Su ekle, salla ve keyfini çıkar!

0
115
“Gönül ne kahve ister, ne kahvehane, gönül muhabbet ister kahve bahane” sözü her ne kadar geçerliliğini koruyor olsa da artık kahvenin de gönüllerde yeri olduğunu ve ‘tercih edilen kahve ile muhabbet keyfi’ diye bir tarife evrildiğini de görmezlikten gelemeyiz, değil mi?
Sabah gözünü açamayanlardan pazartesi sendromundan kaçanlara, iş çıkışı dertleşmelerini sevenlerden uzun seyahatlere ancak onun kokusuyla tahammül edebilenlere, ‘bu iş bitmeli ama nasıl’ ikilemi için dikkat ihtiyacı duyanlardan yağ yakımı-metabolizma hızı-kalori üçgeninde beslenme tercihi yapanlara, farklı farklı lezzetler keşfetmek isteyenlerden 40 yıllık hatırı önemseyenlere kadar geniş bir hayran kitlesi var artık kahvenin/kahvelerin.
Kayseri-Pınarbaşı’ndan Hatukay gencimiz Ubeydullah (Güngör) da bu hızlı ve tutkulu gidişatı fark etmekle kalmamış, endüstri mühendisliği ve devamında küresel pazarlama üzerine aldığı eğitimlerinin, Ford, Sütaş, THY gibi kurumsal firmalardaki mesleki tecrübelerinin gücünü de kullanarak oldukça farklı bir fikir geliştirmiş ve ‘kahve tutkusu’nu ‘girişimci kafası’ ile bütünleştirmiş.
Sonuç mu?.. Sonuç; kaliteli, hoş kokulu, keyiflendirici, bahane olmaktan çıkıp tam da gönlün isteyeceği Kahvegibikahve olmuş.
Nasıl mı?.. Detaylar az sonra…

 

-İnsanları “daha çok çay sevenler” ya da “daha çok kahve sevenler” diye grupladığımızı düşünsek sen hangi tarafta yer alırsın? Bir içecek olarak kahve senin için ne anlama geliyor?

-Ortadayım. Kahvaltı öncesi ve kahvaltıda genelde çay içiyorum, yalnızca siyah değil, bitki çayı da. Kahveyi sonrasında ve özellikle çalışırken…

 

-Biraz Kahvegibikahve’den söz eder misin? Neden ismi Kahvegibikahve’den başlayıp bu ismin altında neler neler var, öğrenmek isteriz.

-İnternet görünürlüğü açısından marka adı ile sosyal medya hesapları ve web sitesi adresinin aynı olması gerektiğini düşünürüm. Buna uygun bir marka arıyordum. Filtre kahve demlemek için birçok şeyi düşünmek, temizliğine katlanmak gerektiğinden “kahve keyfi” kaçıyordu. Sallama filtre kahve ile olması gerektiği gibi keyifli, yani kahve gibi kahve olduğunu düşündük.

 

-Neden kahve üzerine bir girişim düşündün? Kahve tutkusundan mı yoksa sadece ‘girişimci kafası’ ile piyasada bir açık gördün ve ilerledin mi?

-Kahveden ziyade verimlilik tutkusundan diyebilirim. İnsanlara kolaylık yolunda anlamlı bir çözüm sunabilmek, birkaç saniye/dakikadan ibaret de olsa onlara zaman kazandırabilmek değerli.

 

-Bu kadar çay seven bir ülkede neden kahveye bu kadar ilgi var? Çayın pabucu dama mı atıldı?

-Starbucks. Kahve kültürünü başarılı bir şekilde özellikle gençler arasında yaydılar. Henüz pabucu dama atılmış sayılmaz. Türkiye, dünya ekonomisine %1 katılım sağlıyor iken dünya çay tüketimine %2, dünya kahve tüketimine ise %0.5 oranında katılım sağlıyor.

 

-Fikrini arkadaşlarınla, ailenle paylaştığında nasıl tepkiler aldın? “İyi de, herkes kahve satıyor, niye senden alsınlar ki?” deyip hevesini mi kırdılar, “Ne güzel fikirmiş, niye benim aklıma gelmedi ki!” yorumu ile kendini mi sorgulattılar, yoksa “Yürü be oğlum/arkadaşım, bu iş tutar” deyip moral mi verdiler?

