Demokrasi Konferansı – Karanlığa rağmen bahar uyanıyor

0
322

Çağırıcıları arasında siyasetçi, yazar ve akademisyenlerin bulunduğu Demokrasi Konferansı’nın hazırlık çalışmaları, 25 Mayıs’ta Şişli Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı.

Gazetemiz Jıneps’in bileşeni olduğu Demokrasi Konferansı 24 Haziran’da toplanacak. Halklar İnançlar Çalışma Grubu’nun metni, Cemre Can ve Jıneps YK üyesi Yaşar Güven tarafından okundu.

 

Halklar ve İnançlar Çalışma Grubu’nun açıklaması

Bizler, ülkemizin farklılıklarıyla yan yana, eşit, özgür, kardeşçe ve barış içinde yaşamak isteyen halklardan ve inançlardan insanlarız.

İnsanca ve onurlu bir yaşamı; Anadolu ve Mezopotamya, Balkanlar ve Kafkasya’nın tüm kültürel zenginliği içinde, dillerimiz, inançlarımız ve kültürlerimizle beraber var etmek istiyoruz.âr ve imha politikalarının karşısında bugüne kadar halklar olarak ‘Biz varız’ dedik; kültürümüzü, dillerimizi ve inançlarımızı bugüne kadar kendimiz savunduk. Halklar ve inançlar olarak bir araya geldikçe birbirimizden öğrendik ve her birimiz kendi kimliklerimiz kadar yanıbaşımızdaki halkların ve inançların da taleplerinin savunucusu olmaya önem verdik.

Biliyoruz ki, halkların, inançların, kültürlerin haklarıyla; emeğin, doğanın, kadınların hakları ortaktır. Biz halklar ve inançlar olarak, eşit, özgür, kardeşçe ve barış içinde bir yaşamın yolunu, bu toprakların hak mücadelesi veren tüm toplumsal kesimleriyle birlikte arıyoruz.

Bu yüzden Demokrasi Konferansı Halklar ve İnançlar Çalışma Grubu olarak çağrımız, öncelikle dili, kültürü, inancı için mücadele etmek isteyenleredir. Yani önce bizler, en geniş kesimler olarak bir araya gelelim, nasıl bir ülke istediğimizi bu toprakların tüm halklarından ve inançlarından insanlar olarak birlikte konuşalım. Ortak taleplerimizi belirlerken, yarının insanca, onurlu, kardeşçe yaşamı için savunacağımız değerlerimizi ortaya koyalım.

Farklılıklarımız zenginliğimizdir. Biz tüm farklılıklarımızla, birlikte, kardeşçe yaşayabiliriz. Ayrımcılığa, asimilasyon politikalarına ve nefret söylemlerine karşı birlikte mücadele ettiğimiz gibi, anadillerimizde eğitim görerek, laik bir ülkede inançlarımızı kardeşçe yaşayabiliriz. Birbirimizi tanıyarak ve anlayarak; çok dilli, çok kültürlü, onurlu ve özgür bir toplumu var edebiliriz. Birlikte yaşamak doğal bir süreçken, bu doğallığı bozan egemen zihniyetin kendisidir. Bir söz vardır: “Kendileri konuşsalar, halklar hemen dost olur”… Evet, bizim bugün kendimiz konuşmamız her zamankinden elzemdir.

Onurumuzu, dilimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, inançlarımızı özgürce geliştirebileceğimiz koşulları yaratmak, halklar arası kardeşlik ve dostluğu bugünden topraklarımıza egemen kılmak, gelecek nesillere tarihi ve kültürüyle barışık bir ülke bırakmak istiyoruz. Topraklarımızdaki tüm kültür, kimlik, dil, din ve inançların varlığını kabul eden, eşit yurttaşlık temelinde, halkların ve inançların demokratik ve kültürel haklarının anayasal güvence altına alındığı bir ülke, kalıcı ve onurlu bir barışın anahtarı olacaktır.

Tam anlamıyla eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşam için; eşit yurttaşlık temelinde, demokratik bir ülke için programımızı oluştururken, halklar ve inançlardan kişileri, kurum temsilcilerini, inisiyatifleri, bu çalışmayı birlikte daha da zenginleştirmeye çağırıyoruz.

Geleceğimiz için bir araya gelecek, özgür bir yaşamı birlikte kazanacağız…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz