Anadil edinimine dönüş ve Adigece öğretimi – 2

0
62

Bu süreçte, dille uğraşan birisi olarak, Adige Dili Öğretimi için yukarıdaki açıklamaların bilincinde olarak, öncelikle hedef kitlemiz olan Adigelere, Adigeceyi öğretmek amacımız olacaktır. Bu nedenle sonuçsuz serzenişlerden çıkarak, Adige Dili Eğitiminde, dilin özelliklerini de göz önüne alarak, aşağıda belirtilen prensiplere uyulmasının yaralı olacağı kanısındayım. Hedef kitlemiz ise 11-14 yaş grubu öğrencilerdir.

 

  1. Adige dili ses bilgisi eğitimi

Bilindiği gibi Adigece ses zengini bir dildir. Harf ve ses eşleşmesinin doğru olarak verilmesi gerekmektedir. Bunu yaparken o dilin kendi ses yapısı özelliklerine vakıf olunması zorunluluğu vardır. Adige dilini, Türkçe ile öğretildiğini de düşünürsek Adige Dilindeki sesli harflerin ses değerleri ile sessiz harflerin okuma biçimleri Türkçedeki seslerin okuma biçimleri arasında farkın doğru kavratılması gerekmektedir. Türkçenin ses değerlerine alışmış olan öğrencilerin Adige dilinin ses değerlerine geçişte zorluklar yaşamaktadır. Bunu kolaylaştırmak ve okumayı hızlandırmak için önce sadece sesli harfler (Makh Zêşe) verilmelidir. Harfler kendi ses aileleriyle birlikte verilebileceği gibi sesli harflerin tamamı birlikte verilebilir. (А-Э-Ы) (О-У) (Е – И) Her biri birer ses ailesi olarak değerlendirilir. Daha sonra, bu harflerin kullanıldığı anlamlı kelimeler oluşturulmalı ve öğrencinin kelime hazinesine gönderimlerde bulunulmalıdır. Harfler yazıldıktan sonra önce koro halinde tekrarlanmalı, sonra öğrencilere farklı sıralamalarla okutturulmalıdır. Daha sonra yazılar silinmeli, öğrenciler tahtaya kaldırılarak, türetilen kelimelerle anlamlı sözcük öbekleri oluşturulmalıdır.

O: sen Aу – Aо: fakat. Eу: vur. Иу: ipi delikten geçir. Еуэ: Vuruyor. О уий: Sana ait. Örneklerinde olduğu gibi…

Sesli harflerin bu bölümünde yardımcı işaret olan ( I – ‘ ) kesme işaretinin görevi verilmelidir. Ardından sesli harfleri birlikte yazarak, okuyarak ve kelime üreterek çalışılmalıdır.

|ae: kötü. И|a? О sahip mi? И|: Sahip. E|у: Ona söyle. E|о: о söylüyor. Уе|э: elliyorsun. |о: Söyle. Örnekler çoğaltılabilir.

Takip eden süreçte alfabenin kendi harf sıralaması verilerek aynı yöntem uygulanmalıdır. Önceliğin tek harfle yazılan seslere verilmesi daha doğru olacaktır. Sessiz harflere geçildiği zaman, öğrenci hem yazmaya daha iyi alışmakta, hem okuması kolaylaşmakta hem de kelime hazinesine ekstra bir katkı sağlamakta, kelime hazinesi farkına varmadan oluşmaktadır. Bu metodolojide harf başına ortalama on kelime öğrettiğimiz zaman, alfabenin sonuna gelindiğinde 660 – 700 gibi bir kelime sayısına ulaşmış olacaktır.

Sessiz harflere gelince (Makh zeraşe) öncelikle tek sembol ile yazılan harfler yukarıda bahsettiğimiz şekilde verilmelidir. Mümkünse her harf için kısa metin parçaları verilmelidir. Ancak burada izlenmesi gereken sistemde, metni oluşturan kelimeler öğrenilmiş seslerden olmalıdır. Yani işlenmemiş harf içeren kelimeler kullanılmamalıdır. Buradaki amaç, öğrenciye okumayı daha hızlı yapma alışkanlığı kazandırmaktır. Ayrıca dört veya beş sessiz harf peş peşe verildikten sonra sözcük öbekleri oluşturulmalıdır. Bu öbeklerde sıfatlar, sayılar, zarflar, bağlaçlar adı konmadan, sözcük öbeklerinde çokça kullanılmalıdır. Bu yöntem, metinlerde cümleye geçişi de kolaylaştıracaktır. Bunlar daha çok öğrencinin dikkatini çekecek kullanımlardan seçilmeli ve ders cazip hale sokulmalıdır. Güzel kız, atik çocuk, uyumsuz, çal mızıkacı, hay marje, senle ben (Пшъэшъэ дахэ, к1элэ ч1аны, мы1о-мыш1э, ео пщынао, уй марджэ, орэ сэрэ) örneklerinde olduğu gibi. Metin parçasının okunmasından sonra çalışmalar sırasında ikişer üçer kelimeden oluşan sözcük öbekleri tahtaya ve defterlere yazdırılmalı, ayrıca sesli okumaları sağlanmalıdır.

 

  1. Sesteş sesler

Tanımlamadan kastımız, çift fonksiyonlu seslerdir. Bunlar hem sesli hem sessiz harf gibi kullanılan ve diftong şeklinde birlikte söylenen seslerdir. Dilimizde y sesiyle biten çok harfli sesler ile y sesinden sonra gelen sesli harflerin birlikteliğidir. Къуехы, екъy, örneklemelerinde olduğu gibi. Bunlar, doğru ve düzgün örneklemelerle yeri geldikçe hatırlatmalar yaparak kazandırılmalıdır.

 

  1. Edinme ve öğrenme yöntemlerinin birlikte takip edilmesi süreci

Bu süreçte öğrenci, dil edinim yöntemi diyebileceğimiz işitme yöntemine yöneltilmelidir. Chomsky, yetişkinler için ‘Dil Edinim Cihazı’ gibi bir uygulamanın olamayacağını savunurken Krashen bu görüşe katılmamaktadır. Ancak yöntem olarak sınıf içinde kısa metin parçalarının önce öğretmen tarafından okunması, sonra öğrencilere birkaç defa okutturulması daha sağlıklı olmaktadır. Adige dilini sonradan öğrenmiş bir tanıdığım, geçirdiği ağır travmalı trafik kazasından sonra, sonradan öğrendiği dili neredeyse tamamen unuttuğunu söylemişti. Ancak geçen zaman içerisinde, sonradan öğrendiği dili yeniden kazanmıştır. Bunu, öğrenilen dille edinilen dil arasında kalıcılık ve orijinallik açısından ne kadar farklı olduğunu örneklemek adına burada zikretme gereğini duydum.

 

  1. Kiplerin verilmesi sistemi

Önce ‘şimdi, bugün, yarın, dün, sonra’ vb. zaman bildiren kelimelerle uygun kip kullanımları ile öğrenciye hangi kipin kullanıldığı kavratılmalıdır. Ardından öğrenciye verilen fiillerle farklı örneklemeler yaptırılmalıdır. Burada, öğretme yönteminden çok kavratma yöntemi daha geçerli olacaktır. Öğretme yöntemi, A1 düzeyinden sonra gramer konularına yönelik olmalıdır. Dil öğrenimindeki başarısızlığımızın bir nedeni, dil öğrenimini dil edinim yöntemiyle yapmayışımızdandır. Oysaki insan doğuştan sonra varlıkları algıladığı gibi sesleri de kavramaya başlar. Zamanla sesler net bir şekilde ayrışır ve beyinde ses katmanları kodlanır. Çocuk konuşmaya başladıktan sonraki ikinci dil sesleri sonraki kodlamalar olması nedeniyle hep ikincil olarak kalacaktır. Adige dili eğitiminde ses – olgu ilişkisine dikkat çekilmesi dile olan ilgiyi artıracağı gibi kelimeyi de kalıcı kılacaktır. Örneğin gök gürleme sesi ‘ğo’ ile zaman anlamındaki ‘ğo’ ilişkisi, zamansal değişimin gök gürlemesi sonrası oluşmasını insanın zihninde ‘zaman’ kavramını oluşturduğu; deniz kelimesinin, denizin dalga sesi olan ‘xı’ ses yansımasından kaynaklandığı, köpek anlamına gelen ‘he’ kelimesini köpeğin nefes alıp vermesinden kaynaklandığı şeklinde basit örneklemeler detaya girilmeden verilebilir.

Basit zamanlı kipler bu süreç için yeterlidir. Daha ileri düzeylerde ya da gramer konuları işlenirken birleşik zamanlı kiplere geçilmelidir.

 

  1. Soru soruş öğretisi

Öncelikle Adige dilindeki soru eki olan -a sesinin tanıtılması gerekmektedir. Okunuş itibariyle a – |a ayırımının doğru olarak verilmesi zorunludur. Önce bunu tek kelimelerle kullanılarak yapılmalıdır. арыба, дэгъуа ош1а, сэра, мыра? Örneklemelerinde olduğu gibi… Sonraki konularda soru zamirleri ve soru sıfatları birlikte verilebileceği gibi ayrı olarak ta verilebilir.

 

  1. İşaret sıfatları ve işaret zamirleri

Bunlar, günlük konuşmalarımızda geniş yer tutan işler sözcüklerdir. Bu açıdan işaret zamirleri ve işaret sıfatları akademik incelemeye girmeden kazanımlar yapılmalıdır.

Örnek: мыр унэ, мы унэр, мы унэ дахэр, мыр унэ örnekleri farklılaştırmak ve farklılıkları vurgulamak gerekmektedir.

 

  1. Ары, onay (yardımcı fiil) sözcüğü

Adige Dilinde asli görevi adeta unutulmaya yüz tutmuş Ары yardımcı fiilinin mutlaka olumlu, olumlu soru, olumsuz, olumsuz soru halleriyle verilmelidir. Ayrıca özellikler bu yardımcı fiil kullanılırken araya giren р kaynaştırma harfiyle olan ilişkisine dikkat çekilmelidir.

 

  1. Mekân ve pozisyon bildiren sözcükler

Adige dilinde on üç adet olan bu sözcüklere geniş yer ayrılmalıdır. Burada ek sanılan tek sesli birçok kelimenin asli yapıları daha net anlaşılacak ve Adige dilinde yeni kelime ve terminoloji türetme şeklinin orijinalliği ve zenginliği fark edilecektir. Ayrıca bunun dile ne kadar büyük zenginlik kattığı da görülecektir. Ayrıca ‘Mekân ve Pozisyon Bildiren Sözcükler’in aktif ve pasif şekilleri farklı derslerde mutlaka hissettirilerek verilmelidir. Ayrıca varlıkların oluş biçimlerine göre bu sözcüklerin kullanış şekillerindeki ilişki zaman ayrılarak kazandırılmalıdır. Oysa günümüzde bu konu ya yeterince bilinmemekte ya da üstünkörü geçilmektedir. Ayrıca takip eden sınıflarda da bu konuya değinilmelidir. Bununla ilgili videolarım ‘Şekil ve pozisyon bildiren sözcükler’ başlığı altında, YouTube sayfamda mevcuttur, isteyenler yararlanabilir. Çoğu zaman fakültelerimizde bile bunların edatmış gibi verildiğini duyuyoruz. Umarım doğru değildir. Dili işlerken bir başka dilden yararlanılabilir ancak bir dili bir başka dilin kalıplarına sokmaya kalkmak dil cinayetidir. Her dili kendi yapısını, kendi formatlarını keşfederek işlemek çok daha bilimsel olacaktır.

 

  1. Cümle yapısının farklılığı

Adige dilinde cümleleri işlenirken, Türkçe ya da bir başka dilin cümle yapısı algısından dili kurtarmak gerekmektedir. Dilimizde cümlelerin, özne + tümleç + yüklem yapısının yanında tümleç + yüklem + özne şeklindeki kuruluş biçimleri de mutlaka verilmelidir. Bu da dilimizde unutulmaya yüz tutmuş konulardan birisidir.

 

  1. Gramer

İleri düzeylerdeki gramer derslerinde konular detaylandırılarak işlenmelidir.

 

  1. Kitap – konuşma

Mutlaka kitap okumaları yapılmalıdır. Basitten zora doğru yapılacak günlük anlatılar pratik için önemlidir. Birinci sınıftan dokuzuncu sınıfa kadar Anayurt Adigey’de hazırlanmış olan Xabze kitapları kullanılabilecek önemli materyallerden birkaçıdır. Okunan metin parçaların sözlü olarak anlatılması ve Xabze konularında sözlü etütlerin yapılması çok yönlü yararlar sağlayacaktır.

 

  1. Dil turizmi

Öğrenilmiş olan dilin doğal yaşamda uygulanması demektir. Dil öğrenimi için dilin olmasa olmazlarından birisidir.

 

Sonuç

Genelde diller için, özelde Adigece için dil öğretiminde faydalı olacağına inandığım uygulamaları sıralamaya çalıştım. Kuşkusuz dil eğitimi bunlardan ibaret değil. Modüler bazda hazırlanmış modern yöntemler yok sayılmamalıdır. Kullanılacak araç gereçlerden, uygulanacak yöntemlere kadar daha söylenecek çok şeyin olduğu kesindir. Ancak hem Adige dilinin yapısı hem de Adigelerin içinde bulundukları durum itibariyle anlatmaya çalıştığım yöntemlerin uygulanması durumunda, işler daha yavaş ilerlese de kazanımların daha kalıcı olduğuna ve daha dilin asliyesine daha uygun olduğuna şahidim. Konuyu olabildiğince özetlemeye çalıştım. İşe yarayacağını umuyorum. (Bitti)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here