Osetlerde kadim halk tıbbı ve geleneksel tedavi şekilleri – 4. Bölüm

0
141

Zabitı Jarbeg’in (Дзабиты Зарбег) Oset Halk Tıbbı (Ирон Адæмон Хостæ) kitabının Badı Muammer Tekin tarafından yapılan çevirisini yayımlamaya devam ediyoruz.

Karın ağrıları (Гуыбын низтæ) Gubın nitje 

Karın ağrıları ile başlayan hastalıklar Oset tıbbında çeşitli şekillerde adlandırılmaktadır. Bunların başlıcası kanlı ishal ile başlayan dizanteridir. Bulaşıcı bir hastalık olan dizanteriye yakalananlar mümkün mertebe insanlardan uzak durmaya çalışırlardı. Dizanteri mikrobunun taşıyıcısının karasinekler olduğu, hatta bal arılarına da bulaştığı biliniyor ve insanlar önlemlerini alıyordu. Bulaşıcı olan bu hastalıkla ilgili Oset edebiyatına geçmiş çeşitli beddua ve küfürler de vardır. “Karın ağrısı gibi bakıyor”, “Karın ağrısı götürsün seni”, “Karın ağrısı tadı verdi” gibi… 1908 yılında Osetya’da baş gösteren salgın etkili olmuş ve çok kişinin ölümüne yol açmıştı.  

Mesanede oluşan ve düşmeye başlayan taşlar da şiddetli ağrılara sebep olmaktadır. Taş düşüren insanlar toplum içine çıkmaktan utanır, uzak dururdu. Dizanteri hastalarına keçi safrası un ile karıştırıp sulandırılarak içiriliyordu. Şişkinlik yaşayanlara kömür külü yediriliyordu. Kül, bağırsak problemi yaşayanlara da veriliyordu. Kekik, yağda kızartılarak yediriliyordu. Kekik şeker hastası ve kansızlık çekenlere de iyi geliyordu. Tuzlu içki ve sarımsak katılmış içki içiriliyordu. Aynı şekilde günümüzde de küçük çocuklara uygulanıyor. Meşenin iç kabukları suda kaynatılıp suyu içiriliyor. Bağırsak iltihaplanmalarında madımak, civanperçemi, sinir otu, sarı kantaron gibi otlar kaynatılarak suları içiriliyor. Jad denilen çimlendirilmiş buğday unu amonyak ile kaynatılarak suyu içiriliyor. Sarmısak ve biber karışımı sulandırılarak içiriliyor. Kekik ve nane içkiye karıştırılarak içiriliyor. İçkiye katılan sirke içiriliyor. Kaynatılmış kedi otunun suyu içiriliyor. Kuru ekmek veya galeta türü şeyler yediriliyor. Kızdırılan demir suda soğutularak aynı su içkiyle içiriliyor. Erkek sinir otunun kaynatılmış suyu veriliyor. Pişirilmiş yulaf yine pişirilmiş yumurtaya katılarak yediriliyor. Arî nektarı içkiye katılarak içiriliyor. Alman papatyasının kaynatılmış suyu içiriliyor. Salatalık çiçekleri kaynatılarak içkiye katılıyor ve içiriliyor. Bu karışım kadınlara âdet kanamalarını artırıyor diye verilmezdi. Fındık ve ceviz içleri suda kaynatılarak suyu içiriliyor. Kekik, kızılcık taneleriyle yağda kızartılarak suyu içiriliyor. Bunların dışında çok çeşitli otlardan ilaçlar yapılıyordu.  

Mürver otu: Bu bitkiye her yerde rastlamak mümkün. Beyaz çiçekleri ve siyah meyveleri olan mürverin meyveleri toplanıp yıkanıyor, temizleniyor ve kavanoz gibi bir kaba konarak üzerine şeker ekleniyor. Kabın ağzı sıkıca bağlanarak güneş gören bir yerde ekşitilip mayalandırılıyor. Daha sonra her gün 50 gr gibi miktarlarda yeniyor. Yemeden önce bir bardak kaynamış su içiliyor.  

Sarı kantaron otu, Alman papatyası, atkuyruğu otu, civanperçemi otlarından 50’şer gr 3 litre suda kaynatılarak suyu içiliyor. Bu yöntem günümüzde de kullanılıyor. 

Fındık dallarının ilkbaharda patlayan gözleri ve yeni çıkan filizlerden 1 bardak kadarı 2 litre suda kaynatılarak suyu şişkinlik giderici olarak içiriliyor. Böbreklere de iyi geliyor.  

Muşmula, Güney Osetya’da Gürcüce mantılı adıyla da tanınmaktadır. Muşmula yaprakları kaynatılarak suyu içiliyor.  

Hatmi otunun yaprakları ve meyvelerinden şişkinlikler için ilaç yapılıyor.  

İtkuyruğu, kedikuyruğu adlarıyla bilinen, labadaya benzeyen fakat dalları ve yaprakları biraz daha ince olan otun yaprakları yeniyor, kaynatılan yapraklarının suyu içiliyor. Bağırsak ve karın ağrılarına iyi geliyor.  

Böğürtlen dalları ve kuşburnu dalları birlikte kaynatılarak suyu içiliyor. Ciğerlere de faydalıdır, yaraların temizlenmesi ve tedavisinde kullanılıyor.  

Akçaağaç kabukları soyularak kaynatılıyor ve karın ağrılarında suyu içiliyor.  

Labada otunun dağlarda yetişen biraz daha açık renkli yabani cinslerinin dalları ve yaprakları kaynatılarak çocukların karın ağrılarında suyu içiriliyor. Ayrıca ciğerler, fazla kanlılık, bağırsak ağrıları için ilaç yapılıyor. Tohumları yaraların tedavisinde kullanılıyor. Dallarından 1 kilosu 10 kg suda, su yarıya inene kadar kaynatılıyor ve suyu içiliyor.  

Tuz çalısı yaprakları kaynatılıp suyu içiliyor. Yapraklarından tseğeracın denilen börek yapılıyor. Suyu karın ağrılarını gideriyor.  

Kantaronun pembe ve sarımtırak çiçekli olan cinsinden sıtma, hemoroid ve ciğerler için ilaçlar yapılıyor. Çiçekleri kaynatılarak suları içiriliyor.  

Mürver otunun kaynatılan yapraklarının suyu karın ağrılarında içiriliyordu. Astım için ilaç yapılırken, meyvelerinden yapılan içki mesane ve kemik hastalarına içiriliyordu.  

Çakal eriği meyvelerinden karın ağrıları için ilaç yapılıyordu.  

Rastenyenin dikenli çeşidinin yapraklarından prostat ilacı yapılıyor, dikenli yaprakları soyularak yeniyor.  

Polygonatum (Mührüsüleyman) otunun yapraklarının 1 kilosu 4 litre suda, su yarıya inecek kadar kaynatılarak hastaya içiriliyor, dalları ve yapraklarından turşu yapılıyor.  

Su zambaklarının yapraklarından yapılan çay hastalara içiriliyor.  

Kar topu çiçeğinin kaynatılan suyu içiliyor. Önce kırmızı, sonra siyaha dönen tohumları yeniyor. 

Glagoliya ağacının meyve ve yapraklarından ilaç yapılıyor.  

Yabanmersini meyveleri ve yapraklarından mide, ciğer, şeker hastalığına ve karın ağrılarına ilaç yapılıyor.  

Şişkinlikler için hastaya fındık külü yediriliyordu. 

  

Bağırsak düğümlenmesi (Гуыбын æлхынц) Gubın elxınts  

Bağırsak düğümlenmesi durumunda Alman papatyasından ilaç yapılıyordu. Erkek ve dişi diye ikiye ayrılan Alman papatyasının dişileri biraz daha küçük ve sarımtırak olup üste doğru koniktir. Sabahları yaprakları aşağı bakarken güneşle beraber yukarı döner. Bu dişi olan papatyadan mide, bağırsak ilaçları, hemoroid pansumanı ilacı ve gargaralar yapılıyordu. 1 çay kaşığı papatya kurusu 1 bardak suda kaynatılarak suyu hastaya içiriliyordu. Yenilebilen rastenye çeşitleri ve ısırganotuyla da ilaçlar yapılıyordu.  

(Devam edecek) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here