Abhazya’da kadın hakları ne durumda?

0
693

Abhazya Parlamentosu’nun tek kadın milletvekili Natali Sımır’ın ofisi, erkek meslektaşlarının ofislerinden çok farklı değil ancak masasının üzerinde kül tablası yerine tatlılarla dolu bir vazo ve pencere kenarında çiçekler var.

‘Milletvekilinin cinsiyeti olmaz’ dese de duygusal konuşmalarının ve sert söylemlerinin, meslektaşları tarafından bir cinsiyet filtresi üzerinden algılandığını belirtiyor.

“Kapa çeneni kadın” gibi ifadeler duymadığını belirten Sımır, “Ancak bazen şöyle söyledikleri oluyor: ‘Natalie, erkek olsaydın, seninle daha farklı konuşurduk.’ Parlamentodaki haykırışlarımı hoş gördüklerini gösteriyor bu. Sesini duyurmak istiyorsan, bazen sesini yükseltmen gerekir” diyor.

Abhaz kadınların siyaset konusunda gayretli olmamalarından yakınan Sımır, parlamentoda daha çok kadının yer alması gerektiğini söylüyor. Abhazya’da cumhurbaşkanlığı mücadelesinde rekabete girebilecek birçok kadın olduğunu ancak yıllardır böyle bir olasılık için fırsat doğmadığını söyleyen Sımır, “Zeki ve eğitimli kadınlardan oluşan bir nesil büyüdü. Bakanlıklarda danışman sıfatıyla çalışan bu kadınlar ileride cumhurbaşkanı da olabilir. Umarım yakında bu gerçekleşir” diyor.

Sımır, kadınların siyasete bakışının ve yaklaşımının daha yapıcı olacağından şüphe duymuyor ve “Mesela yabancılara gayrimenkul satışı gibi bir sorun var. Kadınlar bu meseleyi çok önemsiyor. Kadınlar sahip oldukları toprakları çocukları için ellerinde tutmaya önem verir. Ailesinin geleceğini düşünür. Hükümette bu konuda yetkili kadın sayısı yeterli değil” diyor.

Cinsiyete duyarlı yasalara dair ‘aile içi şiddet’le ilgili bir madde parlamentoda hâlâ yok. Sivil toplum temsilcileri bu konuda görüşme başlatma talebiyle birçok kez parlamentoya başvurmuştu. Ancak milletvekilleri arasındaki tek kadının bu konuda erkek meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduğu ortaya çıkmıştı. Üç yıl önce Sımır böyle bir yasanın kabul edilmesine sert bir şekilde karşı çıkmıştı. Sımır’a göre aile ilişkileri aile içinde kalmalıydı. Ama şimdi pişman ve olaya farklı bakıyor: “Çok şey değişti. Birçok kadın cinayeti yaşandı. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve erkekler yasa tarafından korunmalıdır” diyor.

“Cinsiyete duyarlı kadınlar gerekli”

1999’da kurulan Abhazya Kadınları Derneği’nin başkanı Natella Akaba, siyaset mecrasında sadece kadınlara değil, cinsiyete duyarlı kadınlara da ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Akaba’ya göre, milletvekilleri önemli görmediği ve durumu etkileyeceğine inanmadıkları için aile içi şiddet yasası şu anki parlamentoda kabul edilmeyecek.

Akaba, ülkedeki pek çok kadının aile içi şiddet yaşadığını Abhazya Kadınları Derneği’nin deneyimlerinden dolayı biliyor. Kıskançlıktan ya da erkeklerin aileyi küçük düşüren kadınlara karşı misilleme diye tarif ettiği nedenlerden kaynaklanan cinayetler, eş ve çocuk dayakları tüm dünyada uzun zamandır ‘aile içi şiddet’ olarak adlandırılırken Abhazya’da bunların hiçbir yasal vasfı yok. Abhazya Kadınları Derneği’nin çalışmaları sayesinde sır yavaş yavaş açığa çıkıyor.

Akaba, siyasette kadın görüşünün eksikliğindeki temel nedeni, kadın dayanışmasının olmamasına ve siyasal kültür seviyesindeki düşüklüğe bağlıyor. Sonuç olarak Abhazya Parlamentosu’na birçok kadın aday oluyor ama pratikte kimse seçilmiyor.

Akaba, “Akrabalık ilkesine veya bir pozisyon ya da statü vaat etmeleri durumuna göre oy veriyoruz. Siyasal kültür ve politik okuryazarlık yok” diyor.

Kötülüğün kökeninin Abhazya’nın tecrit edilmesine dayandığını ve çözümün de bunun üstesinden gelmekte yattığını belirtiyor Akaba… Dünyayla resmen iletişim kurma fırsatı yokken reformlar gerçekleştirmek, gençleri eğitmek ve gelişmek zordur.

Akaba, “Etkin bir şekilde çalışabilmemiz için uluslararası kuruluşların yoğun desteğine ihtiyacımız var. Abhazya’nın tecridi ve kısmen tanınan statüsü, uluslararası standartları göz önünde tutmamıza katkı sağlamıyor” diyor.

Kadınların rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Birleşmiş Milletler (BM) 1325 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı’nın Güney Kafkasya’nın diğer eyaletlerinde kabul edildiğini, uygulanması için bazı adımlar atıldığını açıklayan Akaba, “Bu kararı onaylamalı mıyız diye siyasetçilere sorduk, ancak cevapları: ‘Bizi tanımıyorlar, BM üyesi değiliz. Buna neden ihtiyacımız olsun ki?’ oldu. Dolayısıyla bu kısmi tanıma, ülkemizde kadının statüsünün güçlendirilmesine katkı sunmuyor” diyor.

Kadın politikacılar, iş insanları, blog yazarları, feministler dahil olmak üzere Abhazya’da kendini gerçekleştirme özgürlüğü için mücadele yoluna giren kadınlar, erkeklerin engellerinden söz etmiyor. Üstesinden geldikleri şey cinsiyete özgü değil. Düşman içeride: Kadınların kendi dünyalarında korudukları klişelerde. Ancak bugün bu koruma, gelişmelerine izin vermeyen bir kabuğa dönüştü ve bundan nasıl kurtulacaklarını yeni yeni öğreniyorlar. (www.jam-news.net)

 

Çeviri: Serap Canbek

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz