Sinop – Türkiye Çerkesleri (7. Bölüm)

0
602

Değerli okurlarımız,

Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor.

Sizler de yaşadığınız bölgelerden ya da başka illerden bu konuyla ilgili arşiv bilgilerini ulaştırarak katkıda bulunabilirsiniz.

ahmetcevatbenk@gmail.com


 

Tarihçe

Sinop Çerkesleri; 1859, 1860, 1861, 1864, 1867 ve 1878 yıllarında, büyük çoğunluğu Çerkesya’nın Abzeh bölgesinden olmak üzere, Kıyıboyu Şapsığ, Soçi civarı ve Abhazya’nın Sohum bölgesinden sürgün yoluyla gelen Çerkeslerden oluşmaktadır.

Sinop’a ilk kafilenin, Hicri 06.06.1276, Miladi 31.12.1859’da Sinop’a gelip yerleştiği (Bknz. BOA-A, MKT.NZD, F: 302, S: 9) belgeden anlaşılmaktadır. Bu kafilenin Çarlık Rusya’sının Abzeh boyu ile anlaşmayı bozup savaşa karar verdiği dönemde geldiği, ikinci kafilenin ise, birinci kafilenin akraba ve komşularından oluşan Abzeh Çerkeslerinden oluştuğu, Hicri 03.08.1276, Miladi 25.02.1860 tarihli belgeden anlaşılmaktadır (Bknz. A, MKT. MHM, Fon: 177, S: 89).

Ayrıca; savaşın en yoğun olduğu dönemlerde Kastamonu İnebolu Limanı’na zor şartlarda getirilen 1.400 Çerkes, karantina uygulamasından sonra Kastamonu Küre ilçesine gönderildi. 500 kadarının salgın hastalıklardan yaşamını yitirmesinden sonra Kastamonu Sancağı izniyle bugünkü Devrekani ilçesine 32 km uzaklıktaki Belovacık Köyü’ne yerleştirildiler. Daha sonra bölgenin kötü hava koşulları nedeniyle Sinop Ayancık ilçesi Ömerdüz, Büyükdüz ve Armutluyazı köylerine, Sinop Türkeli Kuzköy, Gökçealan ve Helaldı köylerine, Sinop Gerze ve Acısu köylerine, Sinop Gerze Cayva Mahallesi’ne, Sinop Bektaşağa Köyü’ne nakledikleri BOA Hicri 19 Safer 1281 ve Hicri 9 Zilhicce 1280, Miladi 16 Mayıs 1864 tarihli belgeden anlaşılmaktadır. Savaşın Kbaada (Krasnaya Polyana – Kızılçayır) bölgesinde zirve yaptığı dönemde, çok zor koşullarda sürgün edilen Şapsığ, Abzeh ve Ubıhlardan oluşan bu 1.400 Çerkes, geldikleri ilk bir ay içinde nüfuslarının üçte birini kaybettiler.

Sinop Çerkeslerinin bir bölümünün de daha önceden Osmanlı toprakları olan Bulgaristan’ın Varna şehrinden Sinop’a nakledildikleri, BOA’da bulunan Hicri 03.10.1295, Miladi 30.09.1878 tarihli belgeden anlaşılmaktadır (Bknz. BOA. İ…DH, Fon: 774, S: 63028). 1864 yılında bugünkü Bulgaristan’a yerleştirilen bu Çerkesler, 1877-78 Osmanlı-Çarlık Rusya savaşından sonra imzalanan antlaşma gereği tekrar sürgün edildiler.

Osmanlı arşivlerindeki Hicri 03.08.1276 ve 05.08.1276 tarihli belgelerden, aynı tarihte Sinop’a gelen kafilenin Akliman ve devamındaki bölgeye yerleştirildikleri anlaşılmaktadır.