-İki uçta da değildi. Rasyonel bir ailem ve arkadaş çevrem var. Başlarken benim aklımdaki en ciddi fikir de “olabilecekse yapılırdı” idi. Bu yüzden insanların tepkilerini görmek istedim ve kardeşlerimle bir kitlesel fonlama kampanyası tasarladım. Hem biraz para toplayacak hem de fikri test etmiş olacaktık. Yayımladığımız videoya kahveseverlerin olumlu dönüşleriyle motive olduk.

 

“Kahve demlemek için herhangi bir ekipmana ihtiyacınız kalmıyor, sonrasında temizlik derdiniz de olmuyor”

 

-Sahi nedir senin kahvenin diğerlerinden farkı? Ve bu farkı nasıl yarattın, geliştirdin?

-Nitelikli çekirdekleri “fiber filtre”lere dolduruyoruz. Gerçek kahve demlemek için herhangi bir ekipmana ihtiyacınız kalmıyor, sonrasında temizlik derdiniz de olmuyor. “Neden sallama çay oluyor da kahve olmuyor” diye düşünerek başladım. Baktım ki oluyor, peşine düştüm. Annem sağ olsun, başlarda paketlemeden sorumluydu, kardeşlerim ve babam da destek oldular birçok açıdan. Onlarsız Kahvegibikahve olmazdı herhalde.

 

-Türkiye’de, dünyada ilk midir senin ürünün?

-Türkiye’de ilk, dünyada ise bu haliyle ilk (bildiğim kadarıyla). “Demlemeye yarayan ip ile bağlı kese” benzeri patentler 20. yüzyılın başlarında alınmış. Yani metot bilinmedik veya yeni bulunmuş değil. Hatta dünyanın farklı ülkelerinde bazı markaların kâğıt demlik poşeti, ipli demleme keseleri de vardı. Ancak bunların beklenen demleme performansını veremediğini gördüm. Asıl farkı fiber filtre ile sağlamış olduk. Şimdi Amerika’da, İngiltere’de ve diğer ülkelerde rakiplerimiz var.

 

-Bir konuda ilk olmanın zorluğu/kolaylığı vardır ya genelde… Pratik filtre kahvede bu nasıl yaşandı?

-En zor konu, ürünün ne olduğunu anlatabilmek… İnternette de market reyonlarında da potansiyel müşteri ile saniyeleriniz oluyor. O kısa sürede hem ürünün ne olduğunu hem de iyi olduğunu anlatabilmek önemli.

 

-Neden pratik? Avantajlarını kısaca özetleyebilir misin?

-Gerçek kahve içmek istediğinizde demlemek ve temizlik için birçok şeye ihtiyacınız olabiliyor. Bunların tümünü yanınızda taşımak zor olduğu gibi ofis veya evinizde bunların bulunduğundan emin olmanız ve zaman harcamanız gerekiyor. Kahvegibikahve ile çok kolay; salla, demle.

 

“Dünya çapında sallama kahvenin adı olacak bir marka üzerinde çalışıyoruz”

 

-Ne kadar zamandır Kahvegibikahve ile uğraşıyorsun ve bu süreç içinde nasıl bir yol kat ettin?

-Kahvegibikahve’yi 2017 yılında kurduk. 2019 sonuna kadar büyük ölçüde annemin sorumlu olduğu, görece küçük bir operasyonumuz vardı ve ben THY’de tam zamanlı çalışıyordum. Sonra yaptığımız yatırım turu ile finansman sağlayarak Kahvegibikahve Atölye’yi hazır hale getirdik, seri üretime geçtik, iki yıldır tam zamanlı olarak ilgileniyorum. İstanbul’da birkaç yerel markete, Türkiye çapında iki ulusal markete girdik. Satışlarımız yıldan yıla birkaç kat ile artıyor. Yurtdışından da talepler gelmeye başladı, ihracat yapmaya başladık. Daha yapılacak işler var elbette. Dünya çapında sallama kahvenin adı olacak bir marka üzerinde çalışıyoruz.

 

-“Kahve keyfi” senin için (iş dışında) ne anlama geliyor?

-Kafamı toplamak, odaklanmak istediğimde güzel oluyor. Kitap okurken yine iyi bir eşlikçi. Aile ve arkadaşlar ile sohbet için de etkili bir katalizör. Ve İstanbul trafiği için güzel bir hafifletici.

 

-Gerek üretim gerekse pazarlama kısmında nasıl bir organizasyonun var? Birkaç ekiple mi çalışıyorsun mesela? Ya da bir aile şirketi gibi mi kadrolaşma/işbölümü yapıyorsun?

-Ekibimiz küçük, şu anda 8 kişiyiz, mümkün olduğunca da küçük tutmaya çalışıyoruz. Yürüyen operasyonlarımız satış takibi, üretim, internet görünürlüğü. Ben ise her aşamada görev alıyorum halen, girişimci olmak bunu gerektiriyor.

 

-Türk kahvesi, espresso, filtre kahve ve americano dışındakileri gerçek kahve saymayan kahve tutkunu bir grup var diye biliyorum. Sen ne dersin bu konuda?

-Ben akademik literatürü referans alıyorum. Kahve temelde ikiye ayrılıyor; kaynatılmış kahve ve filtre kahve. İlki, bizim Türk kahvesi diye andığımız, Arapların Arap kahvesi, Boşnakların Boşnak, Yunanların Yunan, Danimarkalıların Danimarka kahvesi dediği, posası ile pişirilip servis edilen kahve. İkincisi, sıcak su ile demlenip süzülerek servis edilen kahve. Espresso daha ince öğütülerek basınçlı sıcak su ile demleniyor. Latte-americano ve o ile biten diğer birçok tür, espresso türevi. Belirtmeden geçemeyeceğim; Türk kahvesinin Türkiye ile pek bir ilgisi yok. Ekstra bir yararı olmadığı gibi sağlık açısından filtre kahveye göre posası ile tüketilmesi açısından olumsuz bir pozisyonda. Ve evet, bunlar dışında gerçek kahve yok denebilir.

 

-Kahve çekirdeğinin yüzlerce türü olsa da en çok üretilen ve talep edilenlerinin Arabica, Robusta, Liberica ve Excelsa çekirdekleri olduğunu ve ayrıca Arabica ve Robusta’nın diğerlerine göre çok daha büyük bir üretim ve tüketim yüzdesiyle ilk sıralarda yer aldığını duyuyoruz. Kahvegibikahve’de hangi çekirdekler kullanılıyor, hangi bölgenin kahveleriyle lezzete ulaşılıyor?

-İyi kahveyi kolay hale getirmeye çalışıyoruz. Menşei, aroması, kavruluşu vb. durumları kolaylık ile ilişkilendirmediğimiz için öne çıkarmıyoruz. Elbette paketlerde hangi yöreden hangi tip çekirdekler kullandığımız mevcut. Ancak kahveseverlerin bizim kahvemizin iyi olduğunu bilmesini, beğenisine göre deneyimledikten sonra tercihini yapmasını istiyoruz. “Klasik” paket için Guatemala menşeli Arabica çekirdekler, “Güçlü” paket için ise Endonezya menşeli Robusta çekirdekler kullanıyoruz. İlki daha az acı, meyvemsi tatlar içeren bir kahve. İkincisi kafein açısından daha yoğun, daha acı bir kahve.

 

-Satış platformlarını nasıl belirliyorsun? Perakende mi toplu satışlar mı var? Ve hangisi daha cazip senin için?

-Ödeme konusunda istikrarlı ve çabuk olanlar gönlümde yatıyor elbette. Başladığımda internet kanallarını önceliyordum. Ancak gördüm ki ürünlerimiz anlık alım kararlarına çok uygun. Bu yüzden perakende performansı daha yüksek. Bu açıdan market zincirleri şu an için odaklandığımız kanal. Bunun yanında oteller, benzinlikler, bekleme salonuna sahip klinik vb. bütün küçük işyerleri potansiyel müşterimiz.

 

“Hem içim zevki hem de içilen ürünün kalitesi açısından doğru tercih filtre kahve”

 

-Türkiye’de, kahve üretilmediği halde alınan kahveyi kendine özgü bir pişirim tekniğiyle hazırlayıp kendi kültürüyle özdeşleştirmiş olan bir kahve çeşidi, Türk kahvesi var. Telvesiyle, şekerli-şekersiz, bol köpüğüyle senin rakibin olabiliyor mu kendisi? Ya da neleri/kimleri kendine rakip tanıyorsun?

-Geniş manada tüm sıvı içecekler rakibimiz. Özelde kahve pod’ları ve diğer pratik filtre kahveler. Türk kahvesini iyi çekirdeklerden çekilmiş ve demlenmiş olursa içiyorum zaman zaman. Yine de filtre kahveye tercih etmek için hiçbir sebep göremiyorum. Hem içim zevki hem de içilen ürünün kalitesi açısından doğru tercih filtre kahve.

 

-Vedat Milor hep eleştirir kahvenin kâğıt bardaklarda içilmesini, biraz da Starbucks kültürünü. Sen ne düşünüyorsun bu konuda? Eline alıp her yerde içmenin rahatlığı ya da havası var belki ama sunum konusunda ne diyebilirsin?

-Vedat Milor’un eleştirisinden haberim yok açıkçası. Üzerine düşününce bana da çok anlamlı gelmiyor ancak sabah evden, akşam işten çıkarken elimde karton bardak ya da termos oluyor. Artık pek bir havasının kaldığını düşünmüyorum ancak elde içecek ile hareket etmenin, özellikle de sıcak içecek ile gezinmenin garip bir keyfi var.

 

-Pandemi hemen herkesi olumsuz yönde etkiledi. Sizde, kahve sektöründe durum nedir?

-İnternetten satışımız arttı. Yeni marketler ile olan görüşmelerimiz aksadı, girişimiz gecikti. Toplamda ciddi bir olumsuz veya olumlu etkisi olmadı bize.

 

“Toplumumuz güçlü aile ve arkadaşlık ilişkilerine imkân veriyor; değerini bilmek lazım”

 

-Son olarak Çerkes toplumunda kadın olmak konusunda bir erkek olarak neler söyleyebilirsin?

-Elbette kadınlardan dinlemek daha anlamlı olur. Sorduğunuz için birkaç fikir paylaşabilirim. Bazı açılardan zor olduğunu gözlemliyorum. Ataerkil düzenin etkileri âdetlerimize yansımış. Geçmiş dönemlerde bu âdetlerin anlamlı olduğunu anlayabiliyorum. Günümüzde ise hafiflemesi gerektiğini ve hafiflediğini görüyorum. Kadın ve erkeğe biçilen roller tüm toplumlarda tartışma konusu. Fakat genel eğilimin aksine bunun her zaman kadınların aleyhine olmadığını düşünüyorum. Kültür, her birey için çeşitli dayatmalar içeriyor. Bunlar zamanla çağa ayak uyduramayabiliyor ve aşamalar dahilinde yenileniyor. Çatışmaya, kavgaya yer olmadığı kanaatindeyim. Toplumumuz güçlü aile ve arkadaşlık ilişkilerine imkân veriyor. Bunun değerini bilmek lazım.

 

-Teşekkür ederim…

Sevgili Ubeydullah Güngör’e… Girişimcilik çabası, yenilikçi yaklaşımları ve bu güzel söyleşi için…

Sevgili Jıneps okurlarına… Okumayı sevdikleri ve keyiflerini hazırlıkla, temizlikle uğraşmadan elde edecekleri taptaze bir fincan *Kahvegibikahve ile zenginleştirdikleri için…

 

*Kahvegibikahve: Yeni kavrulmuş & öğütülmüş nitelikli çekirdeklerle hazırlanan, demlenmeye hazır pratik filtre kahve olup, yakınınızda nereden temin edebileceğinizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarından öğrenebilirsiniz.

Instagram: kahvegibikahve

İnternet sayfası: kahvegibikahve.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here