Yeniziraatlı Köyü

0
480

1864’te gerçekleşen büyük soykırımın ardından Osmanlı’nın taka gemileriyle sürülen Çerkesler, Karadeniz’in azgın dalgalarıyla boğuşarak Samsun, Sinop, Trabzon, Adapazarı, İstanbul’a ve bir kısmı da Rumeli’ye sürülmüştü.

Osmanlı-Rus Savaşı

Rumeli’ye sürülenler Köstence ve Varna limanlarına götürüldü ve oradan Romanya, Bulgaristan ve Kosova’ya yerleştirildiler. Burgaz’da 6 bin aile Varna, Şumnu, Silistre ve Vidin’e, 13 bin aile ise Sofya ve Niş arasındaki bölgeye yerleştirildi, sadece Kosova’da 23 köy kurulmuştu.

Çerkesler anavatanlarını kaybettiklerinden dolayı her an savaş hazırdı. Ne zaman bir savaş olsa birliklere gönüllü yazılanlar çoğunlukla Çerkeslerdi. Türklerin göstermediği savunma gücünü Çerkesler göstermişti. Hepsi de iyi binici ve savaşçıydı. Çerkeslerin bu savaşçılığı 93 Harbi denilen 1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı’nın en büyük sebeplerinden biridir. Osmanlı bu savaşı kaybetti. Bulgar ve Sırpların şikâyeti sebebiyle Rusya, Osmanlı’dan Balkanlar’a yerleştirdiği Çerkesleri geri çekip başka yerlere sürmelerini istemişti. Ne yazık ki Çerkesler ikinci göçü yaşayacaklardı.

Osmanlı -Rus Savaşı’nda bölgeye girerek kontrolü sağlayan Rus ordusu kalan tüm Çerkesleri Osmanlı’ya sürdü. Tekirdağ’a sürülen Çerkeslerin bir kısmı Tekirdağ Çerkezköy’de bir süre yaşadıktan sonra gemilerle Kıbrıs, Suriye ve Ürdün’e sürüldüler. Çerkezköy’den Güney Marmara bölgesine sürülen Çerkesler ise Gönen, Biga, Bandırma, Balıkesir, Manyas ve Bursa’ya yerleşti.

Munamak ve Sığırcı

Sürülen Çerkeslerin bir kısmı Gönen’in Munamak Köyü’nde dört yıl yaşadıktan sonra Manyas Gölü’nün bulunduğu Sığırcı’da çok az bir süre yaşadılar. Sivrisinek ve sıtmadan dolayı Sığırcı’yı terk etmek zorunda kaldılar.

Köydeki sülaleler
Apadzew, Bage, Hantuw, Huşt, Çıxh, Demcıko, Hamduko, Hamsiko, Hatuxh, Karko, Karuk, Keuxh, Kıtıj, Naşoko, Negako, Neğey, Turkoa, Şexelh, Yeşftal.

 

Kafkasya’ya benzeyen coğrafya

Keuxh Rahmi Aşçı’nın babasının dedesi olan ve Erdek’te kadılık yapan İbrahim Efendi ile Hatux’ların dedesi Hacıoğulları, ormanlık ve koruluk olan şu anki köyümüzü ve ortasından akan dereyi görünce coğrafyayı Kafkasya‘ya benzeterek buraya yerleştiler. İlk gelen aileler onlardı ve sonradan gelenlerle birlikte köy kurulmuş oldu. Köyümüz tahminen 1895-1900 yılları arasında kuruldu.

Bandırma ilçesine bağlı olan ve Balıkesir il merkezine 74, Bandırma ilçesine 17 km. uzaklıkta yer alan köyün ilk adı ‘Cedid Ziraatlı’ iken Cumhuriyet sonrasında Yeniziraatlı Köyü oldu.

Köyümüzde sürekli yaşayan 60 hane mevcuttur, emekli olup köye dönen ve yaz aylarında köyde yaşayanlar vardır. Kültürel değerlerimizi korumak ve canlı tutabilmek için Yeniziraatlı Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kurulmuştur.

Köyümüzde tarım, hayvancılık, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık dışında ayçiçeği, mısır, buğday, kavun, karpuz, üzüm, ceviz yetiştiriciliği ile zeytincilik ve bağcılık yapılmaktadır.
Anadilimizi 50 yaş altındakiler konuşamamaktadır maalesef. Wuig, kumuk, lheperuş ve qafe danslarıyla gerçekleştirdiğimiz düğünlerde dayanışma ve yardımlaşma ruhunu yaşatıyoruz.
Köyümüzü yakından tanımak ve görmek isteyenlere kapımız her zaman açık…

Şuı keğağe.
Txam tereğepseu zepzewmi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here