efsaneler, gelenekler ve sözlü ve mitolojik hikayeler) nesnel olarak görülebilir. Oset folklorunda, kelimenin tam anlamıyla tüm türler Xuıtsaw’a yakarışlarla doludur. Çeşitli folklor türlerindeki (peri masalları ve kısa öyküler, Nart Destanı, atasözleri ve deyimler, vb.) Tanrı’ya yakarışlar, insan ve doğal aktivitenin farklı alanlarının hamisi güçlere olan yakarışları dışlamaz, onları organik olarak tamamlarlar. Dua ve isteklerin muhatabı olarak görünmek bu kutsal imgenin ana işlevidir, çünkü Osetya folklorunda antropo-morfik bir formda temsil edilmesi sadece efsanevi masal türünde olur. Xuıtsaw’ın folklor imgesi çok işlevlidir: bir masalda, kahramanların tüm isteklerini yerine getirir ve efsanevi bir başka masalda, kimin nasıl bir yaşamı hak ettiğini ortaya çıkarmak için kahramanları teste tabi tutar.
Xuıtsaw’ın ve ona bağlı geleneksel Oset inançlarındaki Koruyucu Güçlerin, kutsal alanlarla ilgili hemen hemen her metinde bulunmaları, masal metninin, masal anlatıcısının zihnindeki geleneksel Oset inançlarının mitolojik ve dini temsilleriyle masalın anlatımsal yapısının etkileşimin bir sonucu olarak ortaya çıktığını düşünmemize neden oldu, bu metinler evrenin yapısını açıklamanın kozmolojik işlevini korudu. Örneğin, “Xuıtsaw’ın Sevdiği Güzel Maral” (Хуыцауы уарзон, рæсугъд хъуаз) masalında, Xuıtsaw, her şeyin hakimi olan geleneksel tanrı rolünü üstlenir ve mitolojik üç katmanlı (üç boyutlu) yaratığa – Donbettır’in kızı Kanatlı Güzel Maral, boyun eğdirir. Bu folklor metni, Ağustos 1892’de M. Kabolov (М. Каболов) tarafından seslendirildi, Ardon Semineri öğrencileri tarafından kaydedildi, onu Tarih ve Filoloji Derneği’nin (şimdi V.I. Abaev, NA SOIGSI ) arşivlerinde saklayan Tsotsko Ambalov’a (Цоцко Амбалов) aktardılar. “Donbettır’in Kızı Güzel Maral” adıyla, Gappo Bayev (Гаппо Баев) tarafından “Oset Folklorundan” kitabında yayınlandı.
Tüm sihir, ancak kahraman yakardığı Xuıtsaw’ın izniyle gerçekleşebilir, böylesi bir izin, örneğin Rus masallarında, gerekmemektedir. Bu metinde, metne göre evlenmedikleri anlaşılan, üç melek (jæd) olgusunda ortaya çıkar. Kahramanın karısını eve götürmesine engel olan kehanetleri dile getirirler. Kanatlı bir geyik-kız çocuğunun imgesi üç dikey küresel uzamı kapsar, semantik olarak kızın potansiyel dikey hareketlerinin yerini alır: gökten yeryüzüne, yeryüzünden sualtı dünyasına ve de tersi. Aynı hareketler, kahramanının kartal yavrularını kurtardığı Oset masalındaki ve diğer hikayelerindeki kartalların da karakteristik özelliğidir. Kahraman kartal yavrularını yılandan kurtarır, kartal da kahramanı zindandan yere indirir. Kanatlı alageyik-kızın ve Xuıtsaw ile olan ilişkisi de uzamın dikey bölünmesini belirler. Ayrıca, Xuıtsaw’a itaat ederek, kız doğa olaylarını, özellikle rüzgarları kontrol eder. Geçmişte Osetler, güçlü rüzgarların, kasırgaların sahibesi olarak – Wadaxşin’i (Уадахсин), kelimenin tam anlamıyla: “Hanımefendi, rüzgarların sahibesi.” (“уад” – rüzgar, kasırga + “ахсин” – sahibe) anarlardı. Masalda, kanatlı maral imgesinin kutsal olduğuna dair bir gösterge var: aslında, masaldaki Xuıtsaw’nun varlığıyla anlatıların en başından beri kutsal bir arka plan oluşturulmuştur. Kanatlı alageyik-kızın “üç küresel katmanı” da bize İskit tanrıçası Api’yi (Апи) işaret eder.
Sonuç olarak, Osetlerin Yüce Tanrısı Xuıtsaw’nun isminin İran kökenli olması konusunda artık şüpheye yer kalmıyor. Buna ek olarak, (bize eski mitolojik şemaları taşıyan) Oset masalının analizine dayanarak, eski İskit-Sarmat-Alan dini sisteminin yansımalarının sadece Nart Destanı’nda bulunmadığı sonucuna da varabiliriz.
(D.A. Koçieva’nın, içerisinde “Xuıtsaw” kelimesi geçen 1300 kadar Oset Atasözü ve deyiminin metin analizini yaptığı çalışmada, aktardığına göre S. Temirkanov, “Osetlerin Tanrı’nın nitelikleri / özü konusunda bir tanımlamaya gitmediklerini ve onun sözü sayılan bir metinleri olmadığını belirtir. O, insanlarda vicdanlarının sesi olarak zuhur eder. Dolayısı ile atalarından devraldıkları dünya görüşündeki -æğdaw / adet- en iyi ögelerinin toplamı olarak anlaşılabilir.” Yani, bu bağlamda toplumsal iyiyi vazeden, kişisel (vicdan, etik) ve toplumsal (ahlak, gelenek) süperegonun birlikteliği gibi tanımlanabilecek Tanrı anlayışına sahip olan Waşdin ile Oset adetlerini ayırmak imkansızdır. Temel ilkeleri basılı metin halinde olup bir ruhban sınıfı ile homojenize edilmeye çalışılan dinlerde bile Tanrı, herkesin kafasında farklı bir şekilde hayal edildiğinden doğal olarak plastik bir varlıktır. Ætsægdin’in tanrısının plastisitesi, basılı metin ve ruhban sınıf olmadığından, bunlarınkinden niteliksel olarak farklıdır. Dahası yazılı emirler ya da en azından temel yönelimler -maximler- koymamış bir dinin tanrısı insanların ve toplumun vicdanı olarak zuhur eder ve bu nedenle -ateistler de dahil olmak üzere- herkes için kabul edilebilir bir tanrıdır. Oset kimliğine yeniden sahip çıkılır ve canlandırılırken sadece Osetlere hitap eden İrondin Etno-dinine inançlı inançsız tüm Osetlerin sahip çıkmasının nedeni tam da bu: saf vicdan şeklinde ortaya çıkan Tanrı inancı olsa gerek.
Elbette bu tür bir anlayış hem en eski Aryan inancındaki dual Tanrı anlayışını bünyesinde barındırır (“Хуыцау дæр алы хатт хæйрæгыл тых нæу” / Tanrının gücü Şeytana her zaman yetmez); hem daha sonraki Greko-Romen pagan çok tanrıcılığını (Nartı Batraz için gözyaşı döken antropo-morfik Tanrı gibi); hem de daha sonra etkilendikleri İbrahimi dinlerin “her şeye hükmeden” tanrıların etkisini (“Фыццаг дзырд Хуыцауæй уыд, фæстаг дзырд дæр Хуыцауæй уыдзæнис” / İlk sözü de son sözü de her zaman Tanrı söyler). Tüm bunların sonucu olarak burada dinamik bir tanrı anlayışı vardır ve diğer dinlerinki gibi bir çağa takılıp kalmış bir Tanrı olmadığından toplumla beraber gelişebilecek ve hiç bir zaman eskimeyen, “artık kabul edilemez şeyleri emretmeyen” bir Tanrıdır (Æгъдаугæнæгæн Хуыцау – тæрхонгæнæг / adetlerin yargıcı Tanrıdır!): çünkü insanların vicdanıdır O! (Хуыцау “дын тæрхонгæнæг фæуæд!” / Tanrı yargıcın olsun!) Ve, bu bağımsız vicdan da ancak diğer dinlerin müminlerinde var olmayan özgür ruhlu bir bireyde olabilir (“Уды бартæм Хуыцау дæр ницы бар дары” / İnsanın ruhuna Tanrı bile hükmedemez): Tanrılarına bile baş eğmemek için kapılarının eşiklerini oyan Nartların torunları Osetlerde yani!.. UG)

Makalenin orijinali için:
http://sevosetia.ru/Article/Index/143777

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here