Başlayalım mı?

0
541

Hâlâ genç olan ama 30’larına gelip koca eşek olarak da adlandırılabilen ara form bir güruhun mensubu olarak selamlar sevgili okur.

“Önlerine gelene yazı yazdırıyor bunlar artık, bu kim ki şimdi?” derseniz, anlatayım.
Noksanlıkları ayyuka çıkmış olsa da gelişkin sayılan homoların sapiens türünden, beyaz hetero bir erkek olarak hayatını sürdüren bir zat, günümüz Türkiye’sinde hayatını idame ettirmek için tüm hayatını çalışmaya adar ve yaşamak için çalışmaz, çalışmak için yaşar. Emeğinin sömürülmesine de kan emici patron bozuntularının 5 kuruş para etmez fikirlerine de bir güzel ağız dolusu küfür edemez. Çünkü onun yerine gelecek mutlaka başka enayiler vardır ve olasılıkla Avrupa kapılarına dayanan insan kaçakçısı mağduru göçmenler gibi bir kamyon içine istiflenmiş, işyerinin kapısında nöbettedirler. Bizim enayi ise bir yandan kara kaplı borç defteri hesapları yapıp bu sene de altı delik ayakkabısını yenileyemeyeceğinin tasdikini yaparken, bir yandan ne olacak bu dünyanın hali dedirtmeyen yandaş televizyonunun karşısında şahlanan cüzdanların mümin nasihatlerini izler, sonra da “Olsun bak bizim evde de aş kaynıyor” diyerek haline şükreder.

Günümüz dedik ise de hayatını beraber geçirdiği dinozorların da nesli tükenmemiştir hani.
Dinozor; Anadolu topraklarında 68 kuşağı olarak tanınan, yetersiz ironi kabiliyetleri, başlarını kaldırmadıkları sosyal medya hesapları, mevcut konjonktürü kaçırmış, 70’lerden kalma terminolojileri, Melih Gökçekvari büyük harf kullanımları, profesör x kapasitesinde her şeyi bilen tavırları, açıklamaları, beceriksizleri ve hayal kırıklıkları üzerine inşa ettikleri hayatları, en büyük başarıları 77 kanlı 1 Mayıs’ında hayatta kalmak olan, gençlik yıllarında solcu, devrimci, ateist olup orta yaş ve sonrasında Allah’a sığınıp ulusalcılık ve milliyetçilik körlüğünü ideoloji haline getiren, 6. Filo’yu taşlar gibi her mevzunun altında Amerika’yı, piyonları, maşaları arayıp bulma kolaycılığında akıl yürütmesine sahip, gençlere ve kendinden farklı düşünenlere karşı samimiyetsiz, seviyesiz, özgürlük mücadelesinde düşenlere, bodrumda çürüyen cesetlere, çürümesin diye buzluklarda bekletilen ölü çocuk bedenlerine gözü kapalı, duyarsız, güneşin batmadığı ülkelerde yaşayıp Ortadoğu’nun bok çukuru hakkında ahkâm kesen, iktidar ağzıyla muhalefet yapan ve bunu muhaliflik olarak gören, 65 milyon yıl önce nesli tükenmiş adaşlarına rağmen 21. yy’da hâlâ yaşamını sürdüren sapiens alt türü.

Ve ben sevgili okur, tüm bu alt türlerin tam ortasında talihsiz DNA’sında bunların hepsinden biraz taşıyan, mavi soluk bir noktada, belirli bir koordinatta gidip gelen ve tüm bu saçmalıklardan sıkılıp sinirlenen, sıradan, sen gibi biriyim.

Kimileriniz bu ukala tavırlara katlanıp beğenir; yönetim de pespaye edebiyat dergilerinden fırlamış gibi yazıların bizim gazetemizde yeri yok demez ise:

Saçmalardan seçmeler yapıp, anlam verememeye, biraz küfür, biraz argo ile ağzımızı bozmaya, herkesin her şeyi bildiği sokaklarda “bilmiyorum” diyebilecek cesaret ile cahil olup keşke ölmeye, BİRLİKTE.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here