Kürt sorunu seçim gündeminde

0
118

  • Gazeteci ve belgesel yapımcısı Günel Cantak’ın “Bay Kemal ve İttifakları” belgeselinin ilk bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Siyaset kurumunun 35-40 yıldır çözemediği bir Kürt sorunu var. Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. Devlet dediğiniz kurum gayrimeşru bir organla muhatap olmaz. Erdoğan bunu yaptı. Devleti, İmralı ile muhatap kıldı. Mesela İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) meşru organ olarak görebiliriz. Halkın desteği var. Parlamentoya gelmiş, dolayısıyla parlamentonun içinde bulunuyor, görevini yapıyor. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla da biz bu sorunu çözebiliriz; bu düşüncedeydim”. 
  • HDP’liSezai Temelli, Kılıçdaroğlu’nun sözleri üzerine Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kürt sorununun çözümünün yegane muhatabı HDP değil ama bu sorunun çözümü adına bugün demokratik siyaseti var eden ve kolaylaştıran başlıca aktör HDP’dir. Ama asla unutulmaması gereken şey demokratik çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı’dır”. 
  • Konuyla ilgili Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’a konuşan Temelli, şunları söyledi: “Tweet’im üzerine haklı-haksız eleştiriler oldu. Hepsi kabulümdür. O Tweet’teki görüşler elbette kişisel görüşümdür. Partiyi elbette bağlamaz. HDP adına bağlayıcı açıklamayı tabii ki yetkili organlarımız yapar”. 
  • HaberTürkyazarı Muharrem Sarıkaya, köşe yazısında Millet İttifakı ortağı partinin grup başkanvekili olan Musavat Dervişoğlu’nun konuya ilişkin görüşüne yer verdi. Sarıkaya’nın yazısının ilgili kısmı şöyle: “İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavat Dervişoğlu, HDP’nin meşru bir parti olduğunu, bunun en iyi göstergesinin de TBMM’deki temsilinde görüldüğünü vurguladı: ‘HDP’li TBMM Başkanvekili oturumları yönetiyor ve hepimiz de onun yönetimine katılıyor muyuz? Bu meşru mu, gayrı-meşru mu tartışmasına en iyi cevaptır. HDP ile AK Parti arasına sıkışan seçmen çıkış yolunu, üçüncü alternatifi arıyor. Hiç kimse Kürt seçmen kitlesini HDP’nin sadık bendesi olarak görmesin. Siyasetin görevi onlara gidecek yeri göstermektir.’ 

Dervişoğlu, Kılıçdaroğlu’nun bu kapsamda İmralı’yı gayrı-meşru olarak görmesini anlamlı bulduğunu ve desteklediğini belirtti. Kürt seçmeni kendi hanesine kimsenin yazmaya hakkı olmadığını, sorunların çözüm yerinin de gayrimeşru yerler dışında TBMM olduğunun da altını çizdi”. 

  • Twitter’dan açıklama yapan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise şu ifadeleri kullandı: “Benim bildiğim HDP, Kürt sorunu dahil olmak üzere, Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümüne taliptir, irade sahibi siyasi bir aktördür ve elbette muhataptır. Çözümün adresi de doğal olarak TBMM’dir. 

Tabii ki HDP, Kürt sorununun çözümünde tüm tarafların ve her kesimin, açık ve şeffaf katılımını, muhataplığını bilecek siyasi birikime ve deneyime sahiptir. Faydasız ve çoktan tükenmiş tartışmalar gündeme getirmek çözüme katkı sunmaz”. 

  • HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’dan Kürt sorunu tartışmalarına ilişkin 2016 yılından beri tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’a benzer bir açıklama geldi.

Mezopotamya Ajansı’ndan Deniz Nazlım-Berivan Altan’a konuşan Sancar, Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununa dair açıklamalarının HDP ile ilgili kısmını olumlu bulduklarını belirtti ve “Kalıcı bir barış istiyorsak, çok geniş toplumsal mutabakat ve meşruiyete ihtiyaç var. Çözümün adresi Meclis’tir, hiçbir aktör göz ardı edilemez” dedi.  

  

HDP’den seçim ittifakı açıklaması 

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, partilerinin “Adalete, Demokrasiye, Barışa Çağrı” başlıklı deklarasyonunu 27 Eylül’de kamuoyu ile paylaştı.  

11 maddelik deklarasyonda, partinin bir seçim ittifakı arayışında olmadığı ancak Kürt sorunu ve cumhurbaşkanlığı seçimi başta olmak üzere Türkiye’nin önemli sorunlarının çözümü için, “tüm toplumsal taraflarla ve siyasi aktörlerle görüşmeye, müzakereye ve ortak yönetime hazır olduğu” belirtildi. 

Kürt sorununun çözümü konusunda başlayan “muhataplık” tartışmaları konusunda ise partinin tutumu, “Meclis, diyalog ve çözüm zeminini kurarak, demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak ve odak olmalıdır” ifadeleriyle açıklandı. 

Deklarasyonda yer alan başlıklar: Güçlü demokrasi, tarafsız ve bağımsız yargı, kayyım rejimi değil halk iradesi, Kürt sorununda demokratik çözüm, barışçı dış politika, kadına özgürlük ve eşitlik, ekonomide adalet, kamu yönetiminde liyakat, doğaya saygı, gençler için özgür yaşam, demokratik anayasa. (T24-BBC) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here