Çerkes mızıkasının Uzunyayla bölgesinde terk edilmesinin nedenleri

0
222

Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürü Bölümü Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalı 2. sınıf öğrencisi Mine Tokgöz’ün Mayıs 2020’de teslim ettiği “Çerkes Mızıkasının Uzunyayla Bölgesinde Terk Edilmesinin Nedenleri ve Kültür Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi” başlıklı ‘vize ödevi’ni paylaşıyoruz.


1. Giriş

Batıda Karadeniz kıyılarından doğuda Hazar Denizi’ne uzanan dağların kuzeyinde yer alan bölge, Kuzey Kafkasya olarak isimlendirilmektedir. Kafkasya bölgesinde kültürel yapıları ve dilleri benzer özelliklerde olan Kafkasya halkları tarafından, Kafkas kültürü adı verilen ortak bir kültür meydana getirilmiştir. Çerkes halkları tarih boyunca politik anlamda bir araya gelemedikleri için Kafkasyadaki etkilerini güçlü tutamamışlardır. Rus istilaları sonucunda büyük göç 1864 yılında meydana gelmiştir. Kafkas halklarının büyük bir kısmı Osmanlı Devleti’ne göç etmek zorunda kalmıştır. Göç eden Kafkas halklarının tamamına yerli halklar tarafından “Çerkes” ismi verilmiştir (Tavkul, 2007:48).

Bugün Rusya sınırları dışındaki yaklaşık 3 milyon Çerkes’in 2,5 milyon kadarı Türkiye’de yaşamaktadır (Koçkar ve Koçkar 2019). Kayseri Uzunyayla bölgesi Çerkeslerin Türkiye’de yoğun olarak yaşadıkları bölgelerden biridir.

Geleneksel Çerkes müziğinin, çoksesliliğinde gözlemlenen yapısı itibariyle batı müziğindeki armonik işleyişle uyum ve benzerlik içerisinde olduğu görülmektedir.

Tören ve düğünlerde icra edilen geleneksel müziğin temelini koral yapı ve müzikal çokseslilik oluşturmaktadır (Koçkar ve Koçkar, 2016). Bu müziğin temelinde Kuzey

Kafkasya halklarının ortak sosyo-kültürel, etnografik, tarihsel ve folklorik değerleri bulunmaktadır. Bu çoksesli müzik, düğünde bulunan herkesin katılımı istenerek, estetik kaygıların ilk planda olmadığı törenvari bir hava ile icra edilmektedir. Sololar serbest bir şekilde söylenmektedir. Müziğin çoksesliliğini meydana getiren sesler, solonun karar sesinin üçlü, dörtlü, beşlisi ve oktavından ortaya çıkmaktadır. Solo çalgıya veya solistin söylediği esere yapılan eşlik, armonik anlamda bir pedal yapı sergilemektedir.

Çerkes müziği, Çerkeslerin sosyal yaşamına ait kurallarca gerçekleştirilen etik içerisinde gelenekseldir. Çerkeslerin geleneksel müziklerinin günümüze gelmesindeki en önemli unsur, geleneksel dansların bu müzikler ile icra edilmesidir (Koçkar ve Koçkar, 2016).

2. Yöntem

Nitel araştırma, araştırma konusunun yorumlayıcı bir bakış açısıyla, disiplinlerarası bütüncül yaklaşımın esas alınarak incelenmesine dayalı bir yöntemdir (Altunışık ve Diğerleri, 2010: 302). Nitel araştırma yöntemi, araştırmacının kendine ait sırları açığa çıkarması ve çabasını ortaya koyarak şekillendirdiği sistemlerin inceliklerini keşfetmesi üzerine ortaya koyduğu bilgi üretme tekniklerindendir (Özdemir, 2010: 326).

Bu çalışmada doküman inceleme, gözlem, görüşme alt başlıklarını içeren nitel veri toplama tekniklerinden, doküman incelemesi tekniğine başvurulmuştur. Doküman incelemesi, üzerinde çalışılan konuyla bağlantılı bilgiler içeren daha önce yazılmış kaynakların incelenerek veri ortaya konulmasıdır. Konuyla ilgili bilgilerin büyük bir kısmı, nitel araştırmanın diğer tekniklerinin kullanılmasına gerek kalmadan bu teknik sayesinde elde edilebilmektedir. Bu teknik araştırmacıya zaman tasarrufu sağlamaktadır (Yıldırım ve Şimşek, 2008: 188). Nitel araştırmalar sahip oldukları keşfedici yanları sayesinde, az sayıda çalışma yapılmış konular hakkında aydınlatıcı özellik taşımaktadır (Neuman, 2012: 228).

