2020 COVID pandemi yılı…

0
165

Türkiye’de COVID nedeniyle 1 Nisan 2020’de aramızdan ayrılan ilk sağlık çalışanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hocamızdan sonra 303 arkadaşımız bu salgınla mücadele sırasında hayatını kaybetti. https://siyahkurdele.com/ (28.12.2020) Pandemi döneminde kaybettiğimiz tüm sağlık çalışanlarına saygıyla başlamak istiyorum…

09 Aralık 2020 Sağlık Bakanlığı verilerine göre 120 binin üzerinde sağlık çalışanı COVID-19 hastasıdır, sayı gün geçtikçe artmaktadır. Yani COVID-19, sağlık çalışanlarının meslek hastalığıdır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2021’i tüm dünyada “Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı” ilan etti. Yalnızlığın hüküm sürdüğü bu süreçte sağlık çalışanları yakınlarınızın yanında, kimine anne, kimine baba, kimine evladı gibi davranmakta ve bu savaşta özveriyle çalışmaktadır.
Ancak bu bir pandemi ve sadece sağlık çalışanlarıyla bu süreçten çıkmamız mümkün değil. Toplumun her kesiminin sorumluluk alması ve salgının yayılma hızını durdurmaya yönelik tedbirleri uygulaması gerekmektedir. Kendi karantinamızı ilan edip korunmak zorundayız!
2020 çoğumuzun hayatlarımızdan silmek, hatırlamamak üzere bir an önce bitmesini dilediği zorlu bir yıl oldu. Salgının fiziksel ve ruhsal tahribatlarını ileride daha net anlayacağız ama yaşanan her zorluk gibi bu salgın süreci de hayatımıza pek çok şey kattı. Maddi- manevi her şeyi tüketirken, durmayı, kendimizle – ailemizle kalmayı öğrendik.

Aramıza koymak zorunda olduğumuz fiziksel mesafe, sevdiklerimizin, eskiden saçma bulduğumuz birçok ritüelin kıymetini anlamamızı sağladı. Evde karantina, refakatsiz hastane süreci, kimsesiz ve gizlice yapılan cenaze törenleri… “Pandemi = yalnızlık ve yalnız kalana erişememek…” İnsanoğlunun belki yaşam, belki insanlık sınavıydı bu salgın. Sosyal statü veya ekonomik koşullara bakmaksızın virüs hepimize kendi adaletini gösterdi. Her birimize bütünün parçası olduğumuzu, içimizden biri kötüyken iyi olamayacağımızı hatırlattı. Yaşlı-genç fark etmiyor, hâlâ kimse bu virüsün hangimizde neye neden olacağını bilmiyor.
Pandeminin başlangıcından itibaren salgının abartıldığı, virüsün laboratuvarda üretilen biyolojik silah olduğu, kimi film ve kitaplarda çoook önceden geçtiği, aslında Çin’den değil başka ülkelerden dünyaya yayıldığına dair birçok spekülasyon yapıldı. Bunlar farklı mecralarda tartışılabilir ama şu anda yapmamız gereken bu durumla yüzleşmek ve bilimsel verilerle ilerleyip gereken tedbirleri almak. Fakat ne yazık ki geldiğimiz nokta, yeni normallerimize uyum sağlayamadığımızı göstermekte; bilim kurulunun önerisiyle kısıtlamalar gündeme geldi.

Tedavi protokolleri her geçen gün yenilenerek düzenlenmekte ve farklı ilaçlar sürece eklenmektedir. Doğru zamanda uygulanan plazma- antikorla (immün plazma) yoğun bakım ihtiyacının azaltıldığı bildirilmektedir. Korona geçirip iyileşenlerden alınan kandan hazırlanan plazma kritik durumdaki hastalara verilmektedir. Bunun için sosyal sorumluluk projeleri kapsamında immün plazma adayları belirlenebilir. https://www.kanver.org/sayfa/anasayfa/covid-19-immun-plazma-bagisi/144)

Aşı çalışmalarında nihayet ümit verici sonuçlar gelmekte. BioNTech-Pfizer, Moderna ve Çin’de üretilen Sinovac aşıları şimdilik bu alanda ilk sırada yer alıyor.

Çoğumuz için tekrar olacak ama virüsü iyi tanırsak etkin korunma sağlarız. SARS-CoV-2: RNA virüs, çevresinde lipid- yağ membran (alkol ve dezenfektanlarla erir), membran üstünde dikensi spike (S) proteinler var. S proteinler virüsün vücuttaki hücrelere girmesini sağlar. Öksürme veya konuşmayla ortama yayılan 5 mikrondan küçük parçacıklar, 1 m’den uzağa kadar gidebiliyor. 5 mikrondan büyük çaplılar damlacıklar şeklinde ve yüzeylerde canlı kalabiliyor. İşte bu parçacıkların solunması veya virüslü yüzeye temas ile bulaşabiliyor.
Koronavirüs aşısında virüsün üzerinde yer alan S proteinlerinin üzerinde antikor varsa virüs geldiğinde bu proteinlere yapışmayacağı için hücre içine giremez ve hastalık oluşturamaz. Aşıda amaç bu S proteinin yapılmasını sağlamaktır. Genel olarak aşı, inaktive (hastalık yapamayacak- ölü) virüsü, attenüe (zayıflatılmış- sersemletilmiş) virüsü, sadece yüzey S proteini genetik yapıyı, sentetik olarak üretilen  S proteinini  vücuda vermek veya virüsün genetik yapısının kodlanması prensiplerine göre üretilir.

