Kimlik ve siyaset – 3

1
154

Çerkes sorununa çözüm arayışında; Çerkeslerin kendilerine dair kararları kendilerinin alacağı bir inisiyatif geliştirmelerinden, ezici çoğunluğunun uzlaşacağı siyasi kararların öneminden, bunun için siyasallaşmaktan, bireylerin siyasetin öznesi olması gerektiğinden, eşitlik temelinde kimlik dayanışmasının öneminden… söz ettim geçmiş yazılarda. 

Ekonomik-siyasi sistemleri farklı (sosyalizm, kapitalizm, krallık, çeşitli demokrasi modelleri…) ülkelerde, çeşitli kültür ve inançlarla bir arada yaşayıp, kimliklerini geleceğe taşıma direncindeki Çerkeslerin izledikleri yöntemler aynı değildi, bu da doğaldı. Yıllar boyunca, yaşanan ülkelerin dinamikleriyle Çerkeslerin dinamiklerinin kesiştiği, çeliştiği pek çok konu da olmuştur. 

Çerkeslerin 1864’ten bu yana dünya ölçeğinde yaşadıklarından, birikimlerinden süzülmüş olanlar ellerini güçlendirmektedir. Birikimi toparlamak, aklın ve bilimin yol göstericiliğinde değerlendirmek, sonuçlar çıkarmak, paylaşmak, geleceğe yönelik olası senaryoların belirlenmesinde ön açıcı olacaktır. Daha az yanlış ve daha az tekrar yaparak ilerlemeyi sağlayacaktır.  

Yanı sıra heybelerimizde kadimden getirdiklerimizden kalanlar, kodlar ve onu taşımaya devam edebilmek (2004’te, Sakarya ve Düzce’de köy temsilcilerinden oluşan meclisin, düğünlerde silah kullanılmasını engellemek için yaptırımlar içeren kararlar alması, uygulaması) geleceği kurmak için destek olacaktır. 

Geneller ve özetlersek; Çerkesler birbirinin içinde iki ayaklı bir mücadele veriyor: 

-XIX. yüzyıla dair adalet (UNPO kararları, 1997; Genel Kurul; “RF ve uluslararası topluluğa, 19. yüzyılda Çerkes ulusuna soykırım yapıldığının kabul edilmesi, Çerkes halkına sürgün ulus statüsü, çifte vatandaşlık hakkı ve tarihsel topraklarına dönebilme garantisi verilmesi” çağrısını yapmıştı),  

-Diasporada ve anavatanda daha fazla demokrasi talebi, mücadelesi.  

Buna denk düşen siyaset ve örgütlenme, kimlik mücadelesinde karşılığını bulabilir. 

Adige, Abaza ve Ubıhların anavatanlarındaki nüfus sayısından çok daha fazlasının, aynı zamanda Oset, İnguş, Çeçen, Karaçay, Balkar, Dağıstanlıların da yaşadığı, anılan bütün halkların bir arada örgütlülük pratiklerinin olduğu Türkiye diasporasına; diaspora genelinde yeni bir davranış geliştirebilme olasılığında özel bir önem atfedilebilir. 

Yeni bir yol için önkoşullardan biri, temel insan hakkı olan düşüncelerin özgürce ifade edilebilmesi -tek kısıt nefret ve şiddet dili- olmalı. Çerkesler birbirlerinden bu özgürlüğü esirgememeli. Türkiye ve Rusya Federasyonu’nun mevcut iktidarlarının hoşuna gitmeyecek şeyler de kısıt olmamalı. Bütünden ayrılmak, bağımsız devlet olmayı istemek dahi ifade edilebilmeli. Bölücülük vb. yaftalarla bunu konuşulmaz kılanlar demokrasiyi sınırlıyor demektir, mücadele edilecek temel noktalarından biri bu yaklaşımdır. Kısıt olmaksızın bir diasporanın bulunduğu yerden diğer diasporaları ve anavatanı, anavatanın diasporaları değerlendirmesi; dışarıdan yapılmış objektif değerlendirmelerin toplamı, görünmeyeni görünür kılabilir. 

Çerkesler; gizli ajandayla hareket etmeden, önyargısız, üstten bakmadan, “düşündüğüm doğrudur, yanlış ihtimali yoktur” kibrini taşımadan tezlerini sorgulatmaya hazır; “en büyüğüm, en eskiyim, en kalabalığım” gibi söylemleri elinin tersiyle iterek, “Çerkeslerin geleceği için fedakârlık yapmaya hazır” durumda, bağcı dövmek değil üzüm yemek niyetiyle, en geniş Çerkes temsiliyeti için aşağıdan yukarıya kitlesel katılımla oluşturulacak bir kongre/Xase niyetiyle yola çıkabilirler. 

Önceki İçerik‘Kaza değil cinayet’
Sonraki İçerikAy ve Güneş – 1
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.

1 YORUM

  1. Her 3 bölümde, Çerkes halkının mevcut halleri, siyaset ilişkileri ve yol haritasını ilgilendiren çok değerli fikirler silsilesi mevcut. Ancak, Türkiye Çerkes diasporasında mevcut örgütlü yapının durumuna doğrudan vurgu yapan Üçüncü bölümün son paragrafındaki vurgular, Kaffed in genel kurulu öncesi bugünlerde çok işe yarayabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here