Bitti mi!

0
154

Yangınlardan, sellerden, katillerden kurtulamadığımız, pespayeliği şiar edindiğimiz, dünya yanarken saçımızı taradığımız yönetimlere mahkûm olduğumuz günlerden bir güne daha merhaba sevgili okur.

Akdeniz yanıyor. Akdeniz doğası gereği yanıyor. Akdeniz ormanları büyüyüp gelişmek, daha da çoğalmak için yanmaya devam da etmeli. Hatta birkaç on yılda bir neredeyse tamamen yok olup sonra daha güçlü, daha gür ormanlar olarak geri gelmeli. Çünkü bu durum; Akdeniz ormanlarının da içinde bulunduğu, örnekleri Kaliforniya, Batı Güney Afrika, Batı Avustralya, Şili gibi ülkelerde yaygın olan ve yangın ormanları olarak adlandırılan ormanların doğal süreci.

Doğal olmayan korkutucu taraf ise bu yangın alanlarından ve her türlü afetten rant elde etme güdümüz.

Üreyip yeme içme, barınma ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamamasına rağmen yarım yamalak ancak çok hızlı evrimleşen yönetenler bilincinin yarattığı doymak bilmez bir talan, yalan, yağma ve rant güdüsü…

Akdeniz’de turizm için alan açılmasına bahane olan afetler Karadeniz’de ise kendini yağmur, sel olarak göstermekte. Betona hapsedilmiş dereler, imara açılmış yataklar, mağdur tanımlanan ucube HES projeleri, ulaşılamayan yüzlerce insan.

Evleri yanmış yıkılmış insanları borçlandırıp krediye mahkûm eden, iki çay demleyip dert dinleyeceğine kafalara paket paket çay fırlatan, ölen canlılardan kırmızı et, beyaz et, pirzola, bonfile vb. diye bahsedebilecek aymazlıkta bir yönetimin elinde bu iklim krizini yaşıyor olmak da bizim zaman dilimimizin bahtsızlıklarından biri olarak tanımlanacak sanırım.

Tüm bu kaçınılmaz afetlere kıyamet gözüyle bakmak ise insanların kendilerini merkeze koyan çarpık düşünce sistemlerinden başka bir şey olmuyor. Çünkü evren ve doğa ne yaparsak yapalım bize karşı duyarsız ve her zaman öyle kalacak.

Yağmur; yüzlerce personeli ve milyonlarca dolarlık bütçesiyle duaya çıkan diyanet için veya yaratanına sığınıp yalvaran mümin mazlumlar hatırına değil gerekli hava koşulları sağlandığı zaman yağacak. Ormanlar yanacak, birçok tür dünya tarihinde birçok kez görüldüğü gibi yine yok olacak, iklimler değişecek.

Ya doğayı, evreni ve yasalarını anlayıp kendimizi ona göre konumlandırdığımızda dünya daha sürdürülebilir bir yer olacak. Ya da 65 milyon yıl önce kafalarına meteor düşen dinozorlar gibi sonumuzun bu kadar kolay olmasını umacağız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here