İnguş Amazonlar Günü

0
28

İnguş kadınlarının kadim bayramı Tseiy’e sadece kadınlar katılırdı ve uzaktan da olsa tek bir erkek bile kutlamaları izleyemezdi. Tseiy aynı zamanda bir çeşit kadınlar olimpiyatıydı.


İnguş Amazonlar Günü (Tseiy) bayramı boyunca güç, yetenek ve zeka ile ilgili yarışmalar gerçekleştirilirdi.

Erkeksiz bir gün

Tseiy her yıl eylül ayının ikinci yarısında kutlanırdı. Araştırmacılar bu bayramın kökenlerini hâlâ tartışıyor: Kökenini kendi kraliçelerini seçen Amazonlarla ilişkilendirerek bayramın kadim anaerkil dönemden kaynaklandığına inanıyorlar. Kesin olan bilgi ise bu kutlamaya sadece kadınların katılıyor olması… Uzaktan da olsa tek bir erkek bile kutlamayı izleyemezdi. Tseiy günü kadınlar eşlerine karşı çıkma hakkına sahip olur, yabancıların yanında bile eşleriyle tartışabilirlerdi. Bir erkek eğer eşine Tseiy’e katılmayı yasaklarsa tüm kadınlar birleşip o erkeği paylardı. Kutlama genellikle açık havada yapılırdı. Ritüeller konusunda bilgili, özel konuşma ve duaları iyi bilen orta yaşlı bir kadın kraliçe olarak seçilirdi. Bu kadın ise güzellik ve zekaları ile göze çarpan kızlardan bir ekip oluştururdu. Bu gruba katılmak bir onurdu. Kadınlar, kraliçenin öncülüğünde günlük dertlerinden uzaklaşır; güç ve beceri yarışmaları yapar, şarkı söyler, çember oluşturarak dans eder ve bira içerlerdi: Kadim zamanlarda bira bir ritüel içeceğiydi ve özel günler için hazırlanırdı.

Kadınlar olimpiyatı

Bu bayramın gizli birkaç hedefi daha vardı. Gelin seçme: Oğulları ve erkek torunları olan kadınlar, bayrama katılan genç kızların karakterini, davranışlarını ve çabukluklarını değerlendirerek potansiyel gelin adaylarını belirlerdi. Diğer yandan, küçük yaştaki kızlar da kendilerinden büyükleri izleyerek örnek alır; marifet, dans ve davranış şekillerini öğrenirdi.

Tseiy aynı zamanda bir çeşit kadınlar olimpiyatıydı: Askeri ve fiziksel eğitim yarışması… Bayramdan uzunca bir süre önceden gizlice hazırlanmaya başlayan genç kızlar, Tseiy’de kendilerini göstermek için erkek kardeşlerinden okçuluk sırlarını, yakın dövüş tekniklerini öğrenir ve ustalaşırdı. Bu beceriler, Orta Çağ’da savaşçı göçebelerin baskınları sırasında çok gerekliydi. Zaman zaman evin erkeği olmaksızın savunmasız kalan kadın ve çocuklar, düşmanlara karşı kendilerini korumak için yüksek dağlara kaçmak ve avlanmak zorunda kalıyordu. İnguş Amazonlar hakkında anlatılan hikâyeler şimdi yeni bir icat gibi görünebilir. Ancak, 19. yy. sonlarında İnguşetya’nın dağ köylerine soyguncuların saldırısı ile ilgili bilgiler hâlâ halkın belleğindedir: Köy erkeklerinin savaşa gitmesini fırsat bilen soyguncular büyükbaş hayvanları çalmak istemiş. Tüfekleri kuşanan kadınlar, soygunculara direnmiş ve hepsini yakalamış.

İnguşetya sakinlerinden Eset Tsechoyeva, askeri becerilerini sürekli geliştiren Goshta adlı büyükannesi hakkında konuştu. Goshta’nın sadece bir erkek kardeşi varmış, bir gün uzaktan bir silah sesi duymuş ve kardeşinin tüfeğinden çıktığını anlamış. Erkek kıyafeti giyerek atına atlamış ve kardeşine yardım etmeye gitmiş.

Yeniden canlandırma

Tseiy bayramı, İslam dininin etkisiyle giderek daha az kutlanmaya başlamış. 19. yy. ortalarından itibaren en azından 3-5 yılda bir kutlanırken zamanla silinip gitmiş.

İnguşetya Devlet Başkanı Ruslan Aushev, bir kararname çıkararak bu eski geleneği canlandırmaya çalıştı. Evet, ritüel biraz değişmiş, erkekler de bayrama katılmaya başlamıştı. Yeniden canlandırılan bayram ilk olarak 16 Eylül 1998’de Abiy-Guv (Abi Tepesi) bölgesinde gerçekleşti. Burası tesadüfen seçilmemişti: Efsaneye göre, Abi çok güçlü bir kadındı ve bir düelloda karşısındaki yabancıyı yenerek halkı için o topraklarda yaşama ve toprağı işleme hakkını kazanmıştı.

1998’de kutlanan bayramın eleme yarışmasına biniciler, akordeon çalan müzisyenler, şarkıcılar, kadın işlemeciler, okçular, dansçılar davet edildi. Bayramda, kendi elleriyle dikip işledikleri kostümleri giyen finalistler şarkı söyledi, dans etti, kendilerine verilen bilmeceleri çözdü, masalarda oturan jüriye hizmet etti, anadillerinde güzel konuşmalar yaptı, oklardan yayları fırlattı ve binicilik becerilerini gösterdi. Kazanan kişiye, ödül olarak boynuz şeklinde bir kadın başlığı olan kurkhas verildi. Kadim zamanlarda, ipek ve pürtüklü deriden dikildiği ve yarı değerli taşlarla süslendiği için kurkhas çok pahalıydı. Tseiy resmi olarak iki kez daha kutlandı ve sonrasında kutlamayı bıraktılar.

“Karanlık Çağlardan”

Tseiy geleneği, İnguş yazar İdris Bazorkin’in “Karanlık Çağlardan” adlı romanında ayrıntılı olarak anlatılıyor. Yazar ve kardeşi Murad, ‘Kadınlar Günü’ kutlamaları hakkındaki bilgiler de dahil olmak üzere tarih ve etnografya üzerine materyaller topladı. Bu arada, yazarın etnograf kızı Aza Bazorkina, romanın her bir paragrafının tüm aile tarafından tartışıldığını ve metinde bazı minik şeylerin değiştiğini söylüyor. Ancak gelenek ve ritüellerin tanımı değişmemiş. Böylelikle roman, 19. ve 20. yy. başlarındaki İnguş yaşamının şu anda unutulmuş olan birçok gerçekliğini korumuş. (etokavkaz.ru)

 

Çeviri: Serap Canbek

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here