Çerkesya savaş sırasında boşaltılırken akrabalarından koparılan birçok Çerkesin farklı illere nakledildikleri görülmektedir. Özellikle Sinop bölgesine gelen Çerkesler, savaşın yoğun olduğu dönemde sürgün edildiklerinden akrabaları farklı il ve ilçelere yerleştirilmişlerdir. Sinop merkeze bağlı Bektaşağa Çerkeslerinin bir bölümü Samsun Havza ve Kavak ilçelerinde kalırken (Bknz. Şınako’lar Havza, Yekuĺh’ler Soğanlı Köyü – Akdağ suyunun çıkıp ambalajlandığı köy) bazıları da Kastamonu Devrekani bölgesine yerleştirilmişlerdir. Yine Sinop merkeze bağlı Şamlıoğlu Köyü Çerkeslerinin bir bölümü Şamlıoğlu Köyü’ne 120 km uzaklıktaki, bugün Altınkaya Barajı olarak adlandırılan bölgedeki Çerkes köylerine yerleştirilmişlerdir. Daha sonra ikinci bir göç ile tekrar Şamlıoğlu Köyü’nün yakınındaki Avdan Köyü’ne yerleşmişlerdir.

Yine Samsun bölgesinden birçok aile Sinop’taki ailelerin yanına nakledilirken, birçok aile de Eskişehir, Samsun ve Çanakkale Biga bölgelerindeki köylere resmi yazılarla nakledilmişlerdir (Bknz. BOA: H.20.07.1305).

Sinop Çerkesleri genel olarak Akliman ve Dibekli Çobanköyü bölgesine yerleştirilmişlerdi. O dönem bölgede yoğun tifo ve sıtma hastalığı yaşandığından kitlesel ölümler olmuştur. Ölümlerin artması üzerine, bölgedeki Çerkesler sıtmadan uzak yüksek bölgelere doğru göç etmeye başlamışlardır. Bu bölgedeki Çerkeslerin bir kısmı da ovadan biraz yüksekte ve ormanlık olan Bektaşağa’ya, diğer bir kısmı da Dağyeri ve Şamlıoğlu köylerine yerleşmişlerdir.

Sinop’ta, kentin bir liman kenti olması, Osmanlı’nın Çerkeslerle ticaret ilişkisi nedeniyle, Sinop’a sürgün öncesi yerleşen birçok Çerkes aile de yaşamaktaydı.

Sinop’taki Çerkes köylerinde, birer ikişer hane Hacret Kabardey Çerkesleri de yaşamaktayken bir kısmı başka illerdeki akrabalarının yanına yerleşmiştir.

Sinop Çerkesleri, gerek Osmanlı gerekse cumhuriyet döneminde siyasette yoğun biçimde var olmuşlardır. Örneğin son padişahın bacanağı Sinoplu bir Çerkestir. Cumhuriyetin kuruluşunda Atatürk ve İsmet İnönü’nün çalışma arkadaşlarından olan Kerim İncedayı, Sinoplu bir Çerkestir. İşçi Partisi Genel Başkanı Behice Boran’ın eşi Sinoplu bir Çerkestir. Sinop’tan -günümüz dahil- birçok Çerkes senatörlük, milletvekilliği ve bakanlık, pek çok Çerkes de belediye başkanlığı yapmıştır. Şu an gövde olan Sinop Belediye Başkanı da Çerkestir.

 

Abazalar

Sinop Abazalarının tamamı Sohum bölgesinden gelmiştir. BOA’da mevcut Hicri 25.12.1283, Miladi 30 Nisan 1867 tarihli belgeye göre; Sinop bölgesine yerleştirilmek üzere getirilen Abazalara uygulanacak karantina tedbirleri için üç doktorun hazır bulundurulması ve Abazaların kent merkezi dışına iskân edilmeleri planlanmıştır. Abazalar Sinop il merkezine 3 km uzaklıktaki Osmaniye Köyü’ne, 30 km uzaklıktaki Erikli Aksökü Mahallesi’ne, Erfelek, Başaran, Sakarabaşı, Karabağ ve İnesökü köylerine, Türkeli ilçesi Kayabaşı Köyü Kalasa Mahallesi’ne yerleştirilmişlerdir.

Abazalar ve Adigeler, düğün ve cenaze törenlerini birlikte yapmaktadırlar. Ayrıca aralarında çok sayıda evlilik olmuştur.

 Coğrafya

Sinop Çerkesleri, Dikmen ve Saraydüzü ilçeleri dışında tüm ilçelerde yaşamaktadırlar. İl merkezindeki Çerkesler, Sinop merkeze en uzağı 30 km olmak üzere ortalama 8-10 km uzaklıkta yaşamaktadırlar. Erfelek Çerkesleri ilçe merkezine en uzağı 10 km, Ayancık ve Türkeli Çerkesleri de ilçe merkezlerine en uzağı 20 km olmak üzere ortalama 15 km uzaklıkta yaşamaktadırlar.

Sinop, coğrafi olarak Doğu ve Batı Karadeniz’den farklı olup dağlar denize dik değildir ve yaklaşık 25 km’den sonra başlamaktadır. Ayancık ve Türkeli bölgesinde ise dağlar denizden kısa mesafe sonra dikleştiğinden, buradaki Çerkes köylerinin rakımı yüksektir. Özetle Sinop Çerkeslerinin yarısı ovada, yarısı ise yüksek orman köylerinde yaşamaktadır.

 

Kültür

Sinop, bundan sadece yarım asır önce Çerkes dilinin çok iyi konuşulduğu bir yerken, bugünlerde Çerkes dil ve kültürünün sahiplenilmediği bir bölge haline gelmiştir. Çerkes kimliği, sadece genel ve yerel seçimlerde bir lobi alanı olarak kullanılmaktadır. Bölge Çerkeslerinden sadece 60-70 yaş üzerindekiler Çerkesçe bilmekteler. Yoğun asimilasyon sırasında ortaya çıkan kimlik karmaşası her alanda yaşanmaktadır. Bölgede Çerkes dilinin yok olmasında, Çerkes kültürünü öteleyip resmi ideolojiyi yaymayı hedeflemek üzere yetiştirilmiş öğretmenlerin çok büyük etkisi olmuştur. Birçok Çerkes öğretmen, okulda ve bahçesinde Çerkesçeyi yasaklamada hızını alamayıp öğrencilerin evlerde konuşup konuşmadıklarını da denetlemiştir.

Daha önce özgün kültürüyle düğünlerini yapan Çerkesler, son dönemlerde geleneklerini bırakıp popüler Türk kültürüne ait enstrümanlarla düğün yapmaktadırlar.

Sinop Çerkeslerinin bugünlerde ortaklaşabildikleri tek alan cenaze törenleridir. Törenler eskisi gibi kalabalıktır ancak Çerkes cenaze törenleri, gelenekleri tamamen ortadan kalkmıştır. Mezarlar genel olarak Türk-İslam geleneklerine göre yapılmaktadır.

Dille ilgili olarak pandemi öncesi iki yıl üst üste Sinop Halk Eğitim Müdürlüğü ile ortak dil kursu açılmıştır. Kurslara genel olarak 40 yaş üzeri 20-25 kişi civarında başvuru yapılmıştır. Her iki dönemde de toplamda 30 civarında kursiyer eğitim almıştır. Gelenlerin %50’si bir yıl önce gelen kursiyerlerdendir. Halk dansları kursları ise son 10 yılda hiç açılamamıştır. Sinop’ta, biri Kafkas Dernekleri Federasyonu’na (Sinop Kafkas Derneği), diğeri Abhaz Dernekleri Federasyonu’na (Sinop Abhaz Kültür Derneği) bağlı olmak üzere iki dernek  ile Ayancık Çerkes Kültür ve Yardımlaşma Derneği bulunmaktadır.

 

Ekonomi

Sinop Çerkesleri genel olarak kamuda çalışmayı yeğlemişlerdir. Her köyde 10-15 civarında öğretmen ve diğer kamu görevlileri bulunmaktadır. Kent merkezlerinde ise; yakıt istasyonu, nalbur, otel, pastane, restoran vb. işletmelere sahip Çerkesler yaşamaktadır. 1980’li yıllarda köyden kente göç ile birlikte nüfusun büyük bölümü büyük ilçelere ve Sinop il merkezine göç etmiştir. Köylerde çok az sayıda tarımla uğraşan kalmıştır. Sayıları çok olmamakla birlikte balıkçılıkla uğraşan Çerkesler de vardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here