BioNTech-Pfizer etken maddesi mRNA dediğimiz virüsün genetik bilgisini içermekte. Bu mRNA virüsün hücreye girişini sağlayan S proteinini oluşturarak savunma hücrelerimizin virüse bağışıklık kazanmasını sağlıyor. 16 yaşından itibaren üst yaş sınırı olmaksızın çalışmaları yapıldı. Bu aşının, virüsün farklı mutasyonlarında da etkili olacağı öngörülmekte. 28 gün arayla 2 doz şeklinde uygulanmakta.

Moderna, BioNTech-Pfizer’a benzer özelliklere sahip, mRNA içeren canlı aşı. 28 gün arayla 2 doz şeklinde uygulanmakta.

Sinovac (Çin aşısı) inaktif virüs aşısı, yani enfekte etme özelliğini yitirmiş virüs vücuda verilerek bağışıklık sağlanıyor. 18-59 yaş aralığında aşı çalışmaları yapıldı, önemli bir yan etki gelişmemiş. 14 gün arayla iki doz şeklinde uygulanmakta. Daha detaylı bilgi için: https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=nKD1K343rQs&feature=youtu.be
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) desteğiyle Erciyes Üniversitesi’nde geliştirilen ve Faz-1 kapsamında 18-55 yaş arası sağlıklı -daha önce COVID-19 hastalığını geçirmemiş- toplam 44 gönüllüye uygulanan yerli inaktif aşıyla bugüne dek ciddi bir yan etki gelişmedi. 3 hafta ara ile 2 kez uygulanacak olan aday aşının Faz-1 çalışmasının 05 Ocak 2021 tarihinde bitirilerek herhangi bir sorun oluşmaması halinde Ocak 2021’de Faz-2 çalışmalarına geçilmesi planlanmakta ve nisan ayında yerli aşının kullanıma girmesi öngörülmekte.

COVID aşısı geliştirmek üzere, farklı aşamalarda çok sayıda çalışma mevcut. Güncel olarak DSÖ’nün sayfasından takip edebilirsiniz: https://www.who.int/publications/m/item/draft-landscape-of-covid-19-candidate-vaccines

Son günlerde virüsün mutasyon geçirdiği açıklandı, virüsün daha kolay bulaşacağı düşünülmekte.

Lütfen daha dikkatli olalım! Kendimizi ve etrafımızdaki herkesi koronalı kabul ederek davranalım. Virüsten korunmada hâlâ en etkili yöntem olan MASKE-MESAFE-TEMİZLİK kuralına uyalım!

2021’in eski normallerimize kolaylıkla döndüğümüz, sağlık dolu bir yıl olması dileğiyle…

Kaynaklar:
1. https://siyahkurdele.com/
2. TTB sayfası: https://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/index.php
3. https://www.kanver.org/sayfa/anasayfa/covid-19-immun-plazma-bagisi/144)
4. Aşı çalışmalarında son durum DSÖ: https://www.who.int/publications/m/item/draft-landscape-of-covid-19-candidate-vaccines
5. https://www.youtube.com/watch?v=dC0Hga10nbk
6. Sağlık Bakanlığı sayfası: https://covid19.saglik.gov.tr/TR-66301/covid-19-rehberi.html
7. https://www.erciyes.edu.tr/Duyuru-Haber/Universitemizde-Covid-19-Karsi-Gelistirilen-ERUCOV-VAC-Asi-Adayinin-Il/16070
8. https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=nKD1K343rQs&feature=youtu.be

Önceki İçerik2021 gelirken
Sonraki İçerikTürkiye Çerkesleri (1. Bölüm)
Dr. Hajbeviko Fatma Yılmaz
20 Ocak 1977’de Kayseri Pınarbaşı’nda doğdum. İlkokulu Kayseri Ahmet Paşa İlkokulu’nda, orta-lise eğitimimi Kayseri Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’nde aldım. Tıp eğitimimi 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Uzmanlık eğitimimi, İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’nda 2014’te tamamladım. 2019 yılında Türk Nöroloji Derneği Nöroradyoloji Diploması’nı aldım. Türk Tabipler Birliği, Türk Nöroradyoloji Derneği ve KAHEV üyesiyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here