Bu çalışmada doküman incelemesi tekniğinin tercih edilmesinin sebebi, daha önce araştırma konusuna farklı kaynaklarda az miktarda değinilmiş fakat konu hakkında yeterli bilgi veren bir çalışmanın yapılmamış olması ve kullanılan yöntemin zamandan tasarruf sağlamasıdır.

3. Bulgular ve Tartışma

“Çerkes Mızıkası” veya “Mızıka” şeklinde isimlendirilen çalgı olan diyatonik akordeon, körükle gelen hava sayesinde, 40×40 cm. ebatlarındaki ahşap kutu içerisindeki küçük borulardan ses elde edilecek şekilde tasarlanmıştır. Boru içlerinde metalden yapılan dilcikler vardır. Tek sıra halindeki yuvarlak tuşlara basılarak ses elde edilir. Sol tarafta 2 veya 4 bas sesi, sağda ise 7 ile 12 arasında tiz sesi veren tuş bulunmaktadır. Her tuş bir çift dilciğe havanın girmesini sağlar. Dilciklerden biri körük açılırken, diğeri ise kapanırken, bir gamdaki bitişik olan iki notanın seslerini verir. Bu çalgı diyatonik dizilimde olduğu için kromatik ses elde edilemez. Bu özelliği mızıkayı diğer tuşlu ve körükle ses veren çalgılardan ayırır (Koçkar ve Koçkar, 2019).

Bugün diyasporada yaşamakta olan Çerkesler yeni yerleştikleri bölgelerin yaşam şekline adapte olmaya çalışmışlardır. Uyum sağlamaya çalıştıkları unsurlardan bir tanesi de yeni enstrümanlardır. Batı Anadolu bölgelerine yerleştirilen Çerkesler, Balkanlardan Anadolu’ya göç ederken yanlarında Avusturya-Almanya yapımı diyatonik akordeon getirmişlerdir. İşgücü alımı için Almanya’ya gidenlerin arasında bulunan Çerkeslerin Türkiye’ye dönerken yanlarında bu enstrümanlardan getirmeleriyle, mızıkanın Türkiye’ye en çok getirildiği zaman 1961-1980 yılları arasında olmuştur (Koçkar ve Koçkar, 2019). 1960’lı yıllardan sonra geleneksel müziklerin günümüze aktarılmasında önemli etkileri olan mızıka ustaları bu sanatı icra etmişlerdir.

Uzunyayla’da çoğunluğu genç kızlardan oluşmakla birlikte bu enstrümanı çalan birçok sanatçı yetişmiştir (Temel, 2019:184).

Müzikolog ve etnologlar tarafından Kafkasya’daki dans ve müziklerin Türkiye’dekilerle aynı olmadığı belirlenmiştir. Bu farklılığa sebep olan etken “Çerkes Mızıkası’nın karakteridir. Uzunyayla bölgesinde icra edilen “Şeşen” dansı mızıkanın karakterinden doğmuştur (Mijayev. ve Pashtova, 2018:236).

Mızıkanın özelliği, yapısı gereği daha çok majör tonda makamsal ezgiler üretebilmesidir. Ancak minör tonda ezgiler üretmesi söz konusu olduğunda yarım sesleri barındırmadığı için akordeona göre zayıf kaldığı görülmektedir. Bu yönü ile bütün melodik yapıları barındırmamaktadır. Akordeonun çalım tekniğinin daha kolay olması, daha geniş müzikal çeşitliliği icra etmesi de tercih edilme sebeplerindendir. Bu sebeplerle, 1980 yılından itibaren akordeon ve garmona geçiş başlamaktadır. Ürdün, Çerkesk, Nalçik radyolarından dinlenen ve Kafkasya’da kaydedilerek Türkiye’ye gelen kaset ve plaklardaki ezgiler mızıka ile icra edilemediği için akordeona aktarılmıştır (Koçkar ve Koçkar, 2019).

Çerkes mızıkasıyla çalınan müziklerin akordeona aktarılması sonucu mızıkanın karakteristik özellikleri yok olmuştur. Mızıka düğün ve toplantılarda çalınmamaya başlamıştır. Mızıkanın bu dönemde Çerkeslerin evlerinde süs eşyası olmaktan farklı bir işlevi kalmamıştır. Bu yıllarda akordeonun köy düğünlerinde bile mızıkanın önüne geçtiği görülmektedir (Temel, 2019:185).

Mızıkanın düğünlerde terk edilmesiyle mızıkanın karakterine uygun danslar da unutulmaya başlanmıştır. Avrupa’daki dansçıların kurduğu ve eşlik çalgısı akordeon olan ekipler yeni dans tekniklerini Kafkas derneklerinde öğretmeye başlamışlardır.

Artık akordeon ve garmon tamamen devreye girmektedir. Kafkasya’daki dans toplulukları model alınarak kurulan bu ekiplerin öğrencilerinin tüm Türkiye’deki Kafkas ekiplerinin kurucularından olmalarının, mızıka kültürü’nün kaybolmasındaki etkenlerden biri olduğu söylenebilir (Koçkar ve Koçkar, 2019).

4.Sonuç

Toplumların kendilerini farklı toplumlara ifade etme yöntemlerinden biri de kültürlerinin bir parçası olan geleneksel müzikleridir. Uzunyaylada mızıka ile ortaya çıkan müzik ve danslar araştırılarak yöre dışına tanıtılmaya değer kültürel ürünlerdir.

Zamanla çağa adapte olan müziğin mızıkayla icra edilememesi, yeni mızıka sanatçılarının yetişmemesi, akordeonla icra edilen dansların model alınması gibi sebeplerle artık Uzunyayla’da kullanılmayan Çerkes mızıkası gibi, Uzunyayla’nın kültüründen eksilen değerler, değişen zamanla birlikte her geçen gün azalmakta ve kültürün büyük bir düşüş yaşamasına sebep olmaktadır. Kültürün ayrıntılarının korunması ve çağa uyarlanmaya çalışılması gerekmektedir.

Bu çalışmada, Çerkes mızıkasının Uzunyayla bölgesinde terk edilmesinin nedenleri ve kültür üzerindeki etkileri nitel veri toplama tekniklerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bu çalışma daha sonra yapılacak konuyla ilgili araştırmalara büyük bir altyapı sağlayacaktır. Bu çalışma ve bu çalışmanın ışık tutacağı yeni çalışmalardan; Uzunyayla bölgesinde kaybolan mızıka kültürünün tekrar gündemde olmasını ve bu kültürün canlanmasını sağlamaları beklenmektedir. Bu sayede Çerkes mızıkası ve oluşturduğu kültürel ürünler yörenin dışına da tanıtılabilecektir.


Kaynakça

Altunışık, R., Coşkun, R., Bayraktaroğlu, S., ve Yıldırım, E. (2010). Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri SPSS Uygulamalı (6. Baskı). Sakarya: Sakarya Yayıncılık.

Koçkar, M.T. ve Koçkar, A.A. (2019). Orta Avrupa’dan Anadolu’ya Bir Çalgının Yeni Kimliği: Çerkes Mızıkası, Uluslararası Folklor Akademi Dergisi. Cilt:2, Sayı:3, 440-469.

Koçkar, M. T. ve Koçkar, A. A. (2016) Kuzey-Batı Kafkasya Halklarının Geleneksel Müzik ve Çalgılarına Genel Bir Bakış, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Devlet Konservatuvarı, I. Ulusal Müzik ve Sahne Sanatları Sempozyumu, Sözlü Sunum, Ankara, 2-3 Mayıs 2016.

Mijayev, M. ve Pashtova, M. (2018). Çerkes Mitolojisi Ansiklopedisi. Ankara: Metropol Yayınları.

Neuman, W. L. (2012). Toplumsal Araştırma Yöntemleri: Nicel ve Nitel Yaklaşımlar I-II. Cilt (5. Basım). İstanbul: Yayın Odası.

Özdemir, M. (2010). Nitel Veri Analizi: Sosyal Bilimlerde Yöntembilim Sorunsalı Üzerine Bir Çalışma. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 11(1), 323- 343.

Yıldırım, A., ve Şimşek, H. (2008). Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri. Ankara: Seçkin Yayıncılık.

Tavkul, U. (2007). Kafkasya Gerçeği. İstanbul: Selenge Yayınları.

Temel, Y. (2019). Harimole. Ankara: Kafdav Yayınevi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here