Müzik, dans ve yas

0
175

Geleneksel Çeçen kültüründe müziğe çok değer verilirdi. Çeçenler de diğer halklar gibi müzikle tedavi eder, aşkı ve nefreti anlatır, barış ya da savaşı ifade eder, en gizli sırlarını açığa vururdu. Müzisyenlere de enstrümanlara da aynı değeri verirlerdi.  

  

Yaz ve kış gündönümleri 

Prometheus Efsanesi’nin Çeçen versiyonunda, kamışın (flüt) kökeni ‘Yeraltı Dünyası’ndan ateşin çıkarılmasıyla ilişkilendirilir. Efsaneye göre Pharmat’a abisi tarafından “carz” (içine kor konulmuş çekirdeğin yer aldığı günebakan bitkisine benzeyen bir tür bambu kamış) verildi. Pharmat’ın girdiği her katmanda kor alevlendi ve kıvılcımlar bir sonraki katmana indi. Böylece Pharmat yerküreye ulaşırken kor 8 kez yanmış oldu. Bu nedenle flütün 8 deliği vardır ve o zamandan beri bambu ve kamışların iç kısmı boştur. İnsanlara ateşi getiren ve kaosu yok eden Prometheus’un onuruna her yıl güneşin yaz gündönümüne geçtiği 20 Haziran’da flüt çalınır. Bu tarih ve kış gündönümü (23-25 Aralık), 19. yy’ın ortalarına kadar Çeçenlerin en önemli kutlamalarıydı. 

  

Aksak Timur’un kılıcı 

Enstrümanlardan söz edince Çeçenya’nın yağmacısı Timur’la ilgili bir söylenceden bahsetmemek imkânsız. Bir cephedeki savaşın ardından Timur, generallerine sorar: “Tüm pandurlarını da (gövdesi yuvarlak, dikdörtgen veya elips formunda, iki diz arasına alınarak çalınan yaylı çalgı) aldınız değil mi?” Cevap olumsuz olunca, “Eğer Çeçenlerden pandurlarını almadıysanız, sadece ordularını yendik ama boyun eğdiremedik demektir. Onları müttefikimiz yapmalıyız. Davet edin; azimlerine saygı niteliğinde, daha önce hiç kimseye vermediğim bir kılıç vermek istiyorum onlara” der. 

Timur’un askerleri Çeçenlerden bir temsilci arar ama kimseyi bulamaz, herkes cephede ölmüş ya da esir alınmıştır. Savaşta yaşananların gelecek nesillere aktarılması için Çeçenlerin “anlatıcı – illançi (Иланчи)” olarak seçtikleri ve cephede savaştırmadıkları bir adama ulaşıp kılıcı verirler. 

Aksak Timur’un kılıcını alan ‘anlatıcı’, kılıcı 9 hamile kadına sırasıyla verir ve 9 erkek çocuk doğar.  

Yaşlılar o kılıcın ve diğer hediyelerin Şubat 1944’te yaşanan sürgüne kadar korunduğunu söylüyor. Çeçenlere ait hazinelerin çoğu sürgün sürecinde Moskova’ya götürüldü. 

Müzik enstrümanlarının her birinin Çeçenler için özel bir anlamı vardı. Mesela pandur (İnguşlarda çondarg) doğurganlık ve bereketle ilgiliydi. Koç ve koyunlar dahil olmak üzere çiftlik hayvanlarının çiftleşmesi sırasında ve tahılın büyümesini hızlandırmak, verimi artırmak için tarlada çalınırdı. 

Şarkıcı ve müzisyenler (çunguroy) bir akrabalık birliği (teip) olarak kabul edilirdi. Akademisyen N. Dubrovin, onları toplumun en onurlu basamaklarından birini teşkil eden profesyonel bir dernek – kast – kardeşlik olarak adlandırdı.  

  

Lezginka 

Çeçenlerin en ünlü dansı ‘Lezginka’dır. Eskiden bu dansa sözler de eşlik ediyordu, bir güftesi vardı. Kadın ve erkekten oluşan bir çiftin ettiği bu dansın temel özelliği, parmak ucunda durmaktır. Tunç Çağı (Kuban Kültürü) sonlarına ait metal bulgularda, bu pozun sadece insan figürlerinde değil, hayvanlarda da gösterilmesi ilginçtir. Bu dansın kökeninin en azından Tunç Çağı’na dayandığına inanmak için her türlü neden var. 

Lezginka (xelxar- хелхар) dansına yaşam, askeri ilişkiler, eril kahramanlık ve dişil zarafetin çatışmalarından oluşan bir gösteri eşlik eder. 

Dansın başlangıcında uzak noktalardan bir genç adam ve bir kız, çember çevresi oluşturacak şekilde ilerler ve spiral halinde sağa doğru hareket etmeye başlar. Daha sonra çemberin merkezine yaklaşırlar ve merkezden çevreye doğru spirali tekrar açarlar. Erkek, 180 derece döner ve partnerinin arkasına geçer. Bu arada elini kaldırarak onu yönettiğini göstermek gibi bir hakkı yoktur. Spiral tekrar zıt noktalara ayrıldığında genç adam, erkek sırasındaki oyun yöneticisinin, kadın ise kadın sırasındaki oyun yöneticisinin önünde olmalıdır. Sonrasında, erkeğin geleneksel komut ve hareketlerine kadının uyduğu gerçek bir dans başlar. 

Bu dans, bir efsaneyle ilişkilendirilmiştir (‘Antik Yunan’da Ariadne’nin ip ile kahraman Theseus’u kurtarması). Dansın ilk bölümünde erkek dingindir ve sadece kadını takip eder, ikinci bölümde ise roller tamamen değişir. 

Sanat, insanların dünya görüşünü ifade eder; inançlar, ritüeller, mitler ve efsaneler onun içinde ortaya çıkar. Güzel sanatlar ve el sanatlarında bir insanı günlük yaşamında çevreleyen nesnelerin orantı ve biçimlerinde temel olan şey, ideal insan vücududur. Bu, özellikle antikçağın ayırt edici özelliğidir. Birçok kadim Doğu geleneğini özümsemiş olan Çeçen sanatı, onları ilkel doğasıyla günümüze taşımıştır. 

  

Yası açık bir şekilde ifade etmek âdetlere uygun değildir 

Geleneksel olarak, keder veya neşe tezahüründe bir Çeçenin ölçülü olması gerekiyordu. Bu nedenle, yası açık bir şekilde ifade etmek âdetlere uygun değildir. Ne de olsa, bugün sizin karşınıza çıkan keder, daha önce belki de çok daha acı bir şekilde başkalarının da başına gelmiştir. Gelecekte pusu kurarak sizi bekleyenlerle karşılaştırıldığında, bugünün acısı çocuk oyuncağı olabilir. (nochchalla.com) 

  

Çeviri: Serap Canbek